İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/88 K.2024/1484

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2022/88Karar2024/1484Tarih19 Eylül 2024Okuma10 dk · 2.017 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Eylül 2024
Dosya no
2022/88
Karar no
2024/1484
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/09/2021
Numarası
2018/1502 E. - 2021/938 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
19/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.017 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirketler, LPG dağılım grup şirketleri olup; keşidecisi müvekkil ... A.Ş olan,... Bankası Kartal E-5 Şubesine ait diğer müvekkil ... Paz. San. Ve Tic. Ltd.

Şti. emrine düzenlenen 1.200.000.00 TL bedelli çek zayi olduğunu, Müvekkil ... tarafından çekin iptali için İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesine 2018/592 E. sayılı dosyası ile çekin iptali davası açılmış ve ödemeden men kararı verildiğini, davalının, çeki bankaya ibraz etttiğini ve iptal davasına katıldığını, Mahkeme 06.12.2018 tarihli celsede davalıya karşı istirdat davası açılması için davacılara süre verildiğini, çek incelendiğinde çekteki imzaların müvekkillerin imza yetkilisine ait olmadığını ve taklit edilerek bankaya ibraz edildiğini, çekin tarihinin de sonradan ilave edildiği tespit edildiğini,

her iki şirketin de yetkilisinin ... olduğunu, çekteki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkiller ve davalı arasında ticaret olmadığını, müvekkiller ile davalı arasındaki ilişkiyi açıklamak gerekirse; müvekkiller davalıdan gayrimenkul danışmanlık hizmeti almak istemiş ve teminat olması amacıyla iki adet imzasız ve tarihsiz çek verildiğini, ancak taraflar anlaşamamış ve çekin ortak tanıdıkları olan ...'e bırakılması hususunda anlaşmış olduklarını, daha sonra hem davalı hem de ... çeklerin kaybolduğunu müvekkillere bildirdiğini, müvekkiller tarafından çeklerin zayi olması nedeniyle iptali için dava ikame edildiğini,

mvekkillerin davalıya borçlu olmadığı ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, mahkeme, 06.12.2018 tarihli duruşmada çekteki ödemeden men kararının kaldırılmasına karar vermiş olduğu, bu doğrultuda bankaya tezkere yazıldığını, çekin yüksek bedelli olduğu da dikkate alınarak işleme konulduğunda telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşılacağını, müvekkillerin, muhtemel uğrayacağı zararların engellenmesi için dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasını; talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekilince yasal süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle: keşideci ... A.Ş. tarafından keşide edilen ve kendilerinde bulunan çekin zayii iddiası kesinlikle yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bir beyan olup çeki teslim ettikten 1 yıla yakın süre sonra zayi nedeniyle iptal davası açılmış olduğunu, İstanbul Anadolu 7. As. Tic. MHK.

2018/592 Esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan "zayii nedeniyle çek iptali" davası devam ederken çekin tahsili maksadıyla bankaya müracaat edilmesi üzerine mahkemenin tedbir kararına istinaden çek davalı tarafa belge verilmek kaydıyla alınmış ve mahkemeye teslim edilmiş olduğunu, Mahkeme muhatabın ortaya çıkması gerekçesiyle davacı tarafa "İstirdat davası" açmak için kesin bir süre verdiğini, ancak davacı mahkemenin isteminin aksine ve biraz da kazanma ihtimali olmadığı için istirdat davası değil de " Menfi Tespit” davası açtığını, çekin müvekkile teslim tarihi esas alındığında, menfi tespit talebinde bulunamayacağı,

bu hakkın zamanaşımına uğradığının görüleceğini, davacı taraf İstanbul Batı 7. As. Tic.

Mahkemesi'nin 2018/592 E sayılı dosyası ile açtıkları davada "çeklerin tarihli ve imzalı olup olmadığı hususunda herhangi bir beyan olmayıp, dilekçeden anlaşılan henüz kaybolmuş bir çekin varlığı olduğunu, halbuki 14 ay öncesinde verilen iki adet çek vardır ve bu çekler incelendiğinde seri numaralarının birbirini takip ettiği, 1.750.000.00 TL bedelli çekin nakden ödendiği de delillerle sabit olduğunu, davacının beyanına katılmak mümkün olmadığını, çünkü her iki çeki de sahibi oldukları iki şirketten ...

A.Ş. adına keşide edip, ... mahiyetinde diğer şirket ... Lid.

Şti'ne veren ve o şirket adına cirolayan o tarihte kendisini şirketlerin yetkilisi olarak tanıtan ... olduğunu, eğer böyle bir sahtecilik varsa ... aleyhinde sahte çek düzenlemek nedeniyle suç duyurusunda bulunulacağını, davacı taraf dilekçede, müvekkilleri ile davalı müvekkili arasında ticari bir ilişkinin olmadığını beyan ettiğini, davalı taraf “Senet illetten mücerrettir” kuralı uyarınca bu kadar zamandan sonra alacak verecek ilişkisini kanıtlamanın zor olduğunu bunun hukuki olmadığını ifade ettiğini, açılan iş bu davanın mahiyeti itibari ile İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkisiz olup,

davalının Ankara' da ikamet etmesi ve genel yetki kuralı uyarınca davayı görmeye yetkili mahkeme Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu bu nedenle ilk itirazlardan olan iş bu itiraz nedeniyle öncelikli olarak yetkisizlik kararının verilmesi, davanın reddine karar verilmesi beyan edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece. "Davanın kabulü ile, davacıların ... Bankası E-5 Şubesine ait ... çek numaralı , keşidecisi ... A.Ş , lehtarı ... Paz. ve Tic.

Ltd.Şti olan 03/09/2018 keşide tarihli, 1.200.000 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının yasal süresinden sonra verilen cevap dilekçelerine karşı verdiği cevaba cevap dilekçesinde iddia ettikleri vakıaları ispata yönelik sundukları delillere muvafakat etmediklerinin bildirildiğini, süresinden sonra verilmiş cevap dilekçesi bulunsa da işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olmadığı için süresinde sunulmayan cevap dilekçesindeki delilleri eğer cevaba cevap verilirse ikinci cevap dilekçelerinde sunmalarının önünde bir engel olmadığını, somut olayın da tam olarak böyle olduğunu,

delillerine muvafakat arama ihtiyacı ortadan kalkmasına rağmen mahkemece gerekçeli kararda süresinde sunulmama gerekçesiyle delillerinin incelenmediğinin ikrar edildiğini, kararın usulen bozulmaya mahkum olduğunu, 23.10.2019 tarihli duruşmada taraflarına delillerini sunmak için süre verildiğini ve süresinde 04.11.2019 tarihli delil dilekçesi sunduklarını, delillerini zamanında ileri sürmediklerinin varsayıldığı halinde cevap dilekçesi vermeye ndavalının inkar kapsamındaki savunmasını ispat için karşı delil sunma hakkının kabul edilmesi gerektiğini,

dava dilekçesindeki vakıaları inkara yönelik sundukları deliller için davacının muvafakati aranmayacağını, sunulan delillerin hepsinin bu çekin davacılar tarafından müvekkiline rıza ile verildiğini gösterir mahiyette olduğunu, mahkemenin HMK m.128'i atlayarak inkar neticesinde sundukları delilleri incelemediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/592 E. sayılı dosyası ile iptal davası açılan dava konusu çek ile birlikte müvekkile 1.750.000.00 TL bedelli bir çek daha verilmiş olup verilme tarihinin 02/10/2017 olduğunu ve bu çekin seri numarasının aynı bankanın aynı şubesine ait olup seri numarasının ... yani bir yaprak sonraki çek olduğunu, dava tarihinden 14 aydan daha öncesinde bu çeklerin birlikte müvekkile verildiğinin anlaşılabileceğini, çekin tesliminden 14 ay sonra zayi olduğu iddiasıyla iptal davası açıldığını,

davacı tarafın art arda kesin çek yaprağındaki seri numaralarından ilki ibraz edilmeden karşılığı alınınca ikincisinin de evleviyetle alınacağını, yerel mahkemenin yalnızca sahtelik iddiasına göre karar verdiğini belirtmişse de bu hususta yapılan incelemenin de eksik olduğunu, dava sonucu yerel mahkemenin verdiği kararın bilirkişi raporları doğrultusunda verildiğini ve raporların da bizzat şirket yetkilileri ve ... tarafından verilen çeklerin öncesinde sahte imza ile düzenlendiğini ve müvekkiline bu şekilde verildiğini kanıtladığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davacı ... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketlerinden ... şirketi hakkında iflas kararı bulunduğundan vekillik görevleri düşmüş olduğundan dilekçelerinin yalnızca davacı Yeniyurt yönünden verilebildiğini, yerel mahkeme kararının hukuka ve yasalara uygun olduğunu, davalı tarafça dosyaya süresinde sunulan bir cevap dilekçesi bulunmadığını,

davalı tarafın süresinden sonra verilmiş cevap dilekçesi bulunsa da süresinde sunulmayan cevap dilekçesindeki delillerin eğer cevaba cevap verilirse ikinci cevap dilekçesinde sunulmasında bir engel olmadığından bahsettiğini ancak taraflarınca verilen cevap dilekçesinde savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında ilgili cevaplara muvafakat edilmediğinin açıkça görüldüğünü, bu yasağa aykırı hiçbir beyana muvafakatlerinin olmadığını, davalı ile müvekkilleri arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, müvekkillerinin davalıya bir borcu bulunmadığını,

davalı tarafından ödendiği iddia edilen 1.750.000,00 TL bedelli çek hakkında İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2017/1364 Esas 2018/361 Karar ve 05.04.2018 tarihli kararı ile zayi nedeniyle iptal kararı verildiğini, dosyaya mübrez olan davalının EPDK'ye vermiş olduğu ifadesinde müvekkillerinin gayrimenkul danışmanlığı için davalıya boş çek vermiş olduğunu ancak tarafların anlaşamaması sonucunda çeklerin ortak tanıdıkları ...'e bırakıldığının açıkça ikrar olduğunu, davanın kendisine iki adet çek verildiği ve 1.750.000,00 TL bedelli çekin müvekkilleri tarafından ödendiği ve teslim alındığı iddialarının asılsız olduğunu,

müvekkili şirketlerin tacir olduğunu ve her ödemelerinin ticari defterlerde kayıt altında olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkillerinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığı, kendisine hukuken geçerli bir çek keşide edilmediği ve herhangi bir borç alacak ilişkisinin omladığının ortaya çıktığını belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ...

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında ticaret olmadığını, davacıların davalıdan gayrimenkul danışmanlık hizmeti almak istediğini ve teminat olması amacıyla iki adet imzasız ve tarihsiz çek verdiklerini, ancak tarafların anlaşamadığını ve çekin ortak tanıdıkları olan ...'e bırakılması konusunda anlaştıklarını, daha sonra hem davalı hem de ...'in çeklerin kaybolduğunu davacılara bildirdiğini, mahkemece grafolog bilirkişiden alınan raporda inceleme konusu belgelerdeki imzanın ...'ün eli ürünü olmadığının tespit edildiğini,

ticari kayıtlar nezdinde yapılan inceleme ile taraflar arasında bir ticari ilişki tespit edilemediğini, davalı itirazlarının asılsız ve hukuka aykırı olmakla beraber dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 03/09/2018 keşide tarihli, 1.200.000 TL bedelli çekin zayi olduğunu, çekte keşideci ve lehtar olan şirketlerin yetkilisine atfen atılan imzaların davacı şirketlerin yetkilisi olan ...'e ait olmadığını beyanla menfi tespit talep etmiştir.

Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.

Mahkememizce ticaret sicil kayıtları ile davacı şirket yetkililerinin ... olduğu , davacı ... şirketinde 2017 yılıi Yeniyurt şirketinde ise 2018 yılı öncesinde ...’ün yetkili temsilci olduğu gözetilerek bu kişilerin imza örnekleri ve mukayeseye esas imza içeren deliller toplanarak imza incelemesi yaptırılmış, grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 19/02/2021 tarihli raporda. "İnceleme konusu çekte ... A.

Ş'ne atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzanın mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çekte ... A.

Şirketine atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzanın mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olmadığı " belirtilmiştir. 20/04/2021 tarihli raporda ise; " inceleme konusu çekte ... San ve Tic. Ltd.

Şirketine atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzanın mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çekte ...San ve Tic. Ltd.

Şirketine atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılar karşılaştırmada; imzanın mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...''ün eli ürünü olmadığı " belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre ; dava, ... Bankası E-5 Şubesine ait ... çek numaralı, keşidecisi ... A.Ş, lehtarı ...Dağ. Paz. ve Tic.

Ltd.Şti olan 03.09.2018 keşide tarihli, 1.200.000 TL bedelli çekte imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır.

Dava konusu çekin keşidecisi ve lehtarı olan davacı şirketlerin yetkilisi adına atılmış olan imzaların davacı şirketlerin yetkilisi olan kişilerin eli ürünü olmadığının tespit edildiği bu durumda çekin keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir.

Davalı aynı seri numarası içindeki bir başka çekin de kendisine verildiğini beyanla inceleme talep etmiş ise de, davacı tarafça daha önce imza inkarı ileri sürülmemiş bir çek bulunması eldeki dava konusu çekte bu iddianın ileri sürülmesine engel teşkil etmez.

Mahkemece ticari kayıtlar üzerinde yaptırılan mali incelemede davacı lehtar ... şirketi ile davalı ... arasında bir ticari ilişki tespit edilemediğine ilişkin rapor içeriği dikkate alındığında söz konusu çekin aynı hukuki ilişki çerçevesinde verildiğine ve ödendiğine ilişkin somut delil bulunmadığından bu konuda inceleme yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sonuç olarak , menfi tespit talebinin kabulüne , ve kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2018/1502 E., 2021/938 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 81.972,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 20.532,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.440 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

19/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/88, K. 2024/1484, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/88
Karar No
2024/1484
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/89 K.2024/556
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/90 K.2024/599
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/91 K.2024/1523
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/92 K.2024/472
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/94 K.2024/149
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/95 K.2024/576

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.