İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1375 K.2023/1299

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/1375Karar2023/1299Tarih2 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.361 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Kasım 2023
Dosya no
2023/1375
Karar no
2023/1299
İncelenen ara kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
22.06.2023
Numarası
2022/443 E.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
02/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.361 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi telafisi imkansız zararlara maruz kalmaması için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Es.

Sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılamanın niteliği ve uzun süreceği gerçeği ve davalı alacaklının senet bedeli kadar alacaklı olmadığı yönündeki beyan ve kabulü ile alınan 14.06.2022 tarihli bilimsel mütalaada takibe konu senetteki imzanın miras bırakan ait olmadığı hususu karşısında amacıyla müvekkil hakkındaki icrai işlemlerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı ... vekili talep dilekçesinde özetle; dava dilekçemizde yer alan hususlar değerlendirilerek 09.05.2023 tarihli ara karar ile talepleri yerinde görülerek ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabul edildiğini, söz konusu tedbir talebini içeren ara kararın taraflarına tebliğ edildiğini, ancak yaşadıkları sağlık sorunları sebebi ile mahkemece gönderilen ara karar gereğince ihtiyati tedbir uygulanması talebinin icra dairesine gönderilemediğini, bu sebeple ihtiyati tedbir kararının yenilenmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu,

müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin boyutunun dava dilekçesinde beyan ettikleri şekli ile aynen devam ettiğini, müvekkilinin mağduriyetinin artmaması, telafi edilemeyecek zararların doğmaması adına yazıyı ve imzayı inkar etmeleri karşısında HMK 209. maddesi gözetilerek teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı tesis edilerek takip işlemlerinin durdurulması talep etme zaruretinin yeniden hasıl olduğunu, bu aşamaya kadar 09.05.2023 tarihli ara kararın uygulanamamasının davacıya ya da üçüncü şahıslara karşı herhangi bir zarara yol açmadığını, ayrıca usul ekonomisi ilkesine de aykırı bir sonuç ortaya çıkmadığını,

ara kararda yer alan süre içerisinde tedbir talebinin uygulanmasının talep edilememesi hususunun davanın geldiği aşama göze alındığında yargılamayı etkileyecek, sürüncemede bırakacak bir sonucun da doğmadığını, önceki verilen ihtiyati tedbir koşullarına ilişkin herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını, müvekkilinin ekonomik durumunun, ara karar tarihindeki gibi olduğunu, imzaya ve yazıya itirazlarının devam ettiğini, takibe konu bono miktarının çok yüksek meblağlı olduğunu, takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin ekonomik anlamda çöküntüsünün söz konusu olacağını,

bu nedenlerle dava sonuçlanıncaya kadar 09.05.2023 tarihli ara karara uygun olarak HMK 209. maddesi hükmü uyarınca tedbiren icra takibinin teminatsız olarak yeniden İhtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını, müvekkilinin ekonomik durumu ve senet metninde yazılı varlığı iddia edilen alacağın büyüklüğü dikkate alınarak müvekkili hakkında yargılama harç, masraflarını ve teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde teminata ilişkin HMK 336. ve devamı maddeleri uyarınca adli yardımdan yararlanmasını talep etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; mahkememizin, davacı tarafın icra takibi sonrasında ikame etmiş olduğu menfi tespit davası niteliğindeki mezkûr davada, davacı tarafın murisleri adına imza inkarında bulunduğundan bahisle davanın esasına HMK md.209 hükmünün uygulanması gerektiğine kanaat getirdiğini, mahkememiz tarafından tesis edilen bu gerekçede yer alan aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla.

İİK md. 72/3 amir hükmünde, icra takibinden sonra başlatılan menfi tespit davalarının icra takibini durdurmayacağı açıkça düzenlenmiş olduğundan ötürü, HMK md. 209 hükmü gerekçe gösterilerek takibin durdurulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada var olan kesinleşmiş bir icra takibinin mevcut olmasının göz ardı edilemeyeceğini, yalnızca senedin sahteliği iddiasına odaklanılmak suretiyle müvekkilinin haklı alacağını akamete uğratacak şekilde karar tesis edildiğini,

ayrıca bu sahtelik iddiasına karşın davacılar tarafından yapılan ve takipsilik kararı verilen savcılık soruşturmasında alınan bilirkişi raporu ve davacılar tarafından açılan İcra Hukuk Mahkemesinde devam eden imzaya itiraz davasında dosyada aldırılan resmi bilirkişi raporlarında evrak üzerindeki imzanın davacılar murisinin eli ürünü olduğunun ortaya çıkmasına karşın halen sahtecilik iddiasında bulunulması ve bu iddia karşısında teminatsız olarak tedbir kararı veriliyor olmasının hak, hukuk ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, mahkememizi tarafından tesis edilen gerekçeli ara kararda,

2021/169775 soruşturma numaralı dosyasından müvekkili ... tarafından verilen 04.01.2022 tarihli ifadeye atıf yapıldığını, öte yandan ifadenin hangi kısmının karara gerekçe gösterildiğinin açıklanmadığını, buna mukabil söz konusu soruşturma dosyasından hazırlanan 31.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda, bu imzanın miras bırakanı ... eli ürünü olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, söz konusu dosyanın KYOK ile neticelendiğini,

İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/500 esas sayılı dosyasından alınan İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporunda da mezkur imzanın muris ...'nin eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunun ifade edildiğini, yine aynı dosyadan alınan 07.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da mezkur imzanın muris ... eli ürünü olduğunun ifade edildiğini, mezkur imza ile ilgili olarak taraflarınca konusunda uzman bilirkişiden bilimsel mütalaa alındığını ve imzanın müteveffa ...'nin eli ürünü olduğu hakkında kanaat bildirildiğini,

mezkur imzanın müteveffa ...'nin eli ürünü olduğunu gösteren üç ayrı bilimsel rapor bulunduğunu, bu raporlardan birisi savcılık, ikisi İcra Hukuk Mahkemesi ve sonuncusu ise emekli bir adli grafoloji uzmanı tarafından hazırlanmış raporlar olduğunu, ayrıca adli yardım talebinin kabulü ile takibin teminatsız durdurulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mezkur senedin 8.000.000,00 TL bedelli bir senet olup takip çıkış tutarının 9.395.979,41 TL olduğunu, takibin durdurulmasını gerektirir herhangi bir delil bulunmadığını, en azından teminat tutarının 100.000,00 TL üzerinden değil,

uygulamada %115 teminat olarak tabir edilen teminat tutarı üzerinden yatırtılması gerektiğinin tespit edileceğini, ancak mahkememizce üzerine hiçbir malvarlığı bulunmadığından bahisle takibin durdurulmasında hiçbir hukuki yararı bulunmayan davacı lehine bu denli "gönlü bol" bir karar vererek alacaklarının akamete uğramasına yol açtığını, şu halde, enflasyonist piyasa koşulları, kur dalgalanmaları ve yatırımların gittikçe değerlenmesi karşısında, haklı alacağın tahsili için iki sene gibi bir zaman boyunca işlem tesis edilememiş olmasından dolayı büyük bir mağduriyet yaşadıklarını, bu nedenle,

davacı tarafın haklı alacaklarını akamete uğratmak maksadıyla ikame etmiş ve hiçbir somut görgüye/bilgiye ve delile dayanmaksızın devam ettirilen haksız dava özelinde tesis edilen tedbir kararının itirazen incelenerek ortadan kaldırılması gerektiğini, davacının murisinden intikal eden ancak kuvvetle muhtemel tapuda devir/intikal işlemleri yapılmadığından davacı adına görünmeyen taşınmazların tespit edilmesi için muris ... adına kayıtlı malvarlığı sorgulaması yapılmasını talep ettiklerini, aynı şekilde araç sorgulaması yapılmasını da talep ettiklerini, bütün bu nedenlerle;

itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen adli yardım talebinin kabulü ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 07/10/2022 tarihli ara kararı ile. "Sonuç olarak; icra dosyasındaki imzaya ilişkin uzman heyet raporu, İstanbul Anadolu CBS'nin 2021/169775 soruşturma sayılı dosyasında davalı alacaklı ...'nin 04.01.2022 tarihinde kollukta alınan ifadesi, İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2021/696 D.

İş ve 2021/696 karar sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde HMK 209 ve 390 maddelerinde belirlenen şartların gerçekleştiği, bu haliyle talep gibi icra takibinin sadece davacı yönünden durdurulmasına karar verilebileceği, fakat borçlunun da HMK 389.

Maddesi uyarınca icra takibinin durdurulması nedeniyle zarara uğrama ihtimali karşısında takdiren 100.000,00 TL teminatın davacıdan alınması gerektiğine kanaat getirmiş olmakla" davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davacı vekilinin İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin sadece davacı ... yönünden HMK'nın 209.

Ve 389. maddeleri gereğince , 100.000,00-TL teminat karşılığında durdurulmasına, borçlunun icra takibinin durdurulması nedeniyle zarara uğrama ihtimali karşısında takdiren 100.000,00-TL nakdi veya kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde ihtiyati tedbir kararının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından infazına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 07/06/2023 tarihli ara kararı ile.

"Sonuç olarak; adli yardım talebi yönünden davacı tarafından dosyaya sunulan Tuzla Kaymakamlığı'nın 20.03.2023 tarihli ekonomik durum tespitine yönelik yazısının incelenmesi sonucu, davacı ...'nin SGK'da devam eden sigorta kaydının bulunmadığı, adına kayıtlı herhangi bir gayrimenkul kaydının bulunmadığı, adına kayıtlı aracın bulunmadığına dair bilgi verildiği,

davacı ...'nin maddi durumunun, dava değeri ve dosya içeriği göz önüne alındığında hükmedilebilecek teminatı ve yargılama giderleri ile harçları karşılayacak durumda olmadığı mahkememizde kanaat oluştuğundan, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, ihtiyati tedbir yönünden ise icra dosyasındaki imzaya ilişkin uzman heyet raporu, İstanbul Anadolu CBS'nin 2021/169775 soruşturma sayılı dosyasında davalı alacaklı ...'nin 04.01.2022 tarihinde kollukta alınan ifadesi, İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2021/696 D.

İş ve 2021/696 karar sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde HMK 209 ve 390 maddelerinde belirlenen şartların gerçekleştiği, bu haliyle talep gibi icra takibinin davacı yönünden durdurulmasına karar verilebileceği, her ne kadar olağan şartlarda teminat alınması gerekmekteyse de, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olmakla da bir dafaya mahsus olmak üzere takdiren teminatsız olarak" 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi gereğince koşulları oluştuğundan, davacı ... vekilinin ihtiyati tedbir talebin teminatsız olarak kabulüne, İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin davacı ... yönünden HMK'nın 209. ve 389. maddeleri gereğince teminatsız olarak durdurulmasına, ihtiyati tedbir kararının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından infazına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 22/06/2023 tarihli ara kararı ile.

"İtiraza konu birleşen dosyada dava konusu senet ile davalı tarafın aynı olduğu, davacının ise takip borçlusu ve keşidecinin diğer murisi olduğu, her iki dosyada dava şartları ile sunulan delillerin ve dava sebeplerinin aynı olduğu, asıl dosyada verilen ihtiyati tedbiri gerekli kılan koşulların birleşen dosya için de bütün yönleri ile geçerli olduğu,

İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin kararı da dikkate alındığında ihtiyati tedbiri gerekli kılan şartlarda bir değişiklik olmadığı da göz önüne alındığında davalı vekilinin 07.06.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın yerinde olmadığı kanaatiyle reddine,

fakat davalı vekilince adli yardım ve teminata ilişkin ileri sürdüğü iddialar çerçevesinde mahkememiz ara kararında araştırma yapılması ve bu araştırmadan sonra elde edilecek sonuca göre adli yardımla teminat talebinin yeniden değerlendirilmesine" davalı vekilinin birleşen dosyada verilen ihtiyati tedbir kararına karşı itirazının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili 22/06/2023 tarihli ara kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK m. 209/1'in somut uyuşmazlık bakımından uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, bu maddenin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibin kesinleşmesi sonrasında, takip konusu senedin sahteliğinin iddia edilmesi,

HMK m. 209 uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmadığı gibi İİK m. 72/3 uyarınca da ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemece isabetsiz olarak HMK m. 209'un somut uyuşmazlık bakımından uygulanmasına kanaat getirdikten sonra ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümler olan HMK m. 389 ve devamının da değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirildiğini,

HMK m.209'un uygulanması kanaatine varılıp sonrasında ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlere göre gerekçe tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kabul anlamına gelmemekle birlikte usul ve yasaya aykırı olan kanaat sonrasında yapılan yaklaşık ispat ölçüsü değerlendirmesinin de hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını, mahkemece lehtara karşı herhangi bir icra takibi bulunmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/169775 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında müvekkilinden alınan kolluk ifadesini,

İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde görülmekte olan 2021/500 Esas sayılı dosyasına sunulan 14.06.2022 tarihli uzman mütalaasını gerekçe göstermek suretiyle sahtelik iddiasının yaklaşık olarak ispatlandığı kanaatine varıldığını, bu kanaatin hukuka aykırı olduğunu, bononun vadesinde ödenmemesi veya kabul edilmemesi hallerinde ve birtakım koşullar sağlandığı takdirde hamilin başvurabileceği yollar bulunduğunu, bono bedelini tahsil edemeyen hamilin, müracaat borçlularından yalnızca birine başvurmuş olmasından dolayı diğer borçlulara başvurma hakkını kaybetmeyeceğini,

müvekkil kanundan kaynaklanan hakkını kullanmasına rağmen Sayın Mahkemenin, lehtara karşı herhangi bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle senedin sahteliği noktasında yaklaşıp ispat ölçüsünün sağlandığı kanaatine varmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu CBS 2021/169775 soruşturma sayılı dosyadaki ifadeyi kabul manasına gelmemekle beraber bonoların tahsil amacıyla veya teminat amacıyla temlik cirosu suretiyle devredilmesinin mümkün olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, müvekkilin lehtar ...'den alacağının yalnızca 500.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı takdirde,

borçlunun yargılama faaliyeti ile hukuksuz bir şekilde borcundan kurtulması ihtimalini doğurduğundan çok daha vahim olduğunu, yerel mahkemenin bu ihtimalin gerçekleşme ihtimaline cevaz verir göründüğünü, İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde görülmekte olan 2021/500 Esas sayılı dosyasına sunulan 14.06.2022 tarihli uzman mütalaasına karşılık senetteki imzanın müteveffa ...'ye ait olduğunu ortaya kayan 4 adet bilirkişi raporu ve 1 adet uzman mütalaası olmak üzere toplamda 5 adet uzman inceleme raporunun dosyada mübrez olduğunu,

takip konusu senetteki imzanın düzenleyene ait olduğu ve imzaya itirazın kötü niyetli bir şekilde davayı uzatmak maksadıyla yapıldığı ortada olmasına rağmen Yerel Mahkemenin, davacı taraf tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaasını gerekçe göstererek ihtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi bakımından aranan yaklaşık ispat ölçüsünün sağlandığına kanaat getirmesinin hatalı olduğunu, davacının mal varlığının çok iyi durumda olduğunu, kendisinin kuyumcu olduğunu, mahkemeyi yanıltmak suretiyle SGK kayıtlarında değişiklik yaparak adli yardımdan yararlanma talebinde bulunduğunu, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takipte borçlu olunmadığına dair menfi tespite ilişkin olup; davada İİK'nun 72/3.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talep edilmiş, Mahkemece talebin reddine dair verilen karar istinaf edilmiştir.

İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir.

İİK'nın 72/3. uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında özel düzenleme gereğince, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında talebin kabulüne veya reddine karar vermede taktir hakimindir.

Somut olayda alacaklı ... tarafından borçlular ... murisleri ... ve ... aleyhine kambiyo senedine istinaden 14.09.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak bononun düzenleme tarihinin 09.06.2017, ödeme tarihinin 03.08.2020 tarihi, meblağın 8.000.000,00 TL olduğu, borçlunun ..., lehtarın ... olduğu görülmüştür. Mahkemece 07.06.2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyasında yapılan icra takibinin davacı ... yönünden (adli yardım talebi kabul edildiğinden) HMK 209 ve 389 maddeleri gereğince teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiği, itiraz üzerine mahkemece istinafa konu 22.06.2023 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararına karşı itirazın şartları oluşmadığından reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih ve 2022/443 E., sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1375, K. 2023/1299, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1375
Karar No
2023/1299
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1376 K.2023/1422
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1377 K.2023/1271
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1377 K.2023/1152
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1377 K.2023/1740
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1378 K.2023/1643
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/1380 K.2023/1226

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.