İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/701 K.2025/1387

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/701Karar2025/1387Tarih23 Ekim 2025Okuma13 dk · 2.645 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Ekim 2025
Dosya no
2023/701 Esas
Karar no
2025/1387
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/02/2023
Numarası
2019/209 E. - 2023/173 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali
İstinaf karar tarihi
23/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.645 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında 07.09.2016 tarihinde iş sözleşmesi imzalatıldığını ve davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlatıldığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde yürüttüğü görev gereği müvekkili şirketin ticari sırlarına erişimi olup, bu bilgilerin korunması adına davalı ile müvekkili şirket arasında gizlilik sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde yürüttüğü işten 31.08.2017 tarihinde ayrılmasının ardından, müvekkili şirket ile 05.09.2017 tarihinde hizmet veren sözleşmesi imzalayıp müvekkili şirkete dışarıdan hizmet vermeye başladığını,

davalının müvekkili şirket ile Sözleşmesi devam ederken, müvekkili şirket ile aynı faaliyet kolunda olan rakip ...

Pazarlama Anonim Şirketi'nin ortağı olduğunu ve ... bünyesinde çalışmaya başladığını, davalının şirket çalışanı ... aracılığıyla ticari sırları ele geçirdiğinin ve üçüncü kişiler ile paylaştığının öğrenildiğini, davalının gizlilik sözleşmesi kapsamında ticari sır niteliğindeki bilgilerin 3.taraflarla paylaşılmaması konusunda taahhüt altında olduğunu, davalı hakkında 5237 sayılı TCK madde 239 uyarınca 'Ticari sır, bankacılık sır veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması" suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/146880 numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığını,

İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 01.10.2018 tarih ve 2018/4744 Değişik iş sayılı arama, el koyma ve inceleme kararı ile ... bünyesinde kolluk tarafından 02.10.2018 tarihinde yapılan arama ve el koyma işlemleriyle elde edilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu müvekkili şirket'e ait ticari sırlar, sözleşmeler ve mali kayıtların, ... tarafından davalı ile paylaşıldığının ortaya çıktığını, davalının müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında olan ...'nun ortağı olarak faaliyet yürütmesinin müvekkili şirket tarafından öğrenilmesinin ardından ...

Sözleşmesi nin tek taraflı olarak feshedildiğini, hem ... Sözleşmesinin, hem de Gizlilik Sözleşmesinin hükümlerini ihlali eden davalı hakkında, sözleşmelerde belirlenen cezai bedellerin tahsili amacıyla İstanbul 27.İcra Müdürlüğünde ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını beyan ederek davanın kabulü ile davalının haksız, kötü niyetli ve usule aykırı itirazının iptaline ve takibin İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası üzerinden devamına, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıması sebebiyle likit ve muayyen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşmelerin maddelerini ihlal ettiği iddiasıyla üstelik de cezai şart maddesine dayanılarak müvekkili aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve işbu icra takibi haksız, dayanıksız ve gerçeğe aykırı sebepler ile başlatıldığı için itiraz ettiklerini, müvekkilinin davacı şirkete dışarıdan hizmet verdiği esnada başka bir şirkette çalışmaya başlamasının önünde hiçbir engel veyahut sakınca bulunmadığını, ... ile ...'nun iş ve faaliyet alanlarının tamamen birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla iki şirket arasında hiçbir rekabet bulunamayacağını, davacı Wediıacorp ile müvekkilinin çalıştığı ... isimli şirketin, rakip olmanın tam aksine, iş birliği ile çalışma yürütmüş iki şirket olduğunu,

davacı şirket yetkilisinin müvekkilinin ... isimli şirkete çalıştığını zaten bildiğini, bu durumu sonradan öğrenerek aralarındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacının hiçbir gizli bilgisini üçüncü kişiler ile paylaşmadığını, savcılık tarafından alınan bilirkişi raporunun, yetersiz, hatalı ve taraflı olduğunu, icra takibinin sözleşmeye aykırılık oluşup oluşmadığı tespit dahi edilmeksizin başlatıldığını, dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinden talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu,

iş sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının yasaklandığını, taraflarca yeniden düzenlenmesi gerekmesine rağmen davacı tarafın bu konuda müvekkilini bilgilendirmediğini, sözleşmenin ilgili kısmını da değiştirmediğini beyan ederek, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın başlattığı icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi 2019/209 esas, 2023/173 karar sayılı, 16/02/2023 tarihli kararı ile; ''Davalı tarafın yeni bilirkişi raporu alınması taleplerinin alınan rapor denetlemeye elverişli olduğundan reddine, İstanbul 27.icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 50.000 Euro üzerinden itirazın iptaline takibin devamına fazla istemin reddine,50.000 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sy nın 4/a maddesi gereğince TCMB nin Euro mevduata uyguladığı en yüksek faiz yürütülmesine,Davacının icra inkar tazminatı talebinin İİK 67 koşulları oluşmadığından reddine" karar vermiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş sözleşmesi yapıldığını, sözleşme bitiş tarihinden sonra İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattığını, cezai şart taleplerinin iş sözleşmesi kapsamında olduğunu ve sonlandırıldığı gerekçesiyle, sözleşme kapsamında belirlenen süre dikkate alınmaksızın reddedilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan gizlilik sözleşmesinin iş sözleşmesi kapsamında olmadığını, hizmet sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, davalının, şirket içi kullanımı gerektiren konular haricinde gizli bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmaması gerektiği açıkça belirtildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da davalının,

davacı müvekkili şirkete ait ticari sır niteliğine haiz TRT ile yapılması planlanan işbirliğine ilişkin teklif metinleri ve TAFF teklif dosyası gibi ticari sır niteliğindeki bilgileri ... ile paylaşarak gizlilik yükümlülüğü ile rekabet etmeme borcunu ihlal ettiğini, bu sebeple Hizmet Sözleşmesi'nin 11.1 maddesi uyarınca davacı müvekkili şirkete 50.000 EURO (ElliBinAvro) tutarındaki cezai şartı ödemesi gerektiği ifade edildiğini, söz konusu gizlilik sözleşmesinin 6.1.

Maddesinde, sözleşmenin sona ermesini takip eden 5 yıl boyunca da gizlilik yükümlüğünün devam edeceği açıkça belirtildiğini fakat bu hükmün dikkate alınmadığını, davalının, davacı müvekkili şirket ile arasındaki gizlilik sözleşmesi ve hizmet sözleşmesine aykırı hareket ederek ticari sır netiliğindeki belgeleri üçüncü kişilerle pallaştığını, davalı tarafından, davacı müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibine itiraz etmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı hakkında,

davacı müvekkili şirkete ait ticari sırları ifşa etmesi nedeniyle soruşturma başlatıldığının ve mahkemece kabul edilerek davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, soruşturma dosyası ve mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları kapsamında değerlendirmeler neticesinde davalının hizmet sözleşmesi ile gizlilik sözleşmesine aykırı davrandığı ve müvekkili şirkete ait ticari sırları ifşa ederek gizlilik yükümlülüğü ile rekabet etmeme borcuna aykırı davrandığının tespit edildiğini beyan ederek, 10.000 Euro yönünden verilen kısmi red kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına,

davanın kabulüne, icra inkar tazminatına ilişkin verilen red kararının kaldırılarak %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücretine ilişkin 5 numaralı hüküm fıkrasının yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacı tarafından, davalı müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşmelerin maddelerini ihlal ettiği iddiasıyla üstelik de cezai şart maddesine dayanılarak davalı müvekkili aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, sonrasında davacı bu itirazlarına karşın itirazın iptali davası açtığı ve işbu davanın İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/209 E. sayılı dosyasında incelendiğini, yerel mahkeme tarafından verilen karar, hiçbir haksız eylemi bulunmayan ve hiçbir sözleşme maddesini ihlal etmeyen davalı müvekkili son derece mağdur ettiğini, davalı müvekkili davacı şirkete ait herhangi bir ticari sır ihtiva eden belgeyi bulundurmadığını bu nedenle müvekkilin şirkette çalışmasıyla, davacı ile davalı arasında akdedilen hiçbir sözleşme maddesini ihlal etmediğini,

savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın şikayet dilekçesinde yer alan iddialarına yer verildiğini, bu iddiada yer alan belgelerin içerikleri, gizli olup olmadığı, ticari sır ihtiva edip etmediği veyahut davacı şirketi hangi şekilde zarara uğratabileceğine dair hiçbir inceleme gerçekleştirilmediğini, davacı şirkete hiçbir şekilde zarar verilmesinin mümkün olmadığı, hatta, müvekkilin ele geçirdiği iddia edilen bazı belgelerin bizzat davacı şirket sahibi... tarafından müvekkiline gönderildiği,

bazılarının ise kamuya açık olarak bulunduğunu, davalı müvekkilde, davacı şirketin gizli bilgilerini içeren hiçbir sözleşme bulunmadığını, davalı müvekkilin bilgisayarında bulunan tek sözleşme, davacı şirket ...’un sitesinde dahi kamuya açık halde bulunan bir taslaktan ibaret olduğunu, bunun yanı sıra ne davacının iddialarında, ne sunulan belgelerde ne de bilirkişi raporlarında çoğul olarak bahsedilen "sözleşmeler" in ne olduğu tarafça anlaşılamadığını, davalı müvekkilin, davacı ile arasındaki hiçbir sözleşmeyi ihlal etmediğini, ... ile ... isimli şirket birbiri ile rekabet içerisinde bulunmadığını, davacının sahibi olduğu ...

Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (...) isimli şirket ile müvekkilin çalışmış olduğu ...

Pazarlama Anonim Şirketi (...) isimli şirket birbirine hiçbir şekilde rakip olmadığını, iki şirketin müşterilerine sunduğu hizmetler tamamen farklı olduğunu, müvekkilin veya müvekkilin çalıştığı ... isimli şirketin, ... şirketinin sunduğu hizmeti vermediği ve dolayısıyla, hiçbir şekilde ... müşterilerinin oradan ayrılıp kendileri ile çalışmalarına neden olamayacakları açıkça görüleceğini, davacı müvekkille sözleşme ilişkisi ile çalışmakta olan davalı müvekkilin bilgisayarında bulunmasının son derece normal olduğunu, davalı müvekkilin davacı şirkete ait hiçbir gizli bilgiyi üçüncü kişiler ile paylaşmadığını,

davalı müvekkili ile davacı arasında akdedilen ve müvekkilin sadece aylık 100 Türk Lirası üzerinden hizmet bedeli aldığı bir sözleşmenin cezai şart bedelinin 50.000 Amerikan Doları olmasının fahiş olduğunu beyan ederek, İstanbul 15. asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/209 esas sayılı dosya kapsamında vermiş olduğu 2023/173 karar sayılı ve 16/02/2023 tarihli kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü ...

E. sayılı takibin geride bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı, müvekkili şirkete ait ticari sır ihtiva eden belgeleri bulundurduğu ve temin ettiği 3. kişilerle de paylaşarak müvekkili şirket ile imzalamış olduğu sözleşmeyi açıkça ve kasten ihlal ettiğini, davalı tarafın haksız eylemlerinin müvekkili şirketin sözleşme kapsamında belirlenmiş olan cezai şartı talep etmesi zorunluluğunu ortaya çıkardığını, davalı tarafın, cezai şartın fahiş olduğuna ilişkin itirazları da Türk Ticaret Kanunu'na açıkça aykırı olduğu gibi, cezai şartın döviz cinsinden istenemeyeceğine ilişkin itirazı da yersiz ve mesnet olduğunu beyan ederek,

davalı tarafın istinaf taleplerinin tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak İstanbul 27.icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 50.000 Euro üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin İİK'nın 67. maddesi koşulları oluşmadığından reddine karar verildiği, davacı vekilinin;

cezai şart taleplerinin iş sözleşmesi kapsamında olduğu ve sonlandırıldığı gerekçesiyle, sözleşme kapsamında belirlenen süre dikkate alınmaksızın reddedilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan gizlilik sözleşmesinin iş sözleşmesi kapsamında olmadığını, hizmet sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, sözleşme süresinin dikkate alınmadığını, bu nedenle 10.000 Euro yönünden verilen kısmi red kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talepleri ile istinaf kanun yoluna başvurduğu, davalı vekilinin ise akdedilen hiçbir sözleşme maddesinin ihlal edilmediği,

... ile ... isimli şirketlerin birbirleri ile rekabet içerisinde bulunmadığı, aylık 100 Türk Lirası üzerinden hizmet bedeli alındığı bir sözleşmenin cezai şart bedelinin 50.000 Amerikan Doları olmasının fahiş olduğu beyan edilerek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.

Dosyanın tetkikinde; yanlar arasındaki Gizlilik sözleşmesi ve ... (hizmet veren sözleşmesi) sözleşmesi hükümlerinin davalı tarafça ihlal edildiği iddiası ile sözleşmelerde belirlenen cezai şart bedellerinin (50.000 Euro ve 10.000 Euro olmak üzere toplam 60.000 Euro) tahsili amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası kapsamında ilmasız icra takibinin başlatıldığı, davalı itirazı ile takibin durması üzerine itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalı ... ile davacı şirket arasında 07.09.2016 tarihinde iş sözleşmesinin imzalandığı ve davalının yürüttüğü görev gereği davacı şirket ile gizlilik sözleşmesinin imzalandığı, davalının davacı şirket bünyesinde yürüttüğü işten 31.08.2017 tarihinde ayrılmasının ardından davacı şirket ile 05.09.2017 tarihinde hizmet veren sözleşmesi (“...

Sözleşmesi”) imzalayıp davacı şirkete dışarıdan hizmet vermeye başladığı ve davalının ... Pazarlama Anonim Şirketinin (“...”) ortağı olduğu ve ... bünyesinde çalışmaya başladığı hususunda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı görülmüştür.

Davacı taraf, davalının rakip şirket bünyesinde faaliyet göstererek davacı şirketin çalışanı ... ile iletişim kurarak davacı şirketin ticari sırlarını kendisi ile paylaşmasını talep ettiği ve bu ticari sırları ... için kullandığı iddiası ile cezai şart talebinde bulunduğu, davalının ise aksini savunduğu görülmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Gizlilik Sözleşmesi ve ...

Sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edilip edilmediği, davacının her iki sözleşmede bulunan cezai şart bedelini talep edebilmesinin mümkün olup olmadığı, talep edilebilecek ise miktarının belirlenmesi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davalı tarafından hukuka aykırı olarak davacının ticari sırlarını ele geçirdiği iddiasına delil olarak dayanılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/146880 numaralı soruşturma dosyası kapsamında, elde edilen dijital delillerin incelenmesi amacıyla savcılık tarafından bilirkişi incelemesinin yapıldığı, ... ve ... şirketlerinin aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmalar olduğu,

...’un eski çalışanı olan dava dışı ..., ... ile davalı ...’nın, ...’un bir takım bilgilerini ... isimli şirketle paylaştıkları, paylaşılan bilgilerin ...’un şirketinin iş tekliflerine, projelerine, sözleşmelerine ve sahip olduğu müşteri portföyünün bilgilerine ilişkin olup, ticari sır niteliği taşıdığı, ayrıca ...’un şirketinin müşterilerine de (...) ulaşılmaya çalışıldığı, ...’ın ... şirketiyle iş ilişkisi devam ederken aynı zamanda rakip firma olan ... şirketiyle de çalışılmaya başladığı bütün bu hususların haksız rekabet teşkil ettiği, sonuç ve kanaatine varıldığı,

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/146880 soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen iddianame ile davalı hakkında İstanbul 53. ASCM'nin 2019/317 esas sayılı dosyasında 6102 sayılı TTK'ya muhalefet, ticari sır, bilgi veya belgeleri açıklamak suçları nedeniyle davalının haksız rekabet eylemi sabit bulunarak 6102 sayılı TTK'nın 55/1-b-1 ve 55/1-c yollamasıyla 62/1 maddesi gereğince cezaya hükmedildiği, sanık itirazlarının reddine karar verildiği ve mahkumiyet hükmünün 06.07.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Nitekim 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de maddi vakıanın tespiti hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu sebeplerle, davalının aksi yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.

Bu kapsamda açıklanmaması, kopyalanmaması ve her ne suretle olursa olsun şirket içi çalışmalar haricinde kullanılmaması gereken gizli bilgileri, işçinin açıklaması, kendi veya bir başkası lehine kopyalaması veya şirket çalışmaları haricinde ne amaçla olursa olsun kullanılması veya kullanılabilecek şekilde uhdesinde bulundurması halinde uygulama alanı bulan cezai şart konusu eylemin sübut bulduğu sonucuna varılması gerekmiştir.Yanlar arasındaki 05.09.2017 tarihli hizmet veren sözleşmesinin “...

Sözleşmesinin” Yaptırımlar başlıklı 11. maddesi; '' İşbu sözleşmenin, açıklanmaması, kopyalanmaması ve her ne suretle olursa olsun şirket içi çalışmalar haricinde kullanılmaması gereken gizli bilgileri, HİZMET VEREN'in açıklaması,

kendi veya bir başkası lehine kopyalaması veya şirket çalışmaları haricinde ne amaçla olursa olsun kullanması veya kullanabilecek şekilde uhdesinde bulundurması halinde, HİZMET VEREN ...'un bu nedenle katlandığı/katlanacağı zarar ve kayıpların karşılığı olmak üzere 50.000 Euro (elli bin euro Avrupa para birimi) cezai şart ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt eder.'' şeklinde düzenlenmiş olup davalının hizmet sözleşmesinde öngörülen taahhütlerine aykırı davrandığı sübut bulmakla, hizmet sözleşmesinin işbu maddesi gereğince cezai şart talep etmekte davacının haklı olduğu saptanmıştır.

Davacının, gizlilik sözleşmesinin 5.1. maddesine dayalı olarak 10.000 Euro tutarında cezai şart istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı ile davalı arasındaki 05.09.2017 tarihli hizmet sözleşmesinden önceki tarihli (07.09.2016 tarihli) iş sözleşmesi çerçevesinde de cezai şart hükmünün yer aldığı ancak davacının aynı eylem sonucuna dayalı olarak yalnızca son tarihli sözleşme olan 05.09.2017 tarihli “...

Sözleşmesi” gereğince cezai şart talep edebileceği, önceki tarihli gizlilik sözleşmesine dayalı olarak cezai şartın talep edilemeyeceği ve alacağın likit olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davalının tacir olduğu, bu nedenle cezai şartın tenkisini talep edemeyeceği kabulüne varılmış ise de TTK'nın 12. maddesi gereğince bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denmekte olup davalının tacir sıfatını hâiz olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı gibi davalının şirket ortağı olmasının kendisine tacir sıfatını kazandırmayacağı, bu durumda tacir sıfatının tüzel kişiliği bulunan şirkete ait olacağı gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme yapılması yerinde görülmemiştir.

Dolayısıyla sözleşmenin cezai şart hususları değerlendirilirken, davalı tacir sıfatını hâiz olmadığından TBK'nın 182/3. maddesinde yer alan düzenlemenin (Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir) nazara alınması gerekmiştir.

Bu kapsamda davalının ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak davalı tarafça işbu cezai şartın ödenmesi halinde ekonomik mahfının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususunda inceleme yapılarak varılacak sonuca göre cezai şart tutarının belirlenmesinin gerektiği anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliğin giderilmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile;3-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/02/2023 tarih, 2019/209 E. 2023/173 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,7-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,8-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,9-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

23/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/701, K. 2025/1387, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüldü
  4. Dava Dilekçesi
  5. Cevap Dilekçesi
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Başvurusu
  8. İstinaf Başvurusu
  9. İstinafa Cevap
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/701
Karar No
2025/1387
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/703 K.2025/835
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/703 K.2025/794
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/703 K.2025/1339
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/704 K.2025/741
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/704 K.2025/1198
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/705 K.2025/604

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.