KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Dosya no
- 2023/854
- Karar no
- 2025/1484
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2023
- Numarası
- 2020/555 E. - 2023/54 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
1.451 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili davacı ve dava dışı borçlular aleyhine İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile 30/11/2017 düzenleme tarihli 62.700 TL bedelli 868912 seri nolu çeke dayalı olarak toplam 69.840,40 TL lik alacak yönüyle icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahte imzalardan kaynaklı olarak Ankara CBS'nin 2018/49762 ve 2017/203175 sayılı dosyalar ile soruşturma başlatıldığını,
icra takibine konu 30/11/2017 düzenleme tarihli 62.700 TL bedelli 868912 seri nolu çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce görülüp karara bağlanan davada, davacı yanın aleyhine başlatılan icra takibi ile takip dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, uyuşmazlığın takibe konu çekin arka yüzünde basılı ...
Besicilik Et Ve Gıda Ticaret A. Ş. ibareleri ile başlayan siyah mürekkepli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan 1. Ciranta imzasının, şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dosyamız arasına getirtilen çek aslı, mezkur şirket yetkisinin imza örnekleri ve mukayeseye esas imzalarının bulunduğu belge asılları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan raporda dava ve takip konusu çekin arka yüzünde basılı ...
Besicilik Et Ve Gıda Ticaret A. Ş. ibareleri ile başlayan siyah mürekkepli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan 1. Ciranta imzasının, ... isimli şahsın dava dosyası içerisindeki mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahısın eli mahsulü olmadığı tespit edilmiştir. Raporun teknik, ayrıntılı ve gerekçeli olduğunun anlaşılması nedeniyle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Bu haliyle de, davaya konu çekteki davacı şirket kaşesi üzerine atılı bulunan imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı kabul edilmiş, sahtelik iddiası mutlak defilerden olmakla herkese karşı ileri sürülebileceğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, "Davanın Kabulü ile, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ve dayanak ... ... Bankası A.Ş.
Hasanpaşa Şubesine ait, 868912 seri numaralı, 30/11/2017 tarihli, 62.700,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının Tespitine," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dosyada alınan bilirkişi raporunun, teknik açıdan yetersiz olup, inceleme tekniklerine yer verilmediğini, yapılan incelemenin somutlaştırılmadığını, hangi ortamda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığının açıklanmadığını ve tespitlerin gerekçelerinden bahsedilme gereği bile duyulmadığını,
Bilirkişi incelemesinin hem yetersiz belgeler üzerinde yapılmış olması ile hem de hiçbir teknik inceleme içermemiş olması sebebiyle; bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının asla kabul edilemeyecek olduğunu, -Çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı durumlarda, aynı imzayla daha önce ödeme yapılmış olmasına rağmen kötü niyetle bu şekilde çek keşide/ciro edilmeye devam edilmekte ise bu durum tarafların haklılıklarını doğrudan etkileyen bir unsur olarak değerlendirildiğini,
bu nedenle davacı şirketin çek hesabının bulunduğu bankalar ile ibraz etmek suretiyle tahsil ettiği çeklere ilişkin banka kayıtlarının tespiti bakımından Bankalar Arası Takas Odası Merkezi'ne yazı yazılmak suretiyle, davacı şirketin keşide ettiği ve bedelini tahsil etmek için ilgili bankalara tahsil cirosu ile cirolanmış olduğu (Başkaları tarafından keşide edilen) çeklerin bilgilerinin celp edilmesi,
gelecek bilgiler doğrultusunda ise muhatap bankalara yazı yazılmak suretiyle, davacı şirketin keşide ettiği ve bedelini tahsil etmek için ilgili bankalara tahsil cirosu ile cirolamış olduğu (Başkaları tarafından keşide edilen) çeklerin aslı ile beraber önlü arkalı onaylı birer suretinin istenilmesi ve bu belgeler üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiğini, benzer Yargıtay kararlarında, çek üzerindeki imzanın yetkiliye ait olmadığı durumlarda,
aynı imzayla daha önce ödeme yapılmış olmasına rağmen kötü niyetle bu şekilde çek keşide/ciro edilmeye devam edilmekte ise bu durum tarafların davadaki hukuki pozisyonlarını ve haklılıklarını doğrudan etkileyen bir unsur olarak değerlendirileceğini,
bu nedenle davacı şirketin çek hesaplarının bulunduğu bankaların açıklattırılması için davacı vekiline muhtıra gönderilmesine ve bu bankalara müzekkere yazılarak davacı şirketler tarafından keşide edilmiş ve geriye dönük davacılar tarafından ödemesi yapılmış çek ve bono asıllarının celbi ile bu belgeler üzerinde imza incelemesi yapılması gerekmekte iken taleplerinin Yerel Mahkeme tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmeksizin davayı aydınlatma yükümlülüğüne aykırı, hatalı usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini,
bu nedenle Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; alınan raporda da davalının iddiasının aksine herhangi bir eksiklik bulunmayıp gerekli tekniklere ve usule uygun olarak alındığını, davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi verilmemiş olup delil sunma hakkı da bulunmadığını, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, icra takibinden sonra sahtelik iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından 06/12/2017 tarihinde davacı şirket ve dava dışı ... ile ...
Yapı İnşaat A.Ş. aleyhine toplam 69.840,40 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, dayanak belgenin ... Yapı İnşaat A.Ş. tarafından davacı şirket lehine düzenlenmiş 30/11/2017 düzenleme tarihli, 868912 seri nolu 62.700 TL bedelli çek olduğu görülmüştür. Bilirkişi ...14/09/2021 tarihli raporunda özetle; ... ... Bankası A.Ş. Hasanpaşa şubesine ait, İstanbul / 30.11.2017 keşide yer ve tarihi keşidecisi ... Yapı İnşaat Anonim Şirketi isimli şirket olan, ...
Besicilik Et Ve Gıda Tic. A.Ş emrine yazılı, 62.700 TL (altmışikibinyediyüz TL) meblağlı, P1 0868910 numaralı çek aslı, arka yüzünde basılı ...
Besicilik Et Ve Gıda Ticaret A.Ş. ibareleri ile başlayan siyah mürekkepli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan 1. Ciranta imzasının, ... isimli şahsın dosya içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü olmadığı yönünde kanaatine varıldığını belirtmiştir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır.
Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması;
sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.
Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Dosya içerisinde bilirkişi raporu incelendiğinde, Bilirkişi raporunda, inceleme konusu ve mukayese imzaların, ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla objektif denetime uygun olarak inceleme yapılmış olduğu ve yine raporda inceleme konusu imzalarla mukayese için çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri içeren noter ve banka asıl imza örneklerinin incelendiği, sadece fotokopi belgenin değil asıl belgelerin de incelendiği, Yargıtay'ın teknik olarak belirttiği hususlarda inceleme yapıldığı,
buna göre yeniden rapor alınması gerektirir bir delilin bulunmadığı, imzanın davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği, sadece fotokopi belgenin değil asıl belgelerin de incelendiği buna göre yeniden incelenmesine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının aynı mahiyetteki başka çekleri ödemesi davacının iş bu davaya konu çeklerdeki imzaya itiraz etmesine engel olmadığı bu hususta teamül oluştuğuna ilişkin savunmanın dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalının bu yöndeki tüm istinaf isteminin reddinin gerektiği bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
06/11/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/854, K. 2025/1484, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama