KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1172
- Karar no
- 2024/1429
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/03/2024
- Numarası
- 2024/210 E. - 2024/236 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Alım Satım
- İstinaf karar tarihi
- 12/09/2024
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili şirket "... Sanayi ve Ticaret A.Ş." ile davalı ... arasında 14/09/2015 tarihinde adi yazılı (şekil şartına uymayan şekilde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil şirketin, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde olan pafta ..., ada ..., parscl ...'te kayıtlı 8. normal kat gayrimenkulün ve yine İstanbul İli, Kadıkoy İlçesi ...
Mahallesi sınırları içinde olan pafta ... ada ... parsel ...'de kayıtlı arsada yapılan binadaki bağımsız bölüınlerden 11. normal kat gayrimenkulün davalı ...'ye devrini taahhüt ettiğini, bunun karşılığında ise ...'ten satın alınan 41,42,66 kapi numarali 3 daire ve ...da ...'ye ait 31,77,113.120,121,167,200.250,271 kapı numaralı 9 adet dairenin müvekkili şirkete devrinin gerçekleştirileceğini,
sözleşmenin teminatı olarak 3. maddenin A bendinde kararlaştırıldığı üzere müvekkili şirket tarafından 3.000.000,00-TL (üçmilyontürklirası) tutarındaki 14.09.2015 düzenleme tarihli teminat senedinin sözleşmeye ek olarak düzenlenmiş ve sözleşmeye eklendiğini, senedin, sözleşmede de açıkça belirtildiğinden teminat senedi niteliğini havi olduğu için herhangi bir vade tarihi bulunmadığını, aradan geçen zamanda ise davalı ...'nün, müvekkili şirket tarafından verilmesi taahhüt edilen ve ...
Mahallesi Kadıköy/İstanbul adresinde bulunan 8. ve 11. normal kat bağımsız bölümleri beğenmediğini öne sürerek müvekkili tarafından ödeneceği vaat edilen 50.000,00-TL'nin ödenmesini kabul etmemiş ayrıca teminat senedini de geri vermediğini, ardından teminat senedinin davalı ... tarafından, diğer davalı ...'a ciro edildiğini ve ... tarafından işbu teminat senedine istinaden İstanbul Anadolu ... Müdürlüğünün ...
Esas ayılı dosyası ile aleyhe icra takibi başlatıldığını, dosya kapsamında 31.01.2024 tarihinde müvekkili ...'in ofisine hacze gelindiğini, haciz baskısı altında icra dosyasına 250.000,00-TL ödeme yapıldığını, ayrıca yine ... tarafından İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/893 Esas sayılı dosyası ile "Tasarrufun İptali ve Tapu/İptal- Tescil" davası ikame edildiğini beyanla, İstanbul Anadolu ... Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, adli yardım talebi doğrultusunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve icra dosyasından elde edilmesi muhtemel paranın davalıya ödenmemesine, davalıya gerek icra dosyasından gerekse herhangi bir ad altında borcunun bulunmadığının tespitine, kötü niyetli davalı taraf için alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2024 tarihli 2024/210 Esas- 2024/236 Karar sayılı kararıyla; TTK 5/A maddesi gereğince menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiğini, bu şartın sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğunun kabul edildiği, mahkemece dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulmuş olmasının esasa etkili görülmediği gerekçesi ile;Davanın 6325 sayılı yasanın 18/A-2, HMK 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalılar vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşamama tutanağının tutulduğu, görüşmelerin devam ettiğinin mahkemeye bildirilmesine rağmen mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, oysa TTK 5/A maddesinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulma şartı belirtilmekte ise de, öngörülen şartın başvuru şartı olduğunu, arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının zorunlu olduğu anlamının çıkmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İstinaf başvurusuna konu menfi tespit davasında, mahkemece davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı, bu hususun tamamlanabilir dava şartı olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava açmakta olduğu gibi, kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar (menfaat) bulunmalıdır.
Yani, kanun yoluna başvuran tarafın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılması veya değiştirilmesinde, korunmaya değer bir (hukuki) yararının bulunması gerekir. (Prof.
Dr. Baki Kuru-Hukuk Muhakemeleri Usulu, 5. Baskı, 4. Cilt, sf 3279) Somut olayda, mahkemece davanın usulden reddine karar verildiğinden, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler de göz önüne alındığında, mahkeme kararının kaldırılarak yargılamaya devam edilmesinde hukuki yararı bulunmadığından, istinaf başvurusunun ileri sürülen sebepler incelenmeksizin, davalılar vekilinin kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığından, başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
12/09/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1172, K. 2024/1429, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama