KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1269
- Karar no
- 2024/1734
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05.07.2024
- Numarası
- 2022/171 E.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/10/2024
Karar Metni
2.131 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İlk Derece Mahkemesinin 10/06/2024 tarihli ara kararı ile davalı ... ve dava dışı olup dava ve takibe konu senedin ilk lehtarı olarak belirtilen davacı eski eşi ...'in sonradan dosya kapsamına giren ifadeleri, celp edilen diğer icra, şikayet, savcılık ve dava dosyaları değerlendirilerek, HMK 389 ve devamı maddeler ile HMK 209. maddesine kıyasen ve takdiren teminatsız olarak takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili 24.06.2024 tarihli ihtiyati tedbire itiraz talepli dilekçesinde; davacının eski Eşi ...'in babası ... tarafından davacı ... aleyhine Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile borçlusu ... ve lehdarı ... olan 22.02.2027 tanzim tarihli, 22.04.2017 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli bonoya dayarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, davacı tarafından ...'e yeni evlendiği sırada yani 2017 yılı başlarında bir adet bono verdiği iddia edildiğine göre, ...'e verilen bu bono Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen 22.02.2017 tanzim tarihli bu bono olması gerektiğini, yani eğer davacı tarafından ...'e açığa imzalı bir adet senet verildi ise ve bu senet rızası hilafına doldurularak bonoya dönüştürüldü ise işte bu senedin Karşıya ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı takibe konu olan senet olduğunu, şu aşamada elde edilen bu deliller ile davacı ... ile ... arasında davacının ...'e verdiğini iddia ettiği bono ile ilgili icra takipleri ve davalar açıldığı yani ihtilaflar olduğunun ispatlandığını, ...'ün bu ihtilaflardaki vekilinin de bizatihi bu davadaki vekili Av. ... olduğunu, bu nedenle mahkemece belirtilen takip dosyasının, bu takip dosyası ile ilgili dava dosyalarının ve arabuluculuk dosyasının istenmesi zorunlu olduğunu, dava konusu bononun davacı tarafından eski eş ...'e verilen bono olmadığını,
bu bonodan bağımsız ve başka bir bono olduğu ortaya çıkmış olmakla davacının davasının dayanağı kalmadığını, bu durumda da dava konusu bononun davacı ile bono lehdarı arasındaki ilişkiye dayanarak verildiğinin kabulü gerektiğini, durum bu halde iken, davacı ... ün bu davadaki vekili Av. ...de bu durumu bilmekte iken bu davada bunlardan, bu dosyalar ve anlaşmalardan hiç bahsedilmemesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması ve hile olduğunu,
davacının eski eşi ...'in yaptığı şikayet ile Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/8150 Sor. sayılı dosyası ile yürürtülen soruşturma neticesinde şikayetçi ...'in iddialarının yerinde olmadığı ortaya konarak takipsizlik kararı verilmiş ve verilen takipsizlik kararı kesinleştiğini, davacı, dava konusu senedin 2017 yılında evlendiği ve sonradan boşandığı eski eşi ... tarafından evliliğin ilk günlerinde vadeli olarak mobilya satın almak ve alınacak mobilya bedeline göre diğer unsurları sonradan doldurulmak amacıyla imzalatılarak diğer unsurları boş olarak alındığını,
mobilya mağazasına eşi ile birlikte gittiklerini ve burada mobilyaları beğenmeyerek mobilya almakta vazgeçtiklerini, buna rağmen eşi ...'in çeşitli bahanelerle bu senedi iade etmediğini iddia etmişse de hayatın olağan akışına göre mobilya mağazasına birlikte giden eşler burada mobilyaları beğenirler, mobilya mağazası ile fiyatta ve vadede anlaşırlar ve anlaştıkları bu fiyat ve vadeye göre bono düzenleyerek mağazaya verecek olduklarını, davacının dava dilekçesinde mağazaya eşi ile birlikte gittiğini iddia etmesi karşısında önceden boş ve imzalı senet verildiği iddiası açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulü ile, 10.06.2024 tarihli ara karar verilen dava konusu takip dosyalarında satışın ve takibin durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tedbire itiraz duruşmalı olarak incelenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 05.07.2024 tarihli ara karar ile; ''...İtiraz dilekçesinde Karşıyaka ...
İcra Dairesinin ...sayılı takip dosyasında icraya konulan bononun alacaklısınını davacının kayınpederi olmasından yola çıkarak ^dava konusu bononun, davacı tarafından eski eşi ...'e verile bono olmadığ, bu bononun bağımsız ve başka bir bono olduğu" çıkarımında bulunarak itiraz gerekçelendirilmiş ise de; bu çıkarımın tamamen kendi takdirlerinde olduğu anlaşılmıştır. Yine Karşıyaka ...
İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına dayalı olarak hak düşürücü sürenin geçtiği itirazında bulunulmuş ise de bu nedenle bu itiraz da yerinde görülmemiştir.
Açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı ve senedin bedelsiz olduğu iddiasında YİBK kararı ereği HMK'daki ispat kurallarının geçerli olduğu itirazında bulunulmuş ise de ticari hayatın olağan akışı da, ...'in yukarıda özetlenen makalesinde anlatıldığı gibi HMK ispat kuralları içinde kalmakta olup, senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralının istisnası niteliğindedir.
HMK 209 maddesi gereği takibin durdurulmasının mümkün olmadığı itirazında bulunulmuş ise de yukarıda açıklandığı gibi HMK 209 maddesi gereği takibin durdurulmasına karar verilmemiş olup HMK 209 maddesine KIYASEN HMK 389. Maddesi gereği takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 16.03.2022 tarihli tensip zaptı ve 17.03.2022 tarihli ara karar evrakı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de davalı ... ve dava dışı olup senedin ilk lehtarı olarak belirtilen davacı eski eşi ...'in sonradan dosya kapsamına giren ifadeleri, celp edilen diğer icra, şikayet, savcılık ve dava dosyaları, ifadelerin bu kadar yüksek meblağlı alacak olmasına rağmen temlikin şirket adına mı kendi şahsı adına mı yoksa ortağı olan davalı ... adına mı ve hani gerekçe ile ortağı adına temlik alındığının şüphe yaratması,
lehdar davalı ... ile asıl alacağın doğumuna ilişkin yazılı veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde hiç bir delil sunulmaması, temlik eden ile temlik alan arasındaki ilişkinin dahi bir çok soruşturma ve dava konusu olması da değerlendirildiğinde ticari hayatın olağan akışına aykırılık açısından yaklaşık ispatın yerine getirildiği anlaşılmış ve incelenmekle yeniden değerlendirilen ihtiyati tedbir talebi yönünden mevcut haldeki yaklaşık ispatın kuvveti de dikkate alınarak HMK 389 ve devamı maddeler ile HMK 209 maddesine KIYASEN ve takdiren TEMİNATSIZ olarak takibin durdurulması kararına itirazın reddine...'' şeklinde gerekçe ile tedbire
itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı karşı yan ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının eski Eşi ...'in babası ... tarafından davacı ... aleyhine Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile borçlusu ... ve lehdarı ... olan 22.02.2027 tanzim tarihli, 22.04.2017 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli bonoya dayarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, bu takibe ilişkin ödeme emri ekte sunulmuş olup, bu takip dosyası ve bu takip dosyası ile ilgili davaların istenmesi gerektiğini, davacı tarafından ...'e yeni evlendiği sırada yani 2017 yılı başlarında bir adet bono verdiği iddia edildiğine göre, ...'e verilen bu bono Karşıyaka ...
İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen 22.02.2017 tanzim tarihli bu bono olması gerektiğini, elde ettikleri deliller ile davacı ... ile ... arasında davacının ...'e verdiğini iddia ettiği bono ile ilgili icra takipleri ve davalar açıldığı yani ihtilaflar olduğu ispatlanmış olup, ...'ün bu ihtilaflardaki vekilinin de bizatihi bu davadaki vekili Av. ... olduğunu, bu nedenle mahkemece ilgili takip dosyasının, bu takip dosyası ile ilgili dava dosyalarının ve arabuluculuk dosyasının istenmesi gerektiğini, Dava konusu bonoyu açık imzalı olarak verdiğini iddia ettiği ...'in ...,
... ve ... hakkındaki 28.04.2021 tarihli şikayet dilekçesi üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/8150 Sor. sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, ...
28.04.2021 tarihli bu şikayet dilekçesinde dava konusu bono ile ilgili, kendisinin eski eşi ...'den boşandığı ve bu boşanma aşamasında yapılan protokol doğrultusunda maddi kazanımları olduğunu, ayrıca boşandığı eşinin kendisine İstanbul'da dubleks daire, lüks bir araç ve yazlık ev gibi protokol harici bir takım taahhütlerde bulunmuş olduğunu ve bu taahhütlerini teminen alacak miktarı boş bir bono verdiğini ve fakat şikayet ettiği ..., ... ve ...'nun yağma yolu ile bu bonoya el koyduklarını ve eski eşi ... aleyhine İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... E. ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, bu takiplerden sonra da şüphelilerin bono bedelinin eski eşi ...'den haricen tahsili konusunda aracılık yapması konusunda kendisine baskı yaptıklarını iddia ettiğini, ...'ün iddia ettiği eksi eşinin irade fesadını 2017 yılında öğrendiği öğrenmiş ve bunu TBK'nın 39. Maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürmemiş olması karşısında açılan bu davanın hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, İrade fesadının ispatlanamadığını, açığa imzanın yazılı delillerle ispatlanamadığını, Soruşturma dosyalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini,
Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK'nun 72. maddesi kapsamında bir dava olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulabileceğini, İcra İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi uyarınca İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında,
mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebileceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili; rızası sakatlanarak ve keşideci imza dışındaki unsurları boş olarak verilen senedin daha sonra doldurularak icra takiplerine konu edildiğini beyan ederek, senetten ve takiplerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, yargılama sonuna kadar takiplerin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, müvekkili ile dava dışı ...'in, 24.02.2017 tarihinde evlenmiş olup hayatlarının geri kalanını ...'in de evlenmeden önceki ikametinin bulunduğu İzmir ilinde geçirmeye karar verdiklerini, evlilikten çok kısa bir süre sonra,
dava dışı ...'in, müvekkiline İzmir'deki yeni evleri için mobilya ihtiyaçları olduğunu, bir mobilya mağazasının kataloğunu bulduğunu ve katalog içinden birtakım mobilyaları beğendiğini, hem mobilyaların aslını görmek hem de satın almak için mağazaya gitmelerinin gerektiğini, mağazanın senetle ödeme kabul edeceğini ve bu süreçte mobilyaların satış bedelinin nakit yerine vadeli senetle ödenmesinin ekonomik durumları açısından daha iyi olacağını beyan ederek, boş senet (bono) verdiğini ve "Sen bu senedi imzala, geri kalan bütün kısımları boş kalsın.
Mobilyacıda mobilyaları beğenip fiyatta anlaştıktan sonra ilgili kısımlarını doldurup mobilyacıya teslim ederiz." diyerek, eşi olması sebebiyle kendisine büyük güven duyan müvekkiline boş senedi, hile ile imzalatmış ve kendisinden almış olduğunu, daha sonra çeşitli bahanelerle senedi iade etmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece, dava dışı ...'in ifadeleri, savcılık, icra dosyaları gerekçe gösterilerek HMK'nun 389.
Ve 209.maddeleri uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmiş, 10.06.2024 tarihli bu kararın kaldırılması amacıyla davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi gereği takibin durdurulmasının mümkün olmadığı itirazında bulunulmuş ise de, Mahkemece HMK 209. maddesi gereği takibin durdurulmasına karar verilmemiş olup HMK 209. maddesine kıyasen HMK 389. maddesi gereği takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir. (Pekcanıtez H.. Atalay O.. Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S.
873) HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. Bu hususlarda kanunun hakime oldukça geniş bir takdir yetkisi tanıdığı izahtan varestedir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta HMK’nun 389. Maddesinin uygulanmasında bir hata görülmemiştir. Dava konusu senet incelendiğinde.
26.03.2018 düzenleme tarihli, 31.10.2018 vadeli, 15.000.000 TL bedelli, lehdarı dava dışı ..., KEŞİDECİSİ ... olan senet olduğu, senet unsurlarının tam olduğu, senet arkasında ...'ın cirosunun bulunduğu, bu senedin farklı miktarlarla çeşitli icra takiplerine konu edildiği, 19.01.2021 tarihli bir temlikname ile senetten kaynaklı bir kısım alacağın davalı ...'a temlik edildiği görülmektedir.
Davalı karşı yan ... bağlantılı soruşturma dosyasına vermiş olduğu ifadesinde; senedin lehdarını tanımadığını, bu senedi ortağı olan ... olan şahsın getirdiğini ve kendisinden icraya koymasını istediğini beyan ettiği, ancak bu şahsın senette bir sıfatının bulunmadığı, ...nin ise ifadesinde; dava konusu senet alacağını, bedelini ödeyerek ortağı ... adına temlik aldığını beyan ettiği, yatırım amaçlı olarak senetten kaynaklı alacağı başkası adına temlik aldığını ileri sürdüğü,
davacının senedi boş olarak verdiğini iddia ettiği, bahse konu ifade tutanakları, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile düzenlenen senedin miktarı, icra dosyaları ve soruşturma dosyaları birlikte değerlendirildiğinde, icra takiplerinin durdurulması yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1269, K. 2024/1734, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama