KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1410
- Karar no
- 2024/1833
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/07/2024 (ara karar
- Numarası
- 2024/673 E. -
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
1.559 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
İstinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/673 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 19/07/2024 tarihli ara kararı incelendi.
Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhinde Bakırköy ....İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile 17/01/2024 düzenleme tarihli, 27/03/2024 vade tarihli, 140.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olduğu iddia edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.000,00 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, imzaya ve borca itiraz ettiklerini, itiraz dosyasının Bakırköy 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/143 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, yapılan incelemenin sınırlı olması ve verilen kararın kesin hüküm teşkil etmemesi sebebiyle bu davayı açtıklarını, davacının herhangi bir borcu olmadığını, davacı şirkete bildirilen tarihlerde bu rakamda bir mal veya para transferi olmadığını,
böyle yüksek bedelde bir paranın elden alınmasının yada verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının davacı şirketin yetkilisinin eski eşi olduğunu, aralarında husumet bulunduğunu, davalının hangi alacak ilişkisi içerisinde nereden temin ettiği para ile müvekkil şirkete 140.000.000,00 TL verdiğini açıklaması gerektiğini, 17/01/2024 tarihinde davacının davalı olan eski eşine 140.000.000,00 TL bedelli bir bono vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla icra takibinin durdurulmasını, dosyaya yatan/yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesini,
takibin iptalini ve davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tedbire karşı beyan dilekçesinde özetle.
Bakırköy 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/143 Esas sayılı dosyasında haklılıklarının ortaya çıktığını, talebimiz gibi karar verilerek geçici durdurulan takibin devamı yönünde karar verildiğini ancak davacının duruşmadaki kararın üzerinden 1 saat geçmeden bu kez de senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığından ve bir kısım içi boş iddialarla mahkemeyi yanıltmaya ve tekraren bir tebdir kararıyla müvekkilimi mağdur etmeye, alacağını almayı engellemeye çalıştığını, müvekkilinin davacı şirket yetkilisi ile evlendiğinde son derece zengin, medyada tanınan, yüksek meblağlarla televizyonlarda program yapan birisi olduğunu,
davacı şirket yetkilisi ve özünde davacı şirketin asıl ve tek sahibi ...'nin evlilik birliği içinde davacı şirket adına defaten davacıdan paralar ve maddi değerler aldığını, müvekkilinin davacının şirketine evlilik birliğinde verdiği ve geri alamadığı paralar nedeniyle mali durumunun güçleştiğini, davacı hakkında milyonlarca dolar tutarında "başkası hesabına işlem yapıldığının bildirilmemesi suçu kapsamında" İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/723 esas ve 2024/166 karar sayılı dosyası üzerinden 7 ay 15 gün hapis cezası verilmiş olup bu cezanın kesinleştiğini,
davacının üzerine kurmuş olduğu Değirmenli şirketi üzerinden sadece 2018 yılında “46 milyon dolar, 951 bin 824 bin Dolar ve 227 milyon Türk Lirasının hesabına gelmiş olduğunu, toplam şirket malvarlığının banka hesaplarındaki şu an için tespit edilemeyen paralar haricinde taşınmaz ve araçlarla birlikte yaklaşık 1 Milyar Türk Lirasını bulduğunu, her ne kadar yurt dışı yasağı devam etse de şirket temsilcisi ve özünde şirketin sahibi Irak vatandaşı olan davacının bir şekilde yurt dışına çıkarak mal kaçıracağı yönünde ciddi şüpheleri olduğunu beyanla tedbir talebinin reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " Talebe konu 100.000.000,00 TL bedelli borç senedine ilişkin İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra dosyasındaki alacak tutarın %20'si olan 20.000.000,00 TL teminat gösterilmesi durumunda davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere, DAVACI TARAFINDAN İCRA VEZNESİNE YATIRILACAK PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davacının 40.000.000,00-TL'lik kısım yönünden tedbir talebinin KABULÜ ile; dava konusu bakiye senet bedelinin %20'si oranında 8.000.000,00-TL nakdi veya banka teminat mektubunun alacaklı tarafından Mahkememiz veznesine teminat olarak DEPO EDİLMESİ halinde.
İİK.nun 72/2 maddesi uyarınca TARAFLARLA SINIRLI OLMAK ÜZERE dava konusu olan;- Keşidecisi ... Şirketi olan, Düzenleme tarihi 17/01/2024, Keşide Yeri Bakırköy İSTANBUL, Ödeme Tarihi 27/03/2024, Tutarı 140.000.000,00 TL olan bono'nun 40.000.000 TL'si yönünden İİK 72/2.maddesi uyarınca davalı tarafından davacı aleyhine yapılacak icra takiplerinin durdurulması konusunda İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı takibe konu bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığı ve borcu bulunmadığı gerekçesi ile Bakırköy 11 İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/143 E sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ve bu davanın derdest olduğunu, davanın açılmasından sonra İcra hukuk mahkemesince takibin geçici durdurulmasına karar verildiğini, alınan bilirkişi raporuyla birlikte 18.07.2024 tarihli duruşmada geçici durdurma kararının kaldırılmasına ve takibin devamına karar verildiğini,
takibin devamına karar verilmesi üzerine davacı menfi tespit davasını ikame ettiğini, mahkemece 19.07.2024 tarihli ara kararı ile İİK 72/3 uyarınca tedbir kararı verdiğini, edeninin haklı oluğuna dair yaklaşık ispat şartı aranması gerektiğini, yaklaşık ispata yarar hiçbir somut delil olmadığını, davacının "imza benim değil , borcum yok, ben böyle senet düzenlemedim "gibi soyut, subjektif iddiaları üzerine tedbir kararı verilmesinin , teminat alınması mağduriyeti giderecek nitelikte olmadığından, tedbir itirazının kabulü ile mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; somut olayda tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalının bu kadar yüksek meblağlı bir senedin verilme sebebini ispat edemediğini, taraflar arasında boşanma nedeni ile başlayan bir husumet bulunduğunu, takibin ve 140.000.000 TL bedelli senedin hiçbir hukuki veya ticari ilişkiye dayanmadığının sabit olduğunu, şirket yetkilisinin eski eşine bu miktarda bir senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
müvekkilinin banka kayıtları ve usulüne uygun tuttukları ticari defterler ile böyle bir para giriş-çıkış olmayacağını ispat edebileceklerini, tarihlerde müvekkili şirkete bu meblağda bir mal veya para transferi olmadığını, taraflar arasında herhangi bir anlaşma veya sözleşme bulunmadığını, şirket sermayesi 2.000.000 TL iken sermayenin 70 katındaki bir meblağın, karşılığında hiçbir kazanç elde etmeden, husumetli olunan tarafa verilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu senette şirket kaşesinin olmadığını ve müvekkili şirket tarafından keşide edilmediğini, senedin sahte olduğunun sabit olduğunu,
davacı müvekkili şirketi ve şirket yetkilisini icra ve dava yoluyla zarara uğratma amacıyla başlattığını verilen kararın yerinde olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile 17/01/2024 düzenleme tarihli, 27/03/2024 vade tarihli, 140.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 100.000.000,00 TL nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, imzaya ve borca itiraz ettiklerini, davacının herhangi bir borcu olmadığını, beyanla menfi tespit ve tedbir talep etmiştir.Mahkemece, takibe konu edilen 100.000,000,00 TL için İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra dosyasındaki alacak tutarın %20'si olan 20.000.000,00 TL teminat gösterilmesi durumunda davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere,
davacı tarafından icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ve bono'nun takibe konulmayan 40.000.000 TL'si yönünden ise İİK 72/2.maddesi uyarınca davalı tarafından davacı aleyhine yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına tedbiren dosya üzerinde inceleme ile karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine hitaben 30.08.2024 tarihli tedbire itiraz dilekçesi verildiği, dilekçenin istinaf dilekçesi olarak işleme alındığı, mahkemece duruşma açılmaksızın itiraz değerlendirilmeksizin doğrudan istinaf incelemesi talebi ile dairemize gönderilmiş olduğu görülmektedir.
HMK 391/3 maddesi hükmüne göre (Değişik : 7251 - 22.7.2020 / m.40) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.HMK 394.maddesi hükmüne göre ;(1)Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir.
Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.
(Ek cümle: 7251 - 22.7.2020 / m.42) “Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.”(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.(4) İtiraz dilekçeyle yapılır.
İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.Eldeki dosyada tedbir talebi karşı tarafın yokluğunda kabul edilmiştir.
Davalı tarafın aleyhine olarak verilen ihtiyati tedbir kararı yüzüne karşı verilmiş olmadığından HMK391/3 maddesinin uygulama yeri olmadığı bu nedenle itirazın doğrudan istinafa getirilemeyeceği, davalı vekilinin tedbire itirazının HMK 394. maddesi hükmü gereğince duruşma açılarak incelenmesi ve itirazın gerekçesi gösterilerek değerlendirilmesi gerektiği halde mahkemece dosyanın doğrudan istinaf incelemesi için gönderilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine ilişkin esasa yönelik hususlar incelenmeksizin kararın istinaf edilebilir kararlardan olmaması nedeniyle istinaf başvurusunun HMK 352/1
maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1410, K. 2024/1833, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama