KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1574 Esas
- Karar no
- 2024/2007
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/05/2024
- Numarası
- 2023/519 E. - 2024/595 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ile ortak olarak ... isimli işyerini işlettiğini, her ne kadar ortak olmuş iseler de davalının vergi dairesine ve borçları olması nedeniyle resmiyette marketin davacı adına açıldığını, tarafların ortaklığının 2008 yılında başladığını, 2009 yılı ortasında sona erdiğini, davacının 2009 yılı Mayıs-Haziran gibi ortalıktan ayrılarak 18/06/2009 tarihinde ...
Şirketi'nde temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığını, davacının davalı ile ortaklığın sona ermesinden sonra herhangi bir şekilde hukuki, ticari ilişkisinin olmadığını, ortaklığın devam ettiği sırada davalının davacıya İstanbul'a giderek market için alışveriş yapacağını belirterek,
bunun için kullanacağını belirterek 5-6 adet boş senedi imzalayarak kaşelemesini ve kendisine vermesini istediğini, ortaklık için kullanılacağını düşünerek senetlerini imzaladığını ve davalıya teslim ettiğini, davacının şifahen hakkında takip başlatıldığını öğrendiğini, bahsi geçen senetlerin takibe konu edildiğini, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bahse konu senetlerde düzenleme tarihi olarak belirtilen 20/03/2020 tarihinde davacının davalı ile bir araya gelerek senet imzalamadığını belirttiğini, davacının ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti,
takibin iptali ve davalının alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, ancak katıldığı duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; "Mevcut olayımızda da takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen yabancı para alacağının TL karşılığının açıkça belirtilmemesi sebebiyle geçerli bir takibin olmadığı, bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının amacı davacının maddi hukuk bakımından borçlu olmadığının mahkeme kararıyla saptanması olduğunu, menfi tespit davasının icra takibinden önce açılabileceği gibi icra takibinden sonra da açılmasının mümkün olduğunu, bir başka deyişle kendisine karşı ileride bir icra takibi yapılacağını düşünen kişi, hukuksal yararı varsa henüz bir icra takibi yapılmadan önce borçlu olmadığının saptanması için de dava açabileceğini,
bu nedenle icra takibinin varlığı/yokluğu veya ortada hukuken geçerli bir icra takibinin var olup olmaması menfi tespit davasının görülebilmesi için gerekli dava şartı hukuki yararın tespitinde belirleyici olmadığını, ortada hukuken geçerli bir icra takibinin bulunmaması ya da açılmış bir icra takibinin bulunmaması menfi tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı sonucunu doğurmayacağını, nitekim halihazırda davalının elinde şeklen geçerli bir bono mevcut olduğunu, davacının borç ve cebri icra tehdidi altında olduğunu,
bu nedenle de davacının işbu bonodan kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğunu takip hukukuna ilişkin olup da takibin devamı imkanını ortadan kaldıran sebeplerin bulunması dahi borçlunun açtığı menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddini gerektirmeyeceğini, Yüksek mahkemenin bu durumu muhtelif içtihatlarında açıkladığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu davacının borç tehdidi altında olmasını menfi tespit davası açabilmesi ve hukuki yarar şartı için yeterli saydığını, Hukuk Genel Kurulu 2011/13-576 E., 2011/747 K. Sayılı kararında.
Borçlunun, hakkında henüz icra takibi başlamadan önce de yapılabilecek, olası bir takibi düşünerek, kendisini bir borçla tehdit eden kimseye karşı "böyle bir borcu bulunmadığının saptanması" için dahi menfi tespit davası açabileceği kabul edilmişken, hakkında yürümekte olan bir icra takibi olan borçlunun bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğunda hiç kuşku olmadığı gibi, böyle bir davayı açmasına da hiçbir hukuki engel bulunmamaktadır.Kaldı ki, takipten feragat etme imkanı olan davalı/alacaklı, takipten feragat etmemiş ve davacı/borçlu hakkındaki takip dava tarihinde dahi canlı tutulmuştur.
Şu hale göre, davacı/borçlu, davalı/alacaklının alacağını isteme ve dava açma tehdidi altında bulunması nedeniyle davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı vardır."denildiğini,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/19-622 E., 2012/9 K. Sayılı kararında icra takibinin itiraz üzerine durmasından sonra dahi borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğuna karar verildiğini, somut olayda,
icra takibinin geçersizliğine dair açılmış bir dava mevcut olmadığı gibi velev ki bu konuda bir dava açılmış ve bu dava takibin iptali ile sonuçlanmış olsa dahi icra mahkemesinin vereceği karar şekli hukuk anlamında bir karar olacağından ve müvekkilime yönelik borç ve cebri icra tehdidi devam edeceğinden menfi tespit davası açmalarına engel bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır... sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine 25.000 EURO bedelli senede istinaden yabancı para alacağınını tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
Mahkeme gerekçesinde; takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen yabancı para alacağının TL karşılığının açıkça belirtilmemesi sebebiyle geçerli bir takibin olmadığı, bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği belirtilmiştir.Menfi tespit davası icra takibinden önce veya sonra açılabilir.
Takibin iptal edilmesi menfi tespit davası açılmasına engel değildir.Takibin yabancı para alacağının harca esas değerinin TL karşılığının gösterilmesi devletin hükümranlığı açısından zorunlu olup resen bakılması gerekmekte ise de menfi tespit davası için icra takibi bulunma zorunluluğu olmadığından ve takibin iptaline dair verilen/ verilecek olan kararın takip hukukuna ilişkin olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekir iken anılan gerekçe ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1574, K. 2024/2007, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama