İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1639 K.2024/2098

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2024/1639Karar2024/2098Tarih19 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.897 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Dosya no
2024/1639 Esas
Karar no
2024/2098
İncelenen ek kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/09/2024 (Ek Karar
Numarası
2023/650 E. - 2024/362 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
19/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.897 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA DİLEKÇESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi ile inşaat alanında faaliyet sürdürmekte, çeşitli inşaat projelerinde yer alarak kat karşılığı inşaat sözleşmeleri vasıtasıyla gelir elde ettiğini, davalı tarafın davacının maliki olduğu bu inşaat şirketi üzerinden "İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mah., ... Ada, ...

Parselde kayıtlı bulunan, ... nolu, ... nolu ve ... nolu bağımsız bölüm" leri konut ihtiyacı nedeni ile değil yatırım amacıyla satın aldığını, zira davalı tarafın Bursa' da ikamet etmekte olup, satın aldığı taşınmazlardan 2 tanesini satın aldıktan kısa bir süre sonra 3. kişiye satmış ve söz konusu taşınmazların satışından gayrimenkul fiyatlarının da kısa sürede yüksek artış göstermesi nedeniyle büyük kar elde ettiğini, davalının ... nolu bağımsız bölümü 16.10.2019 tarihinde 600.000,00-TL karşılığında, ... nolu bağımsız bölümü 10.06.2020 tarihinde 1.900.000,00-TL karşılığında,

... nolu bağımsız bölümü ise 16.10.2019 tarihinde 1.500.000 TL bedel karşılığında müvekkilin maliki olduğu şirketten satın almış, satış bedellerinin yalnızca 1.600.000,00-TL' sini ödediğini, davacı ile davalı taraf arasında ticari amaçlı bu üç adet gayrimenkulün alım-satımına dair görüşmeler esnasında taşınmazlar davalı tarafa teslim edilmeden önce davalı tarafın teminat senedi talebinde bulunması üzerine senet düzenlenmiş ancak sonraki süreçte üç adet taşınmaz davalı tarafa teslim edilince söz konusu teminat senedinin davacı tarafından imzalanmamış ve bono ile ilgili her hangi bir işlem yapılmadığını,

daha sonra ise davalı tarafından kötüniyetli olarak söz konusu bono imha edilmediğini, senedin düzenleme yerinin de değiştirilerek ve davacının imzasını taklit edilmek sureti ile doldurularak İstanbul ...

İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından 14/12/2022 tarihinde 20/03/2020 tanzim ve 15/04/2020 tediye tarihi yazılan bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emri 22 Aralık 2022 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiş ancak davacının söz konusu icra takibinden 04/01/2023 tarihinde yapılan fiili hacizler üzerine haberdar olduğunu, davacının 05/01/2023 tarihinde usulsüz tebligatın tespiti ve icra takibine itiraz için İstanbul 38. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/11-Esas sayılı dosyasından dava açmış ancak mahkemenin,

yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle davayı reddettiğini, davacı tarafından imzalanarak davalı tarafa verilmiş her hangi bir senet bulunmamakta olup davalı tarafın davacıdan her hangi bir alacağının bulunmadığını, davalı alacaklı tarafından icra takibine konu edilen bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmayıp davacı tarafından söz konusu senedin imzalanmadığını, davacı hakkında başlatılmış olan icra takibi neticesinde davalı tarafından davacının ikamet adresine ve ortağı olduğu şirketlerin adreslerine 03.01.23, 04/01/2023,

18/09/2023 ve 19/09/2023 tarihlerinde hacze gidilerek fiili haciz uygulanmış bir kısım menkuller muhafaza altına alındığını, yine davacının alacaklı olduğu İstanbul ...

İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasına alacak haczi uygulanarak bu dosyadan tahsil edilen meblağ haczedilmiş ve davalı tarafından tahsil edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafın davacıdan herhangi bir alacağı bulunmamasına ve takibe konu bono davacı tarafından imza edilmemesine rağmen davacının imzasını taklit edilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından davacının alacaklı olduğu İstanbul ...

İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından tahsil edilen alacak haczedilerek tahsil edilmediğini, bu kısım açısından huzurdaki davadaki talebimiz istirdada dönmüş olması nedeni ile davalı tarafından tahsil edilen 178.630,52-TL' nin istirdadı ile davacıya ödenmesini talep ettiklerini,

davacının davalı tarafa borcu olmamasına rağmen davacı tarafından imzalanmayan ve davalı tarafından sahte imza ile tanzim edilerek direk kendisi tarafından kötüniyetli olarak (Senet ciro yolu ile davalıya geçmediğinden) icra takibi yapan ve davacı ile davacının maliki olduğu şirketlerin tüm mal varlıklarına fiili haciz uygulayarak muhafaza işlemleri yapan davalının takip miktarının %20’sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini,

davacı tarafından imzalanıp davalı tarafa teslim edilen her hangi bir bono bulunmadığından ve takibe konu edilen bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmaması nedeni ile davacının davalı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davalı tarafın davacı ve davacının maliki olduğu olduğu şirketlere borçlu olup davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...-Esas ve ...-Esas. İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas. İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas.

İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyalarında icra takibine geçilmiş ancak takibe itiraz etmesi nedeni ile takipler durdurulduğunu, davacının borcu bulunmamasına rağmen, işbu haksız ve hukuka aykırı icra takibi dolayısı ile gerek şahsı ve gerekse de maliki olduğu şirketlerin haciz baskısı ve tehdidi altında olduğunu, bu nedenle davacının ve davacının maliki olduğu şirketlerin mağduriyetinin artmaması adına İ.İ.Kanunu' nun 72/3.

Maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, aksi durumda davacı ve davacının maliki olduğu şirketler nezdinde telafisi imkansız zararların doğacağının aşikar olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile İstanbul ...

İcra Müdürlüğü ...-Esas sayılı dosyasından tahsil edilecek meblağların alacaklıya ödenmemesi için (Öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise belirleyeceği uygun teminat mukabilinde) İ.İ.Kanunu 72. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine,

davacının davalı tarafa her hangi bir borcu bulunmadığından ve takibe konu edilen bononun üzerindeki imza müvekkile ait olmadığından davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davacı hakkında sahte imza ile kambiyo senedi tanzim ederek haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi başlatıp davacının ve maliki olduğu şirketlerin tüm malvarlıklarına fiili haciz uygulayarak muhafaza altına aldıran davalının takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere (Zira senet direk davalı tarafça takibe konu edilmiştir.) kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davacının alacaklı olduğu İstanbul ...

İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından alacak haczi yolu ile davalı tarafından tahsil edilen 178.630,52-TL' nin istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde icra takibine konu olan senedin teminat senedi olduğunu iddia etmekte ise de bu iddiasının soyut ve herhangi bir delili olmayan gerçeğe aykırı bir iddia olduğunu, davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, yine davacının dilekçesinde icra takibine konu olan bono üzerinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmekte ise de bono üzerinde yer alan imzanın davacı- borçluya ait olduğunu, davacının imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, istardat talebinin ve davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini,

takip konusu borcun tamamen ödenmedikçe istirdat davasının açılamayacağını, borcun kısmen ödenmiş olması halinde yalnız ödenen kısma taalluk eden istirdat davasının açılamayacağını, Mahkememizce İİK 72/3 maddesi uyarınca verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflarınca kötü niyet tazminatı taleplerinin bulunduğunu,

davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek öncelikle Mahkememizce verilmiş olan tedbir kararının İstanbul 38. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/11 E. sayılı dosyasından alınmış, icra takibine konu olan senet üzerinde yer alan imzaların borçlunun eli ürünü olduğunu tespit eden bilirkişi raporu dikkate alınarak kaldırılmasını, davacının haksız ve hukuka aykırı tüm taleplerinin ve haksız ve kötüniyetle açtığı hukuki dayanaktan yoksun Menfi Tespit ve İstirdat davasının reddine, İstirdat davası İİK'nda özel dava şartına tabi olduğundan dava şartı yokluğundan İstirdat davasının reddine karar verilmesini,

davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile, haksız olan davacı- borçlunun takip konusu alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince. "Davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı sulh olunduğunu beyan etmiş ise de sulh protokolünü dosyaya sunmamıştır. Davalı tarafça da sulh olgusu inkar edilmiştir. Feragat kayıtsız şartsız olarak olacağından feragatin saiki mahkemeyi ilgilendirmeyecektir.

Davalı taraf yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmuştur. Bu nedenlerle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir" şeklindeki gerekçeleri ile. Davanın feragat nedeniyle REDDİNE," şeklindeki hüküm kurulmuştur.

Davalı vekili sunmuş olduğu 01/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davacı yanın işbu davasından feragat ettiğini, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, karar incelendiğinde davacının menfi tespit davasının reddedilmiş olmasına rağmen İİK 72/4 gereğince davalı lehine tazminata hükmedilmediğinin görüldüğünü, hüküm kısmının bu bakımdan eksik olduğunu, HMK 305/a maddesi uyarınca ek karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde İİK 72 kapsamında tedbir talebinde bulunmuş olduğunu, mahkemece bu talebin 13/10/2023 tarihli ara kararı ile kabul edildiğini,

davacı tarafından 16/10/2023 tarihinde teminatın dava dosyasına yatırıldığını, davacı vekilinin talebi doğrultusunda iş bu tedbir kararının 17/10/2023 tarihinde icra müdürlüğü dosyasına da gönderildiğini, uygulanmış olan ihtiyati tedbir kararının neticesinde davalının alacağının geç alınmasından dolayı uğradığı zarar hakkında mahkemece İİK 72/4 kapsamında dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesi gerektiğini ancak sehven bu yönde hüküm kurulmadığının görüldüğünü,

davalı lehine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi yönünde ek karar yazılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İlk Derece Mahkemenin 10/09/2024 tarihli EK kararınca.

Her ne kadar davalı vekili sunmuş olduğu dilekçe ile hükmün tamamlanarak dava konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de; davacı tarafın davasından feragat ettiği, feragatın tek taraflı olarak sonuç doğurduğu ve karşı tarafın muvafakatına bağlı olmadığı, yargılamada davanın esasına girilmediği, davacı tarafın dava konusu senetleri tanzim ettiğini, ancak altını imzalamadığını beyan ettiği ve senet altındaki imzaları inkar ettiği, dosyada imza incelenmesine karar verildiği halde henüz imza incelemesi yapılmadığı,

dolayısı ile bahsi geçen senetler altındaki imzaların davalıya ait olup olmadığının ve davacının kötü niyetli olarak hareket edip etmediği hususunun tespit edilemediği anlaşıldığından, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

İSTİNAF

Davalı vekili EK karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin alacağını geç almasından dolayı uğradığı zarar hakkında mahkemece İİK 72/4 kapsamında dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini ve bu yönde hüküm kurulmadığını, ek karar talepleri doğrultusunda davanın esasına girilmediği ve imza incelemesi yapılmadığı için davacının kötü niyetli hareket edip etmediğinin tespit edilemediği gerekçesi ile kötü niyet tazminatı taleplerinin ek karar ile reddedildiğini, davacının talebi üzerine yerel mahkemece verilen tedbir kararı icra müdürlüğünce uygulandığını,

İİK 72/4 koşulları oluşmasına rağmen davalı-alacaklı müvekkil lehine tazminata hükmedilmediğini, mahkemece tedbir kararı verilip bu kararın da davacı-borçlu tarafından icra müdürlüğünde uygulanması ve tedbir dolayısı ile icra dosyasında alacaklı tarafından herhangi bir işlem yapılamayıp davalı-alacaklının alacağına geç kavuşmasından dolayı verilen bir tazminat türü olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilmiş olan davanın feragat nedeniyle reddi kararına yönelik karar usul ve yasaya uygun olduğunu ve asıl karara ilişkin herhangi bir itiraz veya talepleri bulunmadığını,

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.09.2024 tarih 2023/ 650 E.- 2024/ 362 K. Sayılı Ek Kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılacak istinaf incelemesi ile bu ek kararın ortadan kaldırılmasına ve dosyada İİK 72/4 koşulları oluşmuş olduğundan talepleri doğrultusunda davalı-alacaklı lehine İİK 72/4 kapsamında dava konusu alacağın %20sinden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle, davacı müvekkil ile davalı taraf arasında ticari amaçlı üç adet gayrimenkulün alım-satımına dair görüşmeler esnasında taşınmazlar davalı tarafa teslim edilmeden önce davalı tarafın teminat senedi talebinde bulunması üzerine senet düzenlendiği,

ancak sonraki süreçte üç adet taşınmaz davalı tarafa teslim edilince söz konusu teminat senedinin müvekkil tarafından imzalanmadığını, ve bono ile ilgili her hangi bir işlem yapılmadığını, sonrasın da ise davalı tarafından kötüniyetli olarak söz konusu bono'nun imha edilmediğini ve senedin düzenleme yeri de değiştirilerek ve müvekkilin imzası taklit edilmek doldurularak İstanbul ...

İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından 14/12/2022 tarihinde 20/03/2020 tanzim ve 15/04/2020 tediye tarihi yazılan bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, bu esnada davacı müvekkil tarafından imzalanarak davalı tarafa verilmiş herhangi bir senet bulunmadığı ve davalı tarafın müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını,

tarafların huzurdaki dosya bakımından sulh olmaları neticesinde davacı müvekkil 10/05/2024 tarihli davadan feragat dilekçesi ile tarafların sulh olması ve tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmaması nedeniyle davadan feragat edildiğini, dosyaya yatırılmış olan teminatın iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafça duruma aykırı ve kötüniyetli tavır izlendiği ve vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde talepte bulunulduğunu,

mahkeme tarafından davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, davacı müvekkil feragati nedeniyle dosyanın esasına ilişkin yargılama ve inceleme gerçekleştirilmediğini, davacı taraf bakımından feragat edilmesi halinde davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesi ve İİK 72/2 maddesi gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin bozma sebebi olduğunu,

“davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüyle İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca davacı lehine kötü niyet tazminatına ve davaya konu çekin davacıya iadesine davalı taraf muvafakat ettiğinden çekin de davacıya iadesine karar verildiğini, davalı taraf icra takibinden feragat etmiş ve çek aslını davacıya iade edilmek üzere mahkemeye ibraz ettiğini, Yerel Mahkeme tarafından kurulan ek kararda da işbu husus üzerinde durularak yargılamada davanın esasına girilmediği,

davacı tarafın dava konusu senetleri tanzim ettiğini, ancak altını imzalamadığını beyan ettiği ve senet altındaki imzaları inkar ettiği ve dosyada imza incelenmesine karar verildiği halde henüz imza incelemesi yapılmadığını, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte imzaya itiraz edilmesi halinde, icra mahkemesi tarafından imzaya itiraz incelemesi sonucunda haksız çıkan taraf aleyhine icra tazminatına hükmedilebildiğini,“takip konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek hakkındaki takibin iptalini talep ettiğini, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde,

takip konusu bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı tespit edilmiş ve rapor doğrultusunda borçlunun itirazının kabulüne ve takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiğini, itiraz eden lehine, davalı yan tarafından gerçekleştirilen haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusuna karşı verilen cevapların kabulüne, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 20/03/2020 keşide tarihli 15/04/2020 vade tarihli 600.000 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olunmadığına dair açılan menfi tespit davası ile davacının alacaklı olduğu İstanbul ...

İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından tahsil edilen alacağın haczedilerek tahsil edilen 178.630,52-TL' nin davalıdan istirdadı talebine ilişkindir.

Davacı vekili 10/05/2024 tarihli feragat dilekçesi ile; " tarafların sulh olması ve tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmaması nedeni ile davadan feragat ediyor ve gereğinin yapılması ile tarafımızdan dosyaya yatırılmış olan teminatın tarafımıza iadesine karar verilmesini " talep etmiştir.

Mahkemece feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiği davalı tarafından gerekçeli kararda kötü niyet tazminatına hükmedilmediği gerekçesi ile mahkemeden talepte bulunduğu ve mahkeme tarafından ek karar ile bu talebin reddine karar verildiği davalı vekili tarafından Ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Davalı istinafında davacının talebi üzerine mahkemece verilen tedbir kararının icra müdürlüğünce uygulandığını, İİK 72/4 koşulları oluşmasına rağmen davalı-alacaklı müvekkili lehine tazminata hükmedilmediğini, İİK'nun 72/4 maddesinde yazılı bu tazminatın davalı talep etmese bile mahkemece re'sen verilmesi gereken bir tazminat olduğunu, davanın feragat nedeniyle reddi kararına yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğunu ve asıl karara ilişkin herhangi bir itiraz veya talepleri bulunmadığını ek karar karşı istinaf kanun yoluna başvurdukların ileri sürmüştür.

İİK 72/4 maddesi. "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklindedir.

Dava alacaklı lehine neticelendiği taktirde alacaklının alacağını geç almış olmasından doğan zararları karşılaması bakımından dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmayacak şekilde alacaklı lehine tazminata da hükmedilmesi gerekmektedir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı vekilinin 26/10/2023 tarihli dilekçesi ile, borçlunun 18/09/2023 tarihinde 250.000,00 TL, 19/09/2023 tarihinde 250.000,00 TL haricen ödendiğini icra müdürlüğüne bildirdiği, yine borçlu vekilinin 25/01/2023 tarihinde 178.630,52 TL'yı icra dosyasına ödediği, ödenen paranın 26/05/2023 tarihinde alacaklı vekiline ödendiği yapılan toplam 678.630,49 TL ödemenin ihtiyati tedbir kararının infazından önce olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dilekçesinde harca esas değerin 837.563,01-TL(İcra Dosyası Takip Çıkışı Meblağı) TL olarak gösterildiği mahkemece 13/10/2023 tarihinde, Davacının tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi uyarınca %20 teminat yatırıldığı takdirde. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasına yatırılacak paranın tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği 16/10/2023 tarihinde teminatın yatırıldığı ve mahkemece icra müdürlüğüne 17/10/2023 tarihinde ihtiyati tedbir kararının bildirildiği bu şekilde ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebi ile alacaklının alacağını almakta gecikmesi sebebi ile İİK 72/4 e göre tazminat talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmakla birlikte;

icra dosyasına tedbir kararından önce ödenen 678.630,52 TL'nın tazminat hesabında dikkate alınamayacağı, tazminat talebinin kısmen kabulü ile, bakiye 158.932,49 TL üzerinden %20 tazminata hükmedilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin Ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme EK kararının kaldırılmasına, Davalı lehine İİK 72/4 e göre ana alacak üzerinden (158.932,49 TL) %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/09/2024 tarihli, 2023/650 E. 2024/362 K. Sayılı ek kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 tarihli 2023/650 E. 2024/362 K. Sayılı kararının, hüküm kısmı 1. Bendinden sonra gelmek üzere.

"Davalı lehine İİK 72/4 e göre 158.932,49 TL alacak üzerinden %20 oranında 31.786,50 TL tazminata hükmedilmesine, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" şeklinde hüküm eklenerek HÜKMÜN TAMAMLANMASINA, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 260,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.429,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,7/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1639, K. 2024/2098, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava Dilekçesi
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf
  7. İstinafa Cevap
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1639
Karar No
2024/2098
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1639 K.2024/1937
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1642 K.2024/1725
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1642 K.2024/1881
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1642 K.2024/1623
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1644 K.2024/558
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1644 K.2024/1956

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.