KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Dosya no
- 2025/1200
- Karar no
- 2026/196
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/07/2025
- Numarası
- 2024/149 E. - 2025/88 K.
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 05/02/2026
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... ... sektöründe gerek ulusal gerekse de uluslararası alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin kılavuz unsurunun "..." ibaresi olduğunu, keza müvekkilinin TPMK nezdinde "..." ibaresi ile tescilli markasının da bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı taraf müvekkili şirketin de faaliyet gösterdiği ... ... sektöründe ve aynı iştigal alanında faaliyet göstermeye başladığını ve marka tescil başvurusu dahi yapmaksızın sosyal medya platformları ve internet sitelerinde müvekkilinin “...” ve sair markalarını fiilen kullandığını, davalının “...” ibaresinden sonra devam eden diğer tali ibarelerin varlığı,
sektöründe “... ... ...” olarak da bilinen müvekkili şirket bakımından iltibas ihtimalini şiddetlendirdiğini, üstelik davalı şirket yetkilileri, ihtarnamelerinde iddia ettiklerinin aksine müvekkili şirketin varlığından haberdar olup, müvekkili şirketin yetkililerini şahsen tanıdıklarını, bu durum davalının kötü niyetinin en büyük göstergesi olduğunu iddia ederek, davalının ticaret unvanından "..." ibaresini terkinini ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin işletme adı davacı firmaya ait markanub adı ile aynı olmadığı gibi benzer mahiyette de olmadığını, zira gerek firmaların yazılış şekli, gerek okunuş şekli, görselleri gerekse de şirket türleri tamamen farklı mahiyette olduklarını, yine davacının kendince kullandığı bir logo bulunmakta olup müvekkilinin kullandığı bir logo, işaret yada amblem de bulunmadığını, bu nedenledir ki aralarında tüketici de yanılsamaya sebebiyet verecek ve haksız rekabete neden olacak bir benzerlikte söz konusu olmadığını,
davacı firma iddia ettiğinin aksine Türkiye çapında tanınan ve sektörde lokomotif denilecek köklü bir şirket de değil 4 yıllık geçmişi olan bir firma olduğunu, müvekkili firmanın, davacı firmadan haksız rekabet sağlaması da bu anlamda hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının "..." şeklindeki ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak trajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.Mahkemece verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, davalı vekili Dairemize sunmuş olduğu 29/01/2026 tarihli feragat dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiştir. Yapılan incelemede, davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 349. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf talebinin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1200, K. 2026/196, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama