İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1204 K.2025/1678

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizce verilen karara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulması ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda;

Esas2025/1204Karar2025/1678Tarih10 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.248 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Aralık 2025
Dosya no
2025/1204 Esas
Karar no
2025/1678
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
02/03/2021
Numarası
2019/35 E. - 2021/31 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
10/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.248 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizce verilen karara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulması ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır müzik aletlerinin üretimi, satımı, pazarlanması, tamiratlarının yapılması alanında gerek yurt dışı gerekse yurtdışı alanında çalışma ve faaliyet gösterdiğini, müvekkiline yönelik davalının babası, müvekkilinin ise kardeşi olan ... tarafından müvekkiline, ... ... ile Kemal Korkmaz'a İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nen 2012/59 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dava neticesinde ..." markasının kullanılmasının yasaklanmasına,

yine "...com" ve ...i.com internet adreslerinin yasaklanmasına karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın yargıtayda olduğunu, ... müzik aletlerinin satılmasında "..."markasının bilindiğini, satış ve pazar alanında ... satımının daha çok gerçekleştiğini, davalı ve babasının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalı ve babası tarafından "..." markası adı altında müvekkilinin yurt dışında satış ve pazarlamasını yapmaya çalıştığı müzik aletlerine gümrüklerde el konulduğunu ileri sürürek davalıya ait 2014/62933 “... ... ...”, 2016/42611 “...”,

2016/88129 “...” ve 2017/29702 “...” markalarının 15 ve 35. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, dosyanın yetkisizlikle İstanbul Anadolu Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini ve İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/59 esas sayılı dosyası birleştirilmesini, aksi takdirde "..." markasının müvekkili ve babası tarafından uzun süredir kullanılan bir marka olduğunu, 2005 yılından beri 15. sınıfta 2005/06025 numarası ile tescilli olduğunu, "yılmazsazevi" markasının davacının marka tescil tarihi olan 2014 yılından çok daha öncesinde de bu şekilde kullanıldığını,

müvekkilinin ... üretimi ve satışı yaptığını ve bunun da markası olduğunu, müvekkili ve babası tarafından bu davadan ve davacının tescil tarihinden önce de kullanıldığını bildirerek davanın reddini ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını, yetkisizlik ve birleştirme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.

Gerek bilirkişi raporunda tekrarlanan gerekse mahkeme kararında belirtilen ... ın ... markasının ilk kullanıcısı olduğu ve 1986 yılında ... adında dükkan açtığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, mahkemenin gerekli nitelikli araştırmayı yapmadan sadece tanık beyanları ile yetindiği ve yanlışa düşmüş olduğunu, kardeşler arasındaki en büyük kardeş ... olup, bütün kardeşlerine ağabeylik yapan ve ... adındaki ilk işyerini açan kişi olduğunu,Tanık olarak diğer kardeş ...' ın beyanları yanlış olup bu davada davalı tarafın da yer aldığı yalan beyanda bulunduğunu,

bu beyanın gerçek olmadığının Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü' nün 05.06.2018 tarihli resmi yazısından anlaşıldığını, bu yazıda müvekkili ...' ın 9660016302 vergi kimlik numarası ile 21.02.1984 tarihinde işe başladığının anlaşıldığını, bu durumda ...' nin ilk kurucusu ve bu ibareli markayı da ilk kullananın ... değil müvekkili ... olduğunu, hatta yine ekte sunulan 2003 tarihli faaliyet belgesi (EK 2) ve o tarihleri gösteren vergi levhasından da (EK 3) anlaşılacağı üzere ... adlı işletmenin tam ünvanı ''... ..." biçiminde olduğunu,

o tarihte davalının ... ile ilgisi olmadığını ve kendisinin ...' nin Fransa' daki bayisi durumunda olduğunu,Müvekkili ... idaresindeki ... ...

Evinin yıllar içinde kendini geliştirmiş ve Türkiye' nin en ünlü bağlama imalat ve satış noktalarından biri haline gelmiş olduğunu, ... ... evinin ilk hali ve 2006 yılındaki tadilat görmüş halinin ekte sunulduğunu,Davalı ise her ne kadar bağlama ustası olduğunu iddia etse de aslında imalatçı olmadığını, kendisini ...' ın talebesi olarak tanıtmasının ise bağlama imalatçısı olmadığını gösterdiğini, çünkü ... herkesin bildiği bir bağlama çalan sanatçı olup, ...' ın talebesi olmanın bağlama imalatçısı olmak anlamı taşımayacağını, Müvekkilinin ailenin büyük kardeşi olup 1971 yılında Adana' da bağlama imalatına başladığını,

yıllar içinde usta elleri ile imal ettiği bağlamalar Türkiye' nin en ünlü bağlama sanatçılarının tercihi olduğunu, ünlü Halk Müziği sanatçısı ...' in kendi fotoğrafı üzerine yazmış olduğu imzasını taşıyan yazıda pek çok bağlama denediğini fakat ... sazında karar kıldığını yazdığını,Ünlü bağlama ustası müvekkili ...'ın geleneksel bağlamayı biraz daha geliştirerek ikili tümleşik bağlama yaptığını ve bu yeni saza ... adını vermiş olduğunu, bu ürünün şu anda pek çok sanatçı tarafından kullanılmakta olup (EK 9), aynı zamanda Türk Marka ve Patent ve Marka kurumunda endüstriyel tasarım olarak da tescilli olduğunu,

ürün görsellerini içeren tasarım tescil belgesinin ekte sunulduğunu.Müvekkillerinin markayı uzun süre kullandığı ileri sürülen davalının kullanımına karşı çıkmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, herhangi bir marka lisansı vermeden bayilik usulü ile mal satıldığını.

Davalının markayı kötüniyetli tescil ettirdiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF KARAR;Dairemizin 04/04/2024 tarihli 2021/822 Esas-2024/684 Karar sayılı kararı ile; tarafların marka üzerinde birlikte hak sahibi olmalarına rağmen, davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin TMK'nun 2.maddesi anlamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı dava konusu markanın tescilinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği, bu nedenle sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği,

davacının 2005 06025 sayılı ''...'' markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunduğu, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığı, ancak tescilde teklik ve öncelik ilkesi gereğince ortak sınıflarda davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, ancak toplanan delillere göre, davacı ...'ın marka üzerinde bir hak sahibi olmadığı, dolayısıyla davada aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı, gerekçesiyle.

Davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı ... hakkında açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,Davacı ...'ın davasının KABULÜNE,-Davalı adına tescilli 2014/62933 “... ... ...”, 2016/42611 “...”, 2016/88129 “...” VE 2017/29702 “...” markalarının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.Dairemizin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

YARGITAY BOZMA KARARI

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/03/2025 tarihli, 2024/3478 Esas-2025/1942 Karar sayılı kararıyla; " dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarına göre, davacı ... ile davalı ...'ın kardeş oldukları, diğer davacı ...'ın ise ...'ın oğlu olduğunun anlaşıldığı, davalı ...'ın 1986 yılında "..." isimli dükkanı Kartal/İstanbul'da dava dışı bir diğer kardeşi ile birlikte açtığı, 1988 yıllarında davacı ...'ın Arabistan'dan gelip bu dükkanda çalışmaya başladığı,

kısa bir süre sonra ise davalı ...'ın Fransa'ya giderek Türkiye'de üretilen ... ürünlerinin orada satışını ve pazarlamasını yaptığı, buna göre gerek davacıların gerekse davalının birbirlerinden haberdar olarak "..." markasını kullandıkları, tarafların bu kullanımlara karşılıklı olarak dava açılıncaya kadar rıza gösterdiklerinin dosya kapsamından anlaşıldığı,

taraflar arasındaki nizanın başladığı 2011 yılına kadar da kullanımların birlikte devam ettiği ve markanın oluşturulmasında müşterek emek ve çaba harcadıkları.Davacılar adına tescilli 2005/06025 nolu "..." ibareli marka ile hükümsüzlüğü istenen dava konusu davalı markalarının aynı ve ayniyet derecesinde benzer oldukları,

tarafların ticari faaliyet alanlarının ağırlıklı olarak ... yapım ve satım ve diğer müzik aletleri ticaretine yönelik olduğu ve az önce belirtilen kabule göre davalı ... ve kardeşi davacı ...'ın markayı birlikte oluşturdukları anlaşılmakla dava konusu ''...'' ibaresi üzerinde tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün haklarının bulunmadığı,

marka üzerinde müşterek hak sahibi olduklarının kabulü gerektiği.Dairenin daha önceki bir çok kararına konu olan ve “birlikte var olma” olarak tanımlanan marka hukukuna ait ilke uyarınca davacı ... ve davalı ...'ın "..." ibareli marka üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne ve dava konusu davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle;

kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacılar vekili önceki kararda direnilmesini, davalı vekili ise bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava davalı adına tescilli olan 2014/62933 ... Sav ... 2016/42611 ... 2016/88129 ..., 2017/29702 ... iabreli markalarının 15 ve 35. sınıflarda hükümsüzlüğüne ilişkindir.Dosyaya celbedilen Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde. Davacıların baba oğul, davalının ise davacı ...' ın kardeşi olduğu, davacıların 2005/06025 numaralı "..." markasının 15. ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, davaya konu davalı markalarının ise.

2014/62933 numaralı "... ... ..." markasının 15, 35, 41. sınıflarda 2016/43611 numaralı "..." markasının 35, 37 ve 41. sınıflarda, 2016/88129 numaralı "Yılmazlar ... ..." markasının 15. Sınıfta, 2017/29702 numaralı "..." markasının ise 15. sınıfta tescilli olduğu görülmektedir.Davacının, "..." markası üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu, davalının tescillerinin kötü niyetli olduğunu beyan ederek, markalar arasındaki benzerlik ve kötüniyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizin kararında, tarafların soy isimlerinin ... olduğu, markayı birlikte kullandıkları ve marka üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabul edildiği, davalının davacı kardeşi ile birlikte hak sahibi olduğunu bildiği markayı kendi adına tescil ettirdiği, bu tescilin TMK'nun 2.maddesi anlamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, aynı zamanda davacılar ... ve ... adına, 2005/06025 numaralı "..." markasının 15. ve 41. sınıflarda tescilli olduğu,

marka tescilinde teklik ve öncelik ilkesi gereğince, davalının aynı/benzer sınıflarda ... markalarını tescil ettirmesi nedeniyle davanın kabul edildiği açıklanmıştır.Yargıtay bozma ilamında ise, markaların aynı/ayniyet derecesinde benzer olduklarının kabul edildiği, bununla birlikte tarafların markayı birlikte kullandıkları, 2011 yılına kadar bu durumun bu şekilde devam ettiği, ancak davalı ... ve kardeşi davacı ...'ın markayı birlikte oluşturdukları anlaşılmakla dava konusu ''...'' ibaresi üzerinde tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün haklarının bulunmadığı,

marka üzerinde müşterek hak sahibi olduklarının kabulü gerektiği, “birlikte var olma” ilkesi uyarınca davacı ... ve davalı ...'ın "..." ibareli marka üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerektiği gerekçesi ile Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece her ne kadar, davacıların davalının ... markasını 2001 yılından beri kullandığını bildikleri ve bu kullanıma karşı çıkmadıkları gerekçesiyle, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranıldığı değerlendirmesinde bulunulmuş ise de;

markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talepli eldeki davada, dava konusu markanın tescilinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği, bu nedenle sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece bu yönde yapılan değerlendirme yerinde görülmemiştir.Bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılması mümkündür.

Markanın temel fonksiyonu niteliğindeki köken göstermenin ve ayırt ediciliğin sağlanabilmesi için hukuki korumalar getirildiği, bu hukuki korumaların hem ilgili malın/hizmetin kalitesini, bilinirliğini, yarattığı imaja güvenen tüketiciyi, hemde marka tarafından yaratılan algının devamlılığını ve marka sahibini koruma amacı gütmektedir. Markada teklik ilkesinin dayanağı SMK 6/3 maddesinde düzenlenen gerçek hak sahipliği ilkesine dayanmaktadır.

Aynı veya benzer mal veya hizmetlerde, aynı veya benzer işaretten ibaret ikinci bir markanın tescil edilmemesi , SMK 5/1-ç maddesinde düzenlenen mutlak red sebebi ve SMK 6/1 maddesinde düzenlenen nispi ret sebeplerindendir. Aynı ve benzer markaların birlikte var olma ilkesi, markada teklik ve öncelik ilkesinin istisnalarından olmakla, hangi hallerde mümkün olacağının incelenmesi gerekmektedir.

Bunlardan ilki, tarafların kendi iradeleri ile piyasada birlikte var olmayı seçmeleri halidir, ikincisi tarafların belirli yasal düzenlemeler neticesinde birlikte var olması (SMK 5/3 maddesi) üçüncüsü ise barışçıl şekilde birlikte var olma halidir, bu durum tarafların iradesi ve yasal düzenlemeye dayanmayan birlikte var olma halidir.Somut olayda, davacı ... ile davalı ...'ın kardeş oldukları, markayı birlikte ihdas ederek kullandıkları, öncelikli hak sahipliğinin paylaşıldığı, markanın 2005 yılında davacı ... adına tescil edildiği, tarafların aralarının 2011 yılında bozulduğu,

davacının davalı aleyhine tecavüzden dolayı dava açtığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı üzerine, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarihli 2018/441 Esas-2021/10 Karar sayılı kararı ile, davacı ... tarafından, davalılar ... ve ... ... aleyhine markaya tecavüzden kaynaklanan davanın sessiz kalma nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Tarafların markayı birlikte ihdas ederek, uzun yıllar boyunca çatışma olmaksızın birlikte kullandıkları anlaşılmakla, davacının artık davalı kullanımlarına tahammül etmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, bu durumun davalı tarafça aynı/benzer mal ve hizmetlerde, aynı/benzer ibareli markaları tescil ettirmesini haklı gösterip göstermediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

6769 Sayılı SMK hükümlerine göre, barışçıl şekilde birlikte var olma neticesinde, piyasada birlikte var olabileceği kabul edilen markaların, sicilde de birlikte var olabileceklerine ilişkin SMK 5/3 maddesinde düzenlenen, önceki marka sahibinin tescile açık muvaffakatı ve miras nedeniyle birden fazla kişinin marka sahipliği hali dışında yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere mükerrer tescillerin engellenmesinde kamu yararı da bulunmaktadır. (bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2006 tarihli, 2005/1359 Esas-2006/3136 Karar sayılı kararı) Davacının 2005 06025 sayılı ''...'' markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunduğu, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davalının marka üzerinde, davacı ile birlikte hak sahibi olunduğunu bildiği halde, davacının rızası olmaksızın, markanın aynı mal ve hizmet sınıfı ile, tescil sınıflarını genişleterek tescil ettirilmesi TMK 2. Maddede düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğinden, kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüz kılınması talep edilebilecektir. (bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2010 tarihli 2008/7209 Esas-2010/3394 Karar sayılı kararı)Açıklanan sebeplerle, davacı tarafça davalı markalarının hükümsüzlüğü talebinin haklı olduğu kanaatine varıldığından,

Dairemizin önceki kararında DİRENİLMESİNE, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... hakkında açılan davanın kabulüne, davacı ... hakkında açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Dairemizin 04/04/2024 tarihli 2021/822 Esas-2024/684 Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,2-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarih, 2019/35 E., 2021/31 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;4- Davacı ... hakkında açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,Davacı ...'ın davasının KABULÜNE,-Davalı adına tescilli 2014/62933 “... ... ... ”, 2016/42611 “...”,

2016/88129 “...” VE 2017/29702 “...” markalarının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 584,200 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 100,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 167,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacı ...'a verilmesine,

davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 274,80 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'a verilmesine,

6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,6/c-İstinaf incelemesinde bir duruşmaya katıldığından 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,6/ç-Davalı tarafça yapılan temyiz giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1204, K. 2025/1678, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Yargıtay Bozma Kararı
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1204
Karar No
2025/1678
Tarih
10 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1204 K.2025/1049
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1204 K.2026/1
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1205 K.2025/1281
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1205 K.2025/1675
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1206 K.2025/1734
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/1207 K.2025/1489

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.