KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1265
- Karar no
- 2025/1407
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/07/2025 tarihli ara karar
- Numarası
- 2025/124 E.
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
- İstinaf karar tarihi
- 23/10/2025
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın yaklaşık koşullarının bilirkişi raporu ve delilleriyle ortaya koyulmasına ve hak sahipliği belgesi ortadayken tedbir verilmemesinin kanuna ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, işbu zararın günden güne artmaması, adil ortamın ve rekabet ortamına duyulan güvenin zedelenmemesi,
hak sahipliği belgesine ve davalının bahse konu tasarım hakkı ihlali bariz ortadayken, vaki tecavüzün tespiti istemli açılan davanın esasını ilgilendiren tedbir kararının verilmemesi müvekkili menfaatlerini ciddi derecede zedelediğini, yaklaşık ispat koşulları oluşan, vaki tecavüzün tespiti bilirkişi raporlarıyla da sabit olan bahse konu hukuksuz durumu, davalılar tarafından aşağıda sunulan e-ticaret platformları satış linkleri üzerinden satışlarının durdurulması adına ihtiyati tedbir kararına ihtiyaçları olduğunu, bu sebeple davalıların satış yapılmasını engellenmesi adına ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle tedbir kararının reddine karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi 2025/124 esas sayılı, 23/07/2025 tarihli ara kararı ile; "Mahkememizin 2025/49 d.iş sayılı dosyası üzerinden dava konusu tasarıma ilişkin hükümsüzlük davasının bulunması dikkate alınarak SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararına talepte bulunan davacı tarafından itiraz edilmemesi ve bu karar tarihinden itibaren mahkememizin kanaatini değiştirecek bir delilin dosya kapsamına alınmamış olması hususları karşısında davacı tarafın davalıların satışlarının durdurulması vb. yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/49 D.İş sayılı dosyasıyla tecavüzün tespiti, önlenmesi, satışlarının durdurulması ve el koyulması adına talepte bulunduğunu, ancak mahkemece birebir benzerlik ve satışların devam ettiğine dair bilirkişi raporları ve deliller olmasına rağmen, SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat şartı ile dahi satışın durdurulması veya ürünlere el konulması yönünde tedbir kararı verilmediğini,
talep edilen teminat miktarının müvekkili şirketin aylık cirosunun dahi çok küçük bir kısmı konumunda olduğunu ve satışın devamlılığının müvekkili satışını etkilediğini, marka algısında olumsuz etkiler yarattığını belirtmesine rağmen satış durdurma kararı verilmediğini, müvekkili firmanın davalı ile aynı platformlarda satış yapılmasına rıza göstermediğini defaatle talep ettiğini, şirketin zararının günden güne arttığını ve satıcı platform sayılarının da arttığını, yaklaşık ispat koşulları ve hak sahipliği belgesi ortadayken tedbir verilmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, zararın artmaması,
adil rekabet ortamının zedelenmemesi ve hak sahipliği ihlalinin barizliği karşısında esas davayı ilgilendiren tedbir kararının verilmemesinin müvekkili menfaatlerini ciddi derecede zedelediğini, bu hukuksuz durumu sonlandırmak ve satışları durdurmak adına ihtiyati tedbir kararına ihtiyaç duyulduğunu, mahkemece belirlenecek makul teminat miktarını da depo etmeyi kabul ettiklerini,
mahkemenin istinafa konu 23/07/2025 tarihli ara kararında ise davalılar tarafından evvel tarihli bir şekilde hükümsüzlük davasının bulunması ve ters teminat prensibi ile verilen tedbir kararı tarihinden itibaren mahkemenin kanaatini değiştirecek bir delilin dosyaya alınmamış olması gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verdiğini, bu kararın kanun ve hukuka aykırı olduğunu, esas davanın açılmasıyla tedbir kararına itirazlarının olduğunu, teminat miktarının yetersizliğini, fiziki ürünlerin ve tecavüzün tespit edildiği bilirkişi raporunun bulunduğunu,
E-Tespit tutanağından satışların devam ettiğinin anlaşıldığını ve davacı hak sahibinin rıza göstermediğini bildirmelerine rağmen mahkemenin kanaatini değiştirecek delil olmadığı gerekçesiyle satışların durdurulması tedbirinin reddedildiğini, satışların durdurulmaması nedeniyle müvekkili firmanın aynı platformlarda faaliyet gösterdiği için zarar ettiğini, benzer bir durumun ünlü yabancı veya yerli elektronik cihaz satıcıları tarafından yaşanması halinde mahrum kalınacak karın ciddi olacağını, müvekkili firmaya ait "..." markasının global marka olma yolunda ilerlediğini, ihracatla ülkeye vergi kazancı sağladığını,
bu iddiayı delillendirmek için aylık KDV ödeme belgelerinin sunulduğunu ancak mahkemenin kanaatini değiştiremediğini, bu sebeple istinaf başvurusu yapılması lüzumu üzerine bu dilekçenin hazırlandığını, müvekkili firmanın aylık satış hacimlerinin, hak sahipliğinin ve marka-ürün itibarının olumsuz algı oluşturulmasına sebebiyet verdiği için yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu, tecavüzün ispatı istemli davanın açılma nedeni olan ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep ettiklerini belirterek,
yasal süresi içerisinde yapılan istinaf başvurusunun kabulünü, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/124 E, 23/07/2025 tarihli ara kararının esas yönünden reddini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesini ve HMK 390/3. hükmü uyarınca yaklaşık ispat koşullarının oluşması,
davalının bire bir kopya ürünleri piyasaya sürmesi sebebiyle müvekkili menfaatlerinin korunması adına ....com isimli e-ticaret platformlarında satışları devam eden davalı şirketin satışlarının durdurulması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir.
İlk derece mahkemesi tarafından. 2025/49 d.iş esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu tasarıma ilişkin hükümsüzlük davasının bulunması dikkate alınarak SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı karşısında, davacı tarafın davalıların satışlarının tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; davacı adına tescilli tasarımın ... tescil numarası ile lazer epilasyon cihazı ismiyle ... sınıfında tescilli olup davalı tarafından tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının iddia edildiği ve Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/503 E. sayılı dosyası kapsamında hükümsüzlüğünün talep edildiği, işbu davanın derdest olduğu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/49 D.iş sayılı dosyası kapsamında 08/02/2025 tarihinde davacı lehine SMK'nın 159/2-c maddesi kapsamında ters teminat prensibi uygulanarak ihtiyati tedbir kararının verildiği,
davalıların süresi içerisinde toplam 400.000-TL teminat miktarını mahkeme veznesine yatırdığı, bu kez davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile davalıların satışlarının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin ileri sürüldüğü, her ne kadar değişik iş dosyası kapsamında bilirkişi raporu alınmış ise de raporun marka vekili ve bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından hazırlandığı görülmekle, bu aşamada satışların durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1265, K. 2025/1407, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama