KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/1373 Esas
- Karar no
- 2025/1638
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/03/2024
- Numarası
- 2022/193 E. - 2024/86 K.
- Davanın konusu
- Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili SözleşmedenKaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 27/11/2025
Karar Metni
769 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firma da çalıştığını, 2011 yılından iş akdini sonlandırdığı 2019 yılına kadar müvekkilinin yüzünün reklam yüzü olarak kullanıldığını ve müvekkiline herhangi bir ücret ödenmeden davalı şirketin resmi internet sitesinde , mağaza açılış brandalarında, iş başvuru ve müşteri memnuniyet anketlerinde, ayrıca mağaza vitrin önü ayaklı forexlerde kullanıldığını, şirketin, davacının yüzünü ve görüntüsünü kullanarak yapmış olduğu reklam karşılığında yüksek ciro ve yüksek karlar elde ettiğini,
müvekkilinin reklam yüzü olması nedeni ile reklam yüzünün elde edilen yüksek cirodaki bu etkisinin bilirkişilerce ayrıca hesaplanarak tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL.
6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarı ile tarafın kusur ve sorumluluk derecelerine ve maddi zararın kapsamına göre, yargılamanın son aşamasında bildirilecek manevi tazminatın, alacak tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece; "Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçeleri davayı ile usulden reddettiğini, taraflarınca dava açılmadan önce 2020/41926 arabuluculuk numaralı arabuluculuk tutanağından da anlaşılacağı üzere arabuluculuk başvurusu yapıldığını, maddi- manevi tazminat talep edilmiş olduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, mahkemece dava şartı eksikliği ile ilgili taraflarına açıklama ve eksikliği gidermek için 1 haftalık kesin süre vermeden hukuka aykırı karar verdiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Davanın FSEK m. 84 ve m. 86 kapsamında açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafça dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talep etmiştir.
6102 Sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca , Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / Yürürlük / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun 18/A.2 maddesinde ise," Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı vekili tarafından 26/09/2022 tarihinde maddi manevi tazminat istemli eldeki davanın açıldığı, dava dilekçesine, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmediği görülüyorsa da dilekçede arabuluculuğa başvurulmadığına dair bir ibarenin bulunmadığı, mahkemece 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesi gereğince ,davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilmediği,
istinaf dilekçesine ekli arabulucuya başvurulduğuna ilişkin 2020/41926 sayılı arabuluculuk tutanağına bakıldığında davacı tarafından 11.02.2020 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, uyuşmazlık konuları içinde, maddi ve manevi tazminat istemlerinin de bulunduğu görüldüğünden mahkemece davacıya yasada belirtilen kesin süre verilmeden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddi kararının hukuka uygun olmadığı,
istinaf talebinin kabulü gerektiğiDavacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-4,-6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
27/11/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1373, K. 2025/1638, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama