KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/14
- Karar no
- 2025/199
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2024
- Numarası
- 2024/673 E.-
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 30/01/2025
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkil şirket aleyhinde Bakırköy ... İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmış olup işbu icra takibinin 17.01.2024 düzenleme tarihli, 27.03.2024 vade tarihli, 140.000.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 100.000.000 TL bedel üzerinden başlatıldığını, işbu icra takibi üzerine huzurdaki menfi tespit davasının ikame edildiğini, Bakırköy 16.Ağır Ceza Mahkemesi 2024/502 Esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması başlatıldığını, davaya konu senedin davalı tarafından, davacı müvekkil şirketin yetkilisinin imzasının olduğu bir kağıdı rızası hilafına ele geçirerek mevcut duruma dönüştürüldüğünü,
diğer bir deyişle dolandırıcılık suretiyle sahte bir senet tanzim edildiğini, genel ispat kuralları çerçevesinde bir hukuki ilişkinin olmadığı savunmasına karşı olarak hukuki ilişkinin varlığını diğer bir deyişle işbu iddianın aksini karşı taraf ispatla yükümlü olduğunu, zira olmayan bir hususun varlığının ispatının da mümkün olmadığını, dolayısıyla huzurdaki davada, davacı müvekkil tarafından davalı ile davacı şirket arasında herhangi bir borç ilişkisinin olmadığı belirtilmekte olup hukuki ilişkinin ve borcun varlığını davalı alacaklı tarafın ispatlaması gerektiğini, dava konusu senet davacı şirket kayıtlarında bulunmadığı gibi,
davacı şirket ticari defter kayıtlarında da davacı şirket açısından bu denli yüksek bedelli senet miktarınca borç para bulunmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığının mezkur savcılık dosyası ile açıkça anlaşıldığını, huzurdaki davada davacı borçlu müvekkil hakkında takip işlemleri sonuna kadar gidecek, haczi kabil malları, hak ve alacakları elinden çıkacak,
ceza mahkemesinin senedin iptali kararı kesinleştiğinde kötü niyetli takip alacaklısına zararını telafi ettiremeyeceğini beyanla HMK m. 209 gereğince Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi 2024/502 e. sayılı dosyasında dava konusu senedin sahteliği hakkında karar verilinceye kadar mezkur senedin hiçbir işleme esas alınmamasına; bu anlamda Bakırköy ...
İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması zımnında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "davacı vekilinin hmk 209/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece haksız ve hukuka aykırı şekilde HMK m.209 uyarınca ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkemece İİK m.72 hükmü HMK m. 209 hükmü karşısında özel hüküm olarak kabul edilmiş isede işbu değerlendirme hatalı nitelikte olduğundan aksine sahtelik iddiası ile açılan menfi tespit davalarında HMK m. 209 hükmü İİK m. 72'ye göre özel hüküm teşkil ettiğini ve işbu hükmün öncelikli olarak uygulanması gerektiğini,
anılan mezkur emredici hüküm karşısında başkaca hiçbir hususa ve karara gerek olmaksızın takibe müstenit belgenin davacı müvekkilinden sadır olmadığının kabulü ile HMK m. 209 zımnında ihtiyati tedbir kararı verilerek mezkur senedin hiçbir işleme esas alınmaması ve mezkur icra takibinin teminatsız durdurulması gerektiğini, adi senette sahtelik iddiasının mevcut olması durumunda İİK m. 72'ye dayalı olarak değil.
HMK m. 209'a göre ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, bonodaki imzanın dolandırıcılık suretiyle elde edildiğini ve bu şekilde elde edilen imza kullanılmak suretiyle davacının iradesinin aksine bono haline getirildiği iddiasının yaklaşık ispat kuralına göre muhtemel bulunduğu isabetli bir şekilde belirtildiğini, mahkemenin 19.07.2024 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararında İİK m. 72 kapsamında ihtiyati tedbir kararına hükmedildiğini, İİK m. 72 değil İİK m. 209'a göre ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini,
İİK m. 72 uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı senet bedelinin fahiş nitelikte olduğundan müvekkili şirket açısından tam koruyucu nitelikte olmadığını, senet bedelinin yüksekliği ve verilen ihtiyati tedbir kararının mahiyeti nazara alındığında davacı müvekkilin ceb-i icra - haciz tehdidi altında olduğunu, beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen 21/11/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını, Hmk m. 209 gereğince Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi 2024/502 E.. sayılı dosyasında dava konusu senedin sahteliği hakkında karar verilinceye kadar mezkur senedin hiçbir işleme esas alınmamasına; bu anlamda Bakırköy ...
İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması zımnında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.
Mahkemece oluşturulan tedbir red ara kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf talebinin yersiz ve asılsız olduğundan reddine karar verilmesini, davacı dava konusu senedin imzası bilirkişi raporlarıyla yetkilisi ...'e ait olduğu tespit olunmuş bir kambiyo senedi olduğu gerçeğini es geçerek istinaf talebinde bulunduğunu, HMK'nın 209. maddesi genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi olmadığını, anılan madde adi senetler için geçerli olup dava konusu kambiyo senetleri ile de ilgisi olmadığını,
kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan Hmk'nun 209. maddesi uygulanamayacağını, mahkeme tarafından kanunun düzenlediği şekilde tedbir kararı verildiğini,
kanunca düzenlenmeyen bir durdurma kararı talep edilmesi hukuka ve yasaya aykırı olacağında davacının tedbir kararına karşı itirazı olmadığından ve tedbir kararından sonra hukuki bir değişiklik olmadığı gibi mahkemece yeniden bir karar verilmediğinden davacının istinaf talebinin reddini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , Bakırköy ... İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyasında takibin dayanağı 17.01.2024 düzenleme tarihli, 27.03.2024 vade tarihli, 140.000.000 TL bedelli bononun davacı şirketin yetkilisinin imzasının olduğu bir kağıdı rızası hilafına ele geçirerek mevcut duruma dönüştürüldüğünü, dolandırıcılık suretiyle sahte bir senet tanzim edildiğini, beyanla HMK m. 209 gereğince Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi 2024/502 e. sayılı dosyasında dava konusu senedin sahteliği hakkında karar verilinceye kadar senedin hiçbir işleme esas alınmamasına;
bu anlamda Bakırköy 14. İcra Dairesi 2024/4428 esas sayılı icra takibinin teminatsız veya uygun teminat karşılığı ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına icra dosyalarındaki paranın davalıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece "Davacı vekilinin HMK 209/1 maddesi gereğince icra takibinin teminatsız/ uygun bir teminat karşılığı olarak durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin ;İİK, icra takip hukuku açısından HMK’na göre özel kanun olup takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle İİK hükümlerinin uygulanması gerektiği, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında HMK'nun 209/1 maddesinin uygulama yerinin olmadığı , İİK 'nun 72/3 maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceği, 19/07/2024 tarihli tarihli ara kararı ile İİK.
72/3 hükmü uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının aynen devamına karar verildiği gerekçesi ile HMK 209/1 maddesine göre; davacı şirket hakkında icra takiplerinin durdurulması ve diğer tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde ve ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması hallerinde uygulanabilir. HMK'nun 209/1.
Maddesine göre “adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” Bu maddenin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin olarak İcra ve İflas Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır.Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz.
İmza itirazı dışındaki sahtelik iddiaları ise borca itiraz niteliğinde olduğundan İİK'nun 169/a maddesindeki düzenleme karşısında yine HMK'nun 209. maddesinin uygulama yerinin olmadığı yargısal kararlarla benimsemiştir. (Yargıtay HGK 2017/12-364-2021/384, Yargıtay 12. HD 2024/1256 -2024/6264 ).
Mahkemece ,19.07.2024 tarihli ara karar ile İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat karşılığı icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiği, teminatın yatırıldığı, bu tedbirin devam ettiği gözetildiğinde , HMK'nun 209. Maddesi kapsamında takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddi kararında bir isabetsizlik söz konusu değildir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/14, K. 2025/199, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama