KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2026
- Dosya no
- 2025/1594
- Karar no
- 2026/56
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/10/2025 tarihli ara karar
- Numarası
- 2025/147 E.
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbire İtiraz
- İstinaf karar tarihi
- 22/01/2026
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP DİLEKÇESİ
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararında hükmedilen teminata yönelik itirazlarını içerir dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı karşılığı hükmedilen teminat tutarının dosya kapsamı karşısında çok yüksek olduğunu, bilirkişi heyetince karşı tarafa ait ürünlerin müvekkilinin tanınmış markalarının modellerinin taklidi olduğu ve müvekkilinin ürünleri aleyhine iltibasa sebebiyet verdiğinin isabetli şekilde tespit olunduğunu, yine bilirkişi tarafından tespit konusu sosyal medya hesapları ile internet siteleri ve online alışveriş sitesi hesapları içeriklerinin tespit olunduğunu,
internet üzerinden pazarlama ve satışı yapılan anılan ürünlerin de müvekkilinin tanınmış markalarının /ürün modellerinin taklidi olduğunun, iltibas yarattığının tespit olunduğunu, halihazırda karşı tarafın mütecaviz fiilleri nedeniyle müvekkilinin zaten zarara uğradığını, yüksek teminat ile müvekkilinin ihtiyati tedbir kararını infazının zorlaştığını, açıklanan nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir kararındaki teminatın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin teminat aranmaksızın kabulüne, aksi takdirde teminat miktarının düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 24/10/2025 tarihli ara karar ile; "Tüm dosya kapsamı ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/110 D. İş sayılı dosyası dikkate alındığında; mevcut aşamadaki bilgi ve belgelere göre, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/110 D. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararında belirtilen teminat tutarının dosya kapsamına uygun olduğu, yargılamanın devam ettiği ve dosyanın bilirkişi inceleme aşamasında bulunduğu teminatın kaldırılmasını ya da düşürülmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin teminata ve/veya tutarına yapmış olduğu itirazın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin dünya çapında tanınmış markalarına ve "..." gibi fenomenleşmiş ürün modellerine yönelik davalılarca gerçekleştirilen taklit üretim ve satış faaliyetlerinin bilirkişi raporuyla ispatlandığını, buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından tayin edilen 1.000.000 TL tutarındaki ihtiyati tedbir teminatının ürünlerin 500-750 TL civarındaki düşük perakende satış değeri ve hukuka aykırılığın delillerle sabit olması karşısında fahiş olduğunu,
söz konusu yüksek teminatın halihazırda zarara uğramış olan müvekkilinin mağduriyetini artırdığını ve hak arama özgürlüğünü kısıtladığını belirterek teminat tutarına yönelik itirazlarının reddine dair ara kararın kaldırılmasını, dosyadaki kesin deliller ve bilirkişi raporundaki taklit bulguları ışığında teminat miktarının makul bir seviyeye düşürülmesini veya tamamen teminatsız işlem yapılmasını, tüm bu nedenlerle istinaf talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar istinafa cevap vermemiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak SMK'nın 159. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı kapsamında takdir edilen teminatın kaldırılması yahut azaltılması istemine ilişkindir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK'nın 392. maddesinin; '' (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.
Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez'' şeklindeki düzenlemesi ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; ihtiyati tedbir kararına dayanak iddia ve savunmanın niteliği, günümüzün ekonomik göstergeleri ile taraf şirketlerin ekonomik faaliyet alanları itibari ile hak ve nesafet dengeleri gözetildiğinde, ilk derece mahkemesi tarafından makul oranda belirlenen teminat miktarına yönelik itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1594, K. 2026/56, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama