KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/800
- Karar no
- 2025/1006
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/04/2025 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2025/333 E.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/07/2025
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve davalının Afganistan vatandaşı olduğunu, tarafların Türkiye'de tanıştığını, müvekkilinin ev satın alarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğini, müvekkilinin Türkiye'de olmadığı dönemde davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek müvekkilini senet borçlusu, kendisini senet alacaklısı göstererek iki adet 50.000 USD bedelli senet düzenlediğini ve kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, her iki icra dosyasında da müvekkilinin taşınmazına haciz koydurduğunu, müvekkili yurt dışında olduğundan imza inkarında bulunamadığını, icra dosyalarından tesadüfen haberdar olduğunu,
davalı aleyhine Büyükçekmece CBS 2024/81754 sayılı soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, taraflarınca grafoloji ve sahtecilik uzmanı ...'dan aldıkları raporda senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ve yine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı icra dosyaları ile ilgili her iki icra takibinin durdurulması için öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dava değerinin % 15 'i karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve her iki icra takibinin durdurulması kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf kötü niyetli olduğunu, bu nedenle yargılama neticesinde davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2025 tarihli 2025/333 E. Sayılı ara kararı: "Somut olayda davacı vekili, açmış olduğu davada ,müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de;
mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup bu konuda mahkememizde kanaat oluşmadığı gibi ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda
yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması ve İİK'nın 72/3 ncü maddesi uyarınca başlayan bir icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği hususları gözönüne alınarak davacı vekilinin müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirttikleri üzere dosyaya grafoloji ve sahtecilik uzmanı ...'dan aldıkları raporu sunduklarını, raporda senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, tedbir kararı verilmezse müvekkilinin taşınmazının satış tehdidi altında bulunduğunu, telafisi imkansız zararlar oluşacağını beyanla; mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması ve talepleri gibi Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ve Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyaları ile ilgili olarak icra işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında davacı vekilinin müvekkili hakkında yapılan icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkemece davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, İİK 72/3 maddesi kapsamında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde;
dosyaya grafoloji ve sahtecilik uzmanı Halil Mutlu'dan aldıkları raporu sunduklarını, raporda senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, tedbir kararı verilmezse müvekkilinin taşınmazının satış tehdidi altında bulunduğunu, telafisi imkansız zararlar oluşacağını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına dava dilekçesi ekinde sunulan ve grafoloji ve sahtecilik uzmanı Halil Mutlu tarafından düzenlenen raporda, dava konusu senet asılları üzerinde inceleme yapılmadığı, senetlerin renkli görüntüsü üzerinde inceleme yapıldığı, yine karşılaştırma yapılan vekaletnamelerin ve huzurda atılmış imzaların da renkli görüntüsü ile karşılaştırıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında bulunan ve Savcılıkta alınan Adli Tıp Adli Belge İnceleme Uzmanı Uzm.
Dr. ... tarafından, senet asılları incelenerek düzenlenen 26/02/2025 tarihli raporda iki adet senet aslında inceleme konusu yapılan imzaların davacı ...'nin eli ürünü olduğu açıklanmıştır.
Davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davacının İİK 72/3 maddesinde düzenlenen icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebi bulunmadığı, mahkemece verilen tedbir red kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusu'nun esastan reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/800, K. 2025/1006, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama