İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2026/105 K.2026/257

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2026/105Karar2026/257Tarih12 Şubat 2026Okuma10 dk · 2.019 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Şubat 2026
Dosya no
2026/105
Karar no
2026/257
İncelenen ara kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
28/11/2025 (Ara Karar
Numarası
2025/717 E. - 2026/151 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
12/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.019 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı taraf ve ailesinin, müvekkili ve ailesine karşı husumet güttüğünü, asılsız dava ve takipler açtığını, Davalı, Müvekkil'den hiçbir alacağı bulunmamasına rağmen, hile kastıyla Müvekkil aleyhinde sahte olarak düzenlediği ve konusu suç teşkil eden 13.06.2022 düzenleme, 05.12.2022 vade tarihli, 43.200 USD bedelli, lehtarı kendisi olan kambiyo senedini İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün E. ... sayılı dosyası kapsamında takibe koyduğunu, dava konusu senedin sahte olması ve Müvekkil'in o dönemlerde davalı tarafından darp edilmesi nedeniyle, İstanbul Anadolu CBS nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, dosya,

sahtecilik suçu yönünden tefrik edilerek İstanbul CBS nezdinde 2024/117472 Soruşturma soruşturma numarasını aldığını, eş zamanlı olarak takibe karşı yetkiye, borca ve imzaya itiraz edilerek şikayet yoluna gidildiğini, şikayetleri üzerine İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesi, şikayet sonucu yapılan yargılamada, 23.08.2023 tarih ve E. 2023/447, K. 2023/535 sayılı kararıyla İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine karar verdiğini, yetkisizlik kararı üzerine,

davalı tarafça bu kere İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün E. ... sayılı dosyası kapsamında sahte senede dayalı yeniden takip başlatıldığını, takibe karşı yeniden borç ve imzaya itiraz edilerek şikayette bulunulduğunu, şikayet dosyasının, İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesinin E. 2023/845 esasına tevzi edildiğini, bu esnada yukarıda savcılık dosyası kapsamında alınan 09.03.2025 tarihli grafoloji raporunda, senet üzerinde müvekkili ...'a atfen atılan imzanın (ve ayrıca el yazılarının) ...'ın eli ürünü olmadığının tespitinin yapıldığını, bunun üzerine,

davalı hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığını, dosya yetkisizlik üzerine İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararı vermesi üzerine,

dosya olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için İstanbul BAM 13. Ceza Dairesine gönderildiğini ve dairenin 09.07.2025 tarih ve E. 2025/2332, K. 2025/2237 sayılı kararıyla İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ancak huzurdaki dava tarihinde henüz kamu davası yeni esasa tevzi edilmediğini, tevzi edildiğinde dosya bilgilerinin paylaşılacağını, öte yandan, savcılık dosyasında alınan rapor, İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesinin E. 2023/845 sayılı dosyasına da sunularak,

şikayetlerinin kabulü ile takibin iptali taleplerinin yinelendiğini, mahkemece bu taleplerinin kabul edilmediğini ve ilgili dosya özelinde ayrıca bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, alınan 19.06.2025 tarihli rapora göre, senet üzerinde yer alan imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, ancak pencere metodu ile tuzak kurulmak suretiyle, başka bir belgenin imzalanması sırasında sahte yollarla alındığı,

neticeten senedin sahte ve iğfal kabiliyetini haiz olduğu sonucuna varıldığını, adli yardım talebinin kabulü için kişinin fakr-u zaruret içinde bulunması aranmamakta, açılması zorunlu olan dava sebebiyle yapılmak zorunda kalınan giderlerin geçimi zora düşürmeksizin karşılama imkanının bulunmaması veya önemli ölçüde az olmasının gerektiğini, müvekkilinin, apartman görevlisi olarak çok asgari maddi koşullarda hayatını idame ettirmekte olup üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığını, hatta müvekkilinin şu anda apartman görevlisi dairesinde yaşadığını, müvekkilinin hiçbir maddi birikiminin bulunmadığını,

sadece asgari ücret tutarında maaş ve bu maaştan da düşük emekli aylığı aldığını, işbu davanın açıldığı dönemde ne yazık ki alım gücünün çok düşmesi ve ekonomik zorluklar nedeniyle, değil özel vekalet ücreti, davanın harcı dahi -en azından davanın ikamesi tarihinde- karşılanamadığını, aksi bir kabulde, Müvekkilinin, davalının hileli yollarla, tek taraflı ve keyfe keder USD olarak belirlediği çok fahiş bedelli sözde alacağı için, karşılaması neredeyse imkansız bir harç ve hatta ihtiyati tedbir teminatı ödemek durumunda kalabileceğinden,

bu durumun müvekkili açısından mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz şekilde sınırlayacak ve ekonomik olarak mahvına sebebiyet verebileceğini, maruz nedenlerle, icabında duruşma açılarak adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davalının dava konusu sahte senede dayalı olarak İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü nezdinde E. ... sayılı icra takibine karşı yaptıkları şikayet neticesinde, alınan raporlara rağmen takibin durdurulmadığını, müvekkilinin, zaten borçlu olmadığı fahiş tutarlı sözde alacağı ödeme tehdidi altında iken,

hiçbir şekilde bilinçli olarak ve borçlanma iradesiyle imza atmadığı senedin aslında kendisine tuzak kurularak hazırlanması ve icra tetkik merciince de dar yetki sebebiyle sahteliğin dikkate alınmaması karşısında, huzurdaki davayı ancak şikayet dosyasındaki rapora muttali olması üzerine açabildiğini, hakkaniyet, mahkemeye erişim hakkı ve mülkiyet hakkı gereği, icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, adli yardım talebimiz kapsamında HMK 334 üncü maddesinde geçen "geçici hukuki korunma taleplerinde" ifadesine istinaden teminat alınmaksızın icra takibinin durdurulmasın, adli yardım talebimiz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile,

İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün E. ... sayılı icra takibinin esas hakkında karar verilinceye kadar teminatsız olarak durdurulmasına, her halükar ve aşamada İcra veznesindeki paranın davalıya verilmemesine, davanın kabulü ile 13.06.2022 düzenleme, 05.12.2022 vade tarihli, 43.200 USD meblağlı kambiyo senedine istinaden müvekkili ...'IN borçlu olmadığının tespitine, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün E. ... sayılı icra takibinin iptaline, ödeme halinde ödenen tutarın cinsi de dikkate alınarak,

3095 sayılı Kanunun 2/2 hükmüne göre avans ve/veya aynı Kanunun 4/a hükmüne göre Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek orandaki faizi ile birlikte istirdadına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere, İİK 72/5 maddesi uyarınca takdir olunacak kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Mahkeme tarafından 03/09/2025 tarihli ara kararı ile ;

"...Talep eden taraf icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulması istemiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişse de, İİK 72/3. madde kapsamında icra takibinden sonra açılacak menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyecektir.

6100 sayılı HMK'nın 392/1 maddesi gereğince, davacının adli yardımdan yararlanıyor olması sebebiyle teminat alınmaksızın "icra dosyasına borçlu tarafından yatırılacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine'' şeklinde ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi gereğince kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak "Talebin KISMEN KABULÜNE. İİK 72/3. maddesinde.

"İcra takibinde sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez." şeklindeki düzenleme gereği icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin yasal koşulları bulunmadığından REDDİNE, "çoğun içinde az da vardır." prensibi dikkate alınarak, İİK.

72/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 389. ve devamı maddeleri gereğince, yalnızca işbu davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere, İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine 3-6100 sayılı HMK'nın 392/1 maddesi gereğince, davacının adli yardımdan yararlanıyor olması sebebiyle teminat göstermesine yer olmadığına, " karar verilmiştir.

Karara karşı istinaf yoluna başvurulması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2025/1325 esas 2025/1435 karar sayılı kararı ile Mahkeme ara kararının kaldırıldığı ve İlk derece mahkemesince yapılan 28/11/2025 tarihli yargılama sonunda; "...Talebin KABULÜNE.

İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına, işbu ara kararın icra dairesine gönderilmesine" karar verilmiştir.Davalı/İtiraz Eden (Alacaklı) vekili istinaf dilekçesinde özetle; -verilen ara kararın İİK 72/3 maddesine açık ve tartışmasız biçimde aykırı olduğunu, Kanun hükmü gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, Davacı tarafın iddiasının senetteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde olduğunu, ancak dosyada mevcut grafoloji raporunda, senet üzerindeki imzanın ...'ın el ürünü olduğunun açıkça tespit edildiğini,

yalnızca kesinleşmemiş ceza dosyasına dayanılarak icra takibinin durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Ceza yargılaması henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet içermediğini, kesinleşmemiş ceza soruşturması veya davası, hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olmadığını, -HMK 392/1 maddesi gereği ihtiyati tedbir talep eden tarafın teminat göstermesinin asıl olduğunu, Davacının adli yardımdan yararlanıyor olması,

alacaklının icra yoluyla alacağını tahsil etmesini engelleyecek şekilde yorumlanamayacağını, verilen ara karar, borçlu lehine ölçüsüz bir koruma sağlığını, alacaklıyı ise alacağına kavuşmaktan tamamen mahrum bıraktığını. hak ve yarar dengesi ilkesine, hukuki güvenliğe ve icra hukukunun temel amaçlarına açıkça aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Yerel mahkemenin bölge adliye mahkemelerinin verdiği kaldırma kararlarına direnme yetkisi bulunmadığını, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilmesinin de mümkün olmadığını, İstinaf mahkemesi kararında, gerekçe olarak İİK 72 inci madde hükmü değil, HMK 208 inci madde hükmü dayanak alındığını, dosyaya mübrez raporlarda sahtecilik aşikar olduğundan, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda verilen istinaf konusu kararın hukuka uygun olduğunu, hukuk hakiminin ceza hakiminin verdiği beraat kararıyla dahi bağlı olmadığını, teminat gösterip göstermemenin, doğrudan adli yardım hususuna ilişkin yasal düzenlemelerden ileri geldiğini,

davalı senet üzerindeki imzanın sözde Müvekkiline ait olduğunu savunurken, dosyaya eklediği grafoloji raporunda dahi senedin "sahte belge niteliğinde olduğu" tespiti yer aldığını, davalı taraf banka kayıtlarına dayanmakta ise de, bu delili yasal süresi içinde cevap dilekçesinde bildirmediğinden, bu delile dayalı iddialar "iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı" kapsamında dinlenemeyeceğini, davalının istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün E. ... sayılı icra takip dosyasına dayanak 13.06.2022 düzenleme, 05.12.2022 vade tarihli, 43.200 USD bedelli, bono üzerindeki davacı/keşideci imzasının sahteliği iddiaları kapsamında menfi tespit isteminde bulunmuş ve icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün E. ... sayılı dosyası kapsamında sahte senede dayalı yeniden takip başlatıldığı, takibe karşı yeniden borç ve imzaya itiraz edilerek şikayette bulunulduğu, İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesinin E. 2023/845 dosyasında alınan 09.03.2025 tarihli grafoloji raporunda, senet üzerinde ...'a atfen atılan imzanın (ve ayrıca el yazılarının) ...'ın eli ürünü olmadığının tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Davalı hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, savcılık dosyasında alınan 19.06.2025 tarihli rapora göre, senet üzerinde yer alan imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, ancak pencere metodu ile tuzak kurulmak suretiyle, başka bir belgenin imzalanması sırasında sahte yollarla alındığı, neticeten senedin sahte ve iğfal kabiliyetini haiz olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.

İİK'nın 72/3 maddesi gereğince ise icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bununla birlikte İİK'nın 72. maddesinde sahteciliğe ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak HMK'nın 209. maddesinde ''(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.'' şeklinde sahtecilik açısından özel bir düzenleme getirilmiş olup menfaat dengesi gözetilerek, ilerde telafisi güç veya imkansız zararların önüne geçilebilmesi açısından HMK'nın 389. maddesinin.

"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindeki düzenlemesinin nazara alınması gerekmektedir.

Aksi durumda HMK’nın 209. maddesinin takip hukukunda uygulanmaması halinde, borçlu aleyhine taraflar arasında hak ve yarar dengesi bozulacak ve borçlu yasal geçici hukuki korumadan faydalanma hakkından mahrum bırakılmış olacaktır.

Somut olayın özelliğine göre, davacının sahtelik iddiasının dosyada mevcut deliller ışığında yaklaşık olarak ispatlandığı, sunulu raporlarda sahtecilik hususunun bulunduğunun değerlendirildiği, kesinleşmiş karar olmasa da, delillerin yaklaşık ispat için değerlendirmeye alınmasında aykırılık bulunmadığı, verilen kararın İİK'nın 72/3 maddesi kapsamında değil, HMK'nın 209.

Maddesi kapsamında verildiği, HMK'nın 389 ve devamında yer alan 392. maddesinin; '' (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.

Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.'' şeklindeki düzenlemesi ışığında ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler kapsamında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinde aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2025 tarih ve 2025/717 E, sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2026/105, K. 2026/257, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/105
Karar No
2026/257
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/105 K.2026/91
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/105 K.2026/103
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/105 K.2026/61
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/106 K.2026/161
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/106 K.2026/138
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/106 K.2026/71

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.