KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Dosya no
- 2026/144 Esas
- Karar no
- 2026/343
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2025
- Numarası
- 2025/1404 D.İş - 2025/1410 K.
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
- İstinaf karar tarihi
- 26/02/2026
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait marka, logo. Alan adı, e-mail uzantıları, antetler, marka ve logo içeresinde kullanılan ve doğrudan müvekkili şirketi çağrıştıran fontlar ve renkler; sloganlar, tanıtımlar ve sair TTK haksız rekabet hükümleri kapsamında koruma altında olan her türlü işaret ses ve görüntünün, davalı tarafından kullanılmasının durdurulması ve bu konuda tedbir kararı verilmesinini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 08/12/2025 tarihli D.İş kararıyla. Mahkemenin görevsizliği nedeniyle tedbir talebinin görev yönünden reddine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, karar verildiği görülmüştür.İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel mahkemenin markanın Türkiye'de tescilli olmadığı gerekçesiyle verdiği görevsizlik ve ihtiyati tedbirin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın temelinde taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinin feshedilmesine rağmen davalıların Müvekkil Şirket'e ait dünya çapında tanınan markaları ve alan adlarını haksız şekilde kullanmaya devam ederek piyasayı dolandırdıkları ve haksız rekabet yarattıkları iddiasının yattığını,
Türkiye'de tescilli olmayan ancak Paris Sözleşmesi kapsamında korunan markaların SMK yerine Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri uyarınca korunması gerektiğini ve bu tür mutlak ticari davalarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarının da iş bu dava gibi durumlarda TTK 55/1-a-4 maddesi kapsamında haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağını içtihat ettiğini, davalının sözleşme sonrası marka kullanım yasağına aykırı davrandığının noter ihtarları ve e-posta yazışmalarıyla sabit olduğunu,
davalının tüm Dünyaca tanınan bu markayı kullanaram Türk piyasasından iş alıp kimsenin parasını vermediğini, işleri de teslim etmediğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kabulüne yerel mahkemenin hatalı görevsizlik kararının kaldırılmasını ve istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkili firmanın ürettiği ürünün, karşı taraf tarafından taklit edilerek satışa sunulduğu iddiasıyla gerçekleştiği öne sürülen haksız rekabetin durdurulması ve bu konuda tedbir kararı verilmesi talebidir.Mahkemece, Mahkemenin görevli olması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesine göre davanın görülebilmesi için gerekli bir dava şartı olup,
HMK 115/1.maddesine göre de yargılamanın her safhasında resen nazara alınacağı, FSHHM görevli olduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK 390/1 maddesinde: "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden;
dava açıldıktan sonra ise ancak, asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." hükmü düzenlenmiştir.İstinaf eden, Türkiye'de tescilli olmayan ancak Paris Sözleşmesi kapsamında korunan markaların SMK yerine Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri uyarınca korunması gerektiğini ve bu tür mutlak ticari davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu ve taraflar arasında görülmekte olan derdest İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/221 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi heyet raporunda,
davalı Şirket'in kullanımlarının tescilsiz marka kullanımı teşkil ettiği ve müvekkili şirketin Türkiye'de tescilli markası bulunmadığından SMK hükümlerinin uygulama alanı bulunmadığı, TTK.'nun haksız rekabet düzenlemelerinin uygulanması gerektiğinin belirtildiğini ileri sürmektedir.Somut olayda, ihtiyati tedbir talep edenin Türkiye'de tescilli olmayan ancak Paris Sözleşmesi kapsamında korunan markaları bulunduğu,
FSHHM görevli olduğundan ihtiyati tedbiri talebinin görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin görev yönünden reddine karar verilmesi yerinde ise de, hüküm fıkrasında talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi yerinde olmadığından bu hususun düzeltilmesi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,
İhtiyati tedbir talebinin, mahkemenin görevsizliği nedeniyle, görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2026/144, K. 2026/343, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama