İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2026/436 K.2026/718

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2026/436Karar2026/718Tarih30 Nisan 2026Okuma6 dk · 1.195 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2026
Dosya no
2026/436
Karar no
2026/718
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16.02.2026 tarihli ara karar
Numarası
2026/120 E.
Talep konusu
İhtiyati Tedbir
İstinaf karar tarihi
30/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.195 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'in,... vergi kimlik numarası ile ...

Avcılar/İstanbul adresinde ticari faaliyet göstermek adına "..." ticaret ünvanlı ve yiyecek ve içecek ağırlıklı hizmet veren kafe (...) faaliyet konulu ticarethaneyi 01.08.2017 yılında kurduğunu, müvekkili kuruluş yılını takip eden yıldan bugüne kadar anılan adres ve faaliyet konusu çerçevesinde ticaretini devam ettirdiğini, davacı ... kuruluşunu takip eden yıllarda davalı ... ile tanıştığını ve taraflar arasında 31.12.2024 tarihinde "..." isimli ortaklık sözleşmesi akdedildiğini,

taraflar arasında akdedilen işbu sözleşme taraflardan ... sözleşme konusu ticarethaneye ortak olabilmek adına işletmenin sözleşme tarihindeki değeri olan 1.300.000,00 TL'nin yarısı olan 650.000,00 TL ödeyerek işletmenin %50 hissedarı haline gelerek kar ve zarar ortağı olduğunu, taraflar arasındaki kar/zarar ortaklığını ispatlayan sözleşme ile birlikte davalı ... "... " eğitimi aldığını ve ortaklık yönündeki iradesini net bir biçimde ortaya koyduğunu, 31.12.2024 Tarihi ile işletmenin ortağı haline gelen davalı ...,

taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kuvvetine inanmayarak davacıyı ortaklığı bozmak ile tehdit ettiğini ve bunun sonucunda davacı ...'den aralarındaki ortaklık sözleşmesinin bozulmayacağını ve süresi bitiminde yenileneceğini garanti altına almak istediğini, müvekkili ortaklar arasındaki ilişkinin sağlıklı devamı adına her biri 1400 Dolar ödeme kaydını içeren teminat niteliğine haiz 10 adet bonoyu verdiğini ve taraflar arasındaki güven ilişkisi devam ettiğini, dava konusu bonolarda her ne kadar 'bedel malen ahzolunmuştur' ibaresi yer alsa da,

taraflar arasındaki hukuki ilişkinin münhasıran bir 'kâr-zarar ortaklığı' sözleşmesine dayandığını, söz konusu bonoların bir ödeme vasıtası olarak değil, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisini güvence altına almak amacıyla verilmiş birer teminat senedi niteliğinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, öncelikle teminatsız şekilde mahkeme aksi kanaatte ise uygun gördüğü bir tutarı teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, vadesi gelmemiş ve takibe konulmamış 9 adet 1400 dolar ödeme kaydını içeren bono için İİK uyarınca icra takibi başlatılmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi 2026/120 esas sayılı, 16/02/2026

tarihli ara kararı ile; "...İİK'nın 72. maddesinde, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için Menfi Tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan Menfi Tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verir, senet takibe konulmuşsa teminat karşılığından takibin durdurulması İİK 72/2 gereği mümkün değildir.Davacının İstanbul 9. İcra Müdürlüğü dosyasının tedbiren durdurulması talebinin bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

Bir kısım senetler yönünden açılan Menfi Tespit davasının takip öncesi açıldığı fakat dava açılan senetlerin niteliklerinin bildirilmediği gibi senetlerin ortaklık ilişkisine yönelik düzenlendiği ve teminat senedi olup olmadığının yargılama sırasında ortaya çıkarılacağı anlaşılmakla icra takibinin durdurulması şeklinde davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE..." karar vermiştir.

İSTİNAF

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ortaklık hükümleri uyarınca ... sözleşme konusu ticarethaneye ortak olabilmek adına işletmenin sözleşme tarihindeki değeri olan 1.300.000,00 TL'nin yarısı olan 650.000,00 TL ödeyerek işletmenin %50 hissedarı haline gelerek kar ve zarar ortağı olmuş ve aylarca bu şirketten kar payı aldığını, ortaklık ilişkisinin kurulması ve davalının bu süreçte ortak olmak amacıyla ödediği paralar ve aldığı kar payları ispat edildiğini,

tarafların ticari ilişkisinin devamında davalı taraflar arasında bulunan ortaklık sözleşmesi şartlarına aykırı davranmaya başladığını ve ortaklık ilişkisi sarsıntıya uğradığını, davalı ortaklığı bir an önce sonlandırma amacı gütmüş ve ortaklıktan ayrılarak kendisine yalnızca ortaklık ilişkilerinin temelini oluşturması amacı ile verilen teminat niteliğine haiz senetleri piyasaya sürme tehdidinde bulunduğunu, müvekkili davaya konu olan senetleri Yalnızca taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdürülebilirliğini devam ettirmek, güven ilişkisi inşa etmek ve davalının maddi zararlara uğrama endişesini ortadan kaldırma amacıyla verdiğini,

davalı senetleri kullanmaya başladığını, dava konusu senetlerin, bir borcun ikrarı değil; ortaklık ilişkisinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve davalının maddi kaygılarını gidermek amacıyla "teminat niteliğinde" verildiğini, davalı tarafın İstanbul 9. İcra Dairesi ... sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, vadesi gelmemiş bonoların da takibe konu edileceği yönünde haklı bir endişe ve hukuki tehdit oluşturduğunu, vadesi gelmemiş bonolar yönünden de menfi tespit davası açmakta ve devamında takip tehditi bulunan diğer senetler için ihtiyati tedbir talep etme konusunda hukuki yararlarının mevcut olduğunu,

senetlerin takibe konulmasının müvekkilin ticari itibarını zedeleyeceğini, bankalar nezdindeki kredibilitesini düşüreceğini ve telafisi imkansız zararlara yol açacağını, bu nedenlerle İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 maddesi gereği yaklaşık ispat gerektiren ihtiyati tedbir talebinin şartlarının oluştuğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme ara kararının kaldırılmasını, uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararının kabulünü talep etmiştir.Davalı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. İİK'nın 72. maddesi kapsamında, bedelsizlik iddiasına dayalı olarak bonolar yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davacının icra takibinin (önlenmesine) durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Somut olaya uygulanması gereken İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/2 maddesi; ''İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. '' İİK'nın 72/3.maddesi ise.

"İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" şeklinde düzenlenmiş olup HMK'nın 390/3. maddesi gereğince tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İşbu dava dosyası kapsamında, icra takibine konu edilen bir adet bono ile henüz takibe konulmadığı ileri sürülen dokuz adet bono yönünden menfi tespit istemi ile birlikte bonoların teminat amacı ile düzenlendiği, bedelsiz oldukları iddiasına dayalı olarak icra takibine konu edilmesinin önlenmesine yönelik İİK'nın 72/2. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de icra takibinden sonra açılan dava kapsamında takibe konu edilen bono yönünden icra takibinin tedbiren durdurulmasının mümkün olmadığı,

takibe konulmadığı ileri sürülen dava konusu bonoların unsurlarına ilişkin denetime elverişli açıklama yapılmadığı ve delillerin henüz sunulmadığı, bonoların teminat amacı ile düzenlenip düzenlenmediği, bedelsiz olup olmadıklarına yönelik iddiaların taraf delillerinin inceleneceği tahkikat aşamasını gerekli kıldığı, böylece ihtiyati tedbir talebi yönünden mevcut delil durumu itibari ile yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının mevcut aşamada usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/02/2026 tarih ve 2026/120 E. sayılı ara kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/04/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2026/436, K. 2026/718, 30 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/436
Karar No
2026/718
Tarih
30 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/436 K.2026/383
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/436 K.2026/338
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/436 K.2026/465
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/436 K.2026/483
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/436 K.2026/336
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/437 K.2026/479

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.