İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2026/451 K.2026/715

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2026/451Karar2026/715Tarih30 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.942 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2026
Dosya no
2026/451
Karar no
2026/715
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
09/01/2026 tarihli ara karar
Numarası
2025/188 E.
Talep konusu
İhtiyati Tedbir
İstinaf karar tarihi
30/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.942 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; taraflarınca açılan Bakırköy 2. Fikri Sınai Hukuk Mahkemesi 2025/221 Değişik İş sayılı dosyada delil tespiti ile ihtiyati tedbir talep edildiğini, mahkemece bilirkişi raporunda yapılan tespitler akabinde teminatın yatırılması ve talep edilmesi halinde ihtiyati tedbirin uygulanmasına karar verildiğini, taraflarınca 400.000-TL teminat yatırılmış ve ihtiyati tedbirin uygulanması dilekçe ile talep edildiğini, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 400.000,00 TL teminat karşılığında,

karşı tarafın talep edene ait ... tescil numaralı markasına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlerin tedbiren kaldırılmasına; raporda tespit edilen 53 adet ..., 51 adet ... ve 52 adet ... ve 31 adet ... linklerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, ihtiyati tedbir koşullarının devam ettiği ve bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat hususunun da varlığı gözetilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini,

bu nedenle taraflarınca 23.09.2025 tarihinde 400.000-TL yatırılan teminatın işbu talep doğrultusunda kullanılmasına, kullanımının mümkün olmaması halinde teminatın iadesi ile yeni ara karar kurulmasına, davalının haksız eylemlerine karşı HMK 389 ve SMK m.159 uyarınca ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilin marka hakkına tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına yönelik davalının "..." ibaresini taşıyan ürün ve ilanların ..., ..., ... ve ... sitelerinden derhal yayından kaldırılmasına, dilekçe ekinde yer alan linklere erişimin engellenmesine,

kararın ilgililere tebliği ve kamuya ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI

İlk derece mahkemesi 2025/188 esas sayılı, 30/10/2025 tarihli ara kararı ile.

"Tüm dosya kapsamı ve değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan ve Mahkememizin 2025/221 D.İş sayılı dosyasına yatırılan 400.000,00 TL teminatın bu tedbir kararı için kullanılarak, davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlerin tedbiren kaldırılmasına;

raporda tespit edilen 53 adet ..., 51 adet ... ve 52 adet ... ve 31 adet ... linklerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine yönelik olarak SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan ve Mahkememizin 2025/221 D.İş sayılı dosyasına yatırılan 400.000,00 TL teminatın bu tedbir kararı için kullanılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;

-Davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markasına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlerin tedbiren kaldırılmasına, ...internet adreslerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine, " karar vermiştir.

İTİRAZ DİLEKÇESİ

Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına itirazlarını içerir dilekçesinde özetle;mahkemece verilen tedbir kararına itiraz ettiğini, tedbirin ivedilikle ve öncelikle teminatsız şayet sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat bedelinin ödenmesine hükmedilerek kaldırılmasını talep ettiğini, öncelikli olarak müvekkil firmaca Türk Patent Enstitüsü Başkanlığına '...' ibaresi ile 15.11.2021 tarihinde ... başvuru no ile başvurusu yapıldığını ve söz konusu başvurunun 22.03.2022 tarihinde tescil edildiğini, 2021 yılından bu yana mevcut olan markanın, şimdi marka hakkına tecavüz etmiş olduğu iddiası hukuka uygun olmadığını,

zira talep eden firma ( tecavüz iddiasını hiç bir şekilde kabul etmemek kaydıyla) yıllar boyunca söz konusu duruma sessiz kaldığını, bu anlamda talepçinin sessiz kalarak kullanıma rızası söz konusu olduğunu, işbu davada tedbir kararı verilmesi müvekkilin sahip olduğu tescilli markalar nedeniyle itibar zedeleyici nitelikte olacağını, müvekkilin mağduriyeti büyük ve telafi edilemeyecek boyutta olacağını, bu nedenle mahkemece verilen 30.10.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulüne karar verilmesi ile tedbir kararının öncelikli olarak teminatsız veya sayın mahkemece takdir edilecek teminat ile kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi 2025/188 esas sayılı, 09/01/2026 tarihli ara kararı ile;"Mahkemenin 2025/221 değişik iş sayılı dosya üzerinden alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi için yaklaşık ispat koşulları oluşmuş olmakla davalı vekilinin tedbire itirazının reddine" karar vermiştir.

İSTİNAF

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen hem tedbir kararı hem de tedbire itirazlarının reddi kararının hüküm ve yasaya aykırı olduğunu, verilen karar işin sonuçları itibariyle dosyanın esasına yönelik nihai bir hüküm vasfında olduğunu, mahkemece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 159/1.'e atıf yapıldığını, ancak dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartının sağlanmadığı gerçeği hiçe sayıldığını,

müvekkilinin tecavüz teşkil edecek herhangi bir çalışması bulunmadığını, davacı yan bu iddiayı somutlaştıramamasına rağmen, mahkeme davacının talebinin kabulüne karar verildiğini, istinaf incelemesi ile bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davada kanunun tedbire ilişkin düzenlenmiş şartları yerine gelmediğini, şartları oluşmadan verilen tedbir kararı ile müvekkilin ticari hayatı bittiğini, geçici bir tedbir niteliğinde olması gereken tedbir kararı dosyanın esasına yönelik bir hüküm niteliğinde olduğunu, müvekkilinin mağaza satışı bulunmadığını, sadece internet üzerinden satışı bulunduğunu,

verilen tedbir kararı ve tedbire itirazın reddi kararı ile müvekkilin ticari hayatının mahvına neden olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... ibaresi TPMK nezdinde müvekkili adına 22.03.2022 tarihinde tescil edildiğini, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, 2021 yılından bu yana mevcut olan markanın, davacının marka hakkına tecavüz etmiş olduğu iddiası hukuka uygun olmadığını, davacı yıllarca bu duruma sessiz kaldığını, davacı dava açma ve tedbir talep etmede kötü niyetli olduğunu, aynı dönemlerde tescil başvurusunda bulunan iki firma ayrı ayrı tanındığını,

müvekkili piyasada ilkeli dürüstlüğü ile bilinen bir firma olduğunu, davacının iddialarının ve haksız tedbir kararının kabulü mümkün olmadığını, müvekkili firma iyiniyetli basiretli bir tacir olduğunu, her iki tarafın marka başvuru tarihi aynı döneme denk geldiğini, davacının aksi yöndeki iddialarının müvekkili firma açısından kabulü mümkün olmadığını, davacı markası ile müvekkili markası arasında benzerlik olmadığı gibi karıştırılma ihtimali de bulunmadığını, müvekkile ait dava konusu tasarım gerek renk, gerek tasarım,

gerek ürünlerin ambalajları üzerinde kullanılan ibare ve simgeler yönünden davacıya ait tasarımlardan tamamıyla farklı olduğunu, detaylı bir incelemeye gerek kalmaksızın ilk bakışta dahi tasarımlar arası farklılık ortaya çıktığını, davacıya ait markanın ayırt edici özelliklerini zedeleyecek hiç bir benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilin bu yönde bir kastı da bulunmadığını, markalar arasındaki benzerliğin tespitinde,

markaları oluşturan kelime veya şekil unsurlarının tek tek incelenmesi suretiyle markayı oluşturan tüm unsurların bir araya gelerek oluşturduğu bütün nazara alınarak karar verilmesi gerektiğini,değişik iş dosyasında yer alan bilirkişi incelemesi ve raporların aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, bu raporun esas alınarak itirazlarının reddine karar verilmesini kabul etmediklerini, raporun eksik incele ve davacının sunduğu evraklar üzerinden yapılan inceleme ile oluşturulduğunu, raporda müvekkiline ait tescilli kullanım değerlendirilmediğini, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,

tedbir kararının uygulamaya konulması ile müvekkilinin ticari hatayı sona erdiğini, davacının müvekkiline yönelttiği kötü niyet iddiası yerinde olmadığını, bu iddianın davacı tarafından ispatlanmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkemenin 30.10.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının ve 09.01.2026 tarihli tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılarak, tedbir kararının öncelikli olarak teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 30.11.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı ve davalı tarafın itirazı üzerine verilen 09.01.2026 tarihli tedbire itirazın reddi kararı dosya kapsamına, alınan bilirkişi raporuna, SMK ve HMK'ya tamamen uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar gerçeği yansıtmadığını, kötü niyetli marka kullanımını meşrulaştırma çabasından ibaret olduğunu, yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden tedbir kararı hukuka uygundur olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." markası 27.05.2021 tarihinde tescil edildiğini,

davalı tarafın "..." ibaresini kullanımı ise müvekkilinin öncelikli hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, her iki taraf da 03. sınıf kozmetik ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı taraf, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiği marka görselini kullanmak yerine, müvekkilinin markası ile iltibas yaratacak şekilde, sadece "..." ibaresini ön plana çıkaran ve müvekkilinin ürün ambalajlarına benzeyen tasarımlar kullandığını, internet erişimi engeli tedbiri zorunlu olduğunu, davalının müvekkilinin sessiz kalma iddiasının haksız olduğunu,

müvekkili tecavüzü öğrenir öğrenmez yasal yollara başvurduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun davalı istinaf isteminin reddini mahkeme ara kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği,

davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği,

159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir.Mevcut aşamada mübrez delillere göre;

ilk derece mahkemesinin 2025/221 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu kapsamında, 53 adet ... linklerinde “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, linklerde yer alan ürünlerin “... ” ile “...” isimli ... online mağazası tarafından satışının yapıldığı, “...” isimli ... online mağazasının ... tarafından işletildiği, 51 adet ... linklerinde “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, linklerde yer alan ürünlerin “...' isimli ... online mağazası tarafından satışının yapıldığı, “...” isimli ... online mağazasının ... tarafından işletildiği kayıtlarına ulaşıldığı,

52 adet ... linklerinde “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, linklerde yer alan ürünlerin “...” isimli hepsiburada.com online mağazası tarafından satışının yapıldığı, “...” isimli ... online mağazasının ... tarafından işletildiği kayıtlarına ulaşıldığı, 31 adet ... linklerinde “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, linklerde yer alan ürünlerin “...” isimli ... online mağazası tarafından satışının yapıldığı, davacıya ait ... tescil numaralı maru.derm markasının 27.05.2021 tarihinde koruma altına alındığı, 27.09.2021 tarihinde 03. ve 35. tescil edilmiş olduğu,

karşı tarafa ait ... tescil numaralı markanın 15.11.2021 tarihinde koruma alıntına alındığı, 22.03.2022 tarihinde 03. sınıfta tescil edilmiş olduğu, taraf markalarının 3. sınıfın aynı alt grubunda tescilli olduğu ve marka şekillerinin aynı esas unsuru ihtiva etmesi sebebi ile benzer olduğu, tüm bu incelemeler dikkate alındığında teknik bilirkişi tarafından incelemesi yapılan ve marka kullanımlarına yer verilen linkler üzerinde yer alan ''...'' esas unsurlu marka ve markasal kullanımların, davacı markası ile aynı sınıfta yer alan benzer kullanımlar olduğu,

bu kullanımların davacının tescilli markasına benzerliği ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği hususlarının tespit edildiği, tedbir kararının tespit edilen kullanımlara ilişkin içeriklerin kaldırmasına ve ürün bazlı internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin olduğu, mevcut aşamada, davacıya ait önceki tarihli tescilli marka karşısında davalı yanın markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesi bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu,

ihtiyati tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında, tedbirin amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ve ölçülülük ilkesine uygun olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/01/2026 tarih ve 2025/188 E. sayılı ara kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2026/451, K. 2026/715, 30 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İhtiyati Tedbir Kararı
  5. İtiraz Dilekçesi
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf
  8. İstinafa Cevap
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/451
Karar No
2026/715
Tarih
30 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/451 K.2026/391
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/452 K.2026/411
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/452 K.2026/322
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/453 K.2026/402
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/453 K.2026/448
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/453 K.2026/505

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.