İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/699 K.2024/783

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/699Karar2024/783Tarih29 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.070 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Mayıs 2024
Dosya no
2021/699
Karar no
2024/783
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2019/369
Karar no
2020/405
Karar tarihi
22/09/2020
Dava
Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.070 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın davacı şirketin sağlık sigortası güvencesi kapsamında bulunduğunu, sözü edilen sigortalının 02/04/2018 tarihinde kasık ve karın ağrısı sebebiyle tedavi görmüş olup söz konusu tedavi giderlerinin davacı şirket tarafından karşılandığını, bu esnada sözü edilen sigortalının davalı nezdinde de aynı süre için teminat sağlayan geçerli bir sigorta poliçesi bulunduğunun müvekkil tarafından tespit edildiğini, sigortalının müşterek sigortalı olduğu hususunun 14/03/2019 tarih ve 22-2019-111 sayılı yazı ile davalı şirkete bildirildiğini,

söz konusu yazı ile davalı şirketin sigorta limiti ve teminat tutarının bilinmemesi nedeni ile davacı şirket tarafından karşılanan 22.849,78 TL'lik tutarın davalı şirketin poliçesinin aynı limitli olması durumunda %50'sinin limit ve teminatlarının farklı olması halinde ise davalı şirkete isabet edecek tutarın bildirilen hesaba ödenmesini talep ettiğini ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davacının ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30/01/2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle. Toplam 11.424,89 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dilekçesinde kendi şirketleri nezdinde sigortalı olduğu beyan edilen ... tedavi tarihinde müvekkil sigortacı şirket nezdinde de sigortalı olmadığını, TTK'nin ...

Sigortayı düzenleyen 1467. maddenin belirtmiş olduğu istisnaların özellikle (a) bendinde belirtilen sigortacı şirketlerinin onayı bulunmadığından dava konusu uyuşmazlıkta anılan hükümde atıf yapılan müşterek sigorta hükümlerinin davada uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacı yanın rücu hakkının bulunmadığını, sigortalı tedavi giderlerinin ödenmesi bakımından kendisi için en uygun poliçeye müracaat etmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile talep edilen tedavi giderlerinin müvekkil sigortacı şirketin poliçe teminatları kapsamında ödenmesi gerekip gerekmediği,

teminat yapısının da incelenmesi gerektiğini beyan etmiş, sonuç olarak davacı yanın tüm haksız istemlerinin ve nihai olarak müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Hükme esas olarak aldırılan sigorta uzmanı bilirkişi raporu dayanak yapılarak; davcı ... A,Ş. ile dava dışı sigortalısı ... arasında 01.04.2018 - 01.04.2019 tarihlerini kapsayacak şekilde grup sağlık sertifikası ile sigorta poliçesi düzenlendiği, dava dışı ... sağlık sigortası güvencesi altında iken 02.04.2018 tarihinde kasık ve karın ağrısı şikayeti ile ...

Hastanesi'nde tedavi gördüğü, davacı sigorta şirketi tarafından 30.05.2018 tarihinde tedavi giderlerinin ilgili hastaneye ödendiği, davacı sigorta şirketi tarafından davalı sigorta şirketine dava dışı sigortalısına ait aynı dönemi kapsar şekilde sigorta poliçesi bulunduğu tespiti ile müşterek sigorta düzenlendiği gerekçesi ile dava dışı sigortalısının tedavi giderleri karşılığında ödediği tutarın % 50'lik kısmını talep ettiği, ... kayıtları incelendiğinde davalı ... tarafından dava dışı ... adına 01.01.2018-01.01.2019 tarihlerini kapsayacak şekilde grup sağlık sigortası düzenlendiği, sigorta uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre;

davacı ve davalı sigorta şirketleri tarafından dava dışı sigortalı ... adına Sağlık Sigortası düzenlendiği, taraflarca düzenlenen sağlık sigortalarının Sağlık Sigortası Genel Şartları 12. Maddesine göre müşterek sigorta olarak uygulanması gerektiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ait tedavi giderlerinin karşılandığı, 30.05.2018 tarihinde ilgili hastaneye 22.849,78 TL'nin fatura karşılığında yatırılmış olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından 14.03.2019 tarihinde davalı ... şirketine ödenen bedelin % 50'lik kısmının ödenmesi için yazılı başvuruda bulunulduğu,

davalı sigorta şirketinin davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı için tedavi giderleri olarak ödediği 22.849,78 TL'nin % 50'lik kısmından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin başvuru tarihi olan 14.03.2019 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, tarafların tacir oldukları, davacı tarafın ticari temerrüt faizi talebinin yerinde olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından her ne kadar belirsiz alacak olarak dava açılmış ise de; dava dışı sigortalısının tedavi giderlerinin ödeme nedeni ile belirli olduğu,

davalı sigorta şirketinden % 50'lik kısmının talep edilmesi nedeni ile dava değerinin belirlenebilir olduğu tespit edilerek davanın kısmi dava olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından 31.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini artırdığı, ıslah harcının 31.01.2020 tarihinde yatırılmış olduğu anlaşılmakla; davanın Kabulü ile 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 14/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 6.424,89 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müşterek sigortanın bulunmadığı, zira sigortanın aynı sürede başlama zorunluluğunun bulunduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, çifte sigortanın da yasaklanmış olduğu belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, çifte sigorta kapsamında ödenen tedavi gideri bedelinin her iki sigortacı tarafından sigorta bedeli oranında karşılanmasına yönelik rücuen tazmini istemine ilişkindir.Somut davada, dava dışı ... sağlık güvencesi kapsamında ...

Hastanesi'nde tedavi gördüğünü ve tedavi gideri olarak ödenen 22.849,78 TL'nin %50'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.Bilirkişi Raporunda özetle. Davacı ... A.Ş. (Eski Ünvan: ... ve ... A.Ş.) nezdinde ... poliçe numaralı sertifika ile sağlık sigortası güvencesi kapsamında bulunan dava dışı ... , 02/04/2018 tarihinde kasık ve karın ağrısı sebebiyle ...

Hastanesi'nde gördüğü tedavi giderlerinin davacı sigorta şirketince karşılandığı, dava dışı ... davalı ... A.Ş. nezdinde yurtiçi ve yurt dışı için geçerli ayakta ve yatarak tedavileri içeren sağlık sigortası bulunduğu, dava dışı e ... her iki sigorta şirketinin müşterek sigortalısı olduğu, davalı ...

A.Ş.'nin dava dışı sigortalısı için ödediği 22.849,78 TL'lik tutardan davalının poliçe teminat limiti içinde %50'lik kısmından sorumlu olacağı, davalı şirketin 14/03/2019 tarihli yazı ile temerrüde düşürüldüğü belirtilmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup; davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Müşterek sigorta ve çifte sigorta yönünden yasa hükümleri incelendiğinde;TTK nun 1466 maddesi: (1) Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır.

Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur. (2) Sözleşmelere göre sigortacılar müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalı, uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olur.

Bu hâlde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkı, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda oldukları bedeller oranındadır.'' belirtilmektedir. 6102 sayılı TTK‘nin 1466. maddesinde müşterek sigorta düzenlenmiştir.

Maddede, bir menfaatin birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsinin ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılacağı, bu takdirde sigortacılardan herbirinin sigorta bedellerinin toplamına göre sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olacağı, sözleşmelere göre sigortacıların müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalının uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her birinin yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olduğu,

bu halde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkının, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda olduğu bedeller oranında olduğu ifade edilmiştir.TTK'nin müşterek sigorta hükümleri incelendiğinde; sigortacıların birlikte hareket etmiş olmadığı bu gibi durumlarda da müşterek sigorta hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. ''...

Sigortacılar birbirinden habersiz olarak aynı riziko için sigorta teminatı sağlamış ve bu teminatların toplamı, sigorta bedelini aşıyor olabilir.

Uygulamada sigortacıların ''aynı zamanda'' (aynı tarihte) birbirinden habersiz sigorta teminatı sağlamaları tek karşılaşabilecek bir durum değildir.'' (Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu şerhi, Sigorta Hukuku, s:192, cilt:II) TTK 1466 (1) Anlamında bir müşterek sigortadan söz edebilmek için -rizikonun ''aynı'' olması,-sürenin ''aynı'' olması ve -zamanın ''aynı'' olması gerekir.

Sürenin aynı olmasından maksat, riziko gerçekleştiği anda, birden çok sigorta oluşturan bütün sigorta sözleşmelerinden her birinin sağladığı korumanın sürmekte oluşudur (bütün sözleşmelerde aynı uzunlukta bir sürenin mesela 1 yıl - kararlaştırılmış olması gerekli değildir). Sözleşmelerden birinde - mesela ilk prim ödenmediği için - sigortacının sorumluluğu henüz başlamamışsa, o sigorta birden fazla sigorta uygulamasında devre dışı sayılmalıdır.

Diğer bir anlatışla burada sigortacının üstlenmiş olduğu maddi süre olarak adlandırılan süre esas alınmalıdır.Zamanın aynı olması ise, sigorta sözleşmelerinin aynı zamanda yapılmış olmasına anlatıyor olsa gerektirir. TTK 1465(1) ''aynı tarihte'' (veya farklı tarihlerde) yapılmış sigortalardan söz ederken, müşterek sigortaya ilişkin TTK 1465(1) ve çifte sigortaya ilişkin TTK 1467 (a)'da farklı bir sözcük kullanılmış ve (tarih yerine) zaman denmiştir.

Kanımızca ''aynı zamanda'' deyimini ''sigortacıların birlikte hareket ediyor olmalarını'' belirten bir deyim olarak anlamakta mümkündür. (ve daha doğru olur.) (Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu, Sigorta Hukuku şerhi, cilt II, s:194,) TTK nın 1467.

Maddesi: (1) Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır:a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir.b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse;

bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır.c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır." belirtilmektedir.

TTK anlamında çifte sigortadan söz edebilmek için, önceki ve sonraki sigortaların aynı çıkara ilişkin bulunmaları ve aynı rizikoya karşı koruma sağlamaları lazımdır. Rizikonun gerçekleştiği anda aynı çıkarı aynı rizikoya karşı koruyan ve -İlki (önceki) tam değer üzerinden yapılmış, -Sonraki tam değer üzerinden yapılmış olabileceği gibi veya eksik veya aşkın sigorta niteliğini taşıması da mümkün, İki sigorta sözleşmesi mevcut bulunmalıdır.

(Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu, Sigorta Hukuku şerhi, cilt II, s:203-204) Çifte sigortanın yaptırımı geçersizliktir. Sonraki sigorta geçersiz sayılacaktır. Ancak bunun aşağıda belirttiğimiz istisnaları da mevcuttur. Buradaki geçersizliğin ''askıda geçersizlik'' olarak kabul edilmesi lazımdır. (bkz. Kemal Şenocak, Çifte Sigorta, s.62) Çünkü, geçersiz (sonraki) sigortanın bazı sebeplerin gerçekleşmesi üzerine sonradan geçerli hale gelmesi de mümkündür.

Mesela ilk (tam değer üzerinden yapılan) sigorta, buna göre çifte sigorta niteliğini taşıyan ikinci sigortanın yaptırılmasından sonra, (söz gelişi sözleşme öncesi bildirim görevine aykırılık dolayısıyla riziko gerçekleşmeden önce) cayma yoluyla geriye etkili olarak ortadan kaldırılmışsa, ikinci sigorta sözleşmesi açısından düzelme söz konusu olur.

(Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu, Sigorta Hukuku şerhi, cilt II, s:200) Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4420 E. 2018/12921 K .sayılı ilamında ''... sigorta, değerinin tamamı sigorta edilmiş olan bir menfaatin aynı rizikolara karşı ikinci kez sigorta ettirilmesidir. Bu durumda daha sonra yapılan sigorta sözleşmesi geçersizdir.'' belirtilmektedir.

Davaya konu somut olayda, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında 01.04.2018-01.04.2019 dönemlerini kapsar şekilde sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında ise 01.01.2018-01.01.2019 dönemlerini kapsar şekilde sağlık poliçesi düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Bu haliyle; taraflar arasında TTK 1466 madde kapsamında müşterek sigortanın bulunmadığı, çifte sigorta yönünden ise, davalının ikinci sigorta poliçesini düzenlediği ve geçersizlik yaptırımına tabi olduğu anlaşıldığından, davanın reddine dair karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.İş bu nedenle; davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

29/04/2024

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2019/369 Esas, 2020/405 Karar sayılı ve 22/09/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak;2-Davanın REDDİNE,3-İlk Derece Mahkemesi Yönünden: a-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 196,39 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 231,21 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

c-HMK'nin 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,ç-Davalı tarafından sarf edilen herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-İstinaf Yönünden: a-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 219,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 208,16 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, c-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf başvuru -208,16 TL karar harcı ile 31,50 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 388,26 TL istinaf yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,

d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/699, K. 2024/783, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/699
Karar No
2024/783
Tarih
29 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/702 K.2024/371
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/703 K.2024/357
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/704 K.2024/447
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/705 K.2024/326
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/706 K.2024/544
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/707 K.2024/759

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.