İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/763 K.2024/1128

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/763Karar2024/1128Tarih18 Eylül 2024Okuma16 dk · 3.110 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Eylül 2024
Dosya no
2021/763
Karar no
2024/1128
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2017/271 Esas
Karar no
2020/409
Karar tarihi
02/10/2020
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.110 kelime·16 dk okuma·3 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilen ticari sözleşmenini davalı tarafça haksız hukuka aykırı ve sözleşmesel yükümlülüklere aykırı davranmak suretiyle var olan sözleşmeyi haksız bir şekilde fesih etmesinin akabinde müvekkilli şirket nezdinde doğan maddi zararlarının giderilmesine yönelik olduğunu, müvekkili firma ile davalı firma arasında 01/02/2011 tarihinde "...

İlaç Tesisleri Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi" ve buna bağlı ek ve ek sözleşme veya protokollerinin tanzim ve imza edilmesi ile birlikte taraflar arasında başlayan ticari ilişki kapsamında müvekkili firmanın davalı firmaya 5 yıllık hizmet süresince basiretli bir tacir gibi her dönem sözleşme ile belirlenen hizmetler sunulduğunu ve hem ticari ve hukuksal tasarruflar hem de sözleşmesel hemde tasarruflar kapsamında her daim yükümlülüklere uygun davranıldığını, sözleşmede davalı tarafça tamamen yok sayılarak hukuka aykırı davranıldığını,

davalı taraf 01/01/2016 yılı itibariyle müvekkili firma ile arasında olan sözleşmeyi hukuka ve usule uygun bir şekilde sona erdirmeden ticari sözleşme konusu olan hizmet sunumu için dava dışı ...

A.Ş. anlaştıklarını, müvekkili firma davalı tarafa birden çok kez söz konusu cari hesap alacaklarının tahsili için sözlü veya yazılı olarak başvurulmasına rağmen bu taleplerinin yok sayıldığını, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında ki 01/02/2011 tarihli "...

İlaç Tesisleri Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi" ve buna bağlı ek ve ek sözleşme ve veya protokollerin haksız feshi kapsamında fazlaya ilişkin dava talep ve tüm sair haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL olarak tahsili ile birlikte işbu davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, haksız feshi kapsımında müvekkili şirket nezdinde doğan menfi/müspet tüm tazminat kalemlerinin tahsiline, müvekkili şirket nezdinde doğan ve muaccel hale gelen tüm cari hesap alacakları, fatura alacakları, hizmet alacaklarının tespitinin ve tahsiline,

ek olarak sunulan ve davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı bir şekilde nakde çevrilen teminat mektuplarının iadesine, talep edilen tüm alacakların sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshedildiği tarihten itibaren işleyecek tüm yasal faizi ile birlikte kabulü ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili sunmuş olduğu 28/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; müvekkil firmanın davalı / karşı davacı firmadan 31.567,64TL cari hesap alacağı bulunduğu tespit edilmekle dava dilekçesinde 1.000,00TL olarak belirtilen dava değerini 30.567,64TL arttırarak 31.567,64.-TL olarak kabulüne ve bu meblağın taraflar arasındaki sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren T.C.

Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP - KARŞI DAVA

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari sözleşmenin sözleşme hükmü gereğince süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığınından asıl davanın reddine, karşı dava olarak,

müvekkili şirketin 2006-2014 yılları arasında ödediği kıdem tazminatı avanslarına ilişkin meblağın 1.000 TL” lik kısmının sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte tahsili ile 2014-2015 yıllarına ilişkin olarak ödediği toplu kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin meblağın 45.000 TL” lik kısmının davacıya ödeme tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı- karşı davacı vekili sunmuş olduğu, 18/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; karşı dava konusunun taraflar arasında imzalanan protokol ve ek protokoller gereği davacının sorumluluğunda olan fakat davalı tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerin iadesi olduğu, dava konusu gereğince hesaplanan toplam 270.191,81.-TL 'den davacı tarafın sorumlu olduğu,

davalının bu tutarı davacıdan talep edebileceği tespit edilmekle bu meblağdan davacının 31.567,64.-Tl cari hesap alacağı ve tazmin edilen 120.000.-TL bedelli teminat mektubu bedeli düşülerek müvekkil şirket tarafından talep edilebilecek alacak tutarı 118.624,17.-TL olarak belirlendiğinden talebimizi ek dava açma hakkımız ve her türlü fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla 72.624,17.-TL arttırarak 118.624,17.-TL olarak kabulüne ve bu meblağın taraflar arasındaki sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren T.C.

Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " Taraflar arasındaki sözleşme ve hükümleri incelendiğinde, davacı şirket ile davalı ... A.Ş arasında 04.07.2006 tarihinden itibaren başlayan ve her yıl devam eden sözleşmelerle, davalıya ait iş yerlerinde davacı tarafından temizlik hizmeti verildiği anlaşılmaktadır.

Taraflarca imzalanan en son ek protokolde 2015 yılında yürürlükte olan sözleşmenin 31/12/2015 tarihinde kendiliğinden sona ereceğinin, yazılı bir mutabakat yapılmadığı sürece bu sürenin uzamayacağının öngörüldüğü, sözleşmenin 2016 yılında uzatıldığına ilişkin taraflar arasında yazılı bir mutabakat olmadığı ve buna göre, taraflar arasındaki sözleşmelerin öngörülen sürenin 31/12/2015 tarihinde sona ermesiyle kendiliğinden sona erdiği ve bu nedenle haksız bir fesihten söz edilemeyeceği anlaşılmakla, müspet zarar ve kar mahrumiyetine ilişkin davacının talebinin yerinde olmadığından taleplerin reddine,

dosyaya sunulan ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alındığında cari hesaptan kaynaklanan alacağının 31.567,64-TL olduğu ancak davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca ödemesi gereken işçilik alacaklarını ödemediğinden ve bu alacakları davalı taraf ödemek zorunda kaldığından, davalının teminat mektubunu nakde çevirmesinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı,

tarafların imzaladıkları protopol ile bağlı oldukları ve buna göre, taraflar arasında imzalanan en son ek protokol ile 01/01/2014 tarihinden önceki döneme ait çalışanların kıdem tazminatlarından davacı ...'ın sorumlu olduğu, 01/01/2014-31/12/2015 yıllarındaki personellerin kıdem tazminat sorumluğunun ise ... A.Ş.'de olacağı hususlarının kararlaştırıldığı, davalı ... A.Ş.

Tarafından ilgili personellere ilişkin olarak 01/01/2014 tarihinden önceki döneme isabet eden kıdem tazminatı olarak 19 personele yapılan net kıdem tazminat ödemesinden davacı ...'ın sorumlu olduğu tutarın 268.153,84-TL olduğu, iş bu tutara %0,76 Damga Vergisi 2.037,97-TL ilavesiyle toplam tutarın 270.191,81-TL olarak değerlendirilmesinin gerektiği ve buna göre, davacının 31.567,64-TL'lik cari hesap alacağı ve tazmin edilen 120.000,00-TL'lik teminat mektubu bedelinin davalının 270.191,81-TL'lik alacağından mahsup edilmesi gerektiği, buna göre, tarafların borç ve alacakları birbirinden mahsup edildiğimde,

davacının davalıdan bakiye alacağı kalmadığı, davalı karşı davacının ise talep edebileceği alacak tutarının 118.624,17-TL olduğu anlaşılmakla "Asıl davanın REDDİNE, Karşı davanın KABULÜ ile 118.624,17-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı- karşı davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde.

Taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 13. Maddesinin ‘’Sözleşmenin Feshi’’ başlıklı kısmında; ‘’Sözleşme, ... veya Yüklenici tarafından en az 30(otuz) gün öncesinden yazılı olarak ihtarda bulunulması kaydı ve şartıyla feshedilebilir.’’ hükmü davalı tarafça yok sayılarak hukuka aykırı davranıldığını, sözleşmenin haksız şekilde sonlandırıldığını, davalı taraf, 01.01.2016 yılı itibariyle müvekkil firma ile arasında olan sözleşmeyi hukuka ve usule uygun bir şekilde sona erdirmeden ticari sözleşme konusu olan hizmet sunumu için dava dışı ...

A.Ş. ile anlaştığını, davalı tarafa verilen temizlik hizmeti için kullanılan ve müvekkil şirket nezdinde olan personellerin dava dışı ... A.Ş. bünyesinde çalışmaya başladığını, bu bağlamda davalının, söz konusu temizlik hizmetinde hiçbir haklı nedene dayanmadan sözleşmeyi sona erdirerek dava dışı ...

A.Ş. bünyesinde yeni iş sözleşmeleri ile çalışmaya başladığını, davalı tarafından sunulan cevap dilekçelerinde iddia edildiği gibi herhangi bir devir ilişkisi mevcut olmayıp tamamıyla personeller ile ISS arasında yeni iş sözleşmeleri tanzim edildiğini, bu kapsamda dahi müvekkil firmanın ... bünyesinde yeni iş sözleşmeleri yaparak çalışmaya başlayan personele karşı tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, bütün bunlara rağmen yerel mahkemece; “taraflar arasında imzalanan en son ek protokol ile 01/01/2014 tarihinden önceki döneme ait çalışanların kıdem tazminatlarından davacı ...' ın sorumlu olduğu,

tarafların borç ve alacakları birbirinden mahsup edildiğimde, davacının davalıdan bakiye alacağı kalmadığı, davalı karşı davacının ise talep edebileceği alacak tutarının 118.624,17-TL olduğu anlaşılmakla” şeklinde bir gerekçe sunulması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.

Asıl dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin tek taraflı haksız feshedildiğinden bahisle uğranılan maddi zararın tazmini ile cari hesap alacağın tahsili ve teminat mektubu bedelinin iadesi istemi, karşı davanın sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilere kıdem tazminatı kapsamında yapılan davalı şirkete yapılan avans ödemesinin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapmasına göre. Davacı/karşı davalı alt işveren ... Tic. Ltd.

Şti.'nin 04.07.2006 tarihinden itibaren başlayan ve zincirleme devam eden sözleşmelerle davalı/karşı davacı asıl işveren ... San. ve Tic.

A.Ş. 'ait işyerlerinde temizlik hizmetlerini yürüttüğü, taraflar arasında imzalanan ilk sözleşmenin 04/07/2006 tarihli olup sözleşmenin 8/1 fıkrasında sözleşmenin 04.07.2007 tarihinde herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sonra ereceği, taraflar karşılıklı olarak anlaşırlarsa sözleşmeyi uzatabilecekleri, aynı maddenin 2. fıkrası ise; taraflardan birinin noter kanalı ile yazılı olarak 30 (otuz) gün önceden karşı tarafa ihbarda bulunarak sözleşmeyi feshedebileceği, 02.01.2008 tarihli protokol ile 04.07.2006 tarihli sözleşmenin bir kısım maddelerinin güncellendiği, 6/4 fıkrasında;

sözleşmenin 31.12.2009 tarihine kadar taraflar arasında yürürlüğe devam edeceği, 01.02.2011 tarihinde imzalanan “... İlaç Üretim Tesisleri Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi” nin 4. maddesinde; sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe girip, 31.12.2011 tarihine kadar yürürlükte kalacağı, bir yılın sonunda tarafların fesih etmemesi durumunda 1 yıl daha uzayacağı, 13. madde ise;

sözleşmenin ... veya Yüklenici tarafından en az 30 (otuz) gün öncesinden yazılı olarak ihbarda bulunulması kayıt ve şartıyla feshedilebileceği, 18/02/2014 tarihli Hizmet Sözleşmesinin 5. Maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe girip, 31.12.2014 tarihine kadar yürürlükte kalacağı, sözleşme süresi sonunda kendiliğinden sona ereceği, taraflar sözleşme süresinin uzatılması konusunda mutabık kalırlarsa bu konuda yazılı bir düzenleme yapacakları, 7. Maddenin d fıkrasında,

... sözleşme süresi içinde herhangi bir zamanda herhangi bir neden göstermeksizin tedarikçiye 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği, 01.02.2011 tarihli sözleşmenin bir kısım maddelerinin değişikliğine ilişkin 10/07/2014 tarihli protokolün 1. sayfasının 2. paragrafında, protokol hükümlerinin 01.01.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere düzenlendiği, tarafların sözleşmenin süresinin 31.12.2014 tarihine kadar uzatılması hususunda mutabık kaldıkları, 01.02.2011 tarihinde imzalanan ...

İlaç Üretim Tesisleri Temizlik Hizmetleri Sözleşmesine ek olarak tarihsiz akdedilen “Ek Protokol” ün 1. sayfasının 2. paragrafında; protokol hükümlerinin 01.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere düzenlendiği, tarafların Sözleşme'nin süresinin 31.12.2015 tarihine kadar uzatılması hususunda mutabık kaldıkları kararlaştırılmıştır.Davacı yan, davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin, en az 30 gün önce yazılı ihtarda bulunmak suretiyle feshedilebileceği,

ancak davalı tarafın hiç bir bildirim yapmadan hukuka aykırı şekilde 12/01/2016 tarihli imza edilmiş olan fesih protokolünü davacıya göndererek sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini, iddia etmiş, davalı yan, taraflar arasındaki ticari sözleşmenin davacı şirket tarafından fesih edilmediğini, sözleşme hükmü gereğince süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini savunmuştur.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmeler ve protokollerde sözleşmelerin süresi sonunda sona ereceği, sözleşme süresinin uzatılmasının taraflar arasında yapılan yazılı mutabakatlar ile gerçekleştiği, yenilemelerin taraflar arasında düzenlenen ek protokoller ile sağlandığı, en son düzenlenen ek protokol ile sözleşmenin 31/12/2015 tarihine kadar uzatıldığı,

taraflarca 01/01/2016 dönemi sonrası için sözleşmenin uzatıldığına dair bir yazılı mutabakat yada düzenlenmiş bir ek protokol dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla sözleşmenin, en son öngörülen 31/12/2015 tarihinde kendiliğinden sona ermesi nedeniyle haksız bir fesihten söz edilemeyeceğinden davacının müspet zarar ve kar mahrumiyetine ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.Davacının cari hesap alacağı ve teminat mektubu bedelinin iadesi ile karşı dava yönünden.

Davacının cari hesaptan kaynaklanan 31.567,00 TL cari hesap alacağı ile davalıya verilen 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı tarafça tazmin edildiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Ancak davalı-karşı davacı taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve ek protokoller gereği, çalışan personellerin kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin davacının sorumluluğunda olan fakat ödenmek zorunda kalınan bedellerin iadesini talep ettiği, ıslah dilekçesi ile davacının cari hesap alacağı ile teminat mektubu bedelinin mahsup edilmesini bakiye kalan bedelin ödenmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. Maddesinde, yüklenicinin (...

Ltd.Şti.) sözleşmeye ve mevzuata aykırı eylemleri, hatası, ihmali nedeniyle doğabilecek her türlü zararı, anılı ceza, zarar ve ödemeleri borç kabul ettiğini, ...’in hiçbir ihtar veya ihbara gerek kalmadan kendisine tevdi edilen teminat mektubunu nakde çevirerek alacağını tahsil etme hakkına haiz olduğunu peşinen gayrikabili rücu olarak kabul etmiştir.Taraflar arasında imzalanan en son Ek Protokol ile 01.01.2014 tarihinden önceki döneme ait çalışanların kıdem tazminatlarından davacı-karşı davalı ...

Ltd Şti'nin sorumlu olacağı, 01.01.2014 /31.12.2015 yıllarındaki personellerin kıdem tazminat sorumluluğunun ise ... A.Ş.'de olacağı hususları kararlaştırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 31.12.2015 tarihinde sona ermesi ile, davalı ... A.Ş tarafından 31.12.2015 tarihi itibariyle hak edilen kıdem tazminatlarına ilişkin ilgili personellere yapılan ödemeler ve işbu ödemelerden tarafların sorumluluğu hesaplanmış, ...

A.Ş'nin 01.01.2014 /31.12.2015 dönemi için Kıdem Tazminatından 730 güne isabet eden kısımdan sorumlu olacağı, hesaplamaya esas kıdem tazminat toplam gün sayısından 730 günden fazlasından da davacı/karşı davalı ... LTD ŞTİ'nin sorumlu olacağına uygun olarak hesaplama yapılmış, Davalı ... A.Ş tarafından ilgili personellere ilişkin olarak 01.01.2014 tarihinden önceki dönme isabet eden kıdem tazminatı olarak 19 personele yapılan net kıdem tazminat ödemesinden davacı ...

Ltd Şti'nin sorumlu olduğu tutarın 268.153.84 TL olarak hesaplanabileceği, işbu tutara 0.76 Damga Vergisi 2.037.97 TL ilavesiyle toplam tutarın 270.191.81 TL olduğu tespit edilmiş, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bu tutardan davacının sorumlu olması gerektiği, dolayısıyla davalının ödemiş olduğu bu tutarı davacıdan talep edebileceği sonucuna varılarak davacının 31.567.64 TL'lik cari hesap alacağı ve tazmin edilen 120.000.00 TL'lik teminat mektubu bedeli davalının 270.191,81-TL'lik alacağından mahsup edildiğinde, davalının talep edebileceği alacak tutarı, 118.624,17 TL olarak hesaplanmıştır.

Taraflar arasında imzalanan ek protokolde ile 01.01.2014 tarihinden önceki döneme ait çalışanların kıdem tazminatlarından davacı-karşı davalı ... Ltd Şti'nin sorumlu olacağı gözetilerek ve yapılan hesaplamaya yönelik tarafların itirazının bulunmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı- karşı davalı vekili, sözleşmenin haksız şekilde feshedilerek sözleşme konusu olan hizmetin dava dışı ...

Hizmetlerinden sağlandığını, herhangi bir devir ilişkisi mevcut olmayıp müvekkil şirket bünyesindeki işçilerin dava dışı ... şirketi bünyesinde çalışmaya başladıklarından davacı- karşı davalı şirketin kıdem tazminatlarından sorumlu olmayacağını ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı haksız şekilde değil, sürenin sona ermesiyle son bulmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/5632 e.

2017/3742 K. Sayılı ilamında, "İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanunun 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir.

Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir (9. Hukuk Dairesinin 18.09.2008 tarihli 2006/26306 esas, 2008/23980 karar sayılı ilamı).

Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti ile hukukî sonuçlarının belirlenmesi önemlidir.

Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde, alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir.

Bu durumda yeni alt işverenin, devam eden hizmet akitlerini de devraldığı aynı maddede hükme bağlanmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Dava konusu olayda da davacı- karşı davalının sözleşmenin sona ermesiyle birlikte işçilerini beraberinde başka bir işyerine götürmemesi veya iş akitlerini sonlandırmadığı için işyeri devrinin gerçekleştiği kabul edilerek davacı taraf çalıştırdığı sürelerle ilgili olarak işçilerin kıdem tazminatlarından sorumludur." şeklinde ifade edilmiştir.

Ancak davalı yan karşı dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 2006-2014 yılları arasında ödediği kıdem tazminatı avanslarına ilişkin meblağın 1.000 TL” lik kısmının sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte tahsili ile 2014-2015 yıllarına ilişkin olarak ödediği toplu kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin meblağın 45.000 TL” lik kısmının davacıya ödeme tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmesine

rağmen sunmuş olduğu ıslah dilekçesinde bilirkişi raporunda, dava konusu gereğince hesaplanan toplam 270.191,81.-TL 'den davacı tarafın sorumlu olduğu, davalının bu tutarı davacıdan talep edebileceği tespit edilmekle, bu meblağdan davacının 31.567,64.-TL cari hesap alacağı ve tazmin edilen 120.000.-TL bedelli teminat mektubu bedeli düşülerek müvekkil şirket tarafından talep edilebilecek alacak tutarı 118.624,17.-TL olarak belirlendiği beyanla, dava talebimizi ek dava açma hakkımız ve her türlü fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla 72.624,17.-TL arttırarak 118.624,17.-TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Oysa dava dilekçesinde talep edilen 45.000,00 TL'nin 2014-2015 dönemine ilişkin olup söz konusu döneme ilişkin kıdem tazminatlarından, en son düzenlenen ek protokol ile davalı-karşı davacı ... sorumlu olduğu kararlaştırılmış olmakla bu dönemi ilişkin talebin reddine,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2006-2014 dönemine ilişkin dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL'nin ıslah dilekçesi ile artırılan toplam 72.624,17 TL' de dahil toplam 73.624,17 TL kıdem tazminatından davacı-karşı davalının sorumlu olduğu gözetilerek bu miktar üzerinden karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Ne varki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.

Açıklanan nedenler, ilk derece mahkemesinin asıl dava yönden verilen usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine, karşı dava yönünden yapılan istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulü ile kazanılmış haklar gözetilerek HMK 353/b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere.

1-Asıl dava yönden davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine, karşı dosya yönünden İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/271 Esas, 2020/409 Karar ve 02/10/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,a-Karşı dava yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 73.624,17-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.029,27 TL karar ve ilam harcından,

peşin alınan 785,56-TL+1.242,00-TL ıslah harcı toplamı 2.027,56-TL mahsubu ile bakiye 3.001,71 TL karar ve ilam harcının davacı-karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Karşı davada Davacı ... San. Ve Tic. A.Ş tarafından peşin alınan 785,56-TL+1.242,00-TL ıslah harcı toplamı 2.027,56-TL'nin davalı ... Malz. Tic. Ltd Şti'den alınıp davacı ... San. Ve Tic.

A.Ş 'ye verilmesine, bunun dışında başvurma ve vekalet harcı, bilirkişi ücreti ile posta gideri olmak üzere toplam 3.390,40-TL yargılama giderinden kabul ret oranı( %62) üzerinden hesaplanan 2.104,25 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, ç-Karşı davada Davacı ... San. Ve Tic.

A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Malz. Tic. Ltd Şti'den alınıp davacı ... San. Ve Tic. A.Ş 'ye verilmesine, e-Karşı davada Davalı ... Malz. Tic.

Ltd Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ... San. Ve Tic. A.Ş'den alınıp davalı ... Malz. Tic. Ltd Şti'ye verilmesine, f-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, İstinaf Giderleri Yönünden.

3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 4- Asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davacı-karşı davalı tarafından yatırılan toplam 2.085,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.229,90 TL'nin istemi halinde davacı-karşı davalı tarafa iadesine, 5-Karşı dava yönünden davacı-karşı davalı tarafından yapılan 742,403 TL (istinaf harç ve posta masrafı) yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/763, K. 2024/1128, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap - Karşı Dava
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/763
Karar No
2024/1128
Tarih
18 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/763 K.2024/1130
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/766 K.2024/672
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/774 K.2024/1419
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/776 K.2024/776
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/780 K.2024/580
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/780 K.2024/632

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.