İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2023/553 K.2024/480

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2023/553Karar2024/480Tarih3 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.236 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Nisan 2024
Dosya no
2023/553
Karar no
2024/480
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/12/2022
Esas no
2022/422
Karar no
2022/920
Dava
İflas İçi Konkordato
Dava tarihi
06/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.236 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis (iflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi yetkilisi ... vekili Av. ... tarafından teklif edilen ve İstanbul ... İflas Dairesinin ...

İflas dasyağı üzerinden İİK.nun 240 maddesi kapsamında yapılan olağanüstü alacaklılar toplantısı ve bunu toplantıyı takip eden yedi günlük iltihak süresi içerisinde İİK.nun 206 maddesi 4.sıra alacaklıların çoğunluğu tarafından iflas içi konkordato teklifi kabul edildiğinden teklif edilen iflas içi konkordato teklifin kabulü ile "İstanbul ...

İflas Dairesinin ... dosyası üzerinden teklif edilen iflas içi konkordato teklifinin tasdikine, konkordato kapsamındaki borç tutarı olan 3.819.180.36 TL'nin tamamının tamamının faizsiz olarak konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesinden itibaren ana para barçlarının tamamını faizsiz olarak ödemeyi, bu ödemeleri, konkordatonun|tasdikinden itibaren sekiz aylık ödemesiz dönemden sonra başlamak üzere üçer aylık taksitler halinde 3 yıl içinde alacaklılara faizsiz olarak ödenmesine karar verilmesini ",

İİK.206 maddesi 4.sıra alacaklılarının %100'e tekabül eden alacaklarına iflasın açılmasından sonraki dönemde işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gözetim, denetim ve tasfiye tedbirlerini almak için konkordato komiseri görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Mahkememizce daha önce talepte bulunan şirketin iflasına karar verilmiş olup akabinde İİK 309 maddesinde düzenlenen iflas için konkordato hükümlerine göre talep sunulmuştur. Doktrinde ve uygulamada genel olarak kabul olunduğu üzere iflas içi konkordatoda, konkordato mühleti ve konkordato komiserine ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu nedenle iflas içi konkordatoda konkordato mühleti verilmesi, komiser atanması söz konusu olamayacaktır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 28/2/2018 tarih ve 7101 sayılı yasanın 30. maddesi ile değişik İİK 302. madde de düzenlenmiştir.İİK m.309/f.2 hükmü "302 ilâ 307 nci maddeler ile 308/a ilâ 308/g maddeleri burada da uygulanır. Komisere ait görevler iflâs idaresi tarafından yapılır" şeklinde olup bu hüküm iflastan sonra konkordatoda uygulanacak dayanak hükümlere ilişkin açık bir kanuni düzenlemedir.

Söz konusu kanun kıyasının somut talep açısından ele alınması gereceği açıktır.

Bilirkişi kurulunca sunulan gerek kök rapor gerek ek rapor içeriği dikkate alındığında, iflas içi konkordato talep eden müflis şirketin alacak kayıtlarıyla ilgili beyanının alındığının tespit olunamadığı, bu çerçevede doğru bir nisap çoğunluğunun sağlandığının dahi tespit edilemediği, daha önemlisi konkordatoyu kabul noktasında beyanda bulunanların yetki içeren vekaletnamelerinin dahi mevcut olmadığı,özellikle ek rapora göre müflis şirket yetkilisinin açıklanan beyanı ya da iflas müdürlüğünün şirket yetkilisinden beyan aldığına dair tutanağın mevcut olmadığı,

borç ödeme için kaynakların ne şeklide kullanılacağı ve nasıl yaratılacağının soyut ve denetime elverişli nitelik taşımadığı, işçi alacağının teminata bağlanması gerektiği halde bu yönde dahi herhangi bir açıklık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu atfa rağmen somut olayda konkordato nisabının borçlu ve alacaklı beyanları ile çekişmeli alacak ile ilgili eksiklik giderilmemiştir.

Bu eksikliğin giderilmemesi karşısında bu hal dahi tek başına iflas içi konkordatonun reddolunması sonucunu doğuracaktır.Nitekim doktrinde de kabul olunduğu üzere "bu kapsamda iflas idaresi sıra cetveli ile bağlı olmaksızın müflisin hangi alacakları kabul, hangilerini reddettiğini özenli bir biçimde saptamak zorundadır.

Borçlunun kabul ettiği alacaklar kendiliğinden konkordato nisaba dahil edilecek, itiraz ettiği alacaklar ise iflas idaresi tarafından çekişmeli alacaklara ilişkin prosedüre göre nisaba dahil edilip edilmeyeceği konusunda karar verilmek üzere ticaret mahkemesine sunulacaktır. Mahkemenin kararına göre çekişmeli alacakların nisaba dahil edilip edilmeyeceği belirlenecektir".

(Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2019, Ankara, Sayfa 288) Oysaki somut olay yönünden iflas idaresi tarafından müflisin hangi alacakları kabul, hangilerini reddetmiş olduğu, çekişmeli alacaklara ilişkin prosedürün ne şekilde uygulandığı noktasındaki eksiklik giderilememiş, kök raporun tebliğ olunması sonrası dahi bu noktadaki eksikliğin giderildiği noktasında bir tespit yapılamamıştır.

Özellikle müflisin şirket yetkilisini iflas dosyasındaki tüm kayıtları incelediği ve müflis şirket yetkilisinden beyan alındığı noktasındaki eksiklik kök rapor sonrası dahi giderilememiştir. Öte yandan niteliğine uygun düştüğü ölçüde iflas içi konkordato projesinin hazırlanması aşamasında yapılan teklifin müflisin kaynakları ile orantılı olması raporda da irdelendiği üzere vazgeçilmez bir unsurdur. Hatta bir anlamda bu husus "olmazsa olmaz bir" şart durumundadır.

Aksi düşünce iflas içi konkordatonun amacı ile dahi uyumlu olmayacaktır.Gerek dava öncesi hazırlanan rapor içeriği gerek bilirkişi kurulu raporları bir bütün olarak dikkate alındığında, teklif edilen tutarların şirketin borçlarının kaynaklarıyla orantılı olduğu muhasebesel ve finansal açıdan ispatlanamamış durumdadır. Bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarına itibar etmeye engel durum ise yoktur.

Bu şartlarda sonuç olarak iflas içi konkordato talep edenin, lehine yasal koşulların gerek vakıa ve gerek delil açısından yeterli şekilde açıklanamadığı, tamamlanamadığı, ek raporla dahi bu hususun giderilemediği açıktır.

İflas içi konkordatonun yukarıda açıklanan ve belli periyoda dayalı talep niteliği taşıması dahi dikkate alındığında, iflas içi konkordato talep eden şirket lehine somut koşul vakıaların ve ispat durumunun oluşmadığı, davacının iflas içi konkordato kurumuna layık olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında davacının iflas içi konkordato talebinin sübut bulmadığından reddine, iflas içi konkordato talebinin red olduğunun İstanbul ...

İflas Dairesinin ... iflas sayılı dosyasına bildirilmesine, konkordato iflas talebinin red olunduğunun ilan edilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkilim şirket yetkilisi ..., konkordatoya tabi borç miktarlarını ne şekilde ödeyeceğini belirtmiş olup, alacaklılar toplantısında adi alacaklıların tamamı iflas içi konkordatoyu kabul etmişlerdir.

İflas Müdürü , düzenlediği raporda , müflis şirketin iflas içi konkordatosunun onaylanması için gerekli şartların oluştuğunu ayrıntıları ile beyan etmiş olmasına rağmen , bilirkişi heyeti iflas müdürlüğünün bu raporunu hiç dikkate almamıştır.

İflas içi konkordatonun en temel kıstaslarından biri olan , iflas tasfiyesi sonunda alacaklıların elde edecekleri menfaat ile iflas içi konkordato neticesinde elde edecekleri menfaat kıyaslaması yapılmamıştır.Oysa masanın mevcudunun paraya çevrilmesi durumunda , malvarlığı tasfiye masraflarını dahi karşılamayacak olup alacaklılar hiç bir tahsilat yapamayacaklardır. Oysa konkordatomuzun kabulü halinde alacaklılar alacaklarının önemli bir kısmını elde edeceklerdir.

Alacaklılar iflas içi konkordatonun lehlerine olacağını ayrıntılı olarak değerlendirip ona göre göre kabul kararı vermişlerdir.Ayrıca müflis şirkete güvendiklerini ve alacaklarını alabileceklerini bilmektedirler. Bu durumda red kararı ile alacaklıların , alacaklarına kavuşma ihtimali ortadan kaldırılmıştır. Bu sebeple alacaklıların telafisi imkansız zararlarını önlenmesi için yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.

Konkordato projemizin tasdiki halinde , ödemelerde meydana gelebilecek aksaklıkların hukuki yaptırımları bulunmaktadır. Oysa iflas tasfiyesinde borçların ödenememesinin hukuki bir yaptırımı bulunmamaktadır. Bu sebeple de karar kaldırılmalıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.

Dava, İİK 309. maddesine dayanan iflas içi konkordato istemidir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, konkordato tasdiki talebinin reddine dair karar verilmiş olup, iflas içi konkordato talebinde bulunan davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Mahkemece atanan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 23/09/2022 tarihli raporda "iflas idaresinin konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğini ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporlarını, İİK m.302/VIII hükmünde düzenlenen sürede Mahkemenize sunmuş olduğu,

dosyada yapılan incelemede, alacak kayıtları için müflisin beyanının alındığının tespit edilemediği, bu bakımdan doğru bir nisap oluşturulduğundan bahsetmek mümkün olmadığından İİK m. 302'de öngörülen çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı hakkında bir değerlendirme yapılamadığı, HMK m.74 hükmüne göre konkordatoya muvafakat verilmesinin, davaya vekalette özel yetki verilmesini gerektiren hallerden olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede konkordatoyu vekil aracılığıyla kabul ettiğini bildiren alacaklılar vekillerinin (...

Tic. AŞ vekili Av.... ve ... Tic. AŞ vekili Av. ...) HMK.

74 uyarınca konkordatoyu kabul konusunda açıkça yetki içeren vekaletnamelerine dosyada rastlanmadığı, dosyaya sunulan proje incelendiğinde, şirketin, borcunu, konkordatonun tasdikinden sonraki on sekiz aylık ödemesiz dönem akabinde üçer aylık taksitler halinde üç yıl içinde ödemeyi teklif ettiği, ancak projede, bu borç ödemesi için kaynakların nasıl yaratılacağının ve ne şekilde kullanılacağının belirtilmediği, bu sebepten “teklifin müflisin kaynakları ile orantılı olması” şartı bakımından bir değerlendirme yapılamadığı, kaynaklar projede net bir şekilde açıklanmadığından,

“iflas içi konkordatonun, iflas tasfiyesine nazaran daha avantajlı olması” şartı bakımından da bir değerlendirme yapılamadığı, 297.571,31 TL işçi alacağının teminata bağlanması gerektiği, ancak dosyadan bu alacaklar için herhangi bir teminat gösterildiğinin tespit edilemediği, yerleşik uygulamaya göre harç nisaba mesnet teşkil eden tutar üzerinden hesaplandığından ve nisap oluşturulmasında eksiklikler bulunduğundan harç hesaplaması yapılamadığı" şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Bilirkişi kurulu 08/12/2022 tarihli ek raporda "İİK m. 309 hükmünün İİK m. 305 hükmüne yaptığı atıf uyarınca, iflas içi konkordatonun tasdiki şartlarının detaylı bir şekilde incelendiği, raporda bir kısım eksikliklerin giderilmesi akabinde tasdik şartlarının sağlanıp sağlanmadığı konusunda değerlendirme yapılabileceği, bunun üzerine müflis vekili tarafından birtakım itirazlarda bulunulmuş ise de eksiklerin giderildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği,

konkordato talep eden vekili, rapora karşı itiraz dilekçesinde müflis şirket yetkilisinin iflas dosyasındaki tüm kayıtları incelediğini ve iflas müdürünün alacaklar hakkında verdiği kararlara tam olarak katıldığı için ayrıca müflis yetkilisinin beyanına gerek kalmadığı, ancak dosyada, müflisin bu şekildeki bir beyanına ya da iflas müdürünün müflis şirket yetkilisinden beyan aldığını gösterir herhangi bir tutanağına rastlanılmadığı, rapora karşı itiraz dilekçesi ekinde de böyle bir belge ibraz edilemediği,

konkordato talep eden vekili, rapora karşı itiraz dilekçesinde iflas içi konkordatonun Mahkemece tasdik edilmesi halinde müvekkilinin ödemelerini garanti edebilecek üçüncü kişiler olduğu ve bu hususta Mahkeme gerek görürse bu üçüncü kişilerin de beyan ve taahhütlerini dosyaya sunabilecekleri, kök raporda belirtilen eksikliklerden birisinin projede kaynakların nasıl yaratılacağının belirtilmediği, kaynaklar konusunda “mahkeme gerek görürse bu üçüncü kişilerin beyan ve taahhütlerinin dosyaya sunulabileceğinin” beyan edilmesi ve bir somutlaştırma yapılmaması sebebiyle kök rapordaki kanaatte bir değişiklik olmadığı,

kök raporda belirtildiği üzere, projede borç ödemesi için kaynakların nasıl yaratılacağı ve ne şekilde kullanılacağı belirtilmediğinden “teklifin müflisin kaynakları ile orantılı olması” şartı bakımından bir değerlendirme yapılmadığı, kök rapordan sonra projede belirtilen eksiklikler giderilmediğinden kök rapordaki görüşten bir değişiklik olmadığı, kaynaklar projede net bir şekilde açıklanmadığından, “iflas içi konkordatonun, iflas tasfiyesine nazaran daha avantajlı olması” şartı bakımından da bir değerlendirme yapılamadığı,

kök raporda belirtilen eksiklikler iflas içi konkordatonun tasdiki için önem arz ettiğinden ve müflis şirket vekili tarafından bu eksiklikler giderilmediğinden kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği" şeklinde görüş bildirmiştir. Adi konkordatonun türü olan iflas içi konkordato, hakkında iflas kararı verilmiş olan borçlunun, müflis sıfatında kurtularak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan ve yeniden ticari hayat dönüşüne imkan tanıyan konkordato türüdür.

İflas içi konkordato, İcra ve İflas Kanunu m. 309 da düzenlenmiş olmakla birlikte iflas dışı konkordatoya ilişkin m.302-307 ,308/a-308/g maddeleri, iflas içi konkordatoya da uygulanacaktır. İflas içi konkordatoda, konkordato mühleti ve konkordato komiserine ilişkin hükümler uygulanmaz. Zira iflas içi konkordato da ne konkordato mühleti verilir ne konkordato komiseri atanır. (bknz. Doç.

Dr.M.Serhat Sarısözen ''Konkordato '' adlı kitabı shf 88.) İflas içi konkordatonun tasdiki için borçlu veya alacaklılardan birinin talebinin olması, bu talebin usulüne uygun şekilde ilanla duyurulan ikinci alacaklılar toplantısında görüşülmesi, yasanın aradığı nitelikli çoğunluğun sağlanması, borçlunun dürüst olması, iflas durumundan samimiyetle çıkmak istemesi, konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olması, konkordato teklifinin, borçlunun malvarlığı ile orantılı olması, teminat şartının yerine getirilmiş olması, tasdik edilmesi uygun görülüyorsa tasdik harcının depo edilmiş olması gerekmektedir.

İİK'nin 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir.

Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır. (Öztek S./Budak A.C./ Yücel M.T./Kale S./Yeşilova B., Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539.)İflas içi konkordatoda sıra cetveli, nisabın belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır.

Bu nedenle iflas idaresi nisabın saptanması için gerekli işlemleri iflas dışı konkordatoda olduğu gibi yapmalıdır. Bu kapsamda iflas idaresi sıra cetveli ile bağlı olmaksızın müflisin hangi alacakları kabul, hangilerini reddettiğini özenli bir biçimde saptamak zorundadır.

Borçlunun kabul ettiği alacaklar kendiliğinden konkordato nisaba dahil edilecek, itiraz ettiği alacaklar ise iflas idaresi tarafından çekişmeli alacaklara ilişkin prosedüre göre nisaba dahil edilip edilmeyeceği konusunda karar verilmek üzere ticaret mahkemesine sunulacaktır. Mahkemenin kararına göre çekişmeli alacakların nisaba dahil edilip edilmeyeceği belirlenecektir.

(Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2019, sayfa 288) Bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde de belirtildiği gibi dosyaya sunulan proje incelendiğinde, şirketin, borcunu, konkordatonun tasdikinden sonraki on sekiz aylık ödemesiz dönem akabinde üçer aylık taksitler halinde üç yıl içinde ödemeyi teklif ettiği, ancak projede, bu borç ödemesi için kaynakların nasıl yaratılacağının ve ne şekilde kullanılacağının belirtilmediği, bu sebepten “teklifin müflisin kaynakları ile orantılı olması” şartı bakımından bir değerlendirme yapılamadığı, kaynaklar projede net bir şekilde açıklanmadığından,

“iflas içi konkordatonun, iflas tasfiyesine nazaran daha avantajlı olması” şartı bakımından da bir değerlendirme yapılamadığı, iflas içi konkordato talep eden müflis şirketin alacak kayıtlarıyla ilgili beyanının alındığının tespit olunamadığı, bu çerçevede doğru bir nisap çoğunluğunun sağlandığının dahi tespit edilemediği, konkordatoyu kabul noktasında beyanda bulunanların yetki içeren vekaletnamelerinin dahi mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.Yukarıda yer alan bilgiler ışığında değerlendirme yapıldığında konkordatonun tasdiki şartının gerçekleştiğinden bahsedilemez.

İş bu nedenle, mahkemece konkordatonun tasdiki talebinin reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;

davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2023/553, K. 2024/480, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/553
Karar No
2024/480
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/554 K.2024/297
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/555 K.2024/246
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/555 K.2024/259
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/556 K.2024/193
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/556 K.2024/470
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/556 K.2024/403

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.