İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/1223 K.2024/1360

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2024/1223Karar2024/1360Tarih30 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.247 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ekim 2024
Dosya no
2024/1223
Karar no
2024/1360
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2023/580
Karar no
2024/205
Tarihi
03/04/2024
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
05/09/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.247 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesi özetle; müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş olan ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalı ...'ın ... Mah. ... Cad. Bayrampaşa/İstanbul adresinde bulunan ... doğalgaz servis hattına 15/02/2018 tarihinde internet ... kazı çalışması sırasında hasar verildiğini ve hasar neticesinde maddi zarar meydana geldiğini, hasarın 33.957,81-TL olarak tespit edildiğini ve muhatabına ödendiğini, davalı ... Ltd. Şti.'nin yol çalışması sırasında meydana gelen zarardan borçlar kanununun 49 maddesi gereğince sorumlu olduğunu, bu nedenlerle haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe ilişkin yetkiye ve borca itiraz ettiğini, takibe konu borcun TBK 72. Maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, dava konusu hasar adresinin sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin sigortalısı ...'ın doğalgaz servis hattında hasar meydana gelmesinde ağır kusuru bulunduğunu, müvekkil şirket usulüne uygun olarak temin edilen ruhsat ve krokiye göre kazı işlemine başladığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetten yoksun davanın reddi ile haksız takip tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, davacı nezdinde ticari paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı iş yerinde 15/02/2018 tarihinde davalının meydana getirdiği iddia edilen hasar nedeniyle ödenen hasar bedelinin halefiyete dayalı rücuen tazminine yönelik İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf, zamanaşımı definde bulunmuştur.

Takibe konu edilen alacaklar, tabi bulunduğu zamanaşımı süresine bağlıdır. Davacı, ticari paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 1372. maddesinin 1. fıkrasında sigortacının sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği ve sigorta ettirenin oluşan zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.

Takibe konu alacak haksız fiile dayalı olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız eylemlerde zamanaşımına ilişkin 72. maddesi ''Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' şeklindedir.

TBK 157/2 maddesi de ''Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.'' şeklindedir. Takip hukukunda alacaklının icra dairesine başvurarak yapmış olduğu takip talebi ile zamanaşımı kendiliğinden kesilir. Bunun için borçluya ödeme emri tebliğ edilmesine gerek yoktur.

Alacaklı tarafından usulünce yapılan icra takibinde, icra müdürünün bir hatasından dolayı dosya, işlemsiz kalmış olsa dahi zamanaşımı gene kesilmiş olur. Takip talebi üzerine gönderilen ödeme emrinin şikâyet yoluyla icra mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, takip talebiyle kesilen zamanaşımına bir etkisi yoktur.

Yine icra mahkemesinin borçlunun itirazını haklı bularak alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddetmesinin de takip talebi ile zamanaşımının kesilmiş sayılmasına bir etkisi yoktur. Öte yandan, takip şikâyet üzerine icra mahkemesi tarafından iptal edilirse, iptal edilen böyle bir takip talebi ile zamanaşımı kesilmiş olmaz (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 206. Sarı, M.: Takip Hukukunda Zamanaşımı, Ankara 2016, s. 45, 97).

Yetkisiz icra dairesine yapılan takip talebi ile de zamanaşımı kesilir. Yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi, yetkili icra dairesince geçerli sayılamaz. İİK’nın 66/1. maddesi uyarınca borçlu süresi içerisinde yetki itirazını bildirirse icra takibi kendiliğinden durur. Bu yetki itirazı alacaklı tarafından kabul edildiğinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep eder.

Dosya kendisine gönderilen icra dairesi, borçluya yeni bir ödeme emri gönderir. Borçlunun yetki itirazını kabul etmeyen alacaklı icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep eder.

(Hem yetkiye hem de borca itiraz edildiği takdirde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebileceği gibi, itirazın iptali davası da açılabilir.) Borçlunun yetki itirazına rağmen dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep etmezse, İİK’nın 50 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 20. maddesi uyarınca takip yapılmamış sayılır.

Bu hâlde, takibin yapılması ile kesilen zamanaşımı takibin yapılmamış sayılması ile doğal olarak hükümsüz hâle gelir ( Sarı, s.47). Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde. 15/02/2018 tarihli hasar nedeniyle davacı tarafça davalı şirket aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...

E. sayılı dosyasında 27/06/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 08/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 08.07.2019 tarihinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği görülmüştür. UYAP'ta ekli İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyası incelendiğinde, dosyanın 12/09/2022 tarihine kadar işlemsiz bırakıldığı tespit edilmiştir, davacı tarafça bu tarihte yetki itirazı kabul edilerek dosyanın yetkili İstanbul icra dairesine gönderilmesi talep edilmiştir. Dosya 16/09/2022 tarihinde gönderilerek İstanbul ... İcra Dairesinin ...

Esas numarasını almış ve yetkili icra dairesince yeniden gönderilen ödeme emri ise davalıya 28/05/2023 tarihinde tebliğ edildikten sonra davalı tarafça bu ödeme emrine de 29/05/2023 tarihinde itiraz (borca ve zamanaşımına) edilmiştir. Görüldüğü gibi, 08/07/2019 ilk itiraz tarihi ile yetkili icra dairesine gönderilme işlemi (16/09/2022) arasında icra organınca yapılmış zamanaşımını kesecek nitelikte bir icra takip işlemi bulunmamaktadır.

Yetkisiz icra dairesine yapılan takip talebi ile kesilen zamanaşımında, yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi, yetkili icra dairesince geçerli sayılamayacağından, diğer işlemler de geçerli değildir. TBK 72. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden, TBK 157/2. maddesi delaletiyle zamanaşımı yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu hasarın 15/02/2018 tarihinde meydana geldiğini, 21/06/2018 tarihinde hasar talebi sonrası ödeme yapıldığını, 28/06/2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatndığını, davalı-borçlunun itirazı üzerine yetkisizlik kararı verilmiş akabinde tarafımızca yetkili icraya gönderildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyası ile davalıya yeniden ödeme emri gönderildiğini, kararı kabul etmemekle birlikte yerel mahkemenin gerekçesi bu yönüyle kabul edilse dahi ilk itiraz sonrası yetkili icraya tarafımızca gönderilebilmesi için itirazın tebliğ edilmesi gerekmekle itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğini, bu sebeple bu sürede zamanaşımı süresi tebliğ olmadığından işlemeyeceğini, yerel mahkemenin gerekçesinin aksine kanuni düzenlemeler ile müvekkil şirket yasal süresi içerisinde işlemleri yaparak dava açmış olduğundan yerel mahkemece süresinde olduğu gözetilerek,

işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine yönelik kararı hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava, "Ticari Paket Sigorta Poliçesi" kapsamında oluşan hasar sebebiyle yapılan ödemenin rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı sigortalı ... San. ve Tic. A.

Ş. arasında 01/02/2018-2019 tarihlerini kapsayan "Ticari Paket Sigorta Poliçesi" düzenlenmiş, sigortalının doğalgaz hattına yapılan kazı nedeniyle oluşan hasar sonucu davacı şirket tarafından sigortalısına 21/06/2018 tarihinde ödeme yapıldığına dair ödeme belgesi dosyaya ibraz edilmiştir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sigorta A.Ş., borçlunun ise ... Ltd.

Şti. olduğu, 33.957,81 TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibinde kazı esnasında iş makinası tarafından verilen hasara dayalı borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 28/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 29/05/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin takip alacaklısına tebliğ edilmediği nazara alındığında İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.

Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, zamanaşımı süresinin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.

Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde. "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.", TBK'nın 73/1.maddesinde. "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."

TBK'nın 154.maddesinde. "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1.Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse 2.Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" TBK'nın 156/1.maddesinde. "Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.", 157/2.maddesinde.

"Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2016 tarihli 2016/798 E. 2016/6249 K. sayılı ilamı; "...somut dava bakımından zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabulü zorunludur. İkinci olarak, zamanaşımı başlangıcı üzerinde durulmalıdır.

CMR'nin 32/1. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde zamanaşımı süresinin emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden olmak üzere belirleneceği ifade edilmektedir. Öte yandan, CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda 818 sayılı BK’nun 132, 133 ve 136. maddeleri hükümlerinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekecektir.

Dosya kapsamı uyarınca emtianın hasarlı dahi olsa 06.12.2010 tarihinde alıcısına teslim edildiği ve hasara ilişkin tutanak düzenlendiği uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda, davacı tarafından 20.07.2011 tarihinde girişilen icra takibinin en erken teslim tarihinden başlatılması gereken 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği ve zamanaşımının bu tarihte kesildiği anlaşılmakdır.

Şimdi de, BK’nun 133/2. maddesi uyarınca icra takibiyle kesilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden ne zaman başlayacağı hususu üzerinde durulmalıdır. BK’nun 136/2. maddesi, zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi halinde takibe ilişkin her işlemden sonra yeni bir sürenin başlayacağı hükmünü haizdir. Başlayacak yeni sürenin, asıl zamanaşımı süresi kadar, bir diğer söyleyişle 1 yıldan ibaret olduğu izahtan varestedir.

Dosyada mevcut icra takip dosyasının incelenmesinde, yetki itirazından sonra dosyanın gönderildiği Kartal ... İcra Müdürlüğünce davalıya hitaben düzenlenen ödeme emrine 16.05.2012 tarihinde itiraz edilmesi üzerine İcra Memuru tarafından alınan 24.05.2012 tarihli karar ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Gerek borçlunun 16.05.2012 tarihinde borcun tamamına itirazı gerekse de icra memurunun takibi durdurma kararından sonra 1 yıllık süre içerisinde alacaklı tarafından zamanaşımını kesen bir takip işlemi yapılmamışdır. Bu anlamda zamanaşımını kesen işlemler doktrinde "uyuşmazlığı bir adım ileriye götüren işlemler" olarak tanımlanmıştır.

O nedenlerle zamanaşımını kesen son takip işlemi 16.05.2012 tarihli borçluların itirazı olup, alacaklının takibin yürümesi için harekete geçmesi gerekmektedir. Öyleyse zamanaşımını kesen borçlu itirazı olan 16.05.2012 tarihinden, gerekse takibin durdurulması tarihinden itibaren işbu itirazın iptali davasının açıldığı 28.05.2013 tarihine kadar 1 yılı aşkın süre dolmuş olup arada zamanaşımını kesen başkaca bir takip işlemi de yapılmamıştır.

İcra takibinin itiraz üzerine durması halinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlem, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibarettir. Söz konusu işlemlerin, istikrar kazanan Yargıtay uygulaması ve doktrince de benimsenen “uyuşmazlığı ileriye götüren işlemler” niteliğinde olduğu açıktır.

İİK’nun 67. ve 68. maddelerinde söz konusu davaların açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık ve 6 aylık süreler ise hak düşürücü nitelikte olup itirazın tebliği tarihinden itibaren başlamakla birlikte, bu davaların itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılmasına engel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi, sadece İİK’nun 67 ve 68. maddelerinde sözü edilen hak düşürücü sürelerin başlamasına engel teşkil eder niteliktedir.

Bu açıdan bakıldığında, işbu dava, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de, hak düşürücü süre ile zamanaşımının birlikte cereyanı ve her iki sürenin aynı (olayımızda olduğu gibi bir yıl) olması halinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliği yoktur." Somut olayda; sigortalı şirkete ait alanda 15/02/2018'de meydana gelen zarar nedeniyle, davacı tarafından 21/06/2018 tarihinde 33.957,81 TL hasar bedeli ödenerek, davalı hakkında İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 27/06/2019 tarihinde takip başlatıldığı, takip talebiyle zamanaşımının kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde 08/07/2019 tarihinde yetkiye ve borca ilişkin itiraz dilekçesi sunulduğu, icra müdürlüğünce 09/07/2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği ve 12/09/2022 tarihinde dosyanın İstanbul İcra Dairesi'ne gönderilmesine ilişkin talep dilekçesi sunulduğu tespit edilmiştir.

İcra dosyası kapsamında son işlem 09/07/2019 tarihli icra müdürlüğünce verilen takibin durdurulması kararıdır. Bu tarihten sonra alacaklı tarafından takibe yönelik işlem 12/09/2022 tarihinde yapılmıştır.

Eldeki dava yönünden zamanaşımı süresi 2 yıl olup, icra dosyasındaki son işlem tarihi olan 09/07/2019 tarihinden, sonraki işlem tarihi olan 12/09/2022 tarihine kadar 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. Maddesi uyarınca 13/03/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (95 günlük süre) zamanşımı süresinin durduğu da dikkate alındığında, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı,

davalı tarafça cevap dilekçesi ile zamanaşımı defisinin ileri sürüldüğü tespit edilmekle, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olduğundan davacı tarafın istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.

Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/1223, K. 2024/1360, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1223
Karar No
2024/1360
Tarih
30 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1224 K.2024/1133
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1224 K.2024/1176
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1224 K.2024/1004
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1225 K.2024/1384
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1226 K.2024/1565
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1227 K.2024/1591

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.