KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/964
- Karar no
- 2025/1090
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/05/2024
- Numarası
- 2024/189 Esas - 2024/470 Karar
- Davanın konusu
- Konkordatonun Feshi
Karar Metni
1.705 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Bakırköy 3. ATM'nin 22/11/2022 tarih ve 2021/534 Esas sayılı dosyasında borçlu davalıların konkordato taleplerinin tasdikine karar verildiğini ancak teyit edilen konkordato projesindeki ödeme tablosuna göre ödemelerin yapılmadığını, verilen konkordato kararının davacı müvekkillleri yönünden feshine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; Davacıların ödeme projesine göre 31/12/2023 tarihli taksit ödemelerinin davalı müvekkillerİ tarafından ödenmediği iddiası ile konkordatonun kısmen feshi talebinde bulunduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın ve davaya konu taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunun tespit edilebileceğini, bu nedenle davacılar yönünden konkordatonun İİK 308/e maddesinde düzenlenen kısmen feshi koşulları oluşmadığından, davacı tarafından açılmış olan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece. "Davacılar vekili,tasdik edilen konkordato projesi kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken taksit ödemelerinin ödenmediğinden bahisle konkordatonun kısmen feshine karar verilmesine talep etmiş,davalılar vekili ise,iddianın yersiz olduğunu bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istemiştir.
Taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu huzurdaki davada,davalının ödeme savunması kapsamında ödeme takviminde belirtilen vadelerde borcunu ödediğini ispat etmesi gerekli olup davalı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığı gibi alınan kayyım raporuna göre borcun ödenmediği hususunun sabit olması karşısında davacı yönünden İİK m.308/e hükmüne göre konkordatonun kısmen feshi koşulları oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile mahkemenin 23/02/2023 gün ve 2021/534 Esas, 2023/183 Karar Sayılı ilamı ile,
davalılar hakkında verilen konkordatonun davacılar yönünden İİK'nun 308/(e) maddesinin 1. Fıkrası uyarınca kısmen feshine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; tarafımızca dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, konkordatonun kısmen feshi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması bakımından müvekkile ve davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğini, ayrıca yemin delili dahil dayanılan bütün deliller cevap dilekçesinde gösterildiğini, ancak yerel mahkemece davanın basit yargılama usulüne göre görülüp yalnızca konkordato dava dosyasına sunulan kayyım raporuna atıf yapılarak,
henüz ilk celse dava karara bağlandığını, usul kurallarına aykırı davranıldığını, sırf konkordato dava dosyasına sunulan kayyım raporundan hareketle davacıya ödeme yapılmadığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi de hatalı olduğunu, ayrıca yerel mahkeme, hükmüne esas aldığı raporu tarafımıza tebliğ etmediğini, bu raporu görüp rapora karşı beyan ve itirazda bulunma imkanı vermediğini, kaldı ki cevap dilekçemizde diğer deliller ile birlikte yemin deliline de dayanıldığını, huzurdaki davanın yemin delilinin kullanılmasına elverişli olmadığına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını,
yerel mahkemenin hüküm kurmadan önce yemin delilini tarafımıza hatırlatması gerekirken hatırlatmadığını, usulüne uygun olarak tarafımıza yemin metni sunmak üzere süre verilmediğini, anılan tüm bu maddi ve hukuki gerekçeler karşısında yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, İcra ve İflas Kanunun 308/e maddesi gereğince konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir.
Konkordatonun tasdik edilmesi neticesinde borçlu; alacaklılara proje kapsamında vadeli ve/veya tenzilatlı ödeme yaparak avantaj sağlarken, alacaklılar ise konkordato projesindeki koşullara göre alacaklarını tahsil etmek zorunda kalmaktadır. Ancak tasdik edilen projeye rağmen borçlunun alacaklılara ödeme yapmaması halinde, kanun koyucu alacaklıya, alacağı bakımından konkordatonun feshini talep hakkı tanımıştır.
Konkordatonun kısmen feshi 28/2/2018 tarihinde 7101 sayılı Yasa'nın 37. maddesiyle 2004 sayılı İİK'ya eklenen 308/e maddesinde "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir" biçiminde düzenlenmiştir.
Yasal düzenleme kapsamında davanın görevli ve yetkili olan konkordatonun tasdikine karar veren mahkemede açıldığı tespit edilmiştir.İİK'nın 308/e maddesine göre kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebilir.Konkordatonun kısmen feshi davasında ispat yükü davalı borçluda olup, borcu konkordato projesine uygun olarak ödediğini ispatlaması gerekmektedir.Konkordatonun bir alacaklı tarafından feshinden söz edebilmek için öncelikle tasdik edilmiş bir konkordato projesinin bulunması gerekmektedir.
Konkordatoya tabi borcun yani konkordato alacağının proje gereğince ifa edilmemiş olması davanın sebebini teşkil eder. Alacaklının konkordatonun feshini isteyebilmesi için borçluya yeni bir mühlet vermesine gerek olmadığı gibi, borçluyu ayrıca temerrüde düşürülmesine de gerek yoktur. Öte yandan, ödeme, konkordato şartları çerçevesinde tam yapılmalıdır.
Eksik ödeme yada borcun takside bağlanmış olması halinde, borçlunun bir taksidi zamanında ödememiş olması başlı başına fesih sebebidir. (Konkordato ve İflas, Mahmut Coşkun, Seçkin Yayınları 2.baskı, sayfa 250) Öte yandan dava sırasında yapılacak ödemeyle konusuz bırakılamaz; bunun için [konkordato alacağının değil] alacağın tamamının ödenmesi gerekir, zira ancak bu halde alacaklı, fesih davasıyla varmayı amaçladığı sonuca ulaşmış olur.
(Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 724,725).Somut olayda; davalı borçlu ...... ve Matbaacılılık San. Tic. A.Ş. Hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2023 tarih 2021/534 Esas 2023/183 Karar sayılı ilamı ile "Borçlu ... Tekstil ... Ve Matbaacılık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, borçlu ... ...
İmalat Ve İnşaat Sanayi Ticaret Şirketi ile ... ...'in konkordato taleplerinin kabulü ile konkordatonun İİK'nın 306 ncı maddesi uyarınca tasdikine borçlular tarafından konkordatoya tabi borçların, konkordatonun tasdiki tarihinden sonra anaparanın %5 faizi ile birlikte (%100+%5 faiz) eşit taksitler halinde, Eylül 2023 tarihinden başlayarak üçer aylık dönemler halinde 30/09/2023, 31/12/2023, 31/03/2024, 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026,
30/09/2026 ve 31/12/2026 vadelerinde olmak üzere toplamda 14 taksitte (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iadesi kaydıyla) borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine, konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 17/02/2023 tarihli ödeme takvimin kararın eki olduğunun bildirilmesine" karar verilmiş ise de bir kısım alacaklılar vekilince verilen karar istinaf edilmesi üzerine dairemizin 10/07/2024 Tarih ve 2023/868 E. 2024/1006 K. sayılı kararı ile "Davacı gerçek kişi borçlu yönünden tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar yönünden ise;
projenin uygulanabilir olup olmadığı yönünden araştırma ve değerlendirme yapılmaması, alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacakların nisaba dahil olacağı dikkate alınarak, bu konuda bilirkişi raporu alınmak suretiyle tasdik kararı verilen borçlu şirketler yönünden gerekli nisap oranının sağlanıp sağlanmadığının tespiti ve uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli olmamıştır.
Bu nedenle, itiraz eden alacaklı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 21/11/2024 tarih 2024/707 E. 2024/1124 K. Sayılı ilamı; borçlu ... ...'in konkordato talebinin reddine, bu borçlu hakkında verilen kesin mühlet daha önce kaldırıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, borçlular ... Tekstil ... Ve Matbaacılık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi İle ... ...
İmalat Ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, borçlu şirketlerin iflasa tâbi olup iflas koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından iflaslarına karar verilmiş, verilen karar dairemizin 12/02/2025 tarih 2025/202 E. 2025/162 K. Sayılı kararı ile konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 352/1.d maddesi uyarınca reddine karar verilmesi ve konkordato talep edenlerin istinaf karar ilamı hakkında temyiz kanun yoluna başvurmamaları üzerine hükmün 08/04/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece, her ne kadar ispat yükü üzerinde olan davalı borçlunun,
borcunu konkordato projesine uygun olarak ödediğini ispatlayamadığından davalılar hakkında verilen konkordatonun davacılar yönünden İİK'nun 308/(e) maddesinin 1. Fıkrası uyarınca kısmen feshine karar verilmiş ise de huzurdaki açılan davadan sonra feshe konu davacılar yönünden verilen konkordatonun tasdiki kararı dairemizce kaldırıldığı,
kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılama sonucunda konkordato talep edenlerin konkordato tasdiki taleplerinin reddine, borçlu şirketlerin iflasına karar verildiği ve verilen kararın konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi ve temyiz yolunu başvurulmaması neticesinde kesinleştiği görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere konkordatonun bir alacaklı tarafından feshinden söz edebilmek için öncelikle tasdik edilmiş bir konkordato projesinin bulunması gerekmektedir.
Ne var ki huzurdaki açılan davadan sonra feshe konu tasdik edilmiş bir konkordato projesinin bulunmadığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesine göre; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Dosya kapsamına göre, davacıların, fesih davası açma hakkına sahip ve konkordato projesi kapsamında ifada bulunulmayan alacaklılar olduğu, yargılamanın görevli ve yetkili olan konkordatonun tasdikine karar veren mahkemede yapıldığı, davalılar hakkında verilen konkordato projesinin tasdikinden sonra davalı borçluların, 30/09/2023 tarihli 1. taksitten sonraki taksitleri ödediğini ispatlayamadığı gibi taksitlerin zamanında ödendiği yönünde bir savunması bulunmadığı, dolayısıyla dava tarihi itibariyle davacılar yönünden konkordatonun kısmen feshi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davacıların davayı açmakta haklı olduklarının kabulü ile HMK 331.
Maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun, davanın konusuz kalması nedeniyle kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/964, K. 2025/1090, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama