İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/387 K.2025/344

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2025/387Karar2025/344Tarih19 Mart 2025Okuma11 dk · 2.164 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Mart 2025
Dosya no
2025/387
Karar no
2025/344
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/11/2024
Esas no
2024/1083 D. İş
Karar no
2024/1334 D. İş
Davanın konusu
İhtiyati Tedbir
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.164 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ... Şirketleri'ne ait brooklyn cıty projesi için davalı ... Anonim Şirketi ile Şubat 2016 tarihinde ve davalı ...

Anonim Şirketi İle 02.03.2016 tarihinde elektrik&mekanik tesisat uygulama ve resmi projelerinin hazırlanması hizmet sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin elektrik- mekanik tesisat uygulama ve resmi projelerinin hazırlanması işlerini üstlenmesi karşılığında, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, "... Projesi" ... Blok, Kat:..., ... Bağımsız No.lu taşınmaz ve İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah, ... Pafta, ... Ada, ...

Parsel, "... Projesi" ... Blok, Kat:..., ... Bağımsız No.lu taşınmazları 837.734,40 TL bedel üzerinden barter ödemesi olarak müvekkil şirkete devir ve tescili taahhüt edildiğini, taşınmazlardan İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, "... Projesi" ... Blok, Kat:..., ...

Bağımsız No.lu taşınmazın 12.09.2017 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmesine rağmen tapusunun devir ve tescil edilmediğini, müvekkili şirkete fiili tesliminden sonra tapudan devir ve tescili beklenirken davalı ... İnşaat Tic. A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş.'den genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan krediye teminat gösterilerek davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, bu taşınmazın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat dosyası ile icradan satışa konu edildiğinin öğrenildiğini, müvekkili şirket dairesinin satışının an meselesi olduğunu ve cebri icra yoluyla satış ve 3. kişilere devrin önlenmesine yönelik ihtiyadi tedbir talebinin bunun için çok önemli olduğunu, davalı ... Ticaret A.Ş. ile davalı ...

İnşaat A.Ş. arasındaki organik bağın açık ve net olarak ortada olduğunu ve açılan diğer davalarda kanıtlandığını, esas davaya geçildiğinde taşınmazın tüm takyidatlardan ari şekilde müvekkili adına tescili taleplerinde davalı ... A. Ş.'nin müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, şirketlerin borca batık olduğunu bildiği halde dava konusu taşınmaz için kredi kullandırdığını ve kusurlu olduğunu belirtere talep konusu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah, ... Pafta, ...

Ada, ... Parsel, "... Projesi "... Blok, Kat:..., ... no.lu taşınmazın cebri icra yolu ile, rızai satışı da dahil olmak üzere üçüncü kişilere satışının ve devir, teslim, tescilinin önlenmesi teminatsız olarak ihtiyadi tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep dilekçesindeki açıklamalara göre talep konusu taşınmaz hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip bulunduğu, dosyada ipotek sözleşmesi ve tarihine ilişkin bir bilgi ve belge de bulunmadığı, ipoteğin hukuki niteliğine göre taşınmazın cebri icra yoluyla satışının tedbir kararı verilerek durdurulmasının mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilerin hukuki haklarını engelleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, bu yönüyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği,

taşınmazın ipotekli oması nedeniyle taraf iradeleri ile satışının da ancak taşınmazın mevcut hukuki durumu ile yapılabileceği, talep edenin bu aşamada ihtiyati tedbir verilmesini gerektirir hukuki yararı ve tedbirde bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin celbettirmesi gereken tapu kayıtları ve icra dosyasını celbettirmeden eksik inceleme ile karar verdiğini, ipotek belgelerinin sunulmaması gerekçe gösterilerek ihtiyadi tedbirin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile usule aykırı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını yargıda birliğin ve hukuki güvencenin sağlanması adına diğer İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerince brooklyn park projesi'ne dair verilen ihtiyadi tedbir kararları gibi müvekkili şirket için de talep konusu taşınmazın cebri icra yolu ile,

rızai satışı da dahil olmak üzere üçüncü kişilere satışının ve devir, teslim, tescilinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyadi tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Talep, eser sözleşmesine konu taşınmazın devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2025 tarihli 2025/430 E. 2025/328 K. Sayılı aidiyet kararı ile Dairemize gelen dava öncesi ihtiyati tedbir talepli iş bu Değişik İş dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İş Bölümü Kararı gereği dairemizin görev alanında yer almayan eser sözleşmesinde kaynaklanmakta ise de, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş,

Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunun 35/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca geçici hukuki koruma tedbirlerine dair talepler hakkında da karar vermek suretiyle dosyanın hukuk daireleri başkanlar kuruluna gönderilmesinin gerekmesi ile iş bu dosyanın dava öncesi ihtiyati tedbir talebine ilişkin değişik iş dosyası olması nedeniyle bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmiştir.İhtiyati tedbir, HMK'da "Geçici Hukuki Korumalar" başlığı altında 389-399 maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Geçici hukuki korumalardan biri olan ihtiyati tedbir; kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş, geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'',

HMK'nın 390/1 maddesinde "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK'nın 390/3 maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK'nın 391/1 maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi,

sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarından biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır. (m. 389/1).

Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir.

Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.

İhtiyati tedbirler, hakkın yada hak sahibinin karşı karşıya olduğu somut ve güncel tehlikenin bertaraf edilmesini, bu tehlikenin yol açabileceği telafisi mümkün olmayan zararların veya tehlikenin önlenmesini yada durdurulmasını amaçlar. Tehlikenin bertaraf edilmesi şeklinde ifade edilebilecek kurumsal amacın ihtiyati tedbirlerin işlevsel amaçları ile somutlaştırılması, ihtiyati tedbirlerin türleri, koşulları ve içeriğinin belirlenmesine de yön verecektir.

İşlevsel olarak ihtiyati tedbirlerin amacının ilk bakışta bir teminat ve koruma sağlama olduğu söylenebilir. Ancak bu, her zaman doğru değildir.

İhtiyati tedbire duyulan ihtiyaç ve onun zaman içinde gösterdiği gelişme ile farklı hukuki sorunlarda farklı uygulama alanları bulması sebebiyle müddeabihi nasıl dava sonunda icra edilebilir halde kalması için güvence altına alınmasının yanında, hukuki ilişkinin düzenlenmesi ve talebin geçici icrası da ihtiyati tedbirin işlevsel amaçları haline gelmiştir. (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr.

Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2462, 2463). İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini, keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir (m. 390/3).

Yani, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir... yaklaşık ispat ispatsızlık veya sadece talepte bulunanın beyanlarıyla yetinileceği anlamına gelmemektedir. Talep eden, ispat ölçüsü düşürülmüş olsa dahi, bir ispat faaliyetinde bulunmak, bu çerçevede delillere dayanmak ve tam olmasa da iddia ettiği hususların gerçekliğini kuvvetle muhtemel olduğunu gösterecek şekilde ispat etmek durumundadır.

Şu halde, ispat ölçüsünün düşürülmesi, tedbirin koşullarının, özellikle tedbire esas olan hakkın hüküm altına alınabilmesi için maddi hukuk kurallarında öngörülen koşul vakıaların bir kısmının incelenmeyeceği ya da üstün körü inceleneceği anlamına gelmemektedir. Zira ispat ölçüsü, incelemenin kapsamına değil, hakimdeki usuli kanaatin derecesine ilişkindir...

Şüphesiz, talep eden bir ispat faaliyetinde bulunmuşsa bunu tam ispat seviyesinde aramamak gerekir; fakat tamamen ispatsız veya delile dayanmayan bir faaliyet de afaki tehlike olgusuna dayanılarak yeterli kabul edilemez (Pekcanıtez Usul, Cilt.III, s.2476, 2477). İhtiyati tedbirin teminat amaçlı, düzenleme amaçlı ve eda amaçlı olmak üzere üç ana amacı gerçekleştirmek üzere verilmesi mümkündür.

Düzenleme amaçlı ihtiyati tedbir türünde geçici bir durum adli yoldan düzenlenmekte, ihtiyati tedbir hukuki ilişkiyi yeniden inşa etmektedir. Düzenleme amaçlı ihtiyati tedbirlerde gelecekte yerine getirilecek bir edimin teminat altına alınmasından çok hukuki barışın muhafazası hedef alınmaktadır. Eda amaçlı ihtiyati tedbir ise, bir hakkı geçici olarak gerçekleştirmeye yöneliktir. Yani alacaklının geçici olarak tatmini söz konusudur.

Teminat amaçlı tedbirler, ihtiyati tedbirlerin temel şeklidir. Burada para alacağı dışındaki ihtilaf konusu hakkın müstakbel icrası teminat altına alınmaya çalışılmaktadır. Şayet hakkın gerçekleşmesinin engellenmesi veya esaslı şekilde ağırlaşması tehlikesi bulunuyorsa bu durumda teminat amaçlı tedbirler söz konusu olacaktır. Böylece ihtilaf konusu hak korunarak yargılama sonunda icrası mümkün kılınacaktır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391. maddesi, teminat amaçlı ihtiyati tedbir olarak karar verilebilecek tüm ihtimalleri kapsayıcı bir hüküm sevk etmiştir. Buna göre, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebilir... Malın hukuken muhafaza altına alınması daha çok taşınmazlarda karşımıza çıkar.

Taşınmazın tapu sicilinde malik gözüken kişiye karşı satış vaadi sözleşmesinde olduğu gibi bir şahsi talep hakkı ileri sürülüyorsa çekişmeli haklar şerhi (TMK m. 1010), muvazaada olduğu gibi ayni talep hakkı ileri sürülüyorsa geçici tescil şerhinin (TMK m. 1011) tapu siciline kaydedilmesi talep edilebilir. Her iki şerhin de hukuki niteliği teminat amaçlı ihtiyati tedbirdir.

Şerhler, taşınmazın devredilmesine engel olmadığı, yalnız ayni etki ortaya çıkardığı için (TMK m. 1011), uygulamada tapu sicilinde işlem yapılmasını yasaklayan ferağdan men (tasarruf yasağı) şeklindeki teminat amaçlı ihtiyati tedbirler yaygınlık kazanmıştır... Ferağdan men kararı ile malikin o taşınmaz bakımından tasarruf yetkisi hakim kararı ile ortadan kaldırılmakta ve bu durum tapu siciline bildirilmektedir...

Uygulamada ferağdan men kararının iradi tasarrufların yanında cebri tasarrufları da engelleyip engellemediği hususunda tereddüt edilmektedir... Kanımızca ferağdan men şeklindeki teminat amaçlı ihtiyati tedbir kararı cebri satışı da durdurur. Hacizle ihtiyati tedbirin karşı karşıya gelmesi durumunda mutlaka öncelik verilecekse tedbire öncelik verilmesi gerekir.

Ancak ihtiyati tedbirin içeriği belirlenirken her zaman ayrıntılı bir belirleme yapılmaması gerektiği halde, uygulamada ortaya çıkması muhtemel sakıncalar söz konusu ise yine de mahkemenin bu durumu da gözetip tedbir kararını yeterli açıklıkta vermesi, bu bağlamda talep edenin karşı karşıya kaldığı tehlikenin cebri satışın da engellenmesini gerektirip gerektirmediğini belirlemesi uygun olacaktır. (Pekcanıtez Usul, Cilt.III, s.2503, 2504, 2505).

Dairemizce yapılan inceleme ve yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; ihtiyati tedbir talep eden şirket ile ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi arasında imzalanan sözleşmedeki iş sahibi ediminin tedbire konu taşınmaz olduğu, uyap sistemi üzerinde alınan tapu kaydına taşınmazın ... Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı olup ...

Anonim Şirketi adına da ipotek tesis edilmiş olduğu, şirketin borçları nedeniyle başlatılan icra takipleri nedeniyle haciz uygulandığı, mevcut deliller dikkate alındığında tapu iptal ve tescil istemine konu davadan önce talebe konu ihtiyati tedbir kararının verilmemesi ve taşınmazın satışı halinde açılacak davanın konusu kalmayacağından telafisi imkansız zararların doğma ihtimali bulunduğu, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, mahkemece cebri icra yoluyla satışları da kapsar şekilde tedbir kararı verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbir isteminin reddedilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmıştır.

HMK'nın 392/1.maddesinde. "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.

Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir..." hükmü ve dosya kapsamı uyarınca ihtiyati tedbir kararının teminat karşılığı uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.

İleride ihtiyati tedbir kararı devam ettiği ve taşınmazın değeri mahkemece tespit edildiği takdirde, teminat miktarında mahkemece yeniden değerlendirme yapılabileceğinden, bu aşamada dava dilekçesinin ekindeki sözleşmede taşınmaz değeri olarak taraflarca üzerinde anlaşılan 571.099,77 TL %20'i oranında hesap edilen 114.219,95 TL teminat alınmasına karar verilmiştir.

Açıklanan sebeplerle; ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere. 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1083 D. İş Esas, 2024/1334 D.

İş Karar sayılı dosyasında verilen 06/11/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, sözleşmede taşınmaz bedeli olarak belirlenen 571.099,77 TL'nin takdiren % 20'si oranında hesap edilen 114.219,95 TL teminat tutarının ihtiyati tedbir talep eden tarafça nakit olarak yatırdığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...

Mah, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, "... Projesi " ... Blok, Kat:..., ... bağımsız numaralı taşınmazın rızaen 3. kişilere devir ve temliki ile cebri icra yoluyla satışının önlenmesine için tapu kaydı üzerine İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 3-HMK'nın 393/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde uygulanmasına,

aksi halde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, 4-HMK'nın 397/1. maddesi uyarınca bu kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde esas hakkındaki davanın açılıp ve dava açtığına ilişkin evrakının sunulmaması halinde ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, 5-Kararın tebliği, teminat alınması ve infaza yönelik işlemlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

6-İhtiyati tedbir talep eden tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının iadesine, 7-İhtiyati tedbir talep ede tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin esasa ilişkin açılacak davada ilişkin verilecek kararda İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/387, K. 2025/344, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/387
Karar No
2025/344
Tarih
19 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/388 K.2025/401
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/389 K.2025/568
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/389 K.2025/363
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/389 K.2025/423
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/389 K.2025/377
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/390 K.2025/423

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.