KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/421
- Karar no
- 2025/430
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2024
- Numarası
- 2021/181 Esas - 2024/903 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.359 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
Müvekkil şirketin, davalı ... şirketi nezdinde 22.09.2020 - 22.02.2020 tarihleri arasında Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi ile yangın dahil işyerinde meydana gelebilecek rizikolara karşı sigortalandığını, 05.09.2019 tarihinde sigortalanan işyerinde meydana gelen yangının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi tarafından hazırlanan raporda yangının sebebi "baca tutuşması zemin katta bulunan ram bacasının içinde biriken havaların aşırı hararetten tutuşmasıyla yangın çıktığı ve 1. katta bulunan ram bacasının etrafındaki tektstil ürünlerine sirayet etmesiyle yangın büyüdüğü " şeklinde belirtildiğini,
akabinde davalı ... şirketince 05/09/2019 hasar ihbarı yapılarak hasar dosyası açıldığını, yapılan ihtar ve görüşmeler netice vermediği için Sigorta Tahkim Komisyonu başvurulduğunu ve 2019.E.12180 E. sayılı tahkim dosya üzerinden karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dosya derdest halde iken sigorta şirketi tarafından 13.01.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyasına 1.980.000,00 TL ve 21.01.2020 tarihinde müvekkil şirkete 1.036.662,24 TL olmak üzere toplam 3.016.661,24 TL davadan sonra eksik ve geç ödeme bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komsiyonu'nun 31.08.2020 tarihinde vermiş olduğu 2019.E.12180 ve 2020/67239 K. sayılı ilamında “Yargılama sırasında ödenen 3.016.661,24 TL yönünden başvuru konusuz kaldığından,
bu tutarın esası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama sırasında ödenen ve esas yönünden konusuz kalan 3.016.661,24 TL'nın 1.980.000,00-TL'lik kısmı yönünden temerrüt tariki olan 21.10.2019 tarihinden ödeme tarihi olan 13.01.2020 farikine kadar işlemiş avans faizinin, 1.036.662,24 TL yönünden temerrüt tarihi olan 21.10.2019 tarihinden ödeme tarihi olan 21.01.2020 tarikine kadar işlemiş avans faizinin, sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, başvurunun kısmen kabulü ile 1.753.519,30.
TL sigorta tazminatının temerrüt tarihi olan 21.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin 204,547,01 TL'lik talebin reddine " karar verildiğini, ancak davalı ... şirketi temmerüde düştüğü halde ödemesi gereken zararı ödemeyi yapmadığından, ya da eksik ve geç ödeme yapılması nedeniyle temmerrüt faizi ile karşılanmayan ve onu aşan munzam zararlar meydana geldiğini, yangın sonrası ...
Bankası A.Ş Merter Şubesi tarafından Bakırköy Noterliği tarafından 16.10.2019 tarihli ihtarname ile kredi borcunun ödenmesi için 2 günlük süre verildiğini, akabinde banka tarafından müvekkile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine takip başlatıldığını, hatta işbu takiple ilgili davalı ...İİK m.89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş haciz ihbarnamesine ekli 05.11.2019 tarihli cevap ile "ödenebilir herhangi bir hak ve alacağı bulunmamaktadır" şeklinde itiraz edildiğini, fakat daha sonra tarafımızdan ilgili banka şubesi ve müvekkil aleyhine takibe girişen avukattan alınan muvafakat yazıları ile ödemenin ...
Bankası A.Ş Merter Ticari Şube müdürlüğü hesabına ödenmesine ilişkin "..hasar dosyasından doğacak tazminat tutarının banka nezdindeki ... no.lu ...
Ticaret ve Sanayi A.Ş hesabına .. " muvafakat yazılarına rağmen ne alacaklı bankaya ne davacıya ne de icraya hiçbir ödeme yapılmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarında somut ispat koşullarına bağlı olmadan "ikame Değer" esasına göre munzam zarar istenebileceği kabul edildiğini, davalı ... şirketi de, kusurlu olarak ödemesi gereken sigorta teminatını geç ödediğinden,
davacı tarafın faizi aşan bir zararının meydana geldiğini, burada üzerinde durulması gereken husus davacının sigorta tazminatını geç almaktan dolayı temerrüt ile karşılanmayan bir zararı olup olmadığına ilişkin olduğunu, nitekim davalı ... şirketi temerrüte düşmeden önce borcunu ödemiş olsaydı, müvekkil şirket ihtarname gereği banka borcu ödenebilecek ve işbu icra takibe duçar olmayacağını, bu nedenle, temerrüt faizi ile karşılanmayan onu aşan harç/masraf icra ve vekalet ücreti olarak 316.655,66 TL temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zarar meydana geldiğini,
her ne kadar Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda munzam zarar talep edilmiş ise de tahkim komisyonu tarafından. “Davacı tarafın zararın geç ödenmesi sebebiyle uğradığını belirttiği icra, haciz, faiz vs. munzam zarar talebi yönünden, uğranıldığı belirtilen bu zararların doğrudan sigorta zararına ilişkin olmayıp TBK genel hükümlere göre talep edilmesi gereken zararlardan olduğu,
zararın faizle karşılanıp karşılanamayacağının ve munzam zarar doğup doğmayacağının ve doğacaksa tutarının belirlenmesinin ancak işbu kararın infazı neticesi genel hükümlere göre yapılabileceği anlaşıldığından munzam zarar hesaplanması talebi bu yargılama içinde dikkate alınmamıştır. ” gerekçesiyle munzam zararlarımız sigorta tahkim yetki kapsamında olmadığından herhangi bir değerlendirme yapmadan genel mahkemelerde çözümleneceği kararına varıldığını, işbu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile,
316.655,66 TL tutarındaki tazminat alacağımızın 05.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ( değişmesi halinde değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanacak) ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki davaya konu edilen talepler zamanaşımına uğramış olduğundan davanın esasa girilmeksizin reddi gerektiğini, davacı taraf, huzurdaki dava ile ileri sürdüğü munzam zarar taleplerini tahkim başvurusuna da konu ettiğini, yapılan başvuru kapsamında verilen karar henüz yargıtay incelemesinde olup kesinleşmediğinden,
huzurdaki davanın derdestlik itirazımız doğrultusunda reddi gerektiğini, rizikonun gerçekleşmesi neticesinde davacı tarafın müvekkil bünyesinde bulunan sigorta poliçesi kapsamında tazminat ödemeleri yapıldığını, davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmamakta olup müvekkil şirket yapılan ödemelerle birlikte tazminat ödeme borcundan kurtulduğunu, huzurdaki davada, davacının ileri sürdüğü munzam zararının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekmekte olup bu hususta ispat yükü davacıda olduğunu, ancak davacı işbu yükümlülüğünü yerine getirecek herhangi bir somut delili dosyaya ibraz etmediğini,
taraflar arasında düzenlenen poliçede verilen teminatlar arasında munzam zarar yer almadığından huzurdaki davanın hukuki bir dayanağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının taleplerinin kabulü halinde dahi kabul edilebilecek miktar ancak poliçede yer alacak teminatlar dahilinde kabul edilebileceğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler yönünden reddine arar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...Davacı ... Tahkim Komisyonuna başvuru yapmış ve 31.08.2020 tarihli K-2020/67239 no.lu karar ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ise iş bu davayı açmış, sigorta şirketinin geç ödemesinden kaynaklanan ve karşılanmayan zararlarının bulunduğunu iddia etmektedir. Sigorta tahkim komisyonu karar vermiş ve karar temyiz incelemesinde olduğu görülmektedir.
Davacı tarafın zararın geç ödenmesi sebebiyle uğradığını belirttiği icra, haciz, faiz vs. munzam zarar talebi yönünden, uğranıldığı belirtilen bu zararların faizle karşılanıp karşılanamayacağının ve munzam zarar doğup doğmayacağının ve doğacaksa tutarının belirlenmesinin Sigorta Tahkim dosyasında verilen kararın infazı neticesinde belirlenebileceği, sigorta tahkim komisyonu tarafından verilen karar temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmakla, davacının davayı açtığı tarihte iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan sigortalı işyerinde meydana gelen yangın neticesinde ödenmesi gereken tazminat bedelinin, geç ve eksik ödenmesi nedeniyle temerrüt faizi aşan munzam zararının tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davacının davayı açtığı tarihte iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de sigorta tahkim dosyası, davacının poliçeden kaynaklı davaya konu yangın nedeniyle sigorta tazminatı alacağına ilişkindir.
Oysa huzurdaki dava ödenmesi gereken tazminat bedelinin, geç ve eksik ödenmesi nedeniyle temerrüt faizi aşan munzam zararının tazmini istemine ilişkin olup, davacının işbu davayı açması için tahkim dosyasının kesinleşmesine gerek yoktur. İddia olunan munzam zararın gerçekleştiği andan itibaren davacı işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Diğer bir ifade ile tahkim dosyası ön mesele yapılmak suretiyle dosyanın neticesi bekletilerek sonucuna göre davacının iddia olunan sigorta tazminatını geç almaktan dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan bir munzam zararı olup olmadığı, varsa söz konusu zararın davalı ... şirketinden talep edip edemeyeceği yargılama konusunu oluşturduğundan mahkemece hukuki yanılgı ile davanın erken açıldığından bahisle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;
kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/11/2024 tarihli ve 2021/181 Esas 2024/903 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/421, K. 2025/430, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama