KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2021
- Dosya no
- 2021/1523
- Karar no
- 2021/1589
- Mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2021
- Numarası
- 2019/620 Esas 2021/62 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 26/01/2021 tarihli ve 2019/620 Esas 2021/62 Karar sayılı dosyasında verilen karar; davacı/davalı tarafça vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle rızası ve bilgisi dışında davalı banka ile imzalanan kredi kartı sözleşmelerinden kaynaklı borçtan sorumlu olmadığının tespitini ve bu kapsamda yapılan 21.319,39 TL ödemenin istirdatını ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının anılan sözleşmeden dolayı borçlu olduğunu, hakkında başlatılan takibin kesinleştiğini, istirdat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davaya dayanak kredi kartı üyelik sözleşmesindeki imzanın davacı imzası ile benzerlik taşımadığı ve davacının kredi kartlarını kullandığının davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminat şartları oluşmasına karşın tazminat talebin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetince imza incelemesi yapılmaksızın ve istirdat şartları oluşmadığı gözetilmeksizin verilen hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklı borçtan sorumlu olunmadığı, bu kapsamda yapılan ödemelerin istirdatı ve tazminat istemine yöneliktir.
28.11.2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, anılan kanunun 3/1-k-j,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmelidir.
Somut olaya gelince dava, kredi kartını veren bankadan alacağı temlik alan varlık yönetim şirketine 30/09/2019 tarihinde (6502 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra), tüketici olan kart hamilince açılmıştır.
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davada, 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğu düşünülebilirse de, yukarıda açıklandığı üzere, özel kanun olan 5464 sayılı Kanunun 44/2 ve 43. maddelerinin açık hükümleri karşısında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu durumda uyuşmazlığın İstanbul Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (E:Yargıtay 5 HD 2021/3820 E. 2021/8367 K.)
Bu itibarla; kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken görev kuralı gereği tarafların sair istinaf istemleri incelenmesizin HMK 353-1-a-3 maddesi gereğince kararın kaldırılarak dosyanın talep halinde görevli İstanbul Tüketici Mah.sine gönderilmek üzere mahkemesine iadesine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, E. 2021/1523, K. 2021/1589, 16 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama