KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/1110
- Karar no
- 2025/278
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2019/524 Esas, 2021/396 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, davacı yüklenici tarafından, taraflar arasındaki 31.05.2018 tarihli teklif formuna dayalı olarak kurulan "İndüksiyon Makinesi Capasitör Bank ve Kontrol Kartı Onarımına" ilişkin eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen 12.12.2018 tarihli 24.983,44-TL'lik fatura bedelinin davalıdan tahsili içina İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üstünden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı vekilince, öncelikle hem takibe hem de davaya yetki itirazında bulunularak, yetkili icra dairesi ve mahkemenin müvekkilinin ticari sicil adresi olan ... Sanayi Sitesi ... Blok No:...-...-...
Başakşehir İSTANBUL itibariyle Küçükçekmece İcra Müdürlükleri ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, davacının sözleşme gereği yapması gereken onarımı yapamadığı, bu nedenle söz konusu makinenin üreticisi ve Türkiye Dispirütöründen servis talep edildiği, davacı tarafça onarımla ilgili bir servis formu düzenlenmediği, davacıdan bir onarım/servis hizmeti alınmadığı, makinanın onarımının Türkiye Dispirütörü Şirket tarafından yapıldığı ve ödemenin de bu şirkete yapıldığı belirtilerek, davanın reddi istenmiştir.
Mahkemece, davaya konu para alacağı bakamından TBK'nın 89.maddesi gereğince davacının yerleşim yerinin bulunduğu yer icra daireleri ve mahkemeleri de yetkili olduğundan davalının yetki itirazlarının yerinde olmadığı, tüm dosya kapsamı, hasar tespit dosyasında yapılan tespitler ve bilirkişi raporu dikkat alındığında davacının üzerine düşen onarımı yaptığı ancak davalının fatura bedelini ödemediği, talebin faturaya dayalı olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalı tarafından İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.996,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı yana ödenmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında, takibe ve davaya karşı yapmış oldukları yetki itirazlarını tekrar ettiklerini, takip ve davanın aynı zamanda sözleşmenin ifa edileceği yer olan müvekkilinin adresinin bağlı olduğu Küçükçekmece İcra Daireleri ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde başlatılması/açılması gerektiğini belirtmiş, cevap dilekçesindeki esasa ilişkin savunmalarını tekrar etmiş, yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmiş olmasının usule aykırı olduğunu, mevcut bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan onarım teklif formu ve faturaların incelenmediğini,
onarım teklif formu ile takibe dayanak fatura arasında 6 aylık bir süre olduğunu, VUK 231/5.maddesi gereğince bu faturanın dikkate alınamayacağını, mevcut rapordaki teknik değerlendirmenin hukuka ve dosyadaki delillere aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, taraflar arasındaki "İndüksiyon Makinesi Capasitör Bank ve Kontrol Kartı Onarımına" ilişkin eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı tarafça, hem davaya konu icra takibine karşı sunulan itirazda, hem de davaya cevap dikçesinde, takip ve davanın kendi adresi ve aynı zamanda sözleşmenin ifa edileceği yerin bağlı olduğu Küçükçekmece İcra Daireleri ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde başlatılması/açılması gerektiği belirtilerek, öncelikle yetki itirazında bulunulmuştur.
İtirazın iptali davalarında, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır.
Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkân bulunmamaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Nitekim. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/11/2013 Tarih, 2013/10-395 Esas ve 2013/1568 Karar sayılı ilâmında da aynı hususlara değinilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu tür uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takibinin kural olarak, davalının yerleşim yeri (HMK m.6), sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK m.10) veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer (HMK m.17) icra dairelerinden birinde açılması gerekir.
Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Oysa, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir.
Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 73. ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir (bkz.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarih, 2019/2763 Esas, 2019/3958 Karar, 23/02/2015 tarih, 2014/2485 Esas, 2015/922 Karar sayılı kararları) Somut olayda, davacı İstanbul ... İcra Dairesi'nde takip başlatmıştır.
Dosya kapsamına göre, davalının ikametgahının ve işin yapıldığı (ifa edildiği) yerin Küçükçekmece ilçesi sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Tacir olan taraflar arasında yapılmış bulunan bir yetki sözleşmesi de bulunmamaktadır. Dolayısıyla davaya konu takibin yetkili İcra Dairesinde yapılmadığı sonucuna varılmaktadır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi şartlarından biri de takibin usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır.
İcra takibi yetkisiz icra dairesinde yapıldığına göre ortada usulüne uygun ve geçerli bir takipten söz edilemez. Davalı borçlu icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde yetkili İcra Dairesini de göstererek usulünce yetki itirazında bulunmuştur.
Buna göre ilk derece mahkemesince bu tespitler doğrultusunda davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın esasına dair karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/1110, K. 2025/278, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama