KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/435
- Karar no
- 2023/1007
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2019
- Numarası
- 2018/205 Esas, 2019/1168 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı arasındaki tircari ilişki sebebiyle, davalı şirkete 02/08/2017 tarih ve ... numaralı 29.500,00 TL bedelli fatura düzenlenmesine karşın alacağın ödenmediğini, davacı şirketin alacağını tahsil edebilmek için davalı şirkete Beyoğlu ...
Noterliğinin 13/11/2017 tarih ve ... yevmiye numralı ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde söz konusu borcun ödenmesine aski takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiği, ihtarnamenin 15/11/2017 tarihinde davalı şirket yetkilisine tebliğ edildiği, ancak herhangi bir ödeme yapılmaması sbebiyle alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla 29.823,09 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı şirketin icra takibine haksız ve hukuka aykırı itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yapılan işi ve hizmet bedelni kanıtlar nitelikte hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı, davacı tarafın sunulan faturadan yapılan işin niteliğini, kapsamını, bedelini anlayabilmenin mümkün olmadığını, fatura üzerindeki imzaların davalı şirkete ait olduğunu kanıtlar netilekte herhangi bir delil bulunmadığını, davalı şirketin davacı şirket tarafından yapıldığı iddia olunan gemi işlerini ...Ltd.Şirketine yaptırdığı ve aralarında bir hizmet akdi bulunduğunun tespite dildiği, davacı tarafından talep edilen bedelin likid olmadığını belirterek davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama gideri ile vekalet ücetinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen davacı şirket defterlerine göre davacı taraf 29.500,00 TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta davacı tarafın keşide etmiş olduğu faturanın davalı şirket tarafından BA bildiriminde bulunulduğu, bu hususun takip konusu faturanın muhteviyatı olan mal/hizmet lerin davalı şirkete verildiğinin delili olarak kabul edildiği,
bu noktada ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan herhangi bir ödemeye ilişkin belgenin de bulunmaması nedeniyle fatura konusu bedelin ödenmediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında; davalının 29.500,00 TL asıl alacak ve 323,09 TL işlemiş faize yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca dava konusu alacağın likit niteliği gözetilerek asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği görülmüştür.
Davalı vekili istinafında; görev itirazlarının olduğunu, davaya konu alacağın deniz alacağı olduğunu, deniz mahkemelerinin görevli olduğunu, delil listesindeki belgelerin celp edilmediğini, esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacı şirkete yaptırılan ... teknesi işinde süpervizör konumda olup bizzat borçlu sıfatına haiz olmadığını, faturanın sehven kayıtlara alındığını, iade faturası düzenlediklerini, takibe koyduklarını, itirazın iptali davası açtıklarını, yargılamanın devam ettiğini, (İstanbul Anadolu 13. ATM 2019/852 esas)bekletici mesele talep ettiklerini, mahkemenin gerek görmediğini, aracı firma olduklarını, asıl iş ...
Ltd. ile servis sözleşmesi yaptıklarını, teknenin bir kısım işlerinin davacı tarafından üstlenilmiş olduğunu, asıl işin ... ile ... arasında kurulduğunu, onlarla ilgilerinin olmadıklarını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete 02/08/2017 tarih ve ... numaralı 29.500,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, davalının fatura bedelini ödememesi sebebiyle davalı hakkında takip başlattığını ve itirazın iptalini talep ettiğini belirtmiş, davalı ise yapılan işi kabul etmediğini ve faturanın işin niteliği ve kapsamını belirlemediğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece faturaya konu işin yapıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı istinafında öncelikle görev itirazında bulunmuş, dava konusu alacak deniz alacağı olduğundan Deniz İhtisas Mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu tekne yapımına ilişkin olup Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere "eser" sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmeleri ise, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin görevinin kapsamını belirleyen 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. kitabında yer almamakta olup, bu sözleşmeler Borçlar Kanunu'nun 355-371. maddeleri hükümlerinde düzenlenmiştir. Yasal durum bu olunca da; uyuşmazlığın çözümünde Denizcilik İhtisas Mahkemeleri görevli değildir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerin yerinde görülmemiştir. Davacı faturadan kaynaklı bakiye bedel alacağını talep etmektedir.
Davalı taraf savunmasında ve istinafında asıl işin tarafı olmadıklarını ve faturanın sehven kayıtlara alındığını savunmuş ise de; davalı taraf şirket ( tacir) olup, iş bu faturayı muhasebesel işlem olarak BA( BS) formu ile kullandığının anlaşılmasına göre, Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda malın teslim edilmediğinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden,
davalının bu yöndeki ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiğinden bahisle faturaya dayalı bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinafında belirttiği ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiği İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/852 esas sayılı dosyanın Uyapta yapılan sorgulamasında, ilgili dosya hakkında 08.02.2022 tarihinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu aşamada bekletici mesele yapılması yönünden inceleme yapılması gerekmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/435, K. 2023/1007, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama