İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/513 K.2023/1297

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/513Karar2023/1297Tarih26 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.108 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Aralık 2023
Dosya no
2022/513
Karar no
2023/1297
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/02/2020
Numarası
2017/934 Esas, 2020/222 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.108 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 30 yıldır değerli ve hassas yüklerin uluslararası taşımacılığını yaptığını ve davalı ile aralarında taşımacılıkta kullanılan ahşap kasaların yapımı konusunda uzun yıllardır ticari ilişki bulunduğunu, yüklerin hassasiyeti nedeniyle ahşabın imalat aşamasında fırınlanması ve yetkili firmaca kaşelenmesi gerektiğini ve bu konuda davalı ile anlaştıklarını,

sanat eserlerinin taşınması sırasında kullanılan sandıkların içinde ve dışında fırınlanmaması sebebiyle canlı küf oluşması üzerine Londra'daki acentenin müvekkili şirkete 41.150 Euro zarar fatura ettiğini ve bu zararın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin eksik ve ayıplı şekilde ifa edilen maldan kaynaklanan zarar nedeniyle davalıdan 161.665,90-TL alacaklı olduğunu ve müvekkili şirketin masraflar ve kusurlu imalat nedeniyle alamadığı bedel için 09.06.2017 tarihi ve ... numaralı 15.81,90-TL ve 03.07.2017 tarih ve 27610 numaralı 145.848,00-TL tutarındaki faturaları davalıya gönderdiğini,

davalının bu faturaları iade ettiğini, ayıplı imalattan kaynaklanan zararlar nedeniyle Beyoğlu ... Noterliğinin 17.07.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya gönderilerek bu fatura asıllarının da ihtarnameye eklendiğini, davalının ayıplı ifası sebebiyle müvekkili şirketin ayıp ve eksik işler nedeniyle 1.200 dolar değerinde sigortalı olan taşıdığı televizyonun sandık küfü nedeniyle çalışmadığını, ...

Müzesine ait 1 adet yağlı boya tablonun uygun olmayan çam kereste sebebiyle küf oluştuğunu ve tabloda zarar tespiti halinde müvekkilinin sorumlu olacağını, davalının çam keresteden yapmış olduğu sandıkların ayıplı olduğunun ... Müzesinde paketleme sırasında fark edilmesi yüzünden taşımanın geciktiğini, ...

Müzesi'nin Londra'daki acentesinin sandık küflenmesi nedeniyle müvekkiline, 41.150-Eura zarar faturası kestiğini, davalının edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin itibar ve iş kaybına uğradığını sonuç olarak belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00-TL maddi, 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde alacak tutarının 161.665,90 TL olduğunun belirtilmesi nedeniyle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirketin davacının talimatları doğrultusunda 2017 Mart sonu ve Nisan başında belirtilen özellikte sandıkları yaptığını ve hazır vaziyette davacı şirkete teslim ettiğini, bu teslimat sırasında her zaman yaptığı gibi sandıkların nem kapmaması için iyi ve kuru bir yerde muhafaza edilmesini ikaz ettiğini, müvekkili şirketin teslim ettiği malların davacı şirket yetkinleri tarafından muayene ederek teslim alındığını, herhangi bir ayıp tespit edilmediğini,

sandıkların davacı şirketin kusuru ile hasar aldığını ve müvekkili şirketin kasalarla ilişkisinin teslim edilmekle kesildiğini, müvekkili şirketin kasalarla ilgili edimini yerine getirdiğini ve karşılığında 55.000-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirkete ödenen 55.000-TL mahsup edilerek bakiye iş bedeli 103.391,40-TL'nin ödenmesi için Beykoz ...

Noterliğinin 7 Temmuz 2017 tarih ve ... yevmiye no ile ihtarname keşide edildiğini, davacının bu borcunu ödemediğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen İstanbul 18. ATM nin 2017/1036 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında mevcut ticari ilişki sonucu fatura ve cari hesap alacağından kaynaklanan ve borçlu davalının ödemediği alacaklarının tahsili amacı ile borçlu-davalı aleyhine İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ederek alacaklarının tahsilini güçleştirme yoluna gittiğini. müvekkil şirketin alacağının fatura ve cari hesap alacağı olduğunu, davalının talep ettiği ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğini, karşılığında kesilen fatura ve irsaliyelerin davalı-borçlu tarafa tebliğ edilmesine rağmen gününde ödenme yapılmadığını, davalıya Beykoz ... Noterliğinin ..

Temmuz 2017 tarih ve ... yevmiye numarasıyla ödeme yapılması için ihtar gönderildiğini, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile 103.660,91 TL açısından faiz ve diğer ferileriyle birlikte takibin devamına ve borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça yapılan iş kapsamında, teslim edilen malın ayıplı olması nedeniyle davacının fatura bedellerine hak kazanmadığını, icra takibine ve davaya konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin söz konusu olamayacağını, davacı aleyhine İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2017/934 esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine,

kötü niyetli olarak takibe geçilmesi nedeniyle müvekkili lehine %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin yapmış olduğu sandıkların '‘gizli ayıplı” olduğu, bu çerçevede ayıp bildiriminin süresi içerisinde olduğu. davacının ayıplı malzeme sebebiyle,

kendi müşterisinin katlandığı maliyeti fatura etmesinden kaynaklanan 145.848,00-TL tutarındaki masraf sebebiyle oluşan alacak talebinde de haklı olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bilirkişilerce davacının 145.848-TL’lik faturasının davalı şirkete tebliğ edilmemesine rağmen tebliğ edilmiş gibi inceleme yapılması ile mahkemenin 09.10.2018 tarihli duruşmasındaki ara kararlarına dair davacının ayıba ilişkin bir beyan veya delil sunmamasına rağmen bilirkişinin ayıbın varlığına karar vermesinin dayanaksız ve yersiz olduğu,

dosyada örnek sandık veya malzeme olmadan bunları incelemeden internetten alıntıladığı ve "ayıp"ın oluştuğunu beyan eden düşüncesinin tamamen dayanaksız ve yersiz olduğu, tebliğ edilmeyen dava dışı ...

Ltd Şirketince davacıya kesilen faturadan davalı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bilirkişinin davalı tarafın somut şekilde ürettiği sandık örneklerini incelemeden yaptığı tespitin sübjektif olduğu, davacının ayıp ihbarında bulunmadığı ve sessiz kaldığı bu nedenle asıl davanın reddi gerektiği, birleşen dava yönünden dava dosyasında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı takip dosyasında yer alan 30.05.2017 tarih ve ... sayılı 2.336,40 TL tutarında fatura hariç diğer tüm faturaların davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna karşılık 30.05.2017 tarih ve 021052 sayılı 2.336,40 TL tutarındaki birleşen dava davacı, asıl dava davalı faturasının karşı taraf defterlerinde kaydedilmediği, birleşen dava yönünden, davacı ve davalı ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; davalı/birleşen davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... E, sayılı takip dosyasında 11.09,2017 takip tarihi itibariyle davalı/birleşen davacı şirketin davacı/ birleşen davalı şirketten 78.109,90 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle Asıl ve ıslahla açılan davanın Reddine, Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1036 E sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyasında itirazının 78.109,90,-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara yasal faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine, Birleşen davada % 20 icra inkar tazminatı 15.621.-Tl nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş karara karşı, asıl dava davacı- birleşen dava davalı vekili istinafa başvurmuştur.

Asıl dava davacı-birleşen dava davalı vekili istinaf dilekçesi ile, dosyadaki bilirkişi raporlarının açıkça davalı tarafından üretilen malların (sandıkların) ayıplı olduğu ve davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu yönünde olmasına rağmen, bu raporların aksine asıl davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin yeni bir rapor alma gereği dahi görmeden dosyadaki bilirkişi raporlarının aksine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yasada teknik bilgi gerektiren konularda hakime takdir hakkı tanınmadığını,

her ne kadar 282. maddede bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı ve hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği belirtilmiş ise de, bunun hakime keyfi bir takdir hakkı tanıma olmayıp, teknik hususlarda bilirkişi raporu alınması ve bu rapora uyulması gerektiğini, gerekçeli karardaki, davacı şirketin düzenlediği 03.07 2017 tarih ve ... seri numaralı 145.848,00-TL tutarında ayıplı mal ihtarı ve ekindeki faturaların tebliğ edilemediği, tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, zira dosyada sunulu bulunan, faturaların ekli olduğu Beyoğlu ...

Noterliğinin Davacıya ait 17 07.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname tebliğ mazbatasından da açıkça görüleceği üzere, tebligatın davalıya yapıldığını, tebliğ şerhinden ihtarnamenin muhatap adresinde kimse bulunmadığından kapıya haber kağıdı yapıştırılarak 19.07.2017 tarihinde muhtara yapılmış olduğunu, üstelik davalı tarafın davada ihtarın ve faturaların tebliğ alınmadığı yönünde hiçbir itirazı bulunmadığını, aksine bu faturaların varlığını ve haberdar olduklarını kabul ederek,

faturalara itiraz ettiklerini beyan ettiğini, kaldı ki, ayıp nedeniyle oluşan zararın tazmini talebinde alacağın HMK hükümleri gereğince her tülü delille ispatının da mümkün olduğunu, faturanın tebliğ alınmaması veya tebliğ edilememesinin de hak ve alacağı ortadan kaldırmayacağını, asıl davanın konusunun ayıplı mal ve bundan kaynaklanan zarar talebi olup, gerekçeli kararda bilirkişinin ayıbın varlığına karar vermesinin dayanaksız ve yersiz olduğu, dosyada örnek sandık veya malzeme olmadan bunları incelemeden internetten alıntıladığı ve "ayıp"ın oluştuğunu beyan eden düşüncesinin tamamen dayanaksız ve yersiz olduğu,

bilirkişinin davalı tarafın somut şekilde ürettiği sandık örneklerini incelemeden yaptığı tespitin sübjektif olduğu belirtilmesine rağmen, çözümü teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren dava konusu hakkında yeni rapor almadan ve eksiklik giderilmeden üstelik de mevcut raporun aksine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin eksikliği tespit etmiş olmasına rağmen, eksikliği gidermediğini, yine gerekçeli kararda,

davacının ayıp ihbarında bulunmadığı ve sessiz kaldığı belirtilmiş ise de gerek dosya kapsamından gerekse sunulan bilirkişi raporundan açıkça görüleceği üzere davaya konu sandıklarda ayıp çıkar çıkmaz e-mailler ve ihtar yoluyla ayıbın davalıya bildirildiğini, ürünlerin ayıplı çıktığı, bu sebeple zarara uğranıldığının davalı şirkete derhal e-mail yoluyla ve telefonla bildirildiğini, bu konuda dosyaya sunulan onlarca yazışma bulunduğunu, üstelik bununla da yetinilmeyip ihtar keşide edildiğini, Türk Borçlar Kanunu açısından ayıp ihbarının yapılmasının herhangi bir şekil şartına tabi olmadığını, buna göre,

asıl davada verilen karar hatalı olduğu için birleşen dava yönünden varılan sonucun da hatalı olduğunu, asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl dava ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini. Birleşen dava ise eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup asıl davacı iş sahibi, davalı- birleşen dava davacısı yüklenicidir.

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır uluslararası taşımacılık yaptığını, değerli ve hassas yükleri taşıdığını, davalı ile de değerli ve hassas yüklerin taşınmasında kullanılacak ahşap kasaların yapımı konusunda yıllardır ticari ilişki içinde olduğunu, davalı tarafından imal edilen ahşap kasaların kerestelerinin fırınlanmaması nedeniyle sandıklarda küf oluştuğunu, oluşan bu küf nedeniyle taşınan eşyaların zarar görmesi ihtimali bulunduğunu, bu durumun yurtdışında taşıma yapılan firma tarafından tespit edildiğini ve davalı tarafından ayıplı üretilen sandıkların imha edildiğini yerine yeni sandıklar üretildiğini,

bu nedenle müvekkilinin taşıma nedeniyle doğan alacağını eksik aldığını, ayrıca yeni üretilen sandıklar nedeniyle müvekkiline fatura düzenlendiğini bu nedenle oluşan maddi ve manevi zararının davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada yüklenici ise taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle davalıdan bakiye iş bedeli alacakları olduğunu, bakiye iş bedeli alacağın tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dava davacısı iş sahibi uluşlararası taşımacılık yapan şirket olup, hassas ve değerli yüklerin taşınmasında kullanılmak üzere davalı yükleniciye taşımaya uygun sandık imal ettirmektedir. Asıl davacı taşımada kullanılmak üzeren özel üretilen sandıkların bir kısmının fırınlanmamış olması nedeniyle sandıkların küflendiğini bu nedenle zarara uğradığını idia etmektedir.

Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.Ayıp her türlü delille ispatlanabilir.

Asıl dava davacısı, davalı tarafça üretilen sandıkların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de üretilen sandıkların ayıplı olduğuna ilişkin her hangi bir tutanak, belge ve bilgi dosyaya sunulmamıştır. Davacı iddiasına göre söz konusu sandıklar taşıma nedeniyle yurt dışına gönderilmiş olup ayıp tespiti üzerine ayıplı tüm sandıklar yurtdışında imha edilmiştir.

Ancak dosya içinde davalı yüklenici tarafından üretilen ve davaya konu sandıkların ayıplı olduğuna ilişkin tutulmuş her hangi bir tutanak, belge bulunmamaktadır. Dosyaya bin kısım fotoğraflar delil olarak sunulmuş ise de sunulan bu fotoğraflarda görünen sandıkların, davalının ürettiği davaya konu sandıklar olduğu, bu sandıklarda yüklenicinin sorumluluğunu gerektirecek imalattan kaynaklanan ayıp bulunduğu anlaşılamamaktadır.

Yine dava dışı gönderilen firma tarafından yazılmış bazı maillerde sandıklarda küflenme olduğu bunların imha edildiği belirtilmiş ise de bu sandıkların davaya konu sandıklar olduğuna ilişkin bir belirleme ve tespit bulunmamaktadır. Asıl dava davacısı da bu iddiasını ispatlayamamıştır. Mahkemece ispatlanamayan asıl davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.

Birleşen dava ise açık hesap ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olduğundan ve taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda birleşen dava davalısının mahkeme kararında belirtilen miktarda borcu olduğu anlaşıldığından birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri de yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarih ve 2017/934 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden; alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından davacı-birleşen davalı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Birleşen dava yönünden;

alınması gereken 5.335,68 TL nisbi istinaf karar harcından davacı-birleşen davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.333,92 TL'nin mahsubu ile 4.001,76 bakiye harcın davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davacı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/513, K. 2023/1297, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/513
Karar No
2023/1297
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/513 K.2023/1098
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/514 K.2023/852
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/514 K.2023/979
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/514 K.2023/789
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/515 K.2023/1141
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/515 K.2023/638

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.