İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/535 K.2024/157

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/535Karar2024/157Tarih15 Şubat 2024Okuma13 dk · 2.654 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
15 Şubat 2024
Dosya no
2022/535
Karar no
2024/157
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/02/2020
Numarası
2015/1140 Esas, 2020/134 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.654 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, davalı ... mimarlık, müvekkili ... ile imzaladığı olduğu 22 Ocak 2014 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca, İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Mahallesi, ... Cad. Karaköy-İstabul adresinde bulunan ...

Binası adı ile anılan yapıya ilişkin tüm mimari, uygulama (ruhsat) projeleri, danışmanlık ve çizim çalışmalarını yüklendiğini, sözleşmenin imzasından itibaren yaklaşık bir yıl süre boyunca davalının oyalandığını, hiç bir somut adım atılmadığını, ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun bir belediye başvurusu ve onayı hiçbir zaman gerçekleşmediğini, davalı özen yükümüne aykırı olarak ruhsat sürecinin uzamasına ve tamamlanamamasına neden olduğunu ve akdi taahhütlerini ihlal ettiğini, davalının özen borcunu yerine getirmemesi sebebiyle davalıya fazladan ödenen iş bedellerinin davacıya iadesi gerektiğini,

davacı yüklenici (mimar) sıfatıyla üstlendiği özen yükümlülüğüne uymadığını, davalı tarafından 150.000-USD+KDV karşılığı 390.462-TL için 17/01/2014 tarihli ... sayılı fatura kesildiğini, bu fatura 22/01/2014 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına havale edilerek ödendiğini, sözleşmeye aykırı olarak üstlendiği işleri süresinde ve özen ile tamamlayamayan işlerdeki gecikme nedeniyle ve kusuru ile müvekkilinin zarara uğramasına sebep olan davalıya Beyoğlu ...

Noterliğinden gönderilen 17 Aralık 2014 tarihi ... sayılı ihtarname gönderildiğini ve Etap 3 (... Pojeden) başlayarak sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmediğini ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğu gerekçesiyle sözleşme 4.1. Maddesine istinaden sözleşme haklı nedenle feshedildiğini ve tamamlanmayan Etap 3-a ... Projenin belediyeye teslimi, Etap 3-b ...

Projesinin belediye onayı, Etap 4-a uygulama (Ruhsat) Projesinin belediyeye teslimi işleri için müvekkili tarafından fazla ödenen 90.000-ABD Doları iadesi talep edildiğini, arz ve izah edilen nedenler ile fazlaya dair hakları saklı olmak üzere, davanın kabulü ile davalıya yapılan olan 234.277,20-TL fazla ödemenin işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, müvekkili ile davacının grup şirketi olan ... arasında 2013 yılı başında ... projesi için sözleşme imzalandığını, ... ile imzalanan sözleşmede tanımlanan süreçler 1. Ve 2. Etaplar için yapılan işlerin onayladığı şekilde mimar tarafından gerçekleştirildiğini ve işlemelere devam edilirken davacı asilin isteği ve ısrarı üzerine ... projesine ek olarak ... ve ...

Projeleri eklendiğini, ... proje sözleşmesine ilişkin olarak davacının grup şirketi olan ... iş bu dava ile yanı tarihte İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1145 esas sayılı ile benzer bir dava açıldığını, davacı dava konusu ... ve ... gayrimenkullerin belirli aralıklarla ...

Projesine eklenmesini istediğini, davacının ihtiyaç programı kapsamında müvekkili tarafından ... ve ... projeleri eklendiği için ... projesi de davacıların kusur nedeniyle planlama ve konsept mimar proje süreci uzattığını ve bu tamamen davacının talebi üzerine meydana geldiğini, davacı tarafından davalı müvekkiline gönderilen Beyoğlu ...

Noterliğinin 17/12/2014 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... projesini de fesih ettiğini belirterek davacının diğer grup şirketi olan ... şirketi açısından 90.000-USD talep ettiğini, oysa ki davalı müvekkili yaptığı tüm iş ve işlemlerde her üç projeyi aynı kapsamda projelendirerek tek eser haline getirdiğini, ancak davacı yan birbirinden farklı projeler varmış gibi maddi çıkar sağlamaya çalıştığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1145 esas sayılı davaya konu ... işu davanın konusu ... ev dava konusu edilmeyen ... projelerinin tek iş olarak davalı müvekkilinden sipariş edildiğinin açık kanıtı olduğunu,

davacı yan ... binasını ... ailesinde kiralama yolu ile hak sahibi olmak istediği ve kiralama süreci müvekkilinin resmi kurumlarda yapacağı başvuruları doğal olarak geciktirdiğini, davacı asilin kiralama konusundaki kusuru nedeniyle sözleşme etaplarında gecikmeye sebep olduğunu, davalı müvekkilini işbu gecikmede herhangi bir kusurunun olmadığını bina sahibi ... ailesinden vekaletname ancak 30/05/2014 tarihinde alınabildiğini, gecikmeyi kanıtlar Beyoğlu ...

Noterliğinin 30/05/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının tarafın davalı müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığından teminat olarak verilen 40.000,00-USD miktarlı teminat senedinin taraflarına iadesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusu işin, 2013 yılında imzalanan ... sözleşmesi ile başlayan, daha sonra ... sözleşmesinin eklenmesi ile devam eden işlerin bir bütün haline getirilmesi ile röleve restütüsyon ve restorasyon projelerinin izinlerinin alınması sürecine ilişkin olduğu, buna göre tüm sürecin ve projelerin birlikte yürütülmesi gerektiği, işin birlikte görülmemesi halinde izin senaryolarının değiştiği, İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... mahallesi, ... cad. ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı yere ait rölöve, restitüsyon, restorasyon, ruhsat projelerinin hazırlanması,

mevcut yapıların kısmen yıkılması ile otel amaçlı kullanılacak eklerin yapılması işine ait taraflar arasında tanzim ve imza edilen "Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi" gereği 5 Etap halinde hazırlanması gereken 1. ve 2. Etap da yer alan işlerin sözleşme hükümleri doğrultusunda yapıldığı, davalı/yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelinin 60.000,00 $ + KDV olduğu, davacının fatura karşılığı ödediği bedelin ise 150.000,00 $ olduğu,

yapılan iş tutarı olan 60.000,00 $'ın minhası halinde ortaya çıkan 90.000,00 $+ KDV'nin davacı/işverene iade edilmesi gerektiği, sözleşmenin 4.2.maddesinde "..fesih durumunda, fesih aşamasına kadar mimarın sözleşme gereğince hak etmiş olduğu bedel, mimara ödenecek olup ödemenin yapılması halinde işveren tarafından ödemeler geri alınmayacaktır.." hükmü var ise de, hak etmek olgusunun bir işin yapılması, üretilmesi, bir emek sarf ederek bir metanın ortaya konulması neticesinde oluşan bir kazanım olduğu, yapılan incelemelerde de görüleceği üzere davalı/yüklenicinin hak ettiği bedelin sadece 60.000,00 $ + KDV olduğu,

aksi takdirde davalı/yüklenici lehine sebepsiz zenginleşme oluşacağı, anıtlar kurulundan izin alınması gerekirken bu izni alınmadığı, eksik evrakla müracaat edildiği için kurul tarafından 2 defa davalıya yazı yazılmasına rağmen bunları tamamlamamış olduğu, her ne kadar sözleşmenin 4.2.maddesinde; "..işin tek taraflı fesih edilmesi halinde 30 gün öncesinden muhataba bildirimde bulunması gerektiği.." hükmü var ise de, davacının feshinin haklı nedenle fesih olduğu,

buna göre davalı mimarın fesih anına kadar gerçekleştirdiği ifa nedeniyle sözleşmeye istinaden 60.000,00 Dolar + KDV' ücreti hak ettiği, 17.01.2014 tarih ve ... sıra nolu faturaya istinaden 150.000,00 Dolar (=330.900,00 TL) + KDV karşılığı 390.462 TL mimarlık hizmet bedeli 22.01.2014 tarihinde davalı hesabına ödendiğinden davalı mimara yapılan fazla ödeme olan 90.000,00 Dolar + %18 KDV karşılığının davacıya ödenmesi gerektiği,

davacı yanın ödemeyi gerçekleştirdiği 22/01/2014 tarihi itibariyle istirdadını talep edebileceği tutarın 90.000,00 USD + KDV karşılığının 234.277,20 TL olduğu dikkate alındığında talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 234.277,20-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Davalı vekili istinafında, ilk derece mahkemesinin itirazlarına konu olayları dikkate almadığı gibi, hukuki olarak da tatmin edici bir gerekçeye dayanmadığını, delillerin hepsine gerekçede yer verilmediğini, sundukları Outlook yazışmalarının delil olarak belirtilmediğini, davacı ile organik bağı olan ... A.Ş.

Şirketinin müvekkili aleyhine açtığı ve benzer içerikte sözleşme metnine dayalı olarak haksız açılmış davaya ilişkin 13 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1145 Esas - 2018/739 Karar sayılı ve müvekkili lehine reddolunan kararın da delil olarak belirtilmediğini, gerekçeli kararın 3.sayfasının son paragrafında yer verilen;

“…90.000,00-Dolar+KDV’nin Davacı İşverene iade edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı lehine sözleşmenin 4.2. maddesinin “ fesih durumunda fesih aşamasına kadar mimarın sözleşme gereğince hak etmiş olduğu bedel, mimara ödenecek olup, ödemenin yapılması halinde işveren tarafından ödemeler geri alınmayacaktır” hükmü var ise de, davalıya yapması gereken işin gereği gibi ifası varsayımı ile ödenecek ücretin önden ödendiği” ifadelerinin hukuku ve sözleşme serbestisi ilkesini hiçe saymakta olduğunu, sözleşme maddesindeki "ödemeler geri alınmayacaktır" cümlesinin oldukça açık olduğunu,

kararın 5. Sayfasında yer alan ve yine eksik ifadelerle tatminkar bir açıklamaya yer vermeyen feshin haklı olduğu ifadesinin de yerinde olmadığını, ..., ... ve ... projelerinin birbirleri ile bağlantılı olması ve davacının ... Projesinin ... Projesine eklenip eklenmemesi hususunda yavaş karar vermesi, mahallinde keşif yapılması halinde görüleceği üzere üç projenin birbirleri ile mekansal organik bağının olması hususlarının dava konusu ...

Projesinin asıl gecikme nedenleri olduğunu, tüm bu gecikme sebeplerinin müvekkili ... A.Ş.den ya da özeninden kaynaklanan gecikmeler olmadığını, huzurdaki davaya konu olan ... Projesinin bağlantılı dosyası olan ...

Projesine ilişkin bağlantılı 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1145 Esas sayılı dosyasındaki mübrez Bilirkişi Raporunda 3 poje arasındaki organik bağlantının ortaya konulduğunu, bilirkişilerin bu durumu dahi tespit edemediklerini, davacının haksız ve müvekkilini yarı yolda bırakan iyiniyetli olmayan tavrının bu projelerin askıda kalmasına sebep olduğunu, ödenen ücretlerin geri alınamayacağı hususunda açık bir madde olmakla birlikte; böyle bir koruyucu hüküm olmasa idi dahi;

davaya konu özgün projenin fikri hakkının, katmadeğerinin gerek FSEK gerek Borçlar Hukuku gerekse de Ticaret Hukukuna ilişkin Yargıtay ve Doktrin kararlarında mutlaka koruma altında olduğunu, bilirkişiler ETAP 4a’nın neden tamamlanmadığına ve 40.000-Dolarlık tutarın ödemesininin müvekkili tarafından iade edilmesine ilişkin beyanlarını kabul etmemiş iseler de; ...

Projesine ilişkin eser sözleşmesinin tarihi 22 Ocak 2014 olmasına rağmen, müvekkilinin sözleşmenin imza tarihinden bile erken bir tarih olan 8 Ocak 2014 tarihinde röleve ve restitüsyon projelerini Kurula teslim ettiğini, işbu teslim edilmiş olan dilekçe ve dokumanlara Kurul tarafından ancak 3. Ayda cevap verildiğini, yine 8. Aydaki başvurusuna ise Kurul tarafından resmi tebligat adresine herhangi bir dönüş olmadığını, bilirkişilerin Kurul dosyasındaki tek taraflı ve idarenin denetim ve gözetiminden geçmemiş ve doğruluğu ispat edilemeyen dosya notlarına dayanarak bir görüş tanzim ettiklerini, kaldı ki;

“cep telefonuna ulaşılamamıştır” gibi Tebligat Kanunu da dahil olmak üzere hiçbir mevzuatta yer almayan bir gerekçeyi gayriciddi bir şekilde Mahkemeye sanki müvekkilinin bir kusuru imiş gibi yansıttıklarını, davacının ne ihtarnamelerinde ne de herhangi bir dilekçesinde savunma olarak yer almayan sadece ekli delil listesinde yer alan bir metindeki ifadeleri dayanak göstermelerinin iyiniyetten uzak olduğunu ve savunmayı genişletme anlamına geldiğini, Kurul'un, ... ya da ...

A.Ş.’ye ait bir hat bile olmayan bir cep telefonu numarasından ulaşamadık ifadesinin savunmayı genişletme anlamına geleceğinden reddi gerektiği gibi, aynı zamanda yasal dayanağı olmayan ve gerçeklerle bağdaşmayan bir argüman olduğunu, uzama sebeblerinden birinin de 17-25 Aralık terör olayları olduğunu, kurul sürecinde yaşanan gecikmelerin işin ifasına mani olmaması adına, ruhsat projesi olarak hazırlanmış olan restorasyon projesi 19.09.2014 tarihinde teslim tutanağı ile davacıya teslim edildiğini, davacı taraf, 17.12.2014 tarihinde sözleşmeyi taraflarına mehil dahi vermeden haksız bir şekilde feshetmese idi,

...’ının Mimar tarafından yapılması gereken üretim kısmının zaten tamamlanmış ve teslim edilmiş olan kısmının resmi makamlar tarafından da onaylanacağını, davacı haksız surette müvekkilini azlederek müvekkilinin başladığı işi tamamlayamamasına sebep olduğunu, ...’nun ...

YK Üyesi ...’ye yazdığı 16.08.2014 tarihli mektubun, Sözleşmede mücbir sebep hallerinden sayılan terör olayları kapsamında olan 17 Aralık sürecine atıfta bulunurken, aynı zamanda .../.../.../Gumruk binalarının birlikte projelendirilmelerinin ...’ün bilgi, ilgi ve onayı ile olduğunun birincil ağızdan kanıtı olduğunu, yapılan feshin Borçlar Hukuk ilkeleri uyarınca haksız bir fesih olduğunu, fesih bildirimini içeren Beyoğlu ...

Noterliği’nin 17.12.2014 tarihli ... ve ... yevmiye nolu ihtarnamelerinde “işin teslimi için makul süre verilmesi” gerektiği halde böyle bir makul süre verilmediğini, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının, projenin ilerleyen aşamalarında ... tarafından gönderilen 3 Ekim 2014 tarihli mektup ve e-posta yazışmaları ile süre bakımından müvekkilini ibra ettiğini, müvekkilinin özen yükümlülüğünü ziyadesi ile yerine getirmiş olup, bu konuda sözleşmede üzerinde olmayan edimleri dahi müşteri memnuniyeti kapsamında yerine getirdiğini, sözleşmenin 3.3.3.

Maddesindeki; “resmi kurumlardaki onay ve çalışmalardan doğan süre kayıpları mimarın sorumluluğunda değildir,” düzenlemeden de anlaşılacağı üzere tarafların, sözleşme uyarınca, mimarın, resmi kurumlardaki onay ve çalışmalardan doğan süre kaybından sorumlu olmadığı hususunda mutabık olduklarını, sözleşmenin 3.3.2.maddesinin de “ödemelerin ancak kabul onayı ile alınacağını” düzenlediğini, bu hükmün mefhumu muhalifinden, kabul onayı almayan aşamalara ilişkin ödeme alınamayacağının, ödeme alınmış ise de, kabul onayının verilmiş olacağının rahatlıkla anlaşılmakta olduğunu,

davacının huzurdaki davaya konu olan talebinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin Belediye ve Kurula sunduğu projeleri usulüne uygun hazırlamadığı iddiası doğru olmadığı gibi, müvekkilinin bu güne kadar ...e ve birçok saygın şirkete yaptığı işlerin kalibrasyonu dikkate alındığında gayrı ciddi olduğunu, davalı ve davacının, 10.İdare Mahkemesi iptal kararından sonra birlikte bir durum değerlendirmesi yapıp iş bölümü hususunda anlaştıklarını,

davacı ... ekibinden ...’ın 3 Ekim 2014 tarihinde gönderdiği ... binası Kurul ve Belediye süreçleri başlıklı çizelgenin 5 ve 6 nolu aşamalarında ... ile ... arasındaki işbölümü ve işlerin zaman çizelgesinin yer aldığını, bu çizelge uyarınca;

...-...'in statik-mekanik elektrik işlemlerini yaparken, ...'ın da eşzamanlı olarak restorasyon projesini hazırlayacağı hususunda tarafların mutabık olduğunu, ...-...'ün bu dönemde tüm sayılan sözleşmeleri yaparak sözkonusu statik mekanik elektrik uygulama projelerini başlattığını, tarafların çizelgedede vurgulandığı üzere, eşzamanlı çalışmaları gözönünde bulundurularak aynı zamanda ...’ın da restorasyon başvurusunu yaptığının ve dahi ruhsata yönelik dokumanın hazırlanıp Belediyeye teslim edilecek noktaya geldiğinin ön koşul kabul etmek gerektiğini,

kendi üzerine düşen işbölümünü ...-...’in çizelgede bizzat belirttiği gibi eşzamanlı yapabilmesi için; restorasyon projesinin de başlamış olması gerektiğini belirterek, kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ilk derece mahkemesinde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.

Dava, taraflar arasındaki 22/01/2014 tarihli "Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi" kapsamındaki "mimari uygulama (ruhsat) projeleri, danışmanlık ve çizim çalışmalarına" ilişkin edimlerin davalı yüklenici tarafından süresinde yerine getirilmediği, özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak ruhsat sürecinin uzamasına ve tamamlanmamasına neden olunduğu iddiasıyla, davalıya avans olarak ödenen toplam 150.000,00 USD+KDV karşılığı 390.462,00-TL'nin fazladan ödenen 90.000 USD+KDV karşılığı 234.277,20-TL'lik kısmının davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davalı vekili cevabında, taraflar arasında ilk olarak davacının grup şirketi olan ...

Şirketi ile 2013 yılında ... projesi için sözleşme imzalandığını ve o sözleşmedeki 1. ve 2. Etap işlerinin tamamlandığını, sonrasında dava konusu ... ve dava dışı ... projelerinin de iş eklendiğini, bu yüzden ve davacının kusuru nedeniyle proje süreçlerinin uzadığını, davalının her üç projeyi tek eser halinde meydana getirdiğini, 4.etap çalışması devam ederken geriye dönük olarak 1. ve 2. Etap çalışmalarının gecikmesinden dolayı fesih yapılmasının kötü niyetli olduğunu, kaldı ki her iki grup şirketi ile olan sözleşmeye göre proje teslim tutanaklarının davacılar yetkilisi tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalandığını,

bu tutanak ile müvekkili şirketin projeyi teslim edimini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, davacının azilnameleri nedeniyle işe devam edilemediğini, sözleşmeye uygun bir fesih işlemi yapılmadığını belirterek, davanın reddini ve teminat olarak verilen 40.000-TL'lik teminat senedinin taraflarına iadesini talep etmiştir.

Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı iş sahibi tarafından açılan davada, taraflar arasındaki davaya konu 22/01/2014 tarihli sözleşmenin davalı yükleniciden kaynaklı sebeplerle haklı olarak ileriye etkili feshedildiği iddiasına dayalı olarak, davalıya ödenen avansın bir kısmının iadesinin talep edildiği, Mahkemece 4 kişilik bilirkişi heyetinden alınan kök ve 2 adet ek raporlarda, ayrıntılı olarak yapılan, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun değerlendirmeler neticesinde, davacının yapmış olduğu feshin haklı bulunduğu,

sunulan 1. ve 2. Ek raporlarda, davalı vekilinin istinafına da konu ettiği itirazların değerlendirilerek aynı görüşün korunduğu, fesih ihtarının sözleşmede öngörülen sürenin bitiminden 3 ay 25 gün sonra olması nedeniyle davalı yükleniciye ek bir süre vermeye gerek olmadığı, sözleşmenin 4.2.

Maddesindeki 30 günlük süre verme düzenlemesinin "erken fesih" hali için olduğu, somut olayda ise sözleşmedeki sürenin bitiminden sonra yapılan haklı bir feshin mevcut olduğu, Yine sunulan raporlarda, davalı yüklenici tarafından feshe kadar yapılan 1. ve 2. Etap işlerinin sözleşmeye göre bedelinin 60.000,00 USD + KDV olduğunun belirlendiği, davacı tarafın da bu bedeli kabul ettiği, sunulan kök raporda 3. Etabın da tamamlandığı kabul edilerek 110.000,00 USD'lik bir bedel belirlenmiş ise de, sunulan ek raporda bu görüşten dönülerek 3. Etap işlerinin tamamlanmadığının kabul edildiği,

davalı vekilinin istinafında da ileri sürdüğü 3. Etap projelerinin tamamlanmış sayılması gerektiğine dair itirazların ek raporda ayrıntılı, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olarak değerlendirilerek yerinde görülmediği, İstinaf dilekçesinde bahsi geçen, davacı ile organik bağı olan ... A.Ş.

Şirketinin benzer içerikte sözleşme metnine dayalı olarak davalı aleyhine açtığı davaya ilişkin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1145 Esas - 2018/739 Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/235 E - 2021/2045 K sayılı kararıyla, eksik inceleme ve değerlendirme nedeniyle kaldırılmış olup, o davada farklı bir sözleşmeye ve yükleniciye ilişkin inceleme yapıldığından, orada verilecek kararın bu dosyayı etkilemeyeceği, Buna göre, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazlarının yerinde olmadığı,

istinaf dilekçesinde, sözleşme kapsamında yapılan ödeme miktarına, etaplar için belirlenen ücretlere, USD bedelli sözleşme ve ödemelerin ödeme tarihideki TL karşılıkları üzerinden belirlenen davacı alacağı miktarına, hesap usulüne bir itirazın yer almadığı, Mahkemece de taleple bağlı kalınarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/02/2020 tarih ve 2015/1140 Esas, 2020/134 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 16.003,47 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 4.000,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.002,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/535, K. 2024/157, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/535
Karar No
2024/157
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/536 K.2024/101
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/537 K.2024/125
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/540 K.2024/106
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/540 K.2024/77
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/540 K.2024/69
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/541 K.2024/125

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.