KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/598
- Karar no
- 2024/328
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07.09.2020
- Numarası
- 2018/718 Esas, 2020/391 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı şirketin davalının teslim etmiş olduğu kumaşları boyayarak davalı şirkete teslim ettiğini ve boyadığı kumaşların bedelini alamadığını, davalı tarafla yapılan harici görüşmelerde de neticesiz kalınınca müvekkili tarafından paranın ödenmemesi için yazılı ve sözlü ihtarla rağmen ödeme yapılmadığını, ödenmeyen hizmet bedeli için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile cari hesap alacağından dolayı ilamsız icra takibi yapıldığını, takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının davalı şirketinin tekstil ürünlerini boyama hizmetini fason olarak vermekteyken edimlerini ayıplı ifa ettiğini, davacının tamir için kendisine teslim edilen tekstil ürünlerini, davalı şirkete eksik iade etmesi nedeniyle ortaya çıkan zararı karşılaması gerektiği iddia edilerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında eser sözleşmesi mevcut olduğu, davacının boyadığı kumaşları davalıya teslim edildiğinde işin olağan akışına göre kesilmeden önce kontrol edildiği ve davalının ayıplı kumaşları tamir için davacıya geri gönderdiği, kumaş kesilmeden önce anlaşılabilen ayıplar açık ayıp olacağından, davalının tespit ettiği ayıpların açık ayıp niteliğinde bulunduğu, davacıya tamir için gelen kumaşlar davacı tarafından tamir edildiğine göre, fiili duruma göre, tamir edilen açık ayıplarla ilgili ayıp ihbarında bulunulduğu, dava konusu ayıbın açık ayıp olduğu ve davalının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği,
davalının reklamasyon faturalarının hukuka uygun olduğu mahsup talebinin yerinde olduğu, davalının 25.677,03 TL borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında; davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıya 13.02.2018 tarihinde 25.473,00 TL ödeme yapıldığını 14.02.2018 tarihinde de takibe itiraz edildiğini,itirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun borcunu ödemesi halinde icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, bu konuda yargıtay genel kurulunun kararı olduğunu, mahkemenin söz konusu tutarı da esas alarak bu miktarı da kapsayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmetmesinin hatalı olduğunu,
davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi kapsamında cari hesaba dayalı bakiye bedel alacağı talebinde bulunmuş, davalı ise ürünlerin ayıplı yapıldığını, iade faturası düzenlediklerini, takas mahsup talebinde bulunduklarını, davacının alacağı bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece takas mahsup işlemi de yapılarak davacının cari hesaptan kaynaklı alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı istinafında, istinaf sebebi olarak icra inkar tazminatının verilmemesi gerektiğini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilesi gerektiğini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık cari hesaba dayalı alacak talebine ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda alacak miktarının belirlendiği, davalının da takas mahsup talebi bulunduğu gözetilerek alacağın belirlenebilir ve likit olmadığı anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
Ancak, davacının takip başlatmada haklı olduğu, davalının haksız yere takibe itiraz ettiği, davacının kötüniyetli takip başlattığına dair somut bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak icra inkar tazminat talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/598, K. 2024/328, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama