KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/601
- Karar no
- 2024/330
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.07.2020
- Numarası
- 2017/814 Esas, 2020/250 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalı şirket ile 2016 yılı içerisinde muhtelif tekstil ürünlerinin imalatına ilişkin bir anlaşma yapıldığını ve bu anlaşma çerçevesinde davacı şirket davalı şirkete belirli aralıklarla muhtelif cins ve adette tekstil ürünlerini teslim ettiğini, 04/03/2016 tarihli 10.241,40-Euro bedelli fatura, 07.04.2016 tarihli 15.253,20-Euro bedelli fatura, 19.04.2016 tarihli 20.404,83-Euro bedelli fatura ve 21.07.2016 tarihli 2.693,00-Euro bedelli fatura olmak üzere yapılan işlere yönelik olarak davalı şirkete muhtelif tarihlerde fatura kesildiğini,
davalı şirket aleyhine 2.132,18-Euro tutarındaki bakiye alacak için İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12380 esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibin durduğunu, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile davalı arasında ödemelerin euro olarak yapılacağına ilişkin hiçbir anlaşmanın olmadığını, davacı şirket tarafından tanzim edilen tüm faturalarda ödenecek tutar, Türk Lirası olarak gösterildiğini ve davalı tarafından da ödendiğini, davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketten 1.697,64-TL alacaklarının olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; tarafların arasında müstakilen alışverişin döviz ile yapılacağına dair yazılı bir sözleşme olmasa da, taraflar arasında yabancı para ilişkisi için, icap ve kabul şartlarının oluştuğu, alışverişin yabancı paraya göre yapılmasına yönelik teamüllerin oluşmuş olduğu, davacı tarafından, davalının Türk Lirası olarak yapmış olduğu ödemeleri, TBK 99/2 m.'si uyarınca fiili ödeme tarihindeki TCMB Döviz Kuru esas alınarak cari hesap alacağından düşmesinin doğru olduğu ve kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında; davacı ile TBK 99/2 anlamında yabancı para ile ödeme yapılması konusunda yazılı veya sözlü yapılmış bir anlaşma olmadığını, bütün ödemelerin Türk lirası olarak ödendiğini, döviz olarak yapılmış veya kur farkı olarak yapılmış bir ödemenin olmadığını, faturaların TL olarak düzenlendiğini ödemelerinde TL olarak yapıldığını, rapora göre davalının davacıdan 1.823 TL alacaklı olduğunun sonuç kısmında belirtildiğini, ödemenin euro olarak yapılacağı konusunda taraflar arasında teamül de oluşmadğını, davacı tarafından yapılan euro hesap dökümüne göre rapor düzenlendiğini,
dosyaya sunulan ayrı kişiye ait üç raporda da birbiri ile çeliştiğini ve üç farklı sonuç çıktığını, mahkeme çelişkiyi gidermeden 2. Ek rapora göre karar verdiğini, alacağın likit olmadığını raporlar arasında bile belirli bir alacak tespit edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı bakiye bedel alacağının tahsilini talep etmiş, davalı ise ödemelerin Türk lirası olarak yapıldığını aksi yönde taraflar arasında anlaşma bulunmadığını fatura bedellerinin ödendiğini iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece taraflar arasında yabancı para ilişkisi için, icap ve kabul şartlarının oluştuğu, alışverişin yabancı paraya göre yapılmasına yönelik teamüllerin oluşmuş olduğu ve rapora göre davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından düzenlenen davaya konu 4 adet e-faturanın yabancı para üzerinden düzenlendiği ve faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu sabittir. Bu durumda taraflar arasındaki ödemelerin yabancı parayla yapıldığına dair mahkeme kabulü yerindedir.
Davalı vekili istinafında bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu belirtmiş ise de, alınan ilk bilirkişi raporundan sonra dosyaya sunulan 2016-2017 defterlerine göre yeniden hesaplama yapıldığı, raporların birbirini tamamlar şekilde düzenlendiği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, ayrıca davalı istinafında çelişkinin ne olduğuna dair somut veriler sunmadığı, bilirkişinin ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplama yaptığı, mahkemece rapor doğrultusunda verilen karar usul yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Ancak mahkeme her ne kadar icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar vermiş ise de, alacağın yargılama ile belirlendiği sabit olup yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı vekilini istinaf talebi bu yönden kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/601, K. 2024/330, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama