KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/674
- Karar no
- 2024/709
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.09.2020
- Numarası
- 2016/54 Esas, 2020/423 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı yüklenici davalı iş sahibi ile fason üretim konusunda anlaşma yaptıklarını, davalıya ait olan yaklaşık 100 ton kumaş üzerinden davalının talep ve siparişine göre çeşitli fason işlemler uygulayarak davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirket tarafından en ufak bir ihtirazı kayıt konulmadan kabul edilerek teslim alındığını, davalı şirketin müvekkili şirketin cari hesapta oluşan alacağına mahsuben kısmi ödemeler yaptığını, bakiye olarak 133.988,48-TL bakiye alacağının kaldığını, alacağın ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin takip alacağının tamamına itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı iş sahibi işin ayıplı yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının dava konusu faturaları tebliğ aldığı, bu faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmediği, bu faturaları ticari defter ve belgelerine her hangi bir itiraz belirtmeden işlediği, davalının ticari defter ve belgelerine işlediği dava konusu alacağın davacının ticari defter ve belgelerine de işlendiği, her ne kadar davalı taraf davacı tarafından kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğu iddiasında bulunmuş ise de. TTK 23/1-c.
Maddesi uyarınca ayıplı mal teslim alan kişinin bu durumu karşı tarafa iletmesi ve işletmesi gereken prosedürü işletmediği ve malları mevcut hali ile kabul ettiği, ticari defter ve belgelerine işlediği, ticari defter ve belgelerine kayıt sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında; davacının yaptığı işin ayıplı olduğunu ispatlayan tespit dosyalarının mahkemece dikkate alınmadığını, mail yoluyla ayıp bildiriminin yapıldığını, ihtarnameler ve içeriklerinin tartışılmadığını, tanıkların dinlenmediğini, davacının uhdesinde kalan ayıplı malların cari hesap alacağına karşılık uhdesinde tuttuğunu ve hapis hakkını kullandığını bu durumun ve takas taleplerinin değerlendirilmediğini, davacıda kalan ham ve ayıplı malların bedeline karşılık davalının faturalarının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici davalı ile fason üretim konusunda anlaştıklarını, işi tamamladığını ve davalı iş sahibine teslim ettiğini, bakiye alacağının ödenmediğini takip başlattığını ve itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi , işin ayıplı yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olması ve davalı iş sahibinin ayıp bildirimini süresinde yapmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Her ne kadar mahkemece usulünce ayıp ihbarından bulunulmadığından bahisle dava kabul edilmiş ise de; ayıpların gizli nitelikte olduğu ve yükleniciye Beyoğlu ... Noterliğinin 02.10.2015 tarih ... yevmiye numaralı, Beyoğlu ...
Noterliğinin 16.11.2015 tarih ... yevmiye numaralı , Beyoğlu ... Noterliğinin 25.01.2016 tarih ... yevmiye numaralı, Beyoğlu ... Noterliğinin 02.10.2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarları ile bildirildiği, yüklenici tarafından ihtarlara cevap verildiği bu haliyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafça kesilen faturanın davalı ticari defterine kaydedilmiş olması nedeniyle davacının fatura bedeli kadar alacaklı olduğuna yönelik kabulü doğru ise de; ayıp ihbarının süresinde ve usulünce yapıldığı halde ayıplarla ilgili tarafların delilleri toplanarak gerekirse ve mümkün ise sözleşmeye konu ürünler üzerinde inceleme yapılmak sureti ile ayıpların miktar ve bedeli belirlenip davacı alacağından mahsup edilmesi gerekirken ayıp iddiası usulünce araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/674, K. 2024/709, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama