KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/689
- Karar no
- 2024/711
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.10.2020
- Numarası
- 2018/1132 Esas, 2020/714 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)/ İtirazınİptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı iş sahibi asıl davada davalı yüklenici ile baskı işlemi uygulanması konusunda sözlü anlaşma yaptıklarını, baskı işleminin ayıplı yapılması sebebiyle zarara uğradığını, buna rağmen davalı yüklenicinin alacağı için takip başlattığını belirterek takip sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı yüklenici ayıp iddiasını kabul etmeyerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada, davacı yüklenici, davalı iş sahibine baskı işlemleri yaptığını, faturalar ve irsaliyeleri düzenlediğini ancak davalı iş sahibinin bakiye bedel alacağını ödemediğini, takip başlattığını ve davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi birleşen davada davacı yükleniciye her hangi bir borcu bulunmadığını, davacının hatalı baskı yaptığını ve zarara uğradığını belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; asıl davada, işin ayıplı yapılmadığı bilirkişi raporuna göre tespit edildiği gerekçesiyle, davacı iş sahibinin davasının reddine karar verilmiş, birleşen davada, takibe ve davaya konu 40.613,24 TL tutarlı faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı-birleşen davalı vekili istinafında; asıl dava yönünden bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, iki raporunda yeterli olmadığını, inceleme yapılmadığını, üniversite teknik laboratuvarından faydalanmadan inceleme yapıldığını, numunelerin usulünce incelenmediğini, kendileri tarafından İTÜ den rapor alındığını ve ayıpların baskıdan kaynaklandığının ortaya çıktığını, birleşen dava yönünden menfi tespit davasının kabul edilmesi sebebiyle birleşen davanın kabul edildiğini, menfi tespit davası kabul edilirse borcun olmadığının ortaya çıkacağından birleşen davanın de reddi gerekeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında yüklenici tarafından yapılan baskı işinin ayıplı olmadığı tespit edilmiş, mahkemece bu raporlar hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen 09.11.2020 tarihi raporda ise; yüklenici tarafından yapılan baskı işlemlerinin ayıplı olduğu tespit edilmiştir.
Dava konu ürünlerin yüklenici tarafından ayıplı olarak üretilip üretilmediğinin belirlenmesi için raporlar arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden teknik incelemeyi gerektiren hususlarla ilgili yeniden rapor alınarak çelişkiler giderilmek üzere kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/689, K. 2024/711, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama