KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/707
- Karar no
- 2024/1010
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 8/11/2020
- Numarası
- 2017/953 Esas, 2020/704 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında stant tasarım sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 17/03/2017 ve 20/03/2017 tarihinde ....da yapılacak olan fuarda alan kiralamaya ilişkin olduğunu, davalı şirketin 17/03/2017 tarihinde hizmeti almış olmasına rağmen bakiye ödemenin yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulunarak taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında müvekkili tarafında fuar alanına gidildiğinde stantların hazır olmadığını ve şantiye halinde olduğunu gördüğünü, davacı ile sürekli iletişim kurulmasına karşın malzemelerde eksikliklerin olduğunu, stantın tam olarak kullanıma hazırlandığı tarihin 19/03/2017 olduğunu, müvekkilinin 2 gün boyunca standı kullanamadığını, ayıplı ifa olduğunu savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 24.02.2017 tarihli sözleşmeyle davacının davalıya stant kurulumu yapacağı, davalının karşılığında 12.250 Euro ödeyeceği kararlaştırılmış olup sözleşme bedelinden 7.350 Eurosu'nun davalı tarafından 03.03.2017 tarihinde ödendiği kalan 4.900 Euro bedelin takibe konu edildiği,
davalının, 17-20 Mart aralığındaki fuara ilişkin stant tesliminin geç yerine getirildiğini, kurulumu sözleşme gereği davacının yapması gerektiğini ancak davalı tarafından yapılmak durumunda kalındığını, 2 gün boyunca fuarda standı kullanamadığını, 19 Mart tarihinde kullanabildiğini eksik ve ayıplı ifada bulunulması sebebi ile kalan bedelin mahsup edildiğini savunduğu, ancak davalı tarafça dava tarihine kadar eksik ve geç teslime ilişkin bir ihtarname ve ihbarın süresi içerisinde yapılmadığı, bu iddialara ilişkin olarak tanık deliline dayanılmış ise de tanıkların mahkemeye müracaat etmediği, davalının yemin deliline dayandığı,
sunulan yemin metni gereğince davacı asilin yemin ettiği, davalının bu iddialarını ispatlayamadığı, alacağın likid ve belirlenebilir olduğu, şartları oluşmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile takibin 4.900 Euro asıl alacak ve 30,88 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.930,88 Euro üzerinden devamına, asıl alacak 4.900 Euro ya takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi gereğince faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, % 20 oranındaki 986,18 Euro icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, dava konusu edilen ve mahkemece hükmedilen alacak tutarının 4.930,88 Euro ve karar tarihinde ...
Bankasının Euro efektif satış kurunun 9.5235 TL olduğunu, bu nedenle karar tarihinde hükmedilen dava değeri 4.930,88 EURO X 9.5235 TL = 46.959,23 TL üzerinden ilam vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, hesap hatası neticesinde eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek istinafa başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacının, sözleşmede kararlaştırılan stant teslim tarihinin ertesi günü öğleden sonra fuar alanına malzemeleri getirdiğini, bu malzemelerde birçok eksiklik bulunduğunu, davacı ile defalarca iletişime geçilmesine rağmen stant malzemelerindeki eksikliklerin giderilmediğini, bununla birlikte getirilen malzemelerin kurulumunun da sözleşme gereği davacı tarafından yapılması gerekirken müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalındığını, sözleşme konusu standın tam olarak aktif şekilde kullanabilme durumuna gelmesinin fuar tarihi olan 17.03.2017 tarihinden 2 gün sonra yani 19.03.2017 tarihinde olduğunu,
davacı tarafın açıkça ayıplı ifada bulunulduğunu, mahkemenin vermiş olduğu kararda ihtar eksikliği hususu belirtilmiş olsa da somut olaya göre müvekkili şirketin ayıplı ifayı etkinlik esnasında fark etmiş olması ve fuar etkinliği İtalya' da devam ederken ortaya çıkmış olaması sebebiyle noter kanalıyla ihtarname çekmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 2 tane tanık bildirmelerine rağmen yerel mahkemece tanıklara usulüne uygun davetiye çıkarılmadığını, davetiyeler usulüne uygun olsa bile tebligatın iade geldiğini,
tanıkların adres araştırmasının yapılmadığını, son olarak ta tanıkların ihzar edilmediğini, bu nedenle tanık dinlemeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı taraflar arasında Bologna/İtalya'da yapılacak fuar için .... tasarım sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen bakiye alacağının ödenmediğini, tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı, davacının ayıplı ifada bulunduğunu, davacıya borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Eser sözleşmelerinde işin yapılarak teslim edildiğini ispat külfeti yüklenicide, ayıbın varlığını ve süresinde ayıp ihbarı yapıldığını ispat külfeti iş sahibindedir.İşin yapıldığı ve teslim edildiği sabittir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı yüklenicinin edimini ayıplı ve geç ifa edip etmediği ile süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı noktasında çıkmaktadır. Ayıp ve ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir.
Davalı iş sahibi ayıp ihbarı konusunda tanık deliline başvurmuş, mahkemece tanıkları dinlenilmek üzere usulüne uygun olarak davetiye ile çağrılmış, davalı tanıklarından biri yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmemiş, ihzaren de celp edilememiştir. Diğer tanığa ise adresinde bulunmadığından ve yeni adresi de tespit edilemediğinden tebligat yapılamamış, davalı da bu tanığının yeni adresini bildirmemiştir.
Davalı yemin deliline başvurmuş olup, davacı asil usulüne uygun şekilde duruşmaya gelerek yemin ettiğinden davalı edimin ayıplı olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını yasal delillerle ispat edememiştir. Davalı iş sahibi takip konusu bakiye bedeli ödediğini savunmadığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Mal varlığına ilişkin davalarda dava açılırken değer gösterilip bu değer üzerinden harç yatırılması gerekir. Yabancı para alacaklarına ilişkin davalarda da TBK'nın 99. Maddesi gereğince dava değerinin dava açılış tarihindeki kura göre TL üzerinden belirlenmesi gerekir. Davacı da dava konusu ettiği yabancı para alacağını dava tarihindeki kur üzerinden TL olarak belirtmiş ve buna göre dava harçlarını yatırmıştır.
Davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin dava tarihindeki kur üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanmasında hukuka aykırı bir yan bulunmadığından davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/707, K. 2024/1010, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama