KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Dosya no
- 2022/718
- Karar no
- 2023/1315
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09.07.2020
- Numarası
- 2016/936 Esas, 2020/246 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.753 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; asıl davada davalı Şirket ile Müvekkili Şirket arasında Davalı Şirket'e ait Esenler Projesi'ne ilişkin olarak 02.01.2015 tarihli Hafriyat Projesi Kapsamındaki Hafriyat Ve Eskavatör Makine İle Tefsiye, Arazi Düzenleme İşleri İle İlgili Sözleşmesinin akdedildiği, Yine aynı projeye ilişkin olarak 02.02.2015 Tarihli Kazık Ve Iksa Projesi Kapsamdaki Fore Kazık, Ankraj İşleri İle İlgili İkinci bir Sözleşmenin tanzim edildiği,
işi yapıp teslim etmesine rağmen 9 nolu hak ediş bedeli olan 200.094,55 TL nin ödenmediğini, bu bedelin tahsilini talep ettiğini, ayrıca sözleşmeye aykırı olarak hafriyat işinde azaltım yapılması nedeniyle muaccel olan 100.464.000 TL nin tahsilini istediğini, yine yaptığı birtakım ilave işlerin olduğunu, bunlarında tahsilini talep ettiğini, iş sahibi tarafından ödemelerin vadesinde yapılmaması sebebiyle meydana gelen finansal giderleri olduğunu belirterek bunların da davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf davasını kısmi dava olarak 10.000 TL üzerinden açtığı görülmüştür.
Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını davanın yetkili mahkemesi Bakırköy Asliye Ticaret mahkemeleri olduğundan yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin itirazında; müvekkili ile davalı arasında 1 yıl süreli iki adet sözleşme imzalandığı ve bir yıl içerisinde davacının vermiş olduğu hizmeti sonlandırdığını, davacının vermiş olduğu hizmetler nedeniyle yapılan hakkedişlerin tamamının ödendiğini ve sonradan yapılan incelemede davalı tarafından 319.899,91 TL fazla ödemenin olduğunu ve bu ödeme ile ilgili davacıya noter kanalı ile fazla ödemenin talep edildiği,
davacının ihtarnameye yine noter kanalı İle cevap verdiği ve verilen cevapta ifa edilen İşler nedeniyle ihtarname ekinde ibraz edilen faturalar nedeniyle 633.890,32 TL hakediş ve sözleşme konusu ilave işler alacaklarının söz konusu olduğu ifade ettiklerini, müvekkili tarafından gönderilen faturaların kabul edilmeyerek davacıya geri yollandığını ve akabinde davacı aleyhine Bakırköy ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davacının itirazı ile takibin durduğundan bu kez davacı aleyhine Bakırköy 7. ATM 2016/1066 esas numaralı dosyadan itirazın iptali davasının ikame edildiğini ifade ederek, müvekkili aleyhine açılan davanın Bakırköy 7. ATM 2016/1066 esas sayılı dosyası ile taraflar ve dava konusu aynı olması sebebi ile birleştirilmesi, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı iş sahibi davalı yükleniciye fazla ödemede bulunduğunu iddia ederek takip başlattığını, itirazın iptalini talep ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece; asıl dava yönünden 9 nolu hak ediş miktarına ilişkin , 9 nolu kesin hak edişin iş veren ve yüklenici yetkililerinin imzasını taşıdığı, miktar ve bedellerin tarafların kabulünde olduğu, bu durumda 9 nolu kesin hak ediş bedeli olan 200.094,55 TL yüklenicinin talep edebileceği, ilave işler yönünden bilirkişi raporuna göre, A, B ve C bloklar eski temel kalıntıları kırımları bedeli olarak 31.869,00-TL (KDV dahil) talebin yerinde olduğu belirtilmiş ,
10 nolu hak edişe yönelik talebin ise keşif özetlerinin ihale öncesinde yaklaşık tahminler ile belirlendiği İmâlat sırasında arazinin veya inşaat alanının topografik yapısına göre artış veya eksiliş gösterilebileceği, bu durumda yüklenicinin ifâ edilmeyen makine ve işçi çalıştırılmayan, emek ve mesai harcanmayan, dolayısı ile yapılmamış bir imâlat bedelini akdi ilişkilerin sona ermesinden sonra istemesinin hakkaniyet kurallarına ve ticarî dürüstlüğe aykırı olduğu,
bu nedenle 10 nolu hak ediş adı altında ve bu hak edişe göre ... seri numaralı fatura ile talep ettiği, 103.084,80-TL tutarındaki bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verildiği, yine finansman bedeli talebine ilişkin olarak ise akdedilen sözleşmelerde ödemelerin gecikmesi halinde finansman giderlerinin ödeneceğini ön gören herhangi bir hüküm olmaması, diğer yandan sözleşmenin devamı süresince yüklenicinin ödemeleri itirazî kayıt öne sürmeden alması nedeni ile sözleşme konusu işlerin tamamlanmasından sonra finansman gideri talep edemeyeceği gerekçesiyle bu talebin de reddine karar verildiği görülmüştür.
Birleşen dava yönünden ise, davacı iş sahibinin fazla ödediği bedel olan 209.937.00 TL nin asıl davada kabul edilen 238.028,75 TL nin mahsubu ile aradaki fark olan 28.090,95 TL nin taleple bağlı kalınarak asıl davada 10.000 TL üzerinden davalıdan tahsiline karar verilerek birleşen davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı birleşen davalı vekili katılma yoluyla istinafında; asıl davaya yönelik olarak taleple bağlılık gereği 10.000 TL tutarı doğru olsa da, karar gerekçesinin hatalı olduğunu, ek raporda alacaklarının 131.148 TL olarak hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı birleşen davacı vekili, asıl ve birleşen davada istinafında;
defter incelemesine göre alacaklıyken nasıl borçlu durumuna düştüklerinin anlaşılmadığını, mahkemenin mahsup yapma hakkının olmadığını, tarafların hiçbirinin takas mahsup defiinde bulunmadığını, her iki davaya göre kabul kararı verilmesi gerektiğini, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, fazla yapılan işlerin olmadığını, bilirkişinin keşif yada başka inceleme yapmadan fazla işi belirlediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Birleşen davada davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Asıl davada davacı yüklenici davalı iş sahibi ile yaptıkları eser sözleşmeleri kapsamında 9 nolu hak edişe bağlı alacağının ödenmediğini, iş sahibi tarafından hafriyat iş miktarında azaltım yapıldığını buna ilişkin 10 nolu hak edişe göre alacağının bulunduğunu, ilave işler yaptığınıve iş sahibi tarafından ödemelerin zamanında yapılmaması sebebiyle meydana gelen finansal giderlerin tahsili ile kısmi dava olarak 10.000 TL üzerinden alacak talebinde bulunduğu,
davalı iş sahibi asıl davadaki talepleri kabul etmeyerek birleşen davasında yükleniciye fazla ödemede bulunduğunu iddia ederek takip başlattığını, itirazın iptalini talep ettiğini belirmiş, mahkemece her bir talep yönünden inceleme yapılarak ve sonuç olarak yüklenicinin alacağı ile iş sahibinin alacağı mahsup edilerek asıl davada 10.000 TL nin kabulüne birleşen davanın ise takas mahsup sebebiyle iş sahibinin alacağı kalmadığı belirtilerek reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı yüklenici, asıl davada kısmen kabul edilen ilave işler yönünden istinaf talebinde bulunduğu, diğer alacak kalemleri yönünden kurulan hükme karşı ayrıca ve açıkça istinaf itirazının bulunmadığı gözetilerek istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.
İlave işler yönünden mahkeme alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu, rapora göre yapılan ilave işlerin miktarı ve hesabı yönetimince belirlenerek tespit edildiği, rapora itirazların ek raporla karşılandığı gözetilerek ilave işler yönünden yapılan değerlendirme usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde, mahkemece her bir dava müstakil olarak değerlendirilerek ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, talep olmamasına rağmen her iki dava yönünden takas mahsup yapılarak asıl ve birleşen davada hüküm kurulması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf talepleri yerinde görülerek kararın kaldırılarak her bir dava yönünden ayrı ayrı yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden davacı iş sahibinin davalı yükleniciye fazla ödeme yaptığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olup , her ne kadar birleşen dosyada davacı 333.899,91-TL üzerinden takibin devamını istemiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı iş sahibinin yapmış olduğu fazla ödemenin 209.937,80-TL olarak gerekçeli ve denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiş olduğundan yapılan hesaplama ve değerlendirmelere göre belirtilen miktar üzerinden birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/718, K. 2023/1315, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama