KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/745
- Karar no
- 2024/267
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2020
- Numarası
- 2015/526 Esas, 2020/520 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.129 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, tarafların işin bedeli olarak 75.000,00 TL'ye anlaştıklarını, müvekkilin işi yapıp teslim ettiği halde davalılar tarafından işin bedelinin ödenmediğini, davalı şirket temsilcisinin karakola verdiği ifadede işin müvekkil tarafından yapıldığını kabul ettiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünde icra takibi yapıldığını, borçlunun dayanaksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazlarının iptalini, takibin devamını, alacağın takip tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın davalılardan ... ile kendisinden davalı olarak isteyeceği bir hakkı doğuracak şekilde hukuki bir ilişkisinin bulunmadığını, ... ın davada sıfatının bulunmadığını,
davacı tarafın kalorifer tesisatı ve doğalgaz tesisatı yaptığı iddiasının doğru olmadığını, söz konusu binanın 30/09/2010 tarihinde tamamlandığını, davacı tarafın 2014 yılına ait iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan iş bedellerinin tam değerinin tespit edilemediği fakat keşif ile elde edilebilen veriler ışığında 21.000,00 TL olabileceğinin bilirkişi raporunda belirtildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacının kendi defterlerinde 15.000,16 TL alacaklı göründüğü, davalının ise kendi ticari defter ve kayıtlarında 13.500,16 TL borçlu göründüğü,
ticari defterler arasındaki uyuşmazlık olan 1.500,00 TL'lik farkın davalı tarafın defterlerinde görünen nakit ödemeden kaynaklandığı fakat ödeme iddiasında bulunan tarafın bu hususu belge ile ispatlaması gerektiği, davalı tarafça bu ödemeye dair herhangi bir belgenin ve delilin dosyaya sunulmadığı, ödeme iddiasını ispatlayamadığı, davacının defterlerinde tespit edilen 15.000,16 TL'lik alacak miktarının da karşılıklı uyuşan defterler neticesinde ispatlandığı, davacının davasının kısmen sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında; davalının 15.000,16 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca dava konusu alacağın likit niteliği gözetilerek asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, tarafların işin bedeli olarak 75.000 TL'ye anlaştığını, bu bedelin Ödenmediğini, davalı şirket temsilcisi asilin işin davacı tarafından yapıldığını kabul ettiğini, sıhhi tesisat malzeme bedeline ilişkin 12.09.2014 tarihli 15.000,16 TLlik faturayı davalıya gönderdiklerini, davalı şirket temsilcisi, davalı asil taraflar arasındaki borç ilişkisini karakoldaki ifadesiyle kabul ettiğini, bilirkişi raporu ile sadece sıhhi tesisat ve alçı boya işçilik bedellerini hesaplandını, mekanik proje olmadığı için yangın tesisatı kalorifer ve doğal gaz tesisatının malzeme dahil işçilik fiyatının hesap edilmediğini,
keşif de tüm yapılan işlerin tespit edildiğini, tanıkların dinlendiğini ve tanıkların 30 gün malzeme dahil çalıştık, otelin bütün tesisat alçı boya işlerini, banyo ve havalandırma tesisatını yaptıklarını beyan ettiklerini, otelin bütün işleri beş işçi ile 30 gün çalışarak tamamlandı, malzemeyi de davacının sağladığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yedi katlı otelin bütün alçı ve boya işlerinin işçilik bedelinin 3000 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olduğu hususu, karşılıklı taraf ticari defter kayıtları ve diğer yasal deliller ile davacı tarafça ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekmektedir.Eser sözleşmelerinde, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır.
Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesinde. “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.Dairemiz kararları ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ve uygulamasında da;
eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında kalorifer tesisatı ve doğalgaz tesisatı hususlarında sözlü bir anlaşma bulunduğu,
mahkemece aldırılan 21/03/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalı şirket ticari kayıtlarında yer aldığı tespit edilen faturaya göre yapıldığı ileri sürülen işin malzeme ve işçilik bedelinin toplam 21.000TL olabileceği, bu bedelin kadri maruf bir bedel olduğu, buna göre mahkemece davacının itirazın iptali talebinin bu miktar asıl alacak bakımından kabulü gerekirken, davanın 15.000,16TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
davadaki icra inkar tazminatı talebinin ise, alacak likit olduğundan kabul edilmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile, davalının davaya konu takibe itirazının asıl alacak yönünden iptaline ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/745, K. 2024/267, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama