KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/861
- Karar no
- 2024/1072
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2020
- Numarası
- 2018/504 Esas, 2020/126 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı iş sahibi, davalı ile arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişkiden doğan borcun davalıya yapılan tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, borcun ödenmesi için son olarak davalıya 12/04/2016 tarihinde Üsküdar ...
Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, davalının ise 18/04/2016 tarihli Beyoğlu ...Noterliği'nin ... yevmiye no.su ile ihtarnameye cevap verdiğini fakat herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici vekili, davacı ile davalı arasında yaklaşık olarak 5 yıl süren ticari bir ilişkinin bulunduğunu, 2015 yılında davalı ve davacı taraf arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borç alacak ilişkisi neticesinde, davacı tarafın davalıya olan borcunu ödemek için bir adet müşteri çeki verdiğini, davacı şirketin müvekkiline ödediği çek miktarının borcundan fazla olduğunu, bunun üzerine müvekkili ile davacı şirket yetkilisi ... arasında bir sözlü mutabakat yapıldığını, bu mutabakat gereği müvekkili firmanın, davacı tarafa yaptığı podyumun metrekaresi üzerinden %30 indirim yaptığını,
daha önce podyumun metrekaresini 10,00-TL üzerinden fatura ederken, yapılan sözlü mutabakat sonrasında 7,00-TL üzerinden fatura kestiğini, bu ticari ilişkinin bir müddet bu şekilde devam ettiğini, 2016 yılından sonra taraflar arasında yaşanan bir tartışma neticesinde, davacı şirket yetkilisinin müvekkilini arayarak borcunu ödemesini istediğini, davacı tarafın sözlü mutabakatı bozması üzerine müvekkilinin geriye yönelik %30 farktan kaynaklanan alacağını hesaplayarak, davacı tarafa yaptığı son iş olan ...
Oteline kurduğu podyum bedelini katarak bir adet fatura kestiğini, 14/04/2016 tarihli 14.473,88-TL tutarlı faturayı davacı tarafın kötü niyetli olarak teslim almadığını, davacı tarafın 15.422,46-TL alacaklı olduğunu iddia ederek müvekkiline ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin ise bu ihtarnameye cevap verdiğini ,cevabi ihtarnamelerinde 14/04/2016 tarihli, 14.473,88-TL tutarlı fatura gereği kendilerinin davacıya sadece 948,58-TL borçlu olduklarını bildirdiklerini belirterek,
davacı tarafından açılan kötü niyetli davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olması nedeni ile takip miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı tarafın davalıya borcu 6.254,00 TL iken 10.12.2015 tarihinde 50.000,00 TL bedelli 08.03.2016 vadeli çekle peşin ödeme yaptığı tarafların kabulünde olduğu, davalının da bu tarihten bir gün önce düzenlediği faturadan başlamak üzere sonraki 9 fatura boyunca (11.04.2016 faturasına kadar) davacıya verdiği hizmet faturalarında podyum kurulum bedelinde m2 başına %30 indirim yaparak indirimli bedelle fatura düzenlediği bilirkişi tarafından tespit edildiği,
gerçekleştirilen yemin merasimi sonucuna göre, taraflar arasında davacının vadeli çekle peşin ödemesi kapanana kadar davalının davacıya %30 indirimli hizmet vermesi konusunda sözlü anlaşma bulunduğunun ispat edilmiş olduğu, Kozyatağı Hilton hizmetinin davacıya tesliminin ise ispatlanamamış olduğu, davacının 08.03.2016 vadeli çeki 10.12.2015 tarihinde davalıya verdiği, davalının bu süreçte 9 adet faturasında davacıya önceki bedelden %30 indirimli olarak hizmet verdiği, çek vadesi geçtikten hemen sonra davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi sonlandırarak çek bedelinden kalan bakiyeyi davalıdan iade istediği,
davalının son iş olan ... işinde temerrüdü nedeniyle davacının TBK md 125 kapsamında sözlü anlaşmadan dönme ve peşin ödediği bedelin bakiyesini talep etme hakkı olduğu, ancak davalının da bu kapsamda yaptığı indirimi geri isteme hakkı bulunduğu, TBK md.125 uyarınca tarafların ikisinin de sözleşmeden dönme nedeniyle birbirlerine verdiklerini iade talep hakları bulunduğu, bu nedenle davalının 11.04.2016 tarihli (itiraz edilmiş) faturasındaki 3.422 m2 podyum kurulumuna ilişkin m2 başına 3 TL'den 10.266,00 TL indirimi+1.847,88 TL KDV'sini (12.113,88 TL) davacıdan talep hakkı olduğu,
ancak Kozyatağı Hilton hizmeti ispatlanamadığından bunun bedelini talep hakkı olmadığı, 11.04.2016 tarihli faturayla davacıya tebliğ edilen podyum indirim farkından kaynaklanan KDV dahil tutar davacı ticari defterlerine (2016 muavin defter-açık hesabın alacak kısmına) eklendiğinde açık hesabın borç kısmının 37,854,26 TL-alacak kısmının 34.545,68 TL olduğu ve bakiyesinin 3.308,58 TL olduğu, bu nedenle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan iade isteyebileceği alacağının 3.308,58 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, yazılı ispatı gereken konularda yemin deliline başvurulamayacağı, yüklenici tarafından işin yapılmadığı bu konuda yemin ettiklerini davalıya kesilen faturalarda m2 yada birim fiyatı belirtilmediğini, davalı tarafça faturalara itiraz edilmediği için fatura içeriğinin kesinleştiğini, ancak yazılı delil ile ispat gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibi, işin davalı yüklenici tarafından ifa edilmediğini belirterek fazla ödemesine mahsuben davaya konu takiple alacak talebinde bulunmuş, davalı yüklenici ise sadece 948,58 TL alacağı kabul etmiştir.
Mahkemece, TBK md.125 uyarınca tarafların ikisinin de sözleşmeden dönme nedeniyle birbirlerine verdiklerini iade talep hakları bulunduğu, davalının yaptığı indirim bedelini davacıdan tahsil hakkı olduğu, bu durumda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan iade isteyebileceği alacağının 3.308,58 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme uyarıca davalı yüklenici tarafından yapılan indirim bedelinin yüklenici uhdesinde kalıp kalmayacağı konusundadır. Taraflar arasında sözlü akdi ilişki bulunduğu ve sözleşme bedeli üzerinden %30 indirim yapılacağı tarafların kabulündedir. Davacı iş sahibi sözleşme sona erse de kısmi ifayı kabul ederek fazla ödeme yaptığı iddiasında bulunmuş, davalı da sözleşmenin sona erdiğini kabul ederek davanın reddini istemiştir.
Tarafların talepleri dikkate alındığında sözleşmenin ileriye dönük fesih edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin ileriye dönük sona ermesi halinde, fesih tarihine kadarki uyuşmazlıkların sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, sözleşme bedeli üzerinden % 30 oranında yapılan indirim bedelinin yüklenicinin uhdesinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Fesih tarihine kadar ayakta olan sözleme uyarınca yüklenici tarafından yapılan indirim geçerli olup feshin ileriye dönük yapılmış olması nedeniyle iş sahibine iade edilmesi gerekir. Bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan 15.422,46 TL cari alacağı olduğu tespit edilmiş, davacı da iş bu bedeli talep etmiştir.
Davalı yüklenicinin bu miktara ayrıca ve açıkça bir itirazı bulunmadığı dikkate alınarak mahkemece, bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, indirim bedelinin davacı alacağından mahsup edilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Alacak likit olmadığından ve yargılama ile belirlendiğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/861, K. 2024/1072, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama