KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/916
- Karar no
- 2024/1195
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2021
- Numarası
- 2018/1016 Esas, 2021/34 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
1.565 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 25/04/2017 tarihinde ... Ticaret Merkezi inşaatı elektrik tesisatı işleri sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşmenin konusunun yüklenici tarafından ... Mahallesi, ...Caddesi, No:...
Çatalca / İstanbul adresinde ... ada, ... parselde tanımlanan arazinin üzerinde yapılacak inşaat ve lojistik amaçla kullanılacak olan depo binasına ait A-B-C bloklar elektrik tesisatı işlerinin yapımına ilişkin olduğunu, ilgili sözleşmede "Madde 9. Ödemeler" başlığı altında kararlaştırılmış olan ödeme düzenine davalı yanca uyulmadığını, 30/07/2018 tarihi itibarı ile davalının 268.76,03 TL , 2.563,32 Euro ve 22.820,27 USD borcu bulunduğunu, ödeme için verilen sözlere güvenilmişse de bakiye borçun verilen ödeme sözlerine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine davalıya TBK md. 117 uyarınca Beyoğlu ...
Noterliği aracılığı ile ... sayılı ve 06/08/2018 tarihli ihtarname gönderilerek 5 gün ödeme süresi verildiğini, verilen ödeme süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, belirlenen süre zarfında herhangi bir ödeme yapmayarak temerrüde düşen davalıya 2. İhtarname gönderilerek TK 123 uyarınca ek süre verildiğini, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının davalıya bildirildiğini, ihtarnamenin davalının işyeri daimi temsilcisi tarafından 17/08/2018 tarihinde tebliğ alındığını,
verilen 15 günlük ödeme süresinin son günü olan 01/09/2018 tarihi itibarıyla da davalı tarafça herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bunun üzerine sözleşmenin 02/09/2018 tarihi itibarıyla feshedildiğini, fesih tarihi sonrasında da davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek ödenmesi gereken alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 25/04/2017 tarihli elektrik tesisatı işleri sözleşmesinin yapıldığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin şirket merkezinin Bahçelievler olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmayacağını, davanın reddi gerektiğini, iş bu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını,
davacı tarafından beyan edilen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/939 D.iş sayılı dosyası üzerinden verilen ve taraflarına tebliğ edilen herhangi bir ilamın söz konusu olmadığını, söz konusu dosya üzerinden verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, sözleşmeye göre kesin kabulün yapılmadığını dolayısıyla müvekkilinin davacıya henüz muaccel olmuş bir borcunun bulunmadığını, davacının işi bırakmış olmasının tek başına alacağının varlığını ve muacceliyetini ispatlamaya yetmeyeceğini,
karşılıklı akdedilen sözleşme gereğince müvekkilince yapılan %5teminat kesintilerinin davacıya iade edilebilmesi, ödenebilmesi için kesin kabulün yapılması gerektiğini, dolayısıyla sözleşmenin çok açık ve net olduğunu, sözleşmenin 42.5 maddesi gereğince talep edilen alacak olan %5 teminat kesintilerinin iadesinin şartlarının belirtildiğini, davacının sözleşmeden doğan işbu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla sözleşme gereği kesin kabul olmamakla muaccel alacağın da söz konusu olmadığını,
davacı yükümlülüğünde olmasına rağmen sözleşmenin imza tarihinde damga vergisi ödemediğinden dolayı yine teminat kesintilerine ilişkin kendisine bir ödeme yapılmasının düşünülemeyeceğini, davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davanın usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalının beyanları, ibraz edilen deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 25/04/2017 tarihinde "...
Merkezi Çatalca-İstanbul Elektrik Tesisatı İşleri Sözleşmesi" akdedildiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında bilirkişi tarafından yapılan ve mahkemece de denetime elverişli olduğuna kanaat getirilen bilirkişi raporu dahilinde taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunduğu, 09/05/2018 tarihi itibarı ile davalının davacıya 304.979,54 TL, 2.097,00 Euro ve 14.299,97 USD borçlu olduğu hususunda mutabakat sağlandığı, davacı şirket tarafından davalıya ...
Bankası A.Ş.nezdinde 03/05/2017 tarih ve 725440 sayılı kesin teminat mektubu kapsamında 230.000 TL teminat sunulduğu, davacı tarafın talebi üzerine İstanbul 16.ATM.nin 2018/939 D.iş esas, 2018/1380 karar sayılı dosyasında verilen 05/11/2018 tarihli karar ile teminat mektubunun nakde tahvilinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, sözleşmeye konu iş ile ilgili toplam 7 adet yüklenici hakediş raporu düzenlendiği, hakediş raporuna konu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
hakediş raporlarına göre tarafların alınan teminat, verilen sipariş avansları hesaplarında muhasebe kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davalı tarafın eksik, ayıplı imalat yapıldığına dair bir iddiası bulunmamakla 7 numaralı hak ediş ile işin tamamlandığı , buna göre 7 numaralı hakediş kesin hakediş olarak kabul edilmekle davacının 09/05/2018 tarihi itibari ile davalıdan 304.979,54 TL, 2.097,00 Euro ve 14.299,97 USD olmak üzere toplam 440.137,19 TL alacaklı olduğu,
davacı tarafça sözleşmenin 9. maddesi uyarınca SGK'dan alınan borcu yoktur yazısının dosya kapsamında sunulduğu gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile Taraflar arasında düzenlenen 25/04/2017 tarihli "...
Merkezi Çatalca-İstanbul Elektrik Tesisatı İşleri Sözleşmesi" kapsamında davacının yüklenici sıfatıyla yapmış olduğu işler nedeniyle hak ediş alacağından kaynaklanan, 304.979,54-TL, 2.097,26-EURO karşılığı 19.971,40-TL ve 14.299,97-USD karşılığı 115.186,25-TL olmak üzere toplam 440.137,19-TL alacağın 10.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren, 430.137,19-TL'sinin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin şirket merkezinin ...'de olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken taraflar arasında akdedilen 25/04/2017 tarihli sözleşmenin yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olarak belirlenmiş olması nedeniyle yetki itirazlarının reddinin hatalı olduğunu, söz konusu durumda kesin yetki kuralının uygulanması için ''yalnızca'' İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun yazması gerektiğini,
bu nedenle söz konusu sözleşme maddesi yetki sözleşmesi hükmünde olmadığından genel yetki kuralının uygulanması gerektiğini, davanın kısmi/belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu sebeple, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere, açılan kısmi/belirsiz alacak davasının reddi gerektiğini, davacı tarafça beyan edilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2018/939 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ve taraflarına tebliğ edilen herhangi bir ilam bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu dosya üzerinden verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini,
kesin kabulün yapılmadığını ve müvekkili şirketin de muaccel bir borcu doğmadığını, davacının işi bırakmış olmasının tek başına alacağının varlığını ve muacceliyetini ispatlamayaçağını, karşılıklı akdedilen sözleşme gereğince müvekkili şirketçe yapılan %5 teminat kesintilerinin davacıya iade edilebilmesi/ödenebilmesi için kesin kabul yapılması gerektiğini, sözleşmenin 42.5 maddesi gereğince talep edilen %5 teminat kesintilerinin iadesinin şartlarının oluşmadığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla sözleşme gereği kesin kabul olmamakla muaccel alacaktan da söz edilemeyeceğini,
davacının yükümlülüğünde olmasına rağmen sözleşmenin imza tarihinde damga vergisi ödemediğinden dolayı yine teminat kesintilerine ilişkin kendisine bir ödeme yapılmasının düşünülemeyeceğini, davacı şirketin SGK beyannamelerinin ödenmesine, işçilik alacaklarının ödendiğine ilişkin belgeleri vs. müvekkili şirkete ibraz etmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, yazılı eser sözleşmesinin ileriye etkili feshi nedeniyle ödenmeyen hak ediş bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı vekili, taraflar arasında davalının taşınmazında bulunan inşaatın elektrik işlerinin yapımı konusunda yazılı eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ödemeler başlıklı maddesine davalı iş sahibinin uymadığını, hak ediş bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine hak ediş bedellerinin ödenmesi için davalıya iki kere ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmadığı için sözleşmenin kendileri tarafından tek taraflı feshedildiğini belirterek ödenmeyen hak ediş bedellerinin tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasında 25/04/2017 tarihinde yazılı eser sözleşmesi yapılmış olup, sözleşmenin 55. Maddesinde sözleşmeden kaynaklanacak uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. HMK'nın 17. Maddesinde, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır, hükmü düzenlenmiş olup, taraflar tacir olduklarından yaptıkları yetki sözleşmesi geçerli olup dava, sözleşmede yetkili kılınan İstanbul mahkemelerinde açıldığından davalının yetki itirazı yerinde değildir. Dava, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile kısmi dava olarak açılmıştır. HMK 109.
Maddede öngörülen kısmi dava şartları mevcut olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Taraflar arasındaki sözleşme davacı yüklenici tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş ve ödenmeyen iş bedelleri talep edilmiştir.
Mahkemece her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporuna göre taraf ticari defter kayıtları birbiri ile uyumlu olup her iki taraf ticari defterlerinde, davacının mahkemece kabulüne karar verilen miktar kadar alacaklı olduğu kayıtlıdır. Davacı yüklenici davalı tarafça onaylanmış hak ediş raporlarını da sunmuş olup yine taraflar arasında hesap mutabakatı da yapılmıştır.
Sözleşme ileriye etkili feshedildiğinden ve davalı iş sahibi tarafından ayıp iddiasında bulunulmadığından işin tasfiye edilerek karar verilmesi yerinde olmuştur.Davacı yüklenici SGK'dan borcu olmadığına dair yazıları almış ve dosya içine sunmuştur. Davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.
Davacı dava dilekçesinde sözleşme kapsamında davalı yükleniciye teminat mektubu verdiğini ve bu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi için İstanbul 16. ATM'nin 2018/939 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı aldığını belirtmiş olup, söz konusu talep ihtiyati tedbir istemine ilişkin olduğundan ve uyuşmazlığın esasına her hangi bir etkisi bulunmadığından anılan dosyanın sonuçlanmasının beklenmesi de gerekmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/916, K. 2024/1195, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama