İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/990 K.2024/1343

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/990Karar2024/1343Tarih18 Aralık 2024Okuma21 dk · 4.162 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
18 Aralık 2024
Dosya no
2022/990
Karar no
2024/1343
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
18/11/2020
Numarası
2017/1397 Esas, 2020/642 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali - Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.162 kelime·21 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı-karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ile arasında olan ticari ilişkisinde davalı tarafından ürün taleplerinin yazılı ve sözlü olarak müvekkiline iletildiğini, siparişlere uygun olarak paletlerin üretilerek davalıya sevk irsaliyesi ile birlikte teslim edildiğini ve ürün bedellerinin davalıya fatura edildiğini, müvekkilinin davalıya 15/08/2017'den 07/10/2017 tarihine kadar olan dönemde teslim edilen paletler nedeniyle düzenlenen toplam 17 adet faturadan kaynaklanan 327.967,50 TL'lik alacağı bulunduğunu,

fatura vadelerine göre muaccel olan 12 adet fatura karşılığı 228.381,92 TL alacağın tahsili için davalı hakkında ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yine fatura vadelerine göre muaccel hale gelen 5 adet fatura karşılığı 101.586,20 TL'lik alacağın tahsili için de ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının bu takibe de itiraz ettiğini, bu icra dosyasının ... sayılı dosya ile birleştirildiğini ve alacaklarının ... sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğünü,

davalı tarafın ürünlerin veya faturaların kendilerine teslim edilmediği yönünde bir savunmasının olmadığını belirterek, davalının itirazının 327.967,50 TL'lik kısım yönünden iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı-karşı davalı vekili 08/10/2020 tarihli dilekçesinde, ... sayılı takip dosyasında 2.000,62 TL fazla talepte bulunulduğunu belirterek,

bu takip dosyasındaki asıl alacak tutarının 226.381,30 TL ve ... sayılı takip dosyasındaki tutarın 101.586,20 TL olacak şekilde toplam 327.967,50 TL yönünden davanın kabulünü talep ettiklerini bildirmiştir.Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, öncelikle takibe konu fatura içeriklerinin teslim edildiğini ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının tedarik ettiği paletlerin ayıplı olduğunu, bu yüzden ABD'ye paletler üzerinde gönderilen ürünlerin ABD ...

Gümrüğünde paletlerde böceklenme olması ve böcek tespiti ile "acil durum bildirimi" ile gümrüğe alınmayıp, ürünlerin ve paletlerin Türkiye'ye iade edildiğini, bu yüzden zarara uğradığını, davacı karşı davalının zarar taleplerini karşılamadığını, davacının bir alacağının bulunmadığını, alacağın tespiti halinde ise takas mahsup talepleri olduğunu bildirmiş, karşı davasında da cevap dilekçesinde takas mahsuba konu ettiği zararın davalıdan tahsili talebinde bulunmuş,Karşı davasına ilişkin açıklamasında, davacı şirketin uzun zamandır kendisi için palet ürettiğini, hemen hemen hergün sipariş verilip günlük 500-600 adet palet alımı yapıldığını,

paletlerin bekletilmeden kullanıldığını, depolama yapılmadığını, karşı davalının ürettiği paletlere usulüne uygun ısıl işlem yapıldığını gösteren tek şeyin paletlerde bulunması gereken (HT)işareti olup gönderilen paletlerde bu işaretin bulunduğunu, öncelikle bu işaretin olup olmadığının kontrolünden sonra olağan kontrolün yapıldığını, paletlerde böcek olup olmadığının olağan bir inceleme ile tespit edilemeyeceğini, durumun ortaya çıkması ile davacı/karşı davalıya bildirim yapıldığını, önce zararın karşılanacağının söylendiğini, ABD gümrüğünden yapılan iadenin konteynerlerdeki paletlerde böcek tespit edilmesine dayalı olduğunu,

açılmadan iade edilen konteynerler nedeniyle uğranılan zararın da ayıplı paletlerden dolayı uğranılan zarar kapsamında olduğunu, ABD gümrüğü tarafından bazı paletlerde böceklenme olduğu bildiriminin 16/02/2017 tarihinde e-mail ile yapıldığını, 09/02/2017 tarihi itibariyle bu durumdan haberdar olmadıklarını, yapılan bildirimden davacı/karşı davalının derhal telefon ve e-mail ile bilgilendirildiğini, son konteynerin 14/02/2017 tarihinde yola çıktığını, 16/02/2017 tarihi itibariyle son 6 konteynerin yolda olduğunu, bu yüzden müdahale edilemediğini,

ABD gümrüğü tarafından ancak 5 konteynerdeki ürünlerin paletlerden ayrılarak ürünlerin tesliminin sağlanabildiğini, paletlerin ülkeye girişine izin verilmediğinden bir konteyner ile iade edildiklerini, bu olay nedeniyle ihracata konu malların alıcısına teslim edilemediğini, ihracatın gerçekleşmediğini, davacı-karşı davalı şirket yetkililerinin de hazır olduğu esnada gelen konteynerlerin açılıp tüm paletlerin indirilerek Kocaeli Valiliği İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri ve sigorta eksperleri ile böcek uzmanlarının katılımı ile inceleme yapılıp rapor düzenlendiğini,

İl Müdürlüğü tarafından Derince Gümrük Müdürlüğüne ürün ile paletlerin ayrılarak paletlerin fumige edilerek imhası hususunda yazı gönderildiğini, Körfez Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/31 D.İş sayılı dosyasında alınan rapor ile böceklenmenin davacı-karşı davalının tedarik ettiği paletlerde olduğu, böcek ergini, larva, pupa ve böcek yavrularının tespit edildiği,

böceklenmenin paletlerde ısıl işlemin yapılmamış olması veya yetersiz yapılmasından kaynaklandığı hususlarının tespit edildiğini, karşı davalı ile yapılan görüşmelerde zararın 150.000 USD'lık kısmının karşılanacağı taahhüt edilerek palet alışverişinin sürdürüldüğünü ancak ödeme yapılmadığını, bu durumdan dolayı müvekkilinin toplamda 228.225,00 USD + 363.502,97 TL zararı olduğunu belirterek,

bu bedellerin, aksi halde asıl davaya konu alacağın bu alacaklarından takas ve mahsubu sonucu bakiye 35.535,47 TL + 228.225,00 USD alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren TL'sı için avans faizi ile birlikte ve döviz alacaklarının ise dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevabında, asıl davaya konu faturalar içeriği paletler ile karşı davaya konu edilen paletlerin aynı paletler olmadığını, asıl davaya konu paletler için davalının bir ayıp iddiası bulunmadığını,

taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte 10 yılı aşkın bir zamandır devam eden ticari ilişkide davalının başlangıçta bildirdiği ebat, kalınlık ve nitelikteki ahşap paletlerin üretilip davalıya teslim edildiğini, aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, ticari satış olarak kabul edilse dahi durumun değişmeyeceğini, muayene ve ihbar sürelerine uyulmadığını, ayrıca ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeler için getirilen yönetmelikteki sorumlulukların yerine getirildiğinin de karşı davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davalının karşı davasında ayıplı ürün bedellerini değil,

ayıplı paletlerin kullanılması nedeniyle oluşan zararını talep ettiğini, bu durumda bilirkişi raporlarında böcek izine rastlanmadığı belirtilen ... no.lu konteyner için talepte bulunamayacağını, 19/10/2016 tarihli ilk ihracat sonrası 09/02/2017'de duyuru yapıldığı halde bundan 1 hafta sonra 16/02/2017'de 6 konteyner ihracat yapıp, paletlerin muayene edilmemesi karşısında zararın artmasına neden olunduğunu ve buna davalı karşı davacının katlanması gerektiğini,

"ISPM 15"(HT 140)işareti konularak teslim edilen ahşap paletlerin teslim alan tarafından uygun karantina koşullarında muhafaza edilmesi halinde canlı organizma barındırmasının söz konusu olamayacağını ileri sürmüştür.Mahkemece, yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti raporlarıyla asıl davanın konusunu teşkil eden 2 adet icra takibine dayanak 17 adet fatura içeriği malın davalı tarafça teslim alındığı, bunun davalının da kabulünde olduğu,

taraflar arasında devam eden palet alım satımına dayalı ticari ilişki nedeniyle davacının davalı ödemeleri düşüldükten sonra takip konusu faturalardan kaynaklı olarak 327.967,50 TL.tutarında alacaklı olduğu, itirazın iptali davasına konu edilen faturaların içeriği paletler yönünden herhangi bir ayıp iddiası da ileri sürülmediği, borcun ödendiğine ilişkin bir delil, belge sunulmadığı,

davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 2 ayrı takip dosyası nedeniyle toplamda 327.967,50 TL talepte bulunabileceği, alacak likid olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerektiği, karşı davanın konusu olan paletlerin ise karşı davalı tarafça karşı davacıya 15/10/2016 ila 11/02/2017 tarihleri arasında düzenlenen faturalar uyarınca satışı yapılan paletler olup, karşı davalının bu paletleri 19/10/2016-16/02/2017 tarihleri arasında yaptığı ihracatlarda kullandığını beyan ettiği,

dosyaya sunulan "böcek tespitine ilişkin" ABD Tarım Hayvan ve Bitki Sağlığı İnceleme Servisi Bitki Koruma ve Karantina Departmanı Acil Durum Bildirimlerinden ilkinin 09/02/2017 tarihli olduğu, bu bildirime konu ihracat faturası 19/10/2016 tarihli olup, davalı/karşı davacı vekilinin bu acil durum bildirisinin kendilerine 16/02/2017 tarihli e-mail ile bildirildiğinin belirttiği ve durumun davalı/karşı davacı tarafça daha önce öğrenildiğine ilişkin dosyaya sunulan hiçbir delil bulunmadığı,

davalı/karşı davacının müşterisine düzenlediği son fatura tarihi (15/02/2017) durumu öğrenmesinden önceye ait olduğundan davacı/karşı davalının zararın diğer tarafça artmasına neden olunduğu iddiasının yerinde görülmediği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre, davacı/karşı davalının böceklenme tespit edilen paletlerin diğer tarfaça uygun olmayan koşularda depolarda bekletildiği, gerekli saklama koşullarının sağlanmadığı yönündeki iddiasının da sübut bulmadığı, davaya konu paletler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, paletlerdeki ayıbın olağan bir muayene ile tespit edilemeyecek türde gizli ayıp niteliğinde olduğu,

dinlenen tanık beyanlarına göre, davalı/karşı davacının teslim edilen paletler üzerinde daha önce satın aldığı diğer paletlere uyguladığı şekilde olağan muayeneyi yaptığı ve paletlerdeki böceklenmeyi öğrendikten sonra davacı/karşı davalıya durumu bildirdiği, tarafların bir araya gelerek zararın giderilmesi hususunda toplantı yaptıkları ancak anlaşma sağlanamadığının da tanık beyanları ile sabit olduğu, bu durumda davalı/karşı davacının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğinin de kabul edildiği,

davacı/karşı davalı vekili bilirkişi ek raporuna itirazında, paletlerin teslim alınma tarihini ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, paletlerin ısıl işlem tarihi ile teslim alma tarihini 25/05/2019 tarih 30784 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik" hükümlerine uygun belge ve bilgilerle ispat edemediğini, izlenebilirlik işareti gibi işaretlerle ısıl işlem çıktısı gibi belgeler arasında uyum olup olmadığını kontrol ettiğini de gösteremediğini ileri sürmüş ise de, 25/05/2019 tarihli Yönetmeliğin 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe gireceği,

somut olayda uygulanması gereken 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan aynı isimdeki Yönetmeliğin 4.maddesinde yine tanımların yer aldığı ancak "İzlenebilirlik İşareti"nin tanımına yer verilmediği, 15. maddede de ahşap ambalaj malzemesi tedarikçi ve kullanıcılarının sorumluluklarının düzenlendiği ve bu maddede ahşap ambalaj malzemesi kullanıcılarının ihracatta bu yönetmelik hükümlerine göre ısıl işlem uygulaması ve ISPM 15 işaretlemesi yapılmış ahşap ambalaj malzemesi kullanmakla sorumlu olduklarının belirtildiği, dolayısıyla davalı/karşı davacı yönünden Yönetmeliğe aykırı bir uygulama yapılmadığı,

karşı davacının uğradığını belirttiği zarar kalemlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve zararını davacı/karşı davalıdan talep edebileceği, davalı/karşı davacı tarafça dava öncesinde davacı/karşı davalı tarafa gönderilen ihtarnamede belirtilen miktarlar bakımından 10/11/2017 tarihinden, bunu aşan miktarlar bakımından ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, karşı davacı vekilince takas mahsup taleplerinin kabulü ile asıl davanın reddi, karşı davada takas mahsuptan bakiye kalan tutar yönünden karşı davanın kabulü talep edilmiş ise de,

davalının karşı alacağını hem asıl davada mahsup-takas defi olarak ileri sürüp hem de ayrı bir dava konusu yapması durumda asıl davadaki mahsup talebinden vazgeçmiş sayılması gerektiği, bu nedenle davalının takas mahsup talebinin reddedildiği gerekçesiyle, Asıl davanın kabulüne, Davalının ... sayılı takip dosyasında itirazının 226.381,30 TL.asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden Devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine,

Davalının ... sayılı takip dosyasında itirazının 101.586,20 TL.asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, İtirazın iptali davasının konusu ayıplı ifa ile ilgili olmayıp cari hesap alacağına ilişkin olduğundan alacak likit ve davalı itirazında haksız olmakla davaya konu her iki takip dosyası ile hükmedilen toplam tutarın %20'si oranında 65.593,50 TL.inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Asıl davada davalı tarafın takas/mahsup define konu ettiği alacak kalemleri karşı davanın da konusunu oluşturduğundan takas/mahsup talebinin reddine, karşı davanın kabulüne, 363.502,97 TL.nin 362.771,72 TL.ne 10/11/2017 tarihinden; bakiye 731,25 TL.ne karşı dava tarihi olan 23/02/2018 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine,

karşı davada talep edilen 228.225,00 USD.nin 222.493,00 USD.ne 10/11/2017 tarihinden ve bakiye 5.732,00 USD.ne karşı dava tarihi olan 23/02/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle fiili ödeme günündeki TL.karşılığının karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine,

karar verilmiştir.Davacı-karşı davalı vekili istinafında, müvekkilinin ısıl işlem uygulanmış palet üretimi yaptığını, karşı davacıyla ticari ilişki geçmişinin 10 yıldan çok daha eski olduğunu, karşı davacıya bugüne kadar binlerce palet üretip teslim edildiğini ve önemli bir ayıp veya sorunla karşılaşılmadığını, dava konusu paletlere yönetmelik hükümlerine uygun olarak ısıl işlem uygulandığını, olayda paletlerin karşı davacı tarafından teslim alındığını ve bir sorun bildirilmediğini, satım veya eser sözleşmesinden dolayı TTK, m. 23/3 veya TBK,

m. 477 hükümleri dikkate alındığında muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen karşı davacının talepte bulunmaya hakkı olmadığını, olayda açık veya gizli ayıp hükümlerinden hangisi uygulanırsa uygulansın sonuç itibariyle karşı davacının haksız olduğunu, Yasamızın ihracatçıya yüklediği özel sorumlulukların karşı davacı tarafından getirilmediğini, ihracat sırasında da paletlerin özenle muayene edilmediğinin anlaşıldığını, zarar konusu toplam 22 konteynerden bahsedilmekteyse de 6 konteynerin herhangi bir böceklenme tespiti olmaksızın karşı davacının kendi tercihiyle Türkiye'ye geri getirildiğini,

bu yönü itibariyle olay ve zarar arasında illiyet bağı olmadığını, her ne kadar konteynerlerden bir tanesi ABD Gümrüğünde acil durum bildirimine konu olmuşsa da bu konteynerde bulunan paletlerin Türkiye'deki muayenesinde böcek vs. bulunamadığından, bu konteyner yönünden de olay ve zarar arasında illiyet bağının bulunmadığının sabit olduğunu, bir kısım malın paletlerden ayrılarak ABD'ye ihracatının tamamlandığı dikkate alındığında;

diğer paletler yönünden de bu girişimin yapılabilecekken yapılmadığını, bu itibarla karşı davacının TBK, m. 52/1 gereği müterafik kusurunun incelenmesi gerektiğini ve en önemlisi dava konusu her bir zarar kalemi ve miktarı, sunulan fatura ve belgeleri ile iddia edilen eylem arasında illiyet bağı olup olmadığının tek tek incelenmesi gerektiğini, olaydaki "ayıp" konusunun yeterli bir şekilde aydınlatılmadığını, ABD Gümrüğü ve bilahare Türk Gümrüğünde yapılan tespitlere göre, böcek ve/veya böceklere ait tünel, oyuk gibi izlerin çıplak gözle görüldüğü anlaşıldığından;

olayda açık ayıptan söz etmek gerektiğini, ayrıca karşı davacının teslim aldığı paletleri bekletmeden ve depolamadan derhal kullandığını ispat etmesi gerektiğini, bu konunun sırf tanık ifadeleriyle ispat edilemeyeceğini, ihracatta kullanılan paletlerle ilgili bir çok belgenin ihracatçı tarafından alınması,

bu belgelerin teslim alınan paletlerle uyumlu olup olmadığının kontrolü ve saklanması gerektiği mevzuat hükmü olduğu halde, karşı davacının bu yükümlülükleri yerine getirdiğine dair hiçbir delil sunmadığını, bu yönü itibariyle de ihracatta yeni teslim alınan paletleri kullandığı sabit olmayan karşı davacının, eski tarihli, depolama standartlarına uygun olmayan veya ikinci el paletleri ihracatta kullanmış olabileceğini, yaşam döngülerine göre bir kısım paletlerde ortaya çıkan böcek veya izlerinin paletlerin eski olmasından veya depolama koşullarının uygun olmamasından kaynaklanmış olabileceğini, mahkemece bu hususların dikkate alınmadığını,

Bilirkişi Heyetinde yer alan ‘uzak yol kaptanı’ ...'nin de 14.02.2020 tarihli ayrık raporunda bu konuya değindiğini ve dosya kapsamına göre olayda davalının hangi tarihte teslim aldığı paletleri kullandığının belli olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin geriye doğru 10 yıldır süre geldiği dikkate alındığında davalının pekala 2015 yılından önce teslim aldığı paletleri de kullanmış olabileceğini, aradan geçen zamanda uygun karantina koşullarında muhafaza edilmeyen bu paletlerde böceklenme olmasının ise doğal olduğunu ifade ettiğini, tazminat talebine konu harcama kalemleri ve belgelerinin, zarar miktarının,

konteyner sayılarının ve zararlarla konteynerler arasında illiyet bağının olup olmadığının incelenmediğini, gerekçeli kararda bu konunun ses geçildiğini, acil durum bildirimi yapılan konteynerler ile Türkiye'ye geri gelen konteyner sayılarının farklı olduğunu, ABD makamlarınca 09 Şubat 2017, 27-28 Mart 2017 ve 18.04.2017 tarihlerinde “acil durum bildirimi” adı altında 20 adet konteyner hakkında böcek ihbarında bulunulduğunu, ancak ... limanında 23-29 Haziran 2017, 13-24 Temmuz 2017 ve 01-07 Ağustos 2017 tarihlerinde yapılan delil tespiti niteliğindeki tespitlere göre 22 adet konteynerin geri geldiğini, 7 adet konteynerin (..., ..., ..., ...,

...,..., ... no.lu) acil durum ihbarı olmadığı halde Türkiye'ye geri getirildiğini, acil bildirim listesinde yer alan 5 adet konteynerin ise (..., ..., ..., ...., ... no.lu) Türkiye’ye geri getirilmediğini ve Amerika’ya ihracının tamamlandığını, bu 5 adet konteynerin ihracat işlemleri tamamlandığına göre herhangi bir şekilde tazminata esas olmaması gerektiğini, yine 18.04.2017 tarihli acil bildirim listesinde yer alan ve bu sebeple Türkiye'ye geri gelen ... no.lu konteynerde Türkiye’de yapılan bilirkişi incelemesinde böcek bulgusuna rastlanmadığını, bu duruma göre ABD Gümrüğünde yapılan tespitlerin hatalı olabileceğini,

bu konteynerden kaynaklı tazmin talebinin de kabul edilemeyeceğini, bunların dışında 7 adet konteynerin ise, hakkında acil durum ihbarı bulunmadığı halde Türkiye'ye geri getirildiğini, özellikle bu konteynerler açısından olayla zarar arasındaki illiyet bağı bulunmadığını, bu 7 adet konteynerın ABD Gümrüğünde açılmadığını, paletler üzerinde bir inceleme yapılmadığını, karşı davacı tarafından bu konteynerlerle ilgili dosyaya gümrük incelemesi yapıldığına dair bir belge sunulmadığını, bu konteynerlerin ürün içeriğinden veya başka sebeplerden dolayı ihracatı tamamlanmamış da olabileceğini, bilirkişi heyeti raporunda ve kararda,

sanki 22 adet konteynerin tamamı hakkında acil durum bildirimi varmış, 22’si de Türkiye'ye geri gelmiş, 22’sinde de böcek bulgusuna rastlanmış gibi değerlendirme yapıldığını, oysa hakkında acil durum ihbarı olan ve Türkiye’de de böcek bulgusu görülen konteyner sayısının 14 olduğunu, 19.10.2016 tarihli ilk ihracat üzerine ABD gümrüğü tarafından bazı paletlerde böceklenme olduğu yönünde 09.02.2017 tarihinde duyuru yapıldığı halde, bundan bir hafta sonra 16.02.2017 tarihinde Türkiye’den 6 konteynerin daha gönderilmiş olmasının zararın göz göre göre artırılması anlamına gelip gelmediğinin dikkate alınmadığını,

yine acil durum ihbarına rağmen 5 adet konteynerin Amerika’ya kabul edildiği, aynı şekilde Türk gümrüğünün de ihraç eşyasını paletlerden ayırarak yurda geri kabul ettiği dikkate alınarak, asıl ihraç eşyasının ahşap paletlerden ayrılarak ihracının Amerikan makamları katında ısrarlı şekilde denenip denenmediğine yönelik itirazlarının karşılanmadığını, bunun gibi, ... no.lu konteynerin sadece palet yüklü olduğu, başka bir deyişle ihraç eşyasından arındırılan paletlerin geri getirildiği, bu paletlerin muhtemelen Amerika’ya giriş yapan 5 adet konteynerden ayrılmış olan paletler olduğu,

bunların Amerika’da imhası mümkün iken, oradan gemiye yüklenerek pek çok masraf yapılarak Türkiye’ye getirilmesinin anlamsız ve gereksiz olup, bu masrafların tazminat olarak istenmesinin yasaya uygun olmadığını, yukarıda anlatılan durumların, davalı/karşı davacının uğradığını iddia ettiği zararı azaltmaya dönük tedbirleri almadığını, aksine ihmalkâr davranarak zararın olağanüstü büyümesine yol açtığını gösterdiğini, TBK'nın 52/1.

Maddesi gereğince müterafik kusur ve bunların tazminatın indirilmesi veya tamamen kaldırılması bakımından dikkate alınması gerektiğini, ancak müterafik kusur yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, zarar miktarının doğru tespit edilmediğini, bu konuda teknik açıdan detaylı bir inceleme yapılmadığını, davadaki talep tutarı 228.225,00.-Dolar olmasına rağmen delil olarak ibraz edilen fatura toplamının 220.000,00.-Dolar olduğunu, hiçbir inceleme ve analiz yapmadan davalı talebinin olduğu gibi kabul edildiği bir rapora dayanarak karar verildiğini, tazminat hesabı yapılırken, sunulan fatura ve belgelerin hangisi navlun, hangisi demuraj,

hangisi başka bir harcama kalemi, ayrı ayrı ve her bir konteyner özelinde yapılmadığını, zira dosyadaki faturalara göre her bir konteyner için farklı miktarda ve farklı türde masrafların yapıldığını, acil durum bildirimine konu olmayan konteynerler hakkında hesaplama yapılmayacağını, paletlerin Türkiye'de imha tarihinden sonra kesilmiş faturaların dahi zarar kalemi olarak hesaba katıldığını, bazı faturaların ise (örneğin 06.06.2017 tarih/... sayılı, 26.450,00.-Dolarlık faturada olduğu gibi), konteyner no.su içermediğini, bu harcamanın dava konusu konteynerlerle ilgili olup olmadığının dahi belli olmadığını,

bu gibi faturalar ayıklanmadan ve tüm faturalar içerik yönünden denetlenmeden karşı davacının tüm tazmin taleplerinin kabulüne karar verildiğini, karşı davacının sunduğu tüm harcama belgelerinin olayda adı geçen konteynerle bağlantısının kurulması ve olayla zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının araştırılması, bundan sonra varsa müvekkilinin varsa sorumluluğunun gerekçeleriyle birlikte ortaya koyulması gerekirken, bu konudaki itirazlarının karşılanmadığını ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek, kararının kaldırılmasına, davanın öncelikle tümden reddine, aksi halde;

dava ile ilgisi olmayan konteynerlerle ve acil durum bildirimi olmayan konteynerlerle ilgili harcama belgeleri yönünden, Türkiye'de yapılan incelemede ayıplı palet tespiti yapılamayan konteynerle ilgili harcamalar yönünden, harcama içeriği itibariyle olağan olmayan faturalar yönünden, karşı davacının müterafik kusuruna isabet eden talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Asıl dava, taraflar arasında "ahşap palet üretimine ilişkin" sözlü anlaşmaya dayalı olarak süregelen ticari ilişki kapsamında, davacı yüklenici tarafından 15/08/2017 - 07/10/2017 döneminde üretilip davalı iş sahibine teslim edilen paletler nedeniyle düzenlenen toplam 329.968,12 TL bedelli 17 adet faturaya dayalı olarak başlatılan 2 ayrı icra takibine (sonradan birleştirilmişler) yapılan itirazların 327.967,50 TL'lik kısım yönünden iptali talebine ilişkindir.Karşı dava,

karşı davalıdan satın alınan paletlerin ayıplı olması nedeniyle uğranıldığı belirtilen zararın karşı davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davalı-karşı davacı vekili 07/09/2018 tarihli dilekçesi ekinde, ayıp iddiasına konu ettiği paletlere ilişkin 11 adet fatura ve dayanak sevk irsaliyelerini sunmuş olup, sunduğu bu fatura ve sevk irsaliyeleri asıl davaya konu faturalardan farklıdırlar Davalı-karşı davacı vekilince sunulan 14/11/2018 tarihli dilekçeyle, asıl davaya konu fatura içeriği paletlerin davalı şirket çalışanları tarafından teslim alındığı beyan edilmiştir.

Asıl davaya konu edilen ... sayılı takip dosyalarında; faturalardan kaynaklanan vadesi gelmiş alacağının davalıdan tahsilini talep edilmiş olup, bu takiplerin dayanakları 15/08/2017 ila 17/10/2017 tarihleri arasında düzenlenen 17 adet faturadır. ... sayılı takip dosyasında 101.586,20 TL, ... sayılı takip dosyasında 228.381,92 TL için takip başlatılmış, sonrasında davacı-karşı davalı vekilinin talebi üzerine bu dosyalar ... sayılı takip dosyası üstünde birlşetirilmiştir.

(Toplam tutar: 329.968,12 TL),Mahkemece asıl ve birleşen davalara ilişkin verilen karara karşı sadece davacı-karşı davalı vekilince ve yine sadece karşı davada verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, HMK'nın 355/1. Maddesi gereğince istinaf incelemesi sadece karşı davaya ilişkin verilen karar bakımından yapılacak olup, asıl davaya dair verilen karar yönünden bir değerlendirme yapılmayacaktır. Yine HMK'nın 355/1.

Maddesi gereğince, davacı-karşı davalı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde, asıl davada takas def'inin dikkate alınmamasına, karşı davada hükmedilen bedellere faiz işletim (temerrüt) tarihine ve faiz türüne karşı bir itiraz bulunmadığından, bu hususlara dair de Dairemizce bir değerlendirme yapılmayacaktır.Mahkemece 6 kişilik bilirkişi heyetinden alınan ayrıntılı ve denetime elverişli kök ve ek raporlardaki açıklama, tespit ve görüşler göz önünde bulundurulduğunda, asıl davaya konu faturalar kapsamındaki ahşap paletlerdeki böceklenmenin davacı-karşı davalı yükleniciden kaynaklandığı,

davalı-karşı davacı iş sahibinin uğradığı zararla söz konusu böceklenme arasında "genel olarak" bir illiyet bağı olduğu ve davalı-karşı davacıdan kaynaklı bir böceklenme sorunu olmadığı hususları sabit olup, yine raporlardaki ve gerekçeli karardaki değerlendirmelere göre, söz konusu böceklenmeden kaynaklanan ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğuna ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair Mahkeme kabulü de yerinde bulunmaktadır.

Kök rapora "ayrık görüş" sunan Gemi Kaptanı Bilirkişi de bu hususlarda net olarak aksi yönde bir görüşte bulunmamış, sadece "böceklenmenin davalı-karşı davacının saklama koşullarından da meydana gelebileceğini, bunun takdirinin mahkeme olduğunu" belirtmiştir.

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'ne yazılan müzekkere doğrultusunda, ahşap paletlere ısıl işlem uygulaması, orman ürünleri, böceklenme iddiaları konusunda dosyaya bildirilen teknik bilirkişiler arasından seçilen bilirkişilerin ve 5 kişilik çoğunluğun;

"davaya konu paletlerde ölü olarak ele geçen böcek türlerinin yaşam döngüleri dikkate alındığında gerek ergin böcekler gerek larvaların ahşap paletlerde bulunmasının Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde uygun ya da yeterli ısıl işlem yapılmadığını gösterdiğine, dava konusu ayıbın (böceklenmenin) palet üretimi sırasında söz konusu Yönetmelik kapsamında uygun ya da yeterli ısıl işlem yapılmadığından odun içindeki böceklere ait yumurta, larva ve erginlerin imha edilememesinden kaynaklandığına,

... firmasının paletleri uygun olmayan koşullarda depolayarak kullandığı iddiasının ispatlanamadığına, bu sebeple ... Şti'nin nin kayıplardan dolayı sorumlu olduğuna" dair dosya kapsamına ve oluşa uygun, ilgili yasal mevzuatla desteklenen tespit ve görüşleri karşısında, Gemi Kaptanı Bilirkişinin Mahkemenin takdirine bıraktığı hususun 5 kişilik çoğunluk görüşü doğrultusunda değerlendirilmiş olması dosya kapsamına uygun bulunmaktadır.

Buna göre davacı-karşı davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde bulunmamaktadır.Davacı-karşı davalı vekilinin diğer istinaf itirazları değerlendirildiğinde.

Davacı-karşı davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen; "tazminat talebine konu harcama kalemleri ve belgelerinin, zarar miktarının, konteyner sayılarının ve zararlarla konteynerler arasında illiyet bağının olup olmadığının incelenmediğine, acil durum bildirimi yapılan konteynerler ile Türkiye'ye geri gelen konteyner sayılarının farklı olduğuna, 7 adet konteynerin acil durum ihbarı olmadığı halde Türkiye'ye geri getirildiğine, acil bildirim listesinde yer alan 5 adet konteynerin ise Türkiye’ye geri getirilmediği ve Amerika’ya ihracının tamamlandığına, bu 5 adet konteynerin tazminata esas olmaması gerektiğine,

acil bildirim listesinde yer alan ve bu sebeple Türkiye'ye geri gelen ... no.lu konteynerde Türkiye’de yapılan bilirkişi incelemesinde böcek bulgusuna rastlanmadığına, bunların dışında 7 adet konteynerin ise hakkında acil durum ihbarı bulunmadığı halde Türkiye'ye geri getirildiğine, özellikle bu konteynerler açısından olayla zarar arasındaki illiyet bağı bulunmadığına, karşı davacı tarafından bu konteynerlerle ilgili dosyaya gümrük incelemesi yapıldığına dair bir belge sunulmadığına,

bilirkişi heyeti raporunda ve kararda 22 adet konteynerin tamamında böcek bulgusuna rastlanmış gibi değerlendirme yapılmış ise de hakkında acil durum ihbarı olan ve Türkiye’de de böcek bulgusu görülen konteyner sayısının 14 olduğuna, 19.10.2016 tarihli ilk ihracat üzerine ABD gümrüğü tarafından bazı paletlerde böceklenme olduğu yönünde 09.02.2017 tarihinde duyuru yapıldığı halde bundan bir hafta sonra 16.02.2017 tarihinde Türkiye’den 6 konteynerin daha gönderilmiş olmasının zararın göz göre göre artırılması anlamına gelip gelmediğinin dikkate alınmadığına,

acil durum ihbarına rağmen 5 adet konteyner Amerika’ya kabul edildiğinden asıl ihraç eşyasının ahşap paletlerden ayrılarak ihracının Amerikan makamları katında ısrarlı şekilde denenip denenmediğine, ... no.lu konteynerin sadece palet yüklü olduğuna, bunların Amerika’da imhası mümkün iken oradan gemiye yüklenerek pek çok masraf yapılarak Türkiye’ye getirilmesine ilişkin masrafların tazminat olarak istenemeyeceğine, yukarıda anlatılan durumların TBK'nın 52/1.

Maddesi gereğince müterafik kusur ve bunların tazminatın indirilmesi veya tamamen kaldırılması bakımından dikkate alınması gerektiğine, zarar miktarının doğru tespit edilmediğine, bu konuda teknik açıdan detaylı bir inceleme yapılmadığına, davadaki talep tutarı 228.225,00.-Dolar olmasına rağmen delil olarak ibraz edilen fatura toplamının 220.000,00.-Dolar olduğuna, tazminat hesabı yapılırken, sunulan fatura ve belgelerin hangisi navlun, hangisi demuraj, hangisi başka bir harcama kalemi, ayrı ayrı ve her bir konteyner özelinde yapılmadığına, acil durum bildirimine konu olmayan konteynerler hakkında hesaplama yapılmayacağına,

paletlerin Türkiye'de imha tarihinden sonra kesilmiş faturaların dahi zarar kalemi olarak hesaba katıldığına, bazı faturaların konteyner no.su içermediğinden bu harcamanın dava konusu konteynerlerle ilgili olup olmadığının dahi belli olmadığına" dair itirazlar kök rapora itiraz dilekçesinde de ileri sürülmüş olmasına rağmen bu itirazlara ilişkin olarak ek raporda hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır.

Ek rapora karşı itiraz dilekçesinde de bu itirazlar tekrar edilmesine rağmen mahkemece bu itirazları karşılayacak yeni bir ek rapor alınmamıştır.Buna göre mahkemece, kök raporun 11-12. sayfalarındaki değerlendirme ve hesaplamaların sadece davalı-karşı davacının sunduğu belgelerdeki ödeme toplamlarının yazılmasından ibaret olduğu, kök ve ek raporlarda davacı-karşı davalı vekilinin söz konusu itirazlarını karşılayacak mahiyette değerlendirmeler bulunmadığı,

yukarıda yapılan "davalı-karşı davacı iş sahibinin uğradığı zararla söz konusu böceklenme arasında genel olarak bir illiyet bağı olduğu" değerlendirmesinin sadece "genel bir değerlendirme" olduğu, davalı-karşı davacının her bir zarar kaleminin-faturasının hangi konteynerin hangi zararına ilişkin olduğunun ayrıca ispatlanması gerektiği hususları göz önünde bulundurularak; söz konusu itirazları karşılayacak, davalı-karşı davacının sunduğu tüm harcama belgelerinin olayda adı geçen konteynerle bağlantısının kurulduğu,

olayla her bir konteyner ve zarar kalemi ve dayanak fatura arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının araştırılıp değerlendirildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişi bir ek rapor alınarak, sonucuna göre davanın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönlerden eksik rapora dayalı olarak ve gerekçeli kararda da bu hususlara dair bir değerlendirme yapılmadan, eksik tahkikatla karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle,

davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/11/2020 tarih, 2017/1397 Esas, 2020/642 Karar sayılı kararının karşı dava bakımından KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı-karşı davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/990, K. 2024/1343, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/990
Karar No
2024/1343
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/990 K.2024/1024
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/991 K.2024/2111
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/992 K.2024/2053
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/992 K.2024/2174
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/993 K.2024/1019
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/993 K.2024/1305

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.