KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Dosya no
- 2023/1652
- Karar no
- 2024/394
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/11/2019
- Numarası
- 2017/479 Esas, 2019/1071 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, "İstanbul Avrupa Bölgesi VI. Kısım Müteferrik İçme-Suyu Şebeke ve Kat Ayrımı İnşaatı işinin" ihalesinin davalı şirket tarafından alındığını, işin devamı sırasında davalı müteahhit firmanın kusuru nedeniyle 18.09.2008 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile ihale sözleşmesi feshedildiğini, feshedilen ihale sözleşmesi ile ilgili olarak kesin hesap işlemleri yapılırken feshedilen ihale işinin ismi ve malzeme kodunu kullanarak usulüne aykırı bir şekilde malzeme talebinde bulunduğu ve temin ettiği bu malzemeleri yine aynı şirket tarafından yüklenilen başka işte kullandığının tespit edildiğini,
söz konusu malzeme taleplerinde yapılan usulsüz işlem ile ilgili olarak inceleme başlatılmasına karar verildiğini, davalının kusur sorumluluğundan kaynaklanan tazminat hükümlerini dolanmak ve kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla kötü niyetle ... den alacaklarını 3.kişiye temlik ettiğini, davacıyı toplam 992.293,32 TL ödemek zorunda bıraktığını ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutarak idarece ödenmek zorunda kalınan 992.293,32 TL nin ödeme tarihi olan 27.05.2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi uyarınca, bu sözleşmeden kaynaklanan ücret alacağının dava dışı üçüncü kişiye temlik edildiği, alacağı devralan üçüncü kişinin bu alacağı kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı olarak tahsil ettiği, davacının, 3.kişinin açtığı dava sürecinde bir savunma olarak alacağı devralan üçüncü kişiye karşı alacağın varlığı ve zararlarını ileri sürebilme imkanına sahip olduğu , yapılan yargılama neticesinde temlik alan alacağının varlığı mahkeme kararı ile tespit edildiğini,
iş bu davanın konusunun davacı tarafın temlik sebebi ile 3.kişi olan ...’a yapılmış olan 992.293,32 TL nin davalı tarafa rücu talebine ilişkin olduğunu, bu miktarın mahkeme kararı ile hüküm altına alındığını, temlik hükümleri uyarınca davacı tarafın dava sürecinde bir savunma olarak alacağı devralan üçüncü kişiye karşı alacağın varlığı ve zararlarını ileri sürebilme imkanına sahip olduğu, ancak bu hakkını kullanmayarak söz konusu miktarı ödemek zorunda kaldığı, ancak temlik hükümleri uyarınca ödemiş olduğu bu bedeli temlik edenden isteme imkanının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, davalının kusuru nedeniyle ihalenin feshedildiğini, dava sonucu verilen hüküm nedeniyle bedeli ödemek zorunda kaldıklarını, borçlunun kusuru olmadığını ispatlayamaması halinde zararı tazminle yükümlü olduğunu, kesin hesap yapıldıktan sonra ... tesisleri,... ve Avcılar Belediye'sine ait yerlerde zarar verildiğinden tazminat davaları açıldığını, bu davalar neticesinin aleyhe olabileceği ihtimali nedeniyle blokeler konulduğunu, bilirkişi raporunda ödeme yapılan kalemlere ilişkin değerlendirme yapılmadığını, müteahhidin verdiği zararı ödemek zorunda kaldıklarını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı iş sahibi idare, davalının ksusur nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini de belirterek yüklenicinin dava dışı ...'a temlik ettiği alacakla ilgili temlik alanın açtığı İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/30E., 2015/66K. Sayılı davada verilen karar nedeniyle yaptığı ödemenin rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davacının hukuken ödemekten imtina edebileceği halde böyle yapmadan bu ödemeyi 3. kişiye yaptığını ve bunu da davalıdan talep ettiğini, talebinin haksız olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça mahkeme kararı istinaf edilmiştir.
İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/30E., 2015/66K. sayılı davada, yüklenicinin alacağı belirlenirken, davacı ... tarafından, bu davada ileri sürülen zarar kalemlerinin tümü itiraz olarak ileri sürülmüş ve mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile davacı idare tarafından ileri sürülen mahsuba konu olabilecek hususlar incelenip değerlendirilmiş ve davacının alacağına hükmedilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacı tarafça ileri sürülen zararla ilgili iddialarını bahsi geçen dosyada ileri sürebilme imkanı varken ileri sürülmediği belirtilmiş ise de bahsi geçen dosya kapsamı incelendiğinde bu hususların davacı tarafça itiraz olarak ileri sürüldüğü ve mahkemece işin tasfiyesi yapılarak sonuca varıldığı, kaldı ki eldeki dava dilekçesinde de açık bir şekilde mahkemenin de kabul ettiği üzere diğer davada hükmedilen bedelin iadesinin istendiği anlaşılmakla mahkemece verilen kararın gerekçe yönünden kaldırması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin "gerekçe yönünden" usulen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, yukarıda yazılan gerekçe doğrultusunda davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2023/1652, K. 2024/394, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama