İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINADÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/1689 K.2024/614

Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2023/1689Karar2024/614Tarih25 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.211 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1689
Karar No
2024/614
Karar tarihi
25 Nisan 2024
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2023
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar yazım tarihi
29/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.211 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile sürücü ... ile karşı taraf olan ... arasında ... Mahallesi ...

Kavşağı ... /ANTALYA kavşağında 22/10/2021 tarihinde saat 10:00 civarında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen masraf ve değer kaybı yönünden hesaplama yapılan bilirkişi raporunda; ... plakalı ... markalı 2013 model, 220.000 km. de diesel yakıtlı aracın maruz kaldığı hasarlı trafik kazası nedeniyle kaza tarihi olan 22/10/2021 tarihindeki piyasa fiyatları ile araç üzerindeki KDV dahil toplam 38.645,00 tutarında maddi hasarın meydana geldiğini, araç üzerinde 10.000 TL tutarında değer kaybının meydana geldiği yönünde rapor tanzim edildiğini, ... ve ...

A.Ş. 'ye karşı arabuluculuk başvurusu sonucunda ... ulaşılamadığını, ... A.ş ile ise anlaşılamadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ

Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri İSTANBUL olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği.

İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin yalnızca iskonto uygulanan bedel üzerinden ve o bedelle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğinden hesaplanan tazminattan %20’den az olmamak üzere iskonto uygulanmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,

Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup kaza tarihinde poliçe limiti 43.000-TL olduğunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, Yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edilen davanın reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının yukarıda işaret edilen düzenlemelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, kusur konusundaki anlaşmazlığın giderilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmasını,

tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları dikkate alınarak yapılmasını, Davacının ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında bulunmayan kazanç kaybına ilişkin taleplerin reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece mahkemesi tarafından verilen karar ile; davanın kısmen kabulü ile, davalı ... yönünden davanın HMK’nun 114/1-d maddesi gereği usulden reddine, davalı sigorta şirketi yönünden; hasar bedeli olarak 38.645,00TL, değer kaybı olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... mirasçılarına açılması nedeniyle... yönünden davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, sigorta şirketine karşı açılan dava kabul edilmesine rağmen sigorta şirketine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı Sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunan miktarın poliçe limitinden fazla olduğunu, kusura ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, hasar bedeli belirlenirken iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkilinin de bundan sorumlu tutulamayacağını, değer kaybı miktarının fahiş olduğunu, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

DOSYA KAPSAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

TBK. 49 md. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların TBK. 54 md. maddesi gereğince maddi tazminat ve TBK. 56 md maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Somut davada dava dilekçesine göre, davalı-müteveffa ... sürücüsü olduğu araç, davacının aracına çarparak aracının hasarlanmasına sebebiyet vermiştir. Davacı araç değer kaybı ve hasar bedelinden dolayı maddi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı sigorta şirketi açısından davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

1-)DAVACININ İSTİNAF TALEPLERİ YÖNÜNDEN;

A-) 6100 sayılı HMK 50 ve devamı maddelerinde, tarafların ehliyetlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup ,ölü kişinin davada taraf ehliyeti olmadığı gibi, ölü kişiye karşı dava açılmasının yasal dayanağı da bulunmamaktadır.

HMK’nin 124.maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. ---” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” ile bağdaşmaz.

Davacıdan, davalının ehliyet durumunu araştırmak suretiyle dava açması beklenir ise de; yanılgıya dayalı olarak davalının ölü olduğunu bilmemesi durumu da olabilir.

Şu halde davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememiş ise, ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır. (HGK'nin 11.09.2013 tarihli ve 2013/14-612 E. 2013/1297 K.)

Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı tarafın istinaf dilekçesinde de açıkça bildirdiği ve dava dilekçesine ekli olarak sunduğu veraset ilamından da anlaşıldığı üzere, davacının dava tarihinden önce davalı-müteveffa ... vefat ettiğinden haberdar olduğu, davacı taraf istinaf dilekçesinde veraset ilamı sunulması suretiyle dava dilekçesinde davanın ... mirasçılarına yöneltildiğini ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterildiği, mirasçılarına dava yöneltilmediği, dilekçe kapsamında da bu hususa yer verilmediği,

yalnızca dava dilekçesine ekli olarak veraset ilamı sunulmasının davanın tarafının belirlenmesi açısından yeterli olmayacağı, bu haliyle davacının dava tarihinde ... vefat ettiğini bilmesine rağmen davayı doğrudan bu kişiye karşı açtığı, ilk derece mahkemesinin kabulünde de olduğu üzere ölü kişiye karşı dava açılmasının mümkün olmadığı,

davacının davayı doğrudan ölü kişiye karşı açtığı ve davadan önce bu kişinin öldüğünden haberdar olduğu gözetildiğinde bu taraf gösteriminin, tarafta yanılma olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle, ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın isabetli olduğu, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin yersiz olduğu kanaatine varılmıştır.

Buna karşın;

B-) Dava dilekçesinin talep sonucu kısmında bildirilen alacakların, dava tarihinden önce arabuluculuk faaliyeti sırasında karşı taraftan talep edilmesi halinde, davalı tarafın arabuluculuk başvurusuna konu edilen alacaklar yönünden son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve talep edilen tazminat/alacaklara bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği kabul edilmelidir. Bu sonuç davalı tarafın usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir.

Bu durumda, somut dosyada arabuluculuk görüşmelerine de iştirak eden davalı sigorta şirketinin son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hükmolunan tazminat miktarına bu tarihten itibaren faiz uygulanması gerekirken, ilk derece mahkemesince dava tarihinden faiz işletilmesi isabetsizdir.

C-) Somut dosyada ilk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın kabulüne karar verilmesine karşın davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

İlk derece mahkemesince, yargılamadan önce yapılan tespit dosyası masrafları yargılama giderlerinden sayılarak, davacının talep ettiği tespit masrafları yargılama giderlerine dahil edilmiş ve ilk derece mahkemesince davacının başlangıçtaki talebi gözetilerek bu kısım yönünden talep reddedilmiş gibi değerlendirilerek vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğundan, başlangıçta tazminat miktarına dahil edilerek talep edilen bu miktarın mahkemece yargılama gideri olarak değerlendirilmesi sonrasında bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmişcesine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.

Bu nedenle tespit giderleri yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdiri hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

2-) DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNİN İSTİNAF TALEPLERİ YÖNÜNDEN;

A-) Somut dosyada; ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda; davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Bu kusur raporunda yapılan tespitler ve taraflara yüklenen kusur oranları; çarpışmanın meydana geldiği yer de dikkate alındığında, olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına uygun olduğundan bu kusur raporuna itibar edilmesi yerinde olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.

B-) Davalı sigorta şirketinin, KDV'nin hasar bedeline dahil edilmemesi yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir. Yine, davalı sigorta şirketinin, davacının sigortacısı olmadığı dikkate alındığında, tazminat hesabında anlaşmalı servis iskontosunun uygulanmasının mümkün olmadığı kanaatiyle davalı tarafın bu yöndeki istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir.

C-) Haksız fiillerde gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araç değer kaybının gerçek zarar ilkesine ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce benimsenen yönteme göre yapılması için de davacı aracının hasarsız haldeki ikinci el değeri ile hasar sonrası tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el değerinin piyasa rayicine göre saptanması ve karşılaştırılması suretiyle belirlenmiş olması gerekecektir.

Somut dosyada hükme esas alınan ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan 13/01/2023 tarihli raporda, aracın hasarlı-hasarsız halindeki fiyatları serbest piyasa rayicine göre belirlenerek yapılan hesaplama sonucunda, araç değer kaybının 10.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak, aracın hasarsız haldeki ikinci el değeri ile hasar sonrası tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el değeri piyasa rayicine göre belirlenerek rapor sunulmuş olduğundan, yapılan bu araç değer kaybı tespitine ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

D-) Davalı tarafça, hükmolunan tazminata ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de; somut dosyada davacı tarafından yapılan bir ıslah söz konusu olmadığından bu istinaf talebi de yersizdir.

Buna karşın;

E-) Somut olaya konu olan sigorta poliçesi incelendiğinde, poliçenin başlangıç tarihinin 20/02/2021 tarihi olduğu ve kaza tarihi olan 22/10/2021 tarihi itibariyle bu poliçedeki limitlerin halen yürürlükte olduğu, poliçe limitinin ise 43.000,00 TL olduğu tüm dosya kapsamı itibariyle sabittir.

Bu durumda davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak tazminatla sorumlu olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, ilk derece mahkemesince poliçe limitini aşacak şekilde 48.645,00 TL'ye hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ilk derece mahkemesi kararı hatalıdır. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılan bu hatanın Dairemizce giderilmesi gerekecektir.

Bu durumda, davacının hasar bedeli ve değer kaybı olarak iki ayrı talepte bulunduğu gözetildiğinde, davalının hangi talep açısından hangi miktarla sorumlu olduğunun tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan hesaplamada, davacının davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak talep edebileceği araç değer kaybı bedelinin 8.839,55 TL olduğu, talep edebileceği hasar bedelinin ise 34.160,45 TL olduğu kanaatine varılmıştır.

İlk derece mahkemesi karanın kaldırılarak davalı sigorta şirketinin belirlenen bu tazminat miktarlarıyla sorumlu tutulması yönünde Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir.

3- Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin yukarıda gösterilen 1-B ve 1-C bentlerinde yer alan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf isteminin ise yukarıda gösterilen 2-E bendinde yer alan sebeplerle kısmen kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yukarıda 1-B, 1-C ve 2-E bendlerinde gösterildiği şekilde kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan gerekçeyle;

I-Davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda gösterilen sebeplerle kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve fıkrası uyarınca aşağıdaki şekilde YENİDEN TESİSİNE,

1-A-Davalı ... karşı açılan davanın HMK’nun 114/1-d maddesi gereği USULDEN REDDİNE

B-Davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın kısmen kabulü ile hasar bedeli olarak 34.160,45 TL, değer kaybı olarak 8.839,55 TL olmak üzere toplam 43.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Alınması gerekli 2.937,33-TL harçtan, peşin olarak alınan 921,51.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.015,82-TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan davetiye, müzekkere, bilirkişi giderinden ibaret 7.355,51-TL (Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyasında yapılan yargılama gideri de dahil olmak üzere) yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 6.501,94 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir ve hesap edilen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı sigorta şirketi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret oranınca hesaplanan 5.645,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 1.202,17.-TL nin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 157,83-TL'nin davacıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına, II-İstinaf başvurusu yönünden,

1-Başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin harcın istemi halinde kendilerine iadesine,

2-Davacı taraf ile müstenif davalının peşin yatırdığı istinaf başvuru harcı ile yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

3-Kullanılmayan avansların ilgililere iadesine,

4-Avans iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda 25/04/2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1689, K. 2024/614, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacı İsteminin Özeti
  4. Davalı Savunmasının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Dilekçesinin Özeti
  7. Dosya Kapsamının Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1689
Karar No
2024/614
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1690 K.2024/694
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1693 K.2024/578
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1711 K.2024/729
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1721 K.2024/699
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/1723 K.2024/570
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1726 K.2024/757

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.