KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2023
- Dosya no
- 2023/772
- Karar no
- 2023/673
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/04/2023
- Numarası
- 2023/241 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında 19/04/2019 tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak süregelen ticari ilişki kapsamında, davalının 10/03/2021 ve Eylül 2021 tarihli mail siparişlerine konu "paslanmaz çelik tankların" üretilerek teslime hazır hale getirilmesine ve davalıya teslimine dair ihtarname gönderilmesine rağmen teslim alınmadıkları ve ödemelerinin de yapılmadığı, bunlara dair düzenlenen faturanın da iade edildiği,
bundan dolayı davacının zarara uğradığı iddiasıyla, söz konusu arıtma tanklarının bedeli ve teslim alınmayan sürede ödenmek zorunda kalınan depo bedeli toplamı 160.309,30 USD'nin davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, bu kapsamda, davalıya ait taşınır, taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması da talep edilmiştir.
Mahkemece 03/04/2023 tarihli ara kararla, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati haciz kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nin 257.
Maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmiş olduğunu, borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekmeyip, yalnızca alacağın muaccel olmasının yeterli olduğunu, taraflarınca ihtiyati haciz taleplerinin kabulünün gerekliliğine ilişkin yeterli delillerin ve gerekçelerin sunulduğunu belirterek, ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair ara kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, davacı tarafça sunulan mevcut delillerle bu aşamada İİK'nın 257.maddesindeki şartlar ve yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmemiştir. Bu nedenle mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2023/772, K. 2023/673, 12 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama