KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/24
- Karar no
- 2024/134
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21.06.2023
- Numarası
- 2023/192 Esas(derdest
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı/İhtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasında taşeron sözleşmesi bulunduğunu, işin yapılması sırasındaki yapılan gider, masraf ve yapılan işler bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin 8. Maddesi gereğince teminat olarak çek verildiğini ancak bu çekin iade edilmediğini, daha sonra çekin süresinin uzatıldığını, davalı şirketin çekin vadesinin gelmesi ve derhal haksız olarak icra kanalıyla tahsiline gidebileceğinden ötürü söz konusu çekin dava kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çek üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.Mahkemece 15/03/2023 tarihli ara karar ile,
İİK'nun 72/2 madde gereğince davanın miktarının %15'i (450.000,00-TL) oranında teminat yatırılması halinde, keşidecisi ... Ltd.
Şti. olan 10/11/2022-15/03/2023 keşide tarihli, ... çek nolu, 3.000.000,00 TL bedelli çekin taraflar yönünden geçerli olmak üzere bankaya ibrazında ödenmemesi ve icra takibine konulmaması hususunda ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.Söz konusu ara karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, mahkemece duruşmalı inceleme sonucunda verilen 21/06/2023 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.Bu kez davalı vekili mahkeme ara kararını istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinafında; dava konusu çekin teminat çeki olmadığının emsal nitelikteki kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit hale geldiği, yerel mahkemenin, işbu emsal mahkeme kararını incelenmeden ihtiyati tedbir talebini reddettiğini, çekin teminat çeki olmadığı usul ve yasalarca açıkça ortadayken işbu çek üzerinde '' yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden bahisle'' ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, protokol gereğince yüklenici olan davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle,
davalının -uğramış olduğu zararlardan bağımsız- sözleşme bedelinin 4 katı tutarından fazla ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, yüklenici tarafından işbu bedellerin iade edilmediğini, taşeron sözleşmesi'nin 8. maddesinde verileceği kararlaştırılan çek ile ilgili sözleşme maddesinde işbu çekin neyin teminatı olarak verileceği açıkça yazılmadığını, teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerektiğini, taşeron sözleşmesi'nin 8. maddesinde verileceği kararlaştırılan çekin tarihi ile dava konusu çek tarihinin eşleşmediğini, çek tarihinin değiştirilmesine ilişkin ek protokolde dahi '' teminat çeki '' ibaresi geçmediğini,
tedbir kararı ile telafisi imkansız zarar doğduğunu belirterek, mahkeme ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Talep, menfi tespit davasında dava konusu senetlerin icra takibinde ibrazı halinde ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.HMK'nın genel olarak ihtiyati tedbiri düzenleyen 390/3 maddesinde tedbir talep eden tarafın,
dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Davacı tarafından teminat olarak verildiği iddia edilen çek sebebiyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. İİK'nın 72/2 maddesi "borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." hükmü düzenlenmiştir. İİK'nın 72/3.maddesinde ise "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak,... göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." denilmiştir.Bunun yanında menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir kararı ancak dava konusu edilen miktarla sınırlı olmak üzere verilebilecektir.Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından menfi tespit talebinde bulunulmuş olup, davalı mahkeme ara kararına itirazında icra takibi başlatıldığını bildirmiştir.
Davacı açılan menfi tespit davasında davaya konu çek için, icra veznesine ödenecek bedelin takip alacaklısına ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep edilebilecektir.
Dosya kapsamına sunulan deliller göz önüne alındığında, yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece verilen karar doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
davalı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/24, K. 2024/134, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama