KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/329
- Karar no
- 2024/382
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12.01.2024
- Numarası
- 2024/38 Esas, (Derdest
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğu ve sözleşme gereği davalı şirket tarafından tamamlanmayan asansörün, müvekkili şirket tarafından üçüncü bir şirkete 960.000,00 TL karşılığında yaptırmak durumunda kaldığını ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerden olan alacaklarının ve sahip oldukları marka haklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczini davanın kabülünü,
sözleşmenin feshedilmiş olması ve müvekkili şirketin söz konusu asansörü üçüncü bir firmaya tamamlattırmış olması nedeniyle doğan 960.000,00 TL'nin tam eda davası olarak kabulünü ve temerrüt tarihi olan 18.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı şirketten tahsilini, şimdilik 100,00 TL olarak uğranılan müspet zarar alacağının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; somut olayda ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yargılamayı gerektirdiği ihtiyati haciz şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili istinafında; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, yaklaşık ispatın oluştuğunu, dava değerinin 500.000,00 TL üzerinde olması sebebiyle davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.
Davacı iş sahibi, dava dayanağı asansör montaj sözleşmesi uyarınca; davalı yüklenicinin sözleşmeye aykırı ifada bulunduğunu belirterek sözleşmeyi feshettiklerinden bahisle müspet zarar ile söz konusu eksik işlerin üçüncü bir firmaya tamamlatmış olması sebebiyle tam eda davası kapsamında alacak talebi ile birlikte alacağını teminen ihtiyati haciz talebinde bulunmuş davalı ise sözleşmenin feshinde davacı tarafın kusurlu olduğunu savunarak, davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddini istemiş, mahkemece, ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davadaki asıl talep sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili ile alacak istemine ilişkin olup, bu aşamada yargılama ile belirlenmiş ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılmasına göre, mahkemece dosya kapsamındaki deliller değerlendirilmek suretiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/329, K. 2024/382, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama