KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/504
- Karar no
- 2024/688
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/01/2024
- Numarası
- 2023/570 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati Haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle, davacı ile davalı ...
YAPI AŞ arasındaki hukuki ilişkinin temelinin 17.02.2020 tarihli sözleşme olduğunu, davalının borca yeter malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve İhtiyati haciz müessesi, İİK’nun 257-268 maddelerinde düzenlendiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerekli olduğunu, Kural olarak vadesi gelmiş bir alacak olduğunu, alacağın para alacağı olmasının gerekli olduğunu, alacağa ilişkin ve ihtiyati haczin haklı gösterecek delillerin bulunmasının gerekli olduğunu, vadesi gelmiş alacaklarının olduğunu, faturalar ile dosya kapsamında mevcut olduğunu,
konusu para olan iş bu davada alacak tutarını karşılayacak kadar borçlu-davalının menkul gayrimenkul mallarının haczi ile 3 şahıslar ve bankalar nezdinde ki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, gerekçesi ile İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinafa başvurmuştur.
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile, ihtiyati haciz müessesinin, İİK’nun 257-268 maddelerinde düzenlendiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması, kural olarak vadesi gelmiş bir alacağın bulunması, alacağın para alacağı olması gerektiğini, ayrıca alacağa ve ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin sunulması gerektiğini, vadesi gelmiş alacaklarının olduğunun, faturalar ile dosya kapsamından sabit olduğunu, taraflar arasında ki hukuki ilişkiye, mal teslimine, fatura içeriğine yönelik olarak,
TTK 18/3 maddesi kapsamında TTK 21 de gözetilerek yapılmış bir itirazın olmaması karşısında “faturalar kapsamında yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olmasının yeterli olduğu" gerçeği karşısında kesin alacak varlığı da dikkate alınarak yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ve ihtiyati haciz verilebileceğini, şartların sağlandığı açık olup mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinafa başvurmuştur.
Talep, eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli için düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davalının ise iş bu sözleşmeden kaynaklanan hak edişler nedeniyle düzenlenen cari hesap ve faturalar karşılığında 615.818.28 TL olmak üzere bakiye borcu bulunduğunu belirterek ödenmeyen alacaklarının tahsili için açtığı davada ihtiyati haciz talep etmiştir.
Davacı her ne kadar dava dilekçesinde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz talep etmiş ise de hukukumuzda ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz diye bir müessese bulunmamaktadır. Mahkemece talebi ihtiyati haciz olarak değerlendirilmiş davacıda buna itiraz etmemiştir. Buna göre talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin şartları İİK 257.
Maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda davadaki talebe ilişkin alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılama ile belirlenecek olup muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece bu gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre,
mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/504, K. 2024/688, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama