KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/59
- Karar no
- 2024/449
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/07/2023
- Numarası
- 2022/1045 Esas, 2023/571 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imalat sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme kapsamında davalının, sözleşmeye uygun üretileceği ürünleri sözleşme şartlarında belirtilen niteliklere havi şekilde müvekkiline teslim etmeyi üstlendiğini, davalının sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyip, sözleşmenin ''04 binada kullanılacak malzemeler ve işin bedeli'' başlıklı maddede belirtilen şartlarda bir ürün üretmediğini, yine, sözleşmenin devam eden maddelerine aykırı davrandığını, bu durumun, davalı şirkete defalarca e-mail ortamı ile bildirildiğini,
davalının hatalı ve sözleşmeye aykırı olarak ürettiği ürünler nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin feshedilen sözleşme nedeniyle telafisi mümkün olmayan zararlara uğradığını, davalıya yapmış olduğu ödemelerin de hiçbir şekilde karşılığını alamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, öncelikle davalarının kabulüne, zarara uğrayan müvekkilinin sözleşme gereğince davalıya ödediği bedelden şimdilik 5.000,00-TL'nin tahsiline,
taraflar arasında yapılan sözleşme doğrultusunda davalının sözleşmeye aykırı ve haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tanzimi yönünden şimdilik 5.000,00-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmenin 7/11 maddesinde, taraflar arasında sözleşme nedeniyle çıkabilecek her türlü uyuşmazlık durumunda İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, esasa ilişkin olarak da haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesinin yer aldığı, yetki sözleşmesinin tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerli olduğu, davanın niteliği gereği taraflar arasında kurulan 08.10.2019 tarihli sözleşmenin 07-11. maddesiyle ''Taraflar arasında çıkabilecek her türlü anlaşmazlık durumunda İstanbul Mahkemeleri yetkilidir” denildiği, mahkemenin davaya bakmada yetkili olmadığı ve uyuşmazlığın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile.
Davaya konu uyuşmazlığı inceleme yetkisinin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkemenin YETKİSİZLİĞİNE, karar verilmiş karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre tarafların yetkili yer mahkemesini kararlaştırmaları halinde bu yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarına da uygun olması gerektiğini, huzurdaki davada kararlaştırılan yetki şartının HMK'na uygun olmadığını, yetki sözleşmesinden bahisle yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması şartının yerine getirilemediğini, huzurdaki dava kapsamında dava tarihi itibariyle davalı şirketin adresi "...
Mah. ... Cad. ... No:... Pendik/İSTANBUL" olduğundan ve yetkili yer mahkemesinin de davalının ikametgahının bulunduğu yargı çevresi olacağından, söz konusu yetkisizlik kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmak gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı fazla yapılan ödemenin istirdadı ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Davacı, dava dilekçesinde taraflar arasında imalat sözleşmesi imzalandığını, davalının yüklenici olduğunu, davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmede kararlaştırılan şartlarda imalat yapmadığını, sözleşme maddelerine aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereğince fazla ödemelerinin davalıdan tahsili ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararının tazminini talep etmiş, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş, mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir.
Yetki hususu HMK'nın 5 vd maddelerinde düzenlenmiştir.
17. Maddede yetki sözleşmesi hüküm altına alınmış, 19. Maddede yetki itirazının ileri sürülmesi düzenlenmiş, 19. Maddenini 1. Fıkrasında yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştıracağı, tarafların da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebileceği, 2. Fıkrada yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, aksi halde yetki itirazının dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.
Anılan HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri göz önüne alındığında, yetki hususunda ikili bir ayrım yapıldığı, yetkinin kesin olduğu durumda mahkemenin yetkili olup olmadığını resen gözeteceği, bunun dışında yetkinin kesin olmadığı hallerde mahkemenin yetkili olup olmadığını inceleyebilmesi için cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre yetkinin kesin olmadığı durumlarda taraflarca ileri sürülmediği zaman mahkeme kendiliğinden yetkili olup olmadığını inceleyemeyecektir. Somut olayda, davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş, mahkemece yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. Buna göre davalının iradesi davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi şeklinde belirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmayarak davalının yetki itirazını benimsemiş, böylelikle davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesine razı olmuştur. Ayrıca taraflar arasında imzalanan uyuşmazlığa konu sözleşmenin 07.11 maddesinde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiş olup, taraflar tacir olduğundan anılan yetki sözleşmesi geçerlidir.
Uyuşmazlıkta kesin yetki şartı bulunmadığından ve taraflar iradeleri ile yetkili mahkemeyi belirlediklerinden davalının mahkemece verilen yetkisizlik kararına istinafı yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun sırf davayı uzatmak amaçlı olduğu anlaşılmakla HMK'nın 351/1 maddesi yollaması ile HMK'nın 329/2 maddesi gereğince 3.000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/59, K. 2024/449, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama