İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/84 K.2024/526

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2024/84Karar2024/526Tarih8 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.101 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Dosya no
2024/84
Karar no
2024/526
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/10/2023
Numarası
2022/633 Esas, 2023/1016 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.101 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili, taraflar arasında ticari ilişkinin sözleşme ile kurulduğunu, davacının davalının talebi ile sözleşmede belirtilen iş ve hizmetlerin dışında da bir kısım iş ve hizmetler yaptığını ve bu ilave işlerin karşılığında faturalardaki borca konu mal ve hizmetleri teslim ettiğini, davacı müvekkilinin asıl sözleşmeden ve daha sonrasındaki ilave iş ve hizmetlerden kaynaklı faturalar tanzim ederek davalı tarafa ilettiğini, bu faturaların bir kısmının kabul edilerek kısmende olsa ödemelerinin yapıldığını, bir kısmının ise kabul edilmeyerek,

iade edildiğini, davalı tarafından davacının yaptığı iş ve hizmetlerin görmezden gelindiğini ve haksız gerekçelerle bir kısım gecikme ve cezai şart bedeli olarak tariflendiren haksız alacaklar oluşturulduğunu ve davacıdan talep edildiğini, davalıların bakiye borç miktarını ödememesi sebebiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...

ESAS sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, belirterek, davalıların icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkillerinin davaya konu ... konut projesinin hayata geçirilmesi amacıyla bir adi ortaklık çatısı altında bir araya geldiklerini, bahse konu projedeki yapım işlerinden bazılarını 13.02.2012 tarihli sözleşme ile davacı şirkete devrettiklerini buna göre projede yer alan 24 kattan müteşekkil 6. Bloğun dış cephe imalatları ve bunların gerektirdiği tüm diğer işlerin davacıya verildiğini, işin kapsamının sözleşmenin 2. Maddesinde cephe ve doğrama işleri alüminyum kompozit panel işleri, cephe ve doğrama cam işleri, korkuluk işleri olarak belirtildiğini,

davacı firmanın sözleşme ile üstlendiği işlerin bir kısmını zamanında teslim edemediği gibi teslim ettiği işlerde de eksiklikler ve kusurlar tespit edildiğini bu sebeple davacının kusurlu hareketi nedeniyle bağımsız bölümlerin satışını gerçekleştiremediklerini ve ciddi anlamda zarara uğradıklarını, bunun üzerine Beyoğlu ...

Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ve sözleşmeden kaynaklanan edinimini gereği gibi ifa etmesi aksi halde hukuki yollara başvurulacağının davacıya ihtar edildiğini, akabinde Beyoğlu ...

Noterliğinin 18.09.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafın sözleşmeye riayet etmemesi nedeniyle sözleşme hükümleri uyarınca davalılarca fesh edildiğini, işin teslimindeki gecikme nedeniyle 381.000 TL'nin ve ayrıca cezai şart bedeli olarak 240.000 USD'nin ödenmesinin talep edildiğini ve ödenmemesi halinde sözleşme hükümleri uyarınca davacının hakkedişlerinden kesileceğinin ihtaren bildirildiğini, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle imalatların kesin kabulü yapılmadığını,

davalı tarafın 3. Kişilerle satışı konusunda sözleşmeler akdettiği bağımsız bölümleri teslim edemediğini ve ciddi anlamda zarara uğradığını, bu sebeplerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, taraflar arasında sözleşme olduğu, aralarındaki cari hesap farkının davalı şirkete ait 26.12.2014 tarih ve ... nolu 509.108,91 TL bedelli iade faturasını davacı şirketin ihtarname ile iade etmesi nedeniyle davacı şirketin cari hesabında olmamasının oluşturduğu, davalının 02.10.2013 tarihinde temerrüde düştüğü ve takip tarihi itibariyle davacının 20.669,06 USD karşılığı 47.952,22 TL faiz isteme hakkı bulunduğu, iade faturasının 481.293,78 USD karşılığı 1.116.601,57 TL olduğu, 2012 yılında bitmesi gereken işin halen devam ettiği ve ara ödemeler yapıldığı,

davalı tarafından yapılan geç yer teslimleri, proje revizyonları, malzeme değişiklikleri sonucunda projenin süresinin uzadığı ve herhangi bir gecikme cezasına gerek olmadığı, feshin haklı olmadığı, bu tip büyük ve detaylı projelerde keşif konusu eksik ve kusurlu işlerin geçici kabul tutanağı ile taraflar arasında imzalanacağı ve kesin kabul için bu eksikliklerin kısa süre içerisinde tamamlanması gerekeceği, davacı tarafça geçici kabul talebinde bulunulduğu ancak geçici kabul tutanağının dosyaya sunulmadığı,

bilirkişi heyetince yerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan denetime elverişli 04/04/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda imalatın üzerinden oldukça zaman geçtiğinden dolayı ayıplı imalatın hesaplanabilmesinın mümkün olmadığına ilişkin görüş bildirildiği, bu yeni durum karşısında 20/12/2017 tarihli davacı şirketin cari hesabına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesine itibar etmek gerektiği ve 27/09/2013 ihtarname tarihi itibariyle cari hesabındaki alacağın 239.950,40 USD olduğu, USD=2,32 TL üzerinden 556.684,92 TL asıl alacak hesaplandığı,

20/12/2017 tarihli bilirkişi raporu ve istinaf kaldırma kararı sonrası alınan ve yeni delil olan bilirkişi heyet raporuna birlikte itibar edildiği, alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin uygun görüldüğü, kesin kabul işlemlerinin gerçekleşmemesi ve yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile, Davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki itirazın 556.684,92 TL asıl alacak ve 47.952,22 TL işlemiş faiz, 327,11 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 604.964,25 TL takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Asıl alacak 556.684,92 TL üzerinden %20 si oranında hesap edilen 111.336,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalılar vekilinin kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekilli istinafa başvurmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın taraflarınca istinaf edildiğini, davalılarca istinaf edilmediğini, taraflarınca yapılan istinaf başvurusu sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2019/1386 Esas, 2022/1177 Karar numaralı ve 07.06.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, mahkemenin kaldırma kararı sonrasında verdiği kararın gerek kazanılmış usuli haklar bakımından ve gerekse davanın esası bakımından hukuki hatalar ve de eksiklikler içerdiğini, öncelikle davalı tarafça istinaf talebinde bulunulmadığını,

tüm bunlara rağmen, gerek Bölge Adliye Mahkemesinin ve gerekse de Yerel Mahkemenin, davalı tarafça istinaf talebinde bulunulmamasına rağmen, müvekkili aleyhine ve de davalı talep ve yararına olacak şekilde karar tesis etmesinin usuli kazanılmış haklara aykırı olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından kabul tutanağına ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı bildirilmiş ise de, Yerel Mahkemenin bu noktada maddi hataya düştüğünü,

beyan dilekçeleri incelendiğinde yargılama süreci içerisinde tüm bilgi ve belgelerin bir dizi pusulası biçiminde ve sırası ile dava dosyasına sunulduğunu ve hatta bu belgelerin bilirkişi incelemesi aşamasında da görüldüğünü, davaya konu iş ve işlemlerin oldukça kapsamlı bir projeye dayalı olup, buna yönelik belgelerin klasör halinde ibraz edildiğini, tarafların kısmende olsa mutabakata vardığı ve hak edişleri belirleyen belgeden de, müvekkilinin gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin dökümünün yapıldığını ve aynı zamanda bunlarda metraj ve birim fiyatlarının da belirtildiğini,

anılan belgede davalıların yetkili proje sorumlusunun da imzasının bulunduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin fesihle sonlandırıldığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda tasfiyesi gerektiği belirtilmiş ise de bu değerlendirmenin dosya esasına uygun olmadığını, dosya içeriği incelendiğinde davalı tarafça da imzalan ve kabullerinde olan hak ediş ve metraj içerikli belgeden de davalı tarafın sözleşmenin feshine dayanak iddialarının yersiz olduğu,

haksız ve de kötü niyetli davranıldığı ve böylelikle müvekkilinin alacaklarına ulaşmasına açıkça aykırı davranıldığının görüldüğünü, taraflar arasında kısmende üzerinde uzlaşılan bir hak ediş belgesi ve bir bakıma hak ediş üzerinden hesap mutabakatı yapıldığını, müvekkilinin kabul ettiği tutarın ve davalının kabul ettiği tutarın iş bu belgede ayrı ayrı belirildiğini ve imza altına alındığını, her ne kadar mahkeme tarafından 20.12.2017 tarihli bilirkişi raporuna atıfta bulunularak müvekkil şirketin alacağı belirlenmiş ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğunu,

zira 20.12.2017 tarihli raporun ilk yargılama aşamasında alınmış ek rapor olduğunu, davalı taraf her ne kadar eksik ve hatalı iş gerçekleştirildiğini bildirmiş ise de dosyaya sundukları tüm deliller irdelendiğinde davalı tarafın herhangi bir eksik ve ayıplı iş bildiriminde bulunmadığı gibi, geçici kabul işlemleri aşamasında da bu yönde bir talep ve bildirimleri olmadığının görüleceğini, bilirkişi heyetince de kök raporlarında belirtildiği üzere;

davalı tarafça belirtilen eksik ve ayıplı işler olarak nitelendirilen bu hususların, sadece davalı tarafın beyanlarından ibaret olduğunu, gerek sözleşme sürecinde ve gerekse dava aşamasına kadar ki süreçte bu yönde herhangi bir bildirim ve talepte bulunulmadığını, diğer yandan yine kök raporda ve sonrasındaki tüm raporlarda da belirtildiği üzere;

belirtilen bu hususların kullanım hatalarından kaynaklanabileceğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği belirtilen garanti sürelerinin dolduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluğunun olmayacağını, mahkemenin müvekkili şirketin alacakları bakımından esas aldığı bilirkişi raporunu da hatalı değerlendirdiğini, çünkü anılan raporlara itirazları baki kalmak kaydıyla, işbu raporlarla dahi müvekkili şirketin alacaklarının ispat edildiğini, zira gerek kök raporda ve gerekse ek raporda müvekkilinin kayıtlarına göre cari hesabında 706.165,21 USD alacaklı olduğunun belirtildiğini,

taraflar arasındaki sözleşmenin içeriği ve kapsamı itibariyle müvekkili şirketin davalı taraftan sözleşme bedeli kadar alacaklı olduğu ve sonrasında gerçekleştirilen bir kısım ek ve ilave işlerden kaynaklı da alacaklarının bulunduğunun mali bakımdan da ortaya çıktığını, dolayısıyla esas alınması gerekken sözleşme olması gerekirken, mahkemenin müvekkili şirket alacaklarının tespitinde, bilirkişi raporunda da belirtilen 706.165,21 USD (iade faturası düşülmemesi halinde) tutarının da altında bir tutara hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu,

mahkemenin ve de Bölge Adliye Mahkemesinin belirttiğinin aksine işbu davaya konu alacağın sözleşmede de belirlendiği üzere USD olduğunu, bu nedenlerle de icra takibinin USD karşılığı Türk Lirası üzerinden yapıldığını, dava aşamasında da alacağın USD karşılığı olan Türk Lirası cinsinden belirtildiğini, ancak mahkemenin Türk Lirası üzerinden karar verdiğini ve Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde değerlendirme yapıldığını,

dosyaya sundukları tüm dilekçelerinde belirtildiği üzere davanın USD üzerinden ve de tamamının kabulüne dair karar vermesi gerekirken kısmen kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava eser sözleşmesi kapsamında sözleşme ile yapılan işler ile sözleşme dışı yapılan fazla imalat bedellerinden ödenmeyen kısmın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup davacı yüklenici, davalılar iş sahibidir.

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme harici ilave işler yaptığını, bunlara ilişkin faturaların davalılara gönderildiğini, bu faturaların bir kısmının haksız şekilde kabul edilmeyerek iade edildiğini, davalıların haksız olarak cezai şart ve bir kısım iade faturaları düzenlediğini, bunların taraflarınca kabul edilmediğini, davalıların iş bedelinin bir kısmını ödemediklerini bunların tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş,

ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2018 tarih, 2015/190 Esas, 2018/842 Karar sayılı kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, İstanbul BAM 15 HD'nin 07/06/2022 tarih, 2019/1386 E., 2022/1177 K. Sayılı kararı ile, Taraflar arasındaki sözleşme davalı tarafça tek taraflı olarak feshedilmiştir. Anılan feshin geçmişe etkili yapıldığının kabulü ile taraflar arsındaki tasfiyenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılması gerekir.

Buna göre davacı yüklenici sözleşme bedelini değil yaptığı imalat bedelini talep edebilir. Davacı yüklenici yaptığı fazla imalatın da yapıldığı yıl rayiç bedelini isteyebilir. Davacı yüklenicinin imalat bedelinin tespitinde ayıplı işler bedelinin düşülmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılacak tasfiye de imalat bedelinin tespiti kural olarak bu şekilde belirlenir.

Sözleşme feshedilmiş olduğundan davalı iş sahibi gecikme ve ayıplı imalat nedeniyle zarara uğradığını belirterek bunların takas mahsubunu talep edemez. Yine sözleşme kapsamında bulunan cezai şart talebinde de bulunamaz. Taraflar arasındaki sözleşme fesihle sona erdiğinden davacının alacaklarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tespiti ile tasfiye yapılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan yapılan inceleme ve sonucuna göre verilen karar hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş işin tasfiyesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılarak davacı yüklenicinin alacağının tespiti ile sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Gerekçesi ile istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince, kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, kaldırma kararında belirtilen sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği, feshin geçmişe etkili yapıldığının kabulü gerektiği, sözleşme feshedildiğinden taraflar arsındaki tasfiyenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılması gerektiği,

buna göre sözleşme hiç yapılmamış gibi sona erdiğinden talep edilebilecek( karşı tarafın yararına yapılmış ve uhdesine geçmiş yasal ve faydalı imalat) imalatın değeri sözleşmede kararlaştırılan fiyatlara göre değil (sözleşme bedeline ğöre değil) işin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği (piyasa rayiçlerinin içinde KDV dahil olduğundan ayrıca eklenmeyecektir ) ayrıca davacı yüklenicinin yaptığı fazla imalatın bedelini de vekaletsiz iş görme hükümleri göre (TBK m.481) yapıldığı yer ve yıl rayiç bedelini isteyebileceği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmadan,

sözleşme hükümlerine ve sözleşme bedeline göre yapılan hesaplama sonucu oluşturulan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de, mahkemece verilen ilk karar sadece davacı tarafça istinaf edilmiş, davalı taraf istinafa başvurmamıştır.

Kaldırma kararı davacının istinafı üzerine verilmiş olup, davalı istinafa başvurmadığından usuli kazanılmış haklara riayet edilmeden ilk kararda hükmedilen bedelden daha az bir bedele hükmedilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, İstanbul BAM 15 HD'nin 07/06/2022 tarih 2019/1386 E., 2022/1177 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere,

taraflar arasındaki sözleşmenin geçmişe etkili feshedildiği gözetilerek işin tasfiyesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılarak davalı tarafın mahkemece verilen ilk kararı istinaf etmediği de gözetilerek usuli kazanılmış haklara da riayet etmek koşulu ile kaldırma kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak rapora göre oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarih, 2022/633 Esas, 2023/1016 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/84, K. 2024/526, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/84
Karar No
2024/526
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/85 K.2024/466
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/85 K.2024/410
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/85 K.2024/451
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/85 K.2024/345
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/85 K.2024/579
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/86 K.2024/363

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.